Mesh Özür Keffaret

A – MESH ve MEST NEDİR?


Mesh: Sürmek demektir. Abdestli iken mestin üzerine ıslak elle sürmektir. Ayrıca çıkması ve çıkarılması mümkün olmayan alçı veya sargı üzerine ıslak elle sürmektir.

Abdestin sonunda sıra ayaklara gelince ıslak olan ellerin parmakları mestin ucundan bileklere doğru çekilir. Parmaklar açık tutulur.

Mest, içine su geçirmemeli 5 – 6 km kadar yürüyüşe dayanıklı olmalı, topukları örtmelidir.

Meshin süresi 24 saattir. Yolcular için ise 72 saattir. Müddet dolunca mesh müddeti bitmiştir. Yeniden abdest alınarak giyilmesi gerekir.

Yara veya sargı, alçı üzerine mesh edilecek olursa tamamı veya ekserisi mesh edilmelidir.

 

 

B – ÖZÜR ve ÖZÜRLÜLER

Özür, normal olarak abdest alıp ibadet etmeye mani olan hal demektir.

 

a) Özürlü, kime denir?

 

1 –    Adet hali üç günden az ve on günden fazla devam eden bayan özürlü sayılır.

 

2 –    Lohusalık hali kırk günden fazla olan kadın özürlü sayılır.

 

3 –    Dokuz yaşından küçük kan gören kız özürlü sayılır.

 

4 –    Elli beş yaşından büyük adet gören kadın özürlü sayılır.

 

5 –    Sık sık burun kanaması olan özürlü sayılır.

 

6 –    Devamlı yellenen,

 

7 –    Devamlı ishal olan,

 

8 –    Devamlı idrarını tutamayan,

 

9 –    Kan ve iltihap akıntısı olan,

 

10 –    Kulağından, gözünden, memesinden, göbeğinden akıntısı devam eden özürlü sayılır.

 

– Bir kimsenin özürlü sayılabilmesi için o halin en az bir namaz vakti devam etmesi gerekir.

 

– Özürlü olan kimse her namaz için, o namaz vaktinde ayrı abdest alır. O abdest, vakit çıkıncaya kadar geçerlidir. Vaktin çıkması ile beraber abdest bozulur.

 

– Bir vakit içinde alınan abdestle her ibadet yapılabilir.

 

– Özürlü olan “ben özürlüyüm” deyip koyuvermez. Elinden geldiği kadar tedbir alır.

 

– Bir kimse kendi kendine özürlü ilan edemez. İnançlı bir doktorun tavsiyesi ve fetva ehlinin fetvası gerekir.

 

– İslâm dini kimseyi zora sokmaz, yapamayacağını ondan istemez, gücünün üstünde kimseye yük yüklemez. İslâm dini, kolaylık dinidir. Özürlünün gözünün ucu ile kılacağı namazı kabul eder. Mesela; Özürlünün özrü elbisesini batırmış olsa bile veya bedenine bulaşsa bile temizleme imkanı yoksa o halde namazı kılar.

Yere oturabilenin sandalyede namazı olmaz.,

 

Cenab-ı Allah Kur’anda:

– “İman eden kullarına şöyle: Namazı dos-doğru kılsınlar.” buyurur. (İbrahim Sûresi:31)

 

Peygamber (AS) da:

– “Namazı ayakta kıl. Buna gücün yetmezse oturarak kıl. Buna da gücün yetmezse yan oturarak kıl.” Buyurmuştur. (Buhari, Taksir:19)

 

Oturarak ayakların kıbleye uzatılması saygısızlık olmaz.

Sandalyede gurur olabiliyor, başka niyet de olabiliyor. Unutulmamalıdır ki camide kilisedeki gibi ibadet olmaz.

Bir insan yere oturamıyorsa ancak o zaman sandalyede oturabilir.

 

 

b) Namazı Düşüren Özürler Nelerdir?

1 – Hayız ve nifaslı bu müddet içerisindeki namazları kılmaz ve kaza etmez. Tutamadığı oruçları kaza eder.

 

2 – Akıl hastası, saralının nöbeti, baygınlık veya koma halinde en az bir gün olursa o vakitlerde geçen namazları kılmaz.

 

3 – İslâm’a girenin önceki namazları kılınmaz.

 

4 – Bunamış ihtiyar namazdan sorumlu olmaz.

 

 

c) Cünüp, Hayız ve Nifaslı Olanlar Neler Yapamaz?

 

1 – Namaz kılamaz (Cünüp olan kaza eder.)

 

2 – Oruç tutamaz. (Cünüp olan tutar.)

 

3 – Kur’an’a dokunamaz, Kur’an okuyamaz.

 

4 – Tilavet Secdesi yapamaz.

 

5 – Camiye giremez. (Bu saygıdan dolayıdır.)

 

6 – Hayızlı, nifaslı eşi ile ilişkiye giremez.

 

7 – Kabeyi tavaf edemez.

 

 

 

C – KEFFARETLER

Kefaret, ceza ödemek ve hatayı telafi etmek, zararı gidermek demektir.

 

     Bazı ibadetlerin kefareti şöyledir:

– Namazın kefareti yoktur. Terk edilen veya vaktinde kılınamayan namaz kaza edilir.

– Oruç tutulmadıysa o günkü oruç kaza edilir. Oruç bile bile bozulduysa 60+1 keffaret orucu tutulur. Oruç tutamayacak kadar yaşlı, iyileşme ümidi olmayan hasta bir oruç için sabah akşam bir fakiri doyurur ve bir fidye verir.

– Yanlışlıkla birini öldüren, ölenin ailesine diyet öder ve altmış gün ardı ardına oruç tutar. Bunları yapacak güçte olmayan tevbe istiğfar eder. (Nisa:92)

– Hanımının mahrem yerini anasına benzeterek boşayan ya atmış gün oruç tutar veya altmış fakiri sabah akşam doyurur.

– İhramlı iken yasağı çiğneyen işlediği suça göre kefaret öder.

– Ettiği yemini bozan, on fakiri sabah akşam doyurur veya on fakiri giydirir. Buna gücü yetmeyen peş peşe üç gün oruç tutar.

– Adak adayan, adadığı şeyi, verdiği sözü yerine getirir. Böylece borcunu ödemiş olur.


Bu yazıyı 296 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here