Cenab-ı Allah bazı zamanları diğer zamanlardan farklı kılmıştır. Mübarek olduğunu bildirmiştir. Bu zamanlarda yapılan amellerin de sevap bakımından daha çok sevaplı olduğunu bildirmiştir.
Üç aylar, kandiller, Cuma, bayram deyip geçmemek lazım. Bu zamanlar kurtuluş fırsatı olarak verilmiştir.
Bu zamanları iyi değerlendirmek gerekir. Ayrıca başkalarına, bilhassa çocuklarımıza böyle zamanların faziletini çok iyi anlatmak gerekir.

Mübarek gün ve geceleri nasıl değerlendirmeliyiz:
Tabi mübarek zamanlar diğer zamanlar gibi geçirilmez. Mesela; oruçla karşılanıp oruçla uğurlanır. Kur’an okunur, zikredilir, salâvat getirilir, kaza namazları, nafile namazlar, tespih namazı kılınır, günahlara tövbe edilir, isteklerimiz, ailemiz ve çocuklarımız için dua edilir.
Ayrıca tebrikleşilir, hediyeleşilir, fakir ve ihtiyaç sahipleri unutulmaz. Kurtuluş için fırsat olduğu bilinci ile hayırlı ve sevaplı işler yapılır.
Mübarek zamanlarda çok şey olacağı, çok şey verileceği ve çok şeyin değişeceği inancı ile fırsat kaçırılmamalıdır.  Bazı inancı itikadı bozuk, nasipsiz kimseler gibi bomboş geçirilmez.

a-ÜÇ AYLAR:
Üç aylar, Recep, Şaban, Ramazan aylarıdır. Bu aylar kurtuluş aylarıdır. Farklı olunur, farklı yaşanılır, yani mübarek aylarda mübarek olunursa, insan kurtuluverir.
Recep ayında peygamberimiz: “Ya Rabbi! Bize Recep ve Şaban’ı mübarek eyle ve bizi Ramazan’a eriştir.” diye dua ederdi. Şöyle buyurmuştur:
-“Kim Recep ayında bir gün oruç tutarsa bir yıl oruç tutmuş gibi olur. Bu ayda yedi gün oruç tutan, cehennemden uzak olur. Daha fazla tutan daha çok sevap kazanır.” (Taç:2/92)

Şaban ayı daha çok bereket ayı, af ayıdır. Bu aya peygamberimiz: “Benim ayım” demiştir. Bu ayda Beraat gecesi gibi bir gece vardır. Peygamberimize şefaat hakkı bu ayda verilmiştir. Peygamberimiz bu ayda daha çok ibadet etmiştir.

Üç ayların sonuncusu kurtuluş ayı olan Ramazan’dır. Peygamberimiz: “Eğer insanlar Ramazan’ın ne olduğunu bilselerdi, bütün senenin Ramazan olmasını isterlerdi.” demiştir.
Ramazan en mübarek aydır. İçinde 83 yıllık ibadete denk Kadir gecesi vardır. Kur’an’da bu ay indirilmiştir. Bu ay şeytanın bağlandığı aydır. Cehennem kapılarının kapandığı aydır.
Bu üç aylar fazilet, bereket, af ve kurtuluş aylarıdır. İnsan bu ayların vereceği huzura muhtaçtır. İnsanın temizlenmeye, arınmaya ve kurtulmaya ihtiyacı vardır.
Bu aylarda her şey değişmeli, değiştirilmelidir. İhtiyaç sahibi insanlar unutulmamalıdır. Çocuklarımıza bu aylar anlatılıp sevdirilmelidir.
İnsanın kendisini kurtaracak ameller yapması yeterli değildir. Başkaları kurtulursa insan onlarla beraber kurtulacaktır.

Peygamber (a.s) Muharrem ayına da önem vermiştir. Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur:
-“Ramazan’dan sonra en sevaplı oruç Muharrem ayında tutulan oruçtur. (Müslim, savm:38)
Muharremin 9. 10. günleri veya 10. 11. günleri veya 9. 10 ve 11. Günleri oruç tutmak sünnettir.
Peygamberimiz 1. Muharrem Mekke’den hicrete başlamış, 10. Muharrem Medine’ye varmıştır. 10. Muharrem aşure günüdür.
Bu günde tarih boyunca birçok olay olmuştur. Peygamberler bu günde önemli olaylar yaşamıştır.
Peygamberimiz: “Aşure günü oruç tutunuz. Bir gün önce veya sonra da tutarak Yahudilere muhalefet ediniz.” Buyurur. (Müsned: 1/241)
Aşure günü ile gecesi de ibadetlerle geçirilmelidir. Çünkü bu gün ve gece ihsan gecesi ve bereket gecesidir. Aşure günü hayır yapılmalı, sadaka verilmeli ve dua edilmelidir.

Bir de Şevval ayında 6 gün oruç tutmanın sevabının büyük olduğu bildirilmiştir:
-“Ramazan orucundan sonra Şevval’de 6 gün oruç tutan kimse, bütün sene oruç tutmuş gibi sevap kazanır. Her sene böyle yapan bütün ömrü boyunca oruç tutmuş sevabı alır.” (R. Salihın: 510)
Buna delil En’am Suresinin 160. ayetindir: “Kim Allah’ın huzuruna iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır. ”

b- CUMA:
Cuma günü Müslümanlar için çok önemli bir gündür. Günlerin hayırlısı Cuma’dır. Cenab-ı Allah: “Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağrıldığınız zaman, hemen Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilmiş olsanız elbette bu sizin için daha hayırlıdır. Namaz kılınca yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfünden isteyin, Allah’ı çok zikredin; böylece umulur ki kurtulursunuz.” buyurur. (Cuma: 9/10)
Cuma günleri cumalaşmak, ziyaretler yapmak, ikram etmek, ikram almak ve dualaşmak sünnettir. İstenirse Cuma güzel bir tebliğ vasıtasıdır.
Allah Resulü derki:
-“Cuma günü öyle bir saat vardır ki, Cuma kılan kimse o saatte dua ederse, duası ret olunmaz.” (Riyaz üs-Salihın: 1160)
Cumayı terk eden içinde:
-“Kim Cuma’yı meşru mazereti olmadan üç kere terk ederse, Allah onun kalbini mühürler.” (Riyaz üs-Salihın: 1154)
-“Cumaya gelmeden boy abdesti alın.” (Riyaz üs-Salihın: 1155)
-“En faziletli gün Cuma’dır. O gün bana çok salatü selam getirin, bana ulaşır.” (Age: 1162)
-“Cuma’dan önce Allah Resulü tırnaklarını keser, bıyıklarını kısaltırdı.” (Ramuz el-EHadis: 559/20)
-“Cuma’ya erken gitmek ümmetimin fakirlerinin haccıdır.” (Age: 196/12) buyurarak şöyle anlatmıştır: “Cuma günü caminin kapısında iki melek durur. Namaz için gelenlere sevap yazar. İlk gelen deve kurban etmiş sevabı alır. İkinci gelen koç kurban etmiş sevabı alır. Üçüncü gelen bir tavuk sadaka etmiş sevabı alır. Namaz başlayınca defter kapanır.”
Cuma günü nasıl diğer günlerden farklı ise yapılan işlerde farklıdır. Dualar kabul olur. Sadakaların sevabı bol olur.
Cumaya gidemeyen hanımlar çocuklarını ve beylerini cumaya hazırlanmalarında yardımcı olurlarsa, Cuma sevabı alırlar.

c-BAYRAM
Ramazan ve Kurban bayramları Müslümanlar için en önemli iki bayramdır.
Bayramlarda bayramlaşmaların, ziyaretlerin, hediyelerin, ikramların, sadakaların sevabı vardır.
Yalnız günahsız bayram ziyaretlerine ve bayramlaşmalara dikkat edilmelidir. Bayram öncesi kazanılanlar bir anda kaybedilmemelidir.
Kazancı haramdan olanların ikramından, alkol bulunan sofradan, dürüst olmayan insanlardan uzak durulmalıdır.
Allah: “Doğrularla beraber olun.” (Tövbe: 119) diyor.
Peygamberimiz: “Sakın içki bulunan sofraya oturmayınız.” buyuruyor. (Tirmizi, Edep:43)
Bayramda kabir ziyaretleri de usulüne uygun olmalıdır. Sevap kazanalım derken günah kazanılmamalıdır.
Ramazan bayramından önce sağlık sıhhat için ihtiyaç sahiplerline fıtır sadakası verilir.
Bayram namazına güzel elbiselerle, değişik yollardan gitmek sevaptır.
Kurban bayramında Allah için kurban kesmek vaciptir. Allah takva sahiplerinin kurbanını kabul eder.
Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur:
-“Kurbanlarınızı gönül hoşnutluğu içinde kesin. Zira hiçbir Müslüman yoktur ki, kurbanını kessin ve onun kanı, boynuzu, yünü her şeyi kıymette mizanına konan hasenatı olmasın.” (Ramuz el-Ehadis: 310/11)
-“Kurban bayramında kurbana harcanan paradan Allah’a daha sevimli bir para yoktur.” (Age: 372/11)
-“ Bir kimse gönül hoşnutluğu ile kurbanından sevap umarak kurban keserse, bu ona cehenneme perde olur.” (Age:428/5)
-“Kurbanınızı büyükçe alın. Zira onlar sizi sırat köprüsünden geçirerek cennete ulaştıracaktır.” buyurarak kurban kesmenin sevabını bize bildirmiştir.
Kurban bayramında arife günü sabah namazından itibaren bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar 23 vakit namazların farzlarından sonra teşrik tekbirleri getirilir. Şöyle denir:
“Allahü ekber, Allahü ekber. La ilahe illallahü vallahü ekber. Allahü ekber velillahil hamd.”

Eğer adak kurbanı borcu varsa, onun yerine getirilmesi vaciptir. Allah: “Adaklarını yerine getirsinler.” diye emrediyor. (Hac: 29)
Peygamberimiz de: “Kim Allah’a itaat edeceğini adarsa, itaat etsin. Her kimde Allah’a isyan edeceğini adarsa, Allah’a asi olmasın.” (Buhari, İman: 28) buyurarak Allah’a verilen sözün yerine getirilmesini emretmiştir.
Adak, sevap kazandıran bir iş değildir ama şükür manasında kan akıtma sevabı kazandırır.

Bir de sağlıklı çocuk ihsan eden Allah’a teşekkür için ve çocuğun sağlıklı olması için kesilen Akika kurbanı vardır. Peygamberimiz torunları için kesmiştir. Gücü yetenler için “kesin” demiştir. (Ebu Davud, Edahi:20)
Kurban kesilip, çocuk için dua edilirse, çocuk için hayırlı olur, kesen için de sevap vardır.

Ramazanda ve bayramda kazanılan güzel davranışlar ve sevaplar bayramlardan sonra da bırakılıvermemeli, devam ettirilmeli, daha da arttırılmalıdır.
Peygamber (a.s): “ibadetin makbul olanı, azda olsa devamlı olanıdır.” buyurur. (Buhari, İman: 32)
Cenab-ı Allah’da Kur’an’da şöyle emreder:
-“İpliğini sağlamca büktükten sonra bırakıverip çözüp, bozan kadın gibi olmayın.” (Nahl:92)
-“ Sana ölüm gelinceye Rabbine ibadet et.” (Hıcır: 99)
İnsanın hayatında sadece Ramazan, sadece Cuma yeterli değildir. Devamlı ibadetin her çeşidini yapmak lazımdır. Çünkü Allah’ın hangisini kabul edeceğini bilemeyiz. Bir de her ibadetin insana yansınası başkadır.
İbadetler çok olmalı ki, kötülükleri götürsün.
Allah Resulü, Amr Bin Asın oğlu Abdullah’a şu tavsiyede bulunuyor:
-“Ey Abdullah! Falan adam gibi olma! Çünkü o, gece ibadetine devam ederken artık kalkmaz oldu.” (Buhari, Teheccüt: 19)
İbadeti ciddiye almak, önem vermek gerekir. Namazı ciddi olmayanlara Maun suresinde: “Yazıklar olsun namazı ciddiye almayanlara.” buyrulur.
İbadetler Allah için ve Allah’ın razı olacağı şekilde yapılmalıdır ki, hayatımıza hayat katsın.
Peygamber (a.s)’a sormuşlar:
-En hayırlı Müslüman kimdir?
-Ömrü uzun, ameli güzel olandır. Demiştir.
-En şer mümin kimdir? Demişler.
-Ömrü uzun, ameli kötü olandır. Buyurmuştur. (Tirmizi, Zühd: 21)
Bir gün Ashabına: “Güç yetirebileceğiniz amellere bakın. Çünkü siz usanmadıkça Allah usanmaz.” demiştir. (Buhari, İman: 31)
Bir kutsi hadiste ne güzel buyrulmuş:
-“Ey Âdemoğlu! Bana ibadet için zaman ayır ki, seni ihtiyaçtan kurtarayım; evini rızıkla doldurayım ve vücuduna rahatlık vereyim. Beni anmaktan ve ibadetten gafil olma! Eğer olursan, seni ihtiyaç içinde bırakırım, vücuduna zahmet ve yorgunluk veririm. Kalbine de gam ve keder bırakırım.” (F. Yavuz, 40 Kutsi Hadis:20)
Allah Kur’an’da: “Allah’tan korkun ve ancak Müslümanlar olarak can verin.” (Al-i İmran:102)
Müslüman’ca yaşanırsa Müslüman olarak ölünür ve Müslüman olarak Allah’ın huzuruna çıkılır.

d-GECELER
1-MEVLİT KANDİLİ:
Bu gece rahmet peygamberi en büyük insan, Hatem’ül-enbiya Muhammed Mustafa (s.a.v) dünyaya teşrif etmişlerdir. Onunla insanlık cahiliye karanlığından kurtulmuştur.
-“O, âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir.”(Enbiya:106)
“O, İbrahim peygamberin duasıdır.” (Bakara: 128-129)
“O, İsa peygamberin müjdesidir” (Saf:6)
O, Amine’nin rüyasıdır.
Dedesinin: “Yerdekiler de göktekiler de övecek” dediği insandır.
O, şefaat peygamberidir. İnsanlığa Asr-ı Saadeti sunmuştur.
O, dünyanın en çok sevilen insanıdır. Muhammed’ül-Emin adını almıştır.
Kur’an’da: “Size içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz O’na çok ağır gelir. Çünkü O size çok düşkündür. Müminlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir.” buyrulur. (Tövbe:128)
İsa peygamberin doğumunu kutlayanlar gibi biz de Allah’ın: “Habibim” dediği peygamberimizin doğumunu kutlamamız lazım. İlgisiz ve nasipsiz kalmamamız lazım. Bu geceyi iyi değerlendirip rahmetine sığınmalıyız. Allah Resulüne bol bol salâvat getirmeli, O’nun şefaatini hak edecek işler yapmalıyız. O’nun sünnetini doya doya yaşamalı, amellerimizi boşa çıkarmamamız lazım.
Bu gece bize öyle bir önder, rehber gönderen Allah’a kulluk ve ibadet etmeliyiz. Peygamber (a.s)’ın yüzü suyu hürmetine dua etmeliyiz, Tövbe edip af dilemeliyiz.

2-REGAİP GECESİ:
İhsanın, ikramın bol olduğu kurtuluş gecesi, mağfiret gecesi, duaların red olmadığı gece Regaip gecesi. Kurtulmak için bir fırsat. Günahlardan arınma fırsatıdır.
Bu gece yapılan işlerin, ibadetlerin sevabı bol bol verilir.
Peygamberimiz haber verir:
-“Beş gece vardır ki, onlarda yapılan dualar red olunmaz. Recebin ilk gecesi Regaip, Şabanın yarı gecesi Beraat, Cuma ve iki bayram geceleri.”
Enes Bin Malik, peygamberimizin şöyle buyurduğunu nakleder: “Dikkat et! Recebin ilk Cuma gecesinde uyanık ol! O geceyi gafletle geçirme.”
Böyle fırsat olarak sunulan bir geceyi çok iyi değerlendirmemiz lazımdır.

3-MİRAÇ GECESİ:
Peygamberimizin Allah’ın huzuruna kabul edildiği gece selamlaştığı ve direk emirler aldığı gece.
Miraç, Kur’an’dan sonra en büyük mucize.
Bu gece namaz gecesidir. Beş vakit namaz bu gece emredilmiştir. Bakara suresinin son iki ayeti ve İsra suresinin 22. İle 37. Ayetleri bu gecenin hediyeleridir.
Peygamberimiz bu gece cennet ve cehennem ehlini görmüştür. Bize birçok mesajlar vermiştir.
Peygamberimiz: “Namaz müminin miracıdır.” buyurur. Bu gece bol bol namaz kılmalı, Kur’an okumalı, zikredip dua edilmeli, günahlara tövbe edilmelidir. Gece öncesi ihtiyaç sahiplerine yardım edilmelidir. Gece oruçla karşılanıp oruçla uğurlanmalıdır. Bu gece peygamberimize çokça salâvat getirilip selam gönderilmelidir.

4-BERAT GECESİ:
İsmi üzerinde tövbe ve duaların kabul olduğu kurtuluş gecesi. Her işin tayin ve takdir edildiği gece.
Bu gece yıllık ameller değerlendirilir. Gelecek yılın işleri bu gece tayin edilir. Rızıklar bu gece belirlenir.
Bu gece için peygamber (a.s) şöyle tavsiye eder:
-“Berat gecesi çokça ibadet edin, gündüzünüzü oruç tutun. Bu gece Allah’ın rahmeti iner ve şöyle buyurur: “Uyanın ey kullarım! Tövbe eden yok mu? Tövbesini kabul edeyim. Rızık isteyen yok mu? Rızıklandırayım. Bir derde dücar olan yok mu? Ona afiyet vereyim. Bir şey isteyen yok mu? İstediğini vereyim.” Bu sesleniş tan yeri ağarıncaya kadar devam eder.” (Ramuz el-Ehadis: 61/5)
Böyle bir gece hiç boşa geçirilir mi?

5-KADİR GECESİ:
Bin aydan daha hayırlı olan gece 83 yıllık ömre bedel. Hakkında sure olan gece Kur’an’ın indiği gece. Bu gece, insanın kaderinin değiştiği gece. Meleklerin yeryüzüne inip her şeyi sabaha kadar tespit ettiği gece.
Peygamberimiz: “Bu geceden mahrum olan çok şeyden mahrum olmuştur.” buyurduğu gece.
Kadir gecesi, Ramazanın son on gününe gizlenen gecedir. Bu gece ibadetin her çeşidini yapmak, bu geceyi uyanık geçirip kurtulmak lazım.
Şöyle derler: “Kabir azabı gören birine komşusu sorar: sen hiç kadir gecesine rastlamadın mı?”
Peygamber (a.s)’ın ifadesi ile:
-“Kadir gecesi, yeryüzündeki melek sayısı, taşlardan fazla olur. Allah’ı zikreden her kula melekleri Allah’tan rahmet dileyip dua ederler.” (Ramuz el-Ehadis:368/3)
-“Bir kimse inanarak ve mükâfatını umarak kadir gecesini ihya ederse, geçmiş günahları affolunur.” (Age: 436/11)
Bu müjdelerden sonra kadir gecesi nasıl değerlendirilmez?


Bu yazıyı 573 kişi okudu.

Araştırmacı Yazar
Mustafa ÖSELMİŞ