MUHAMMED ALEYHİSSELAMIN SÜNNETİ

A) SÜNNET NEDİR?

Sünnet, sözlükte iyi huy, iyi ahlâk ve yol demektir. Dinde sünnet Hz. Peygamber (as) dan nakledilen , Peygamber  (as) ın sözü, işi ve susmalarıdır.

Sünnet Fiili, Kavli ve Takriri diye üçe ayrılır:

 

  1. a) Müekket Sünnet: Devamlı yaptığı ve nadiren terk ettiği sünnettir.

b)Gayri Müekket Sünnet: Çok defa yapıp, bazen de yapmadığı sünnete gayri müekket sünnet denir.

 

Peygamber efendimizin sünnetine “hadis” de denir.

Hadis, haber manasına gelir.

Peygamber (as) ın ağzından çıkan her kelimeyi Müslümanlar ezberlemiş, yazmış ve başkalarına naklederek sahip çıkmıştır. Unutulmaması içinde Peygamber (as) söylediği önemli şeyleri üç defa tekrarlamış ve tane tane söylemiştir. Peygamberinden bir şey duyan onu mutlaka başkalarına nakleder ve o söylenileni yapmaya çalışırdı.

       

  1. B) HADİSLERİN TESBİTİ

Peygamberimizin sözleri, davranışları ve sükut etmeleri, büyük bir titizlikle takip edilmiş ve şahitleri ile tespit edilmiş, bize kadar ulaşmıştır.

Peygamberimiz (sav):  “Bana kitap ile beraber o kadar daha vahyedildi.” Demiştir.

Yalan hadis uydurmalar için Peygamber (as) : “ Kim bile bile bana yalan uydurursa ateşteki yerini hazırlasın “ buyurmuştur.( Tirmizi fiten:70)

Hadislerin toplanmasındaki Müslümanların gösterdikleri titizliği anlatması bakımından bilinen bir olayı nakletmek isterim: Günlerce yolculuktan sonra İmam- ı Buhari kendisinde bir hadis olduğu söylenen birini bulur. Fakat o anda adam, kaçan hayvanı yakalamaya çalışmaktadır. O anda İmam-ı Buhari geri döner. Neden hadisi anlamadığını soranlara şöyle der : “ Bu adam avucunda bir şey olmadığı halde, varmış gibi yaparak hayvanı aldatmaya çalışıyor. Bu adamın sözüne güvenilmez, ola ki bana da yalan söyler.” Demiştir.

Hadisler toplanırken; şahitlerinde eksiklik olan ve nakledileni güvenilmeyen hadisler alınmamıştır. Akıl ve Kur’an ölçülerine uymayan hadis alınmamıştır.

Ashab-ı Kiram, değil onun bir hadisini, O’nun sakalının telini bile zayi etmemiştir.

Peygamberimizin hadisleri Kütüb-ü Sittedenilen 6 kitapta toplanmıştır.

               

  1. C) SÜNNETİN ÖNEMİ?

Allah Rasülü insanlığa örnek, rehber, uyarıcı, olarak gönderilmiştir.

Sünnet itibar edilmezse, din anlaşılmaz ve yaşanamaz.

Kur’an’a uyduğumuz gibi sünnete de uymamız gerekir. Çünkü sünnet Kur’an’nın açıklamasıdır.

Peygamber (as) :

-“ Ümmetimin fesadı zamanında kim sünnetime sarılırsa, şehit sevabı alır.”( Büyük Hadis Kulliyafı:1/45 )

-“Kim Allah’ın kitabına uyarsa, dünyada asla şaşırmaz. Ahirette de bedbaht olmaz. Benim yoluma uyan ne sapar nede bedbaht olur.” (Age: 1/44)

-“Sünnet hududunda yapılan az amel, bidat dairesinde yapılan çok amelden hayırlıdır.” (Ramuz El- EHadis: 319/13) buyurur.

Sünnet, Müslümanın bütün hayatını kapsamalı ve doya doya yaşamalıdır. Bir iş yapacağı zamanda “ peygamberim bunu nasıl yaptı ve yapın dedi “ demeli, sünnet üzerine yaşamalıdır. Sünnete uygun yaşamalıdır.

Peygamberimiz “ sünnetime dört elle sarılın azı dişinizle sımsıkı sahip çıkın “ diyor.

Sünnetin ardın da gerçek İslam vardır, şefaat vardır.

             

  1. D) SÜNNETİN TERKİ

Sünnet de Kur’an gibi vahiy yolu ile gelmiştir. İslâm’ın 2. Kaynağıdır.

Cenab-ı Allah, Peygamberleri itaat edilsin ve ona uyulsun diye gönderilmiştir.

Kur’an’da “Allah’a itaat ediniz, Peygambere itaat ediniz” emri birçok defa tekrar edilmiştir. Peygambere itaat Allah’a itaat sayılmıştır.

Her Müslüman sünnetten de sorumludur. Çünkü Cenab-ı Allah sünnet işlememizi emrediyor. Anlaşmaya düşersek meselenin çözümünü Allah’a ve peygambere havale etmemiz emredilmiştir.

Sünneti terk eden kendine yazık etmiş olur. Salebe mescid kuşu iken Peygambere zıt düşmüş, İslamdan uzaklaşıp, kendine yazık etmiştir.

Sünnetsiz Müslümanlık olmaz. Sünnetsiz Müslümanlık, misyonerlerin ve İslam düşmanlarının tavsiyesidir. Onlara göre :

  • Peygamberin vazifesi bitmiştir.
  • Peygambere uymak şirktir.
  • O Arapların peygamberidir.
  • Hadislere güvenilmez uydurmadır.
  • Kur’an bize yeter.
  • Farz borcu olan sünnet kılmaz
  • Hadisler yeniden gözden geçirilmelidir.

Bu iddialarla sünnetsiz İslam ibadetsiz Müslüman istenmekte ve İslam’a zarar vermeye çalışılmaktadır. Müslümanı Peygamberden Kur’an’dan koparmak, İslam Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi olsun istiyorlar.

Bilgisiz inancı tam oturmamış dinin bilhassa Peygamberin emirlerini yapmak zor gelenlerden de bu misyoner oyunlarını kabullenenler oluyor.

Bir tehlike de kendi anlayışını ve inancını din yerine koyma, menkıbeleri sünneti yerine koyma anlayışıdır. Bid’at ve hurafeleri İslamdanmış gibi gösterenler samimi kimseler değillerdir.

                

  1. E) PEYGAMBERSİZ DİN OLMAZ

Peygamber (as) ı kabul etmeyen Ebu Leheb Ebu Cehil gibi helâk olur. Ebu Talib Peygambere “evet” demedi kurtulamadı. Hz. Ömer ise cennetle müjdelendi.

Kelime-i tevhid, Kelime-i şahadet, Ezan “Muhammed’ün  Rasulullah”sız olmaz.

İstanbul’da boğazı gemilerle geçerken bir “ Peygambere artık gerek kalmadı, o görevini tamamladı” diyor. Necip Fazıl ona : “ Neden karşıya geçmek için gemiye bindin, kendin geçseydin ya “ diyor.

Peygamber olmadan Kur’an nasıl anlaşılsın? Nasıl yaşanır? Müslüman olmak için Lailahe illallah yetmez. Sadece “ Lailahe illallah diyen cennete girer” demek birilerine şirin görünmek, Yahudi ve Hıristiyanları cennete sokmaktır. Peygamberimizi itibarsızlaştırma ve paralel din oluşturmaktır.

Kur’an’a göre Peygambere inanmayan inanmış olmaz. (Nisa:65)

İmanın şartı 6 dır.

Dinler arası diyalog, papalığın isteğidir. Dinleri aynı seviyeye getirme, İslam’ın İslam Peygamberinin üstünlüklerini red çabasıdır.

Kur’an ne diyor : “ Allah yanında din İslamdır. İslamdan başka din arayanın dini kabul değildir.”

Ayrıca Hıristiyanlık muhatap kabul edilemez. Yahudilik gerçek dinmiş gibi gösterilemez.

Muhammed’siz din olmaz. Hiç kimsede Peygamberin önüne geçirilemez. Bazıları ile birkaç saat oturuluyor. Falan şöyle dedi, falan böyle dedi den başka bir şey söylenmiyor. Kişi eksenli bir hayatı var. Peygamber yok Peygamber şöyle dedi yok. Kardeşim Peygambersiz din olmaz.

             

  1. F) PEYGAMBER (as)’ın EMİR KOYMA YETKİSİ VARDIR

Peygamber (as) Cenab-ı Allah’tan aldığı emir ve yasakları tebliğ etmiştir. Bunun yanında gene vahye dayalı olarak Cenab-ı Allah’ın bildirdiği şekilde emir ve yasaklar koyulmuştur.

İslam dini sadece Kur’an’dan ibaret değildir. Müslüman, bu konuda kafa karıştırıcılara bakmadan Peygamberine getirdiyse onu almak neden men ettiyse ondan kaçınmaktır.

Her şey Kur’an’da geçmez, bir işaret vardır, onu peygamberimiz açıklar.

Haşır Suresinin 7. Ayetinde “Allah’ın Peygamberi size neyi emrederse onu alın. Sizi neden men ederse ondan kaçının “ buyrulmuştur.

Nur Suresi 24. Ayette Peygamberin emrine aykırı davranan mamamız konusunda ikaz vardır.

A’raf 157. De: “O kendilerine iyiliği emreder, kötülüğü yasaklar. Temiz olan şeyleri helal kılar, pis olanları haram kılar.”

Nisa: 65 te :” Verdiğin hükme rıza göstermedikçe iman etmiş sayılmazlar.” Buyrulur.

Bazıları : “Namaz Kur’an’daki kadardır.” Diyor.

Peygamber (as) Ne diyor?

-“Beni nasıl namaz kılar görürseniz sizde öyle namaz kılın.” Diye emrediyor.

Kur’an’da Allah Rasülü’nün hükmüne razı olmamayı sapıklık olduğu haber verilmiştir.(Ahzab: 36)

Peygamber (as): “ Allah’ın Rasulü’nün haram kıldığı, Allah’ın haram kıldığı gibidir.” Buyuruyor. (Tirmizi İlim:60)

Bir hadislerinde de : “ Denizin suyu temiz, ölüsü helaldir.” (Ebu Davut Et’ıme:47)

Mesela eşek etinin haramlığı Kur’an’da yoktur.

Boğazlanan hayvanın karnından çıkan yavrunun helal oluşu, anneye tabii oluşundandır. Buda Kur’an’da yoktur.

Köpek ve yırtıcı hayvanların haram oluşu sünnetle olmuştur. ( Müslim sayd: 3)

-Kafir, mümine mirasçı olmaz hükmü

-Recim cezası, Kafirin maktule mirasçı olmayacağı.

-Varise vasiyet yoktur. Hükmü Peygamber tarafından konmuştur.

 

  1. G) PEYGAMBER DEVREDEN ÇIKARILMAK İSTENİYOR

Peygamber (as)’ı arkaya atmak, sünnetini öldürmek şeytan işi bir iştir. Şeytanın tuzağıdır.

Peygamber (as) şöyle ikaz eder:

-“ Bir kimse dinde olmayan bir şey ortaya koyarsa o şey merduttur.” (Riyaz üs-Salihın: 168 )

-“ Üç kimseye lânet ederim: zalim yönetici, açıkça günah işleyen günahkâr, sünnetimi yıkan bid’atcı “ (Ramuz el – ehadis:276/1)

-“ Benden sonra yaşayanlar çok ihtilaflar görecek. İşte o zaman benim sünnetime uyun. Sonradan çıkan işlerden sakının, zira o bid’attır. Her bid’at da sapıklıktır. Her sapıkta cehennemdedir. (Age:157/5)

Müslümanları başsız bırakmak, Kur’an-ı anlaşılmaz İslamı yaşanmaz hale getirmek, misyoner oyunudur.

Sünnetsiz Kur’an istiyorlar. Sünnet, Kur’an’la Müslüman arasında köprüdür. Sünnet Kur’an’nın açıklamasıdır, İslam’ın yaşanır hale gelmesi için gereklidir.

-“ O, Arapların “Peygamberidir” diyorlar. Halbuki o bütün insanlığa, hatta insan ve cinin Peygamberidir. Resülü’s- sehaleyndir. Cenab-ı Allah : “ Biz Onu âlemlere rahmet olarak gönderdik” diyor.

-“ Görevi bitmiştir” diyorlar. O, kıyamet peygamberidir. O’nun hükmü kıyamete kadar bakidir.

-“ Sünnete gerek yok”, “bize Kur’an yeter “ diyorlar. Sünnet olmadan Kur’an anlaşılmaz. Peygamberimizin sünneti olmadan Kur’an anlaşılmaz. Peygamberimiz Kur’an-ı açıklaması için gönderilmiştir. Kur’an emreder sünnet o emrin ne zaman, ne kadar, nasıl yapılacağını açıklar. Bir grup Müslüman Hz. Ömer’ e gelir biz yeni Müslüman olduk, namaz kılacaktık Kur’an’a baktık nasıl kılacağımızı bulamadık “ derler.

Hz. Ömer (ra) Peygamber (as) dan öğrendiği şekilde onlara namazı anlatır. “ Şimdi tamam oldu “ derler, ayrılırlar. Meselâ; zekat ver der Kur’an. Ne zaman, ne kadar, kimlere verilecek bunu sünnet açıklar.

-“ Peygambere uymak şirktir” diyorlar. Peygamber(as) a uymayı Cenab-ı Allah emrediyor. Kur’an’da 60 kadar âyet “ Peygambere uy! “ diyor.

-“ Namaz, Allah’ın emrettiği kadardır.” diyorlar. Haşır 7. Âyetin de “ O ne verdiyse alın neden men ettiyse ondan uzak durun “ buyruluyor. Onun emir koyma yetkisi vardır.

 

  1. H) KUR’AN AYRI HADİS AYRI DEĞİLDİR

“Bize Kur’an yeter” diyenleri Kur’an aşığı samimi Müslüman zannedilmesin. Bunlar hadis ve Peygamber düşmanı kimselerdir.

Kanun ayrı anayasa ayrı olur mu?

Hz. Peygamberi azletme misyonerlerin tuzağıdır.

Cenab-ı Allah’ta:

-“ Allah’ı ve peygamberini inkâr eden, Allah’la peygamberin arasını ayırmak isteyen, “ Bir kısmına inanır bir kısmına inkâr ederiz” diyerek ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kafir olanlardır.” ( Nisa:150-151 )

Sünneti devreden çıkaranlar için peygamber (as) şöyle demiştir: “Bir topluluk gelir sünneti öldürürler ve dinin temizliğini bozacak şeyler sokarlar Allah’ın meleklerin ve bütün lânet edicilerin lâneti onların üzerine olsun.” ( Ramuz el- Ehadis:507/5 )

Bu günleri âdeta gören peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur:

-“Her amelin bir coşkusu, her coşkununda bir gevşemesi vardır. Kimin coşkusu sünnetimden yana olursa, o mutlaka kurtulmuştur. Kiminde istek ve arzusu, rağbeti sünnet dışına yönelik olursa, o helak olmuştur.” ( Tirmizi, Kıyamet: 21 )

-“Benim emrettiğim veya yasakladığım bir konu kendisine iletildiğinde, sakın sizden birbirinizi koltuğa yaslanmış olarak : “ Biz onu bunu bilmeyiz. Allah’ın kitabında ne görürsek ona uyarız, o kadar” dediğini duymayayım. ( Tirmizi, İlim:10 )

Cenab-ı Allah Kur’an’da şöyle uyarır:

“Doğru yol kendisine apaçık bildirildikten sonra peygamberden ayrılıp, inananların yolundan başka yola uyan kimseyi cehenneme sokarız” ( Nisa: 15 )

-“ Bize Kur’an Müslümanlığı lazım, ılımlı İslam lazım” diyenler, peygambersiz, sünnetsiz Müslümanlık olmaz.

Kur’an’a ve sünnete yönelik masum gibi görünen iddialar, planlı, düşmanca saldırılardır.

Adamın biri, kör gözlüğü takmış, cami avlusuna mendil açmış. Bir miktar para toplandığını gören biri paraları avuçlamış, hızlıca yürümüş. Arkadan bir taş deline, aldırış etmemiş bir taş daha kafasına, o zaman durmuş, “bu kör atışı değil” demiş onun gibi bu iddialar rastgele iddialar değil, kökü dışta ve içte peygamber ve İslam düşmanlarının iddialarıdır. “ Bize Kur’an yeter” diyenler Kur’anı bilmezler, okumazlar uymazlar.

Bu insanlar kim derseniz? Nasipsiz insanlar der hidayetten nasibi olmayanlardır.

 

I ) HZ. PEYGAMBERE UYMAK

Peygamber (as) a uymak Cenab-ı Allah’ın emridir. Her Müslüman Peygambere itaaften ve O’nun sünnetini işlemekten sorumludur. Fıtrata en uygun hayat peygamberin sünneti üzere yaşayan hayattır.

Peygambere uymakla ilgili Kur’an da 60 ‘a yakın ayet vardır. Meselâ;

-“ De ki, Allah’a ve Resulüne itaat edin ! Eğer yüz çevirirlerse, bilsinler ki Allah kafirleri sevmez. “( A’l-i imran: 31-32 )

-“ Rasüle itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.” (Nisa : 80 )

-“ Allah ve Rasülü’nü incitenlerle Allah dünya ve ahirette lânet etmiş ve onlar için zelil eden alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.”

-“ Allah ve Rasülüne itaat edin. Amellerinizi boşa çıkarmayın.” ( Muhammed:33)

Bu ayetler sadece birkaç örnektir. Peygamber (as) da şöyle buyurur:

-“ Size bir şey emrettiğimde gücünüz yettiğince onu yerine getirin.” ( Buhari İtizam:2)

-“ Size bir şey yapmanızı emrettiğimde, ona mümkün olduğunca uyun. Bir şeyden sandırdığımda ondan mümkün olduğunca kaçının” demiştir. ( Siret Ans: 2/528)

Enes (ra) da şöyle der:

-“İnsanlar kendilerine bi’at ettiklerinde ( Müslüman olup İslâm’ı benimsediklerinde) onlara “ elimden geldiği kadar” sözünü söylettirdi.”( Ramuz el-Ehadis: 528/3 )

Bir hadislerinde şöyle buyurur:

-“ Bana ancak mümin muhabbet eder. Bana ancak münafık olan kimse buğz eder.” (Seçme Hadisler: 106/58)

Peygamber (as) a uymayanlarda zarar görmüştür. Peygamberimizde bir Cuma hutbesinde özet olarak şöyle demiştir:

-“ Allah’a ve Rasûlü’ne itaat eden, muhakkak doğru yolu bulmuştur. Allah’a ve Rasûlü’ne muhalefet eden de azgınlık ve taşkınlığa uğramış, sapıklıktan sapıklığa düşmüştür.”

Allah’ın elçisi bir gün arkadaşlarına:

-“İstemeyenler hariç bütün ümmetim cennete girer” der. Oradakiler:

-Ey Allah’ın elçisi kim istemez? derler.

-Bana itaat eden cennete girer, itaat etmeyen ise cenneti istememiş demektir, buyururlar.

Allah Rasülü şöyle haber veriyor:

-“ Bir zaman gelecek bir gurup, benim sünnetimden başka yollara tabi olacaklar. Ümmetimi benim yolumdan başka yollara götürecekler.” ( Müslim: 1847)

-“ Kim benim sünnetimden yüz çevirirse o benim yolumu terk etmiştir. O benden değildir.” ( Buhari Nikah:1 )

Peygamber (as) a uyanlar ve O’na itaat edenlerin Cenab-ı Allah şu müjdeyi veriyor:

“Kim Allah’a ve Rasulü’ne itaat ederse işte onlar, Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, Sıddıklar, şehitler ve salih kişilerle beraber olacaklardır. Bunlar ne güzel arkadaştır.(Nisa:69)

Sünnete uymak peygambere itaat etmek görevimizdir. Peygambere uyanlar kurtulmuş uymayanlar helak olmuştur. Hz. Sevban Peygamber’e uydu müjdeler aldı. Peygamber(as) Ona:

-Kişi sevdiği ile beraberdir” dedi.

-Hz. Ömer(ra) : “ Eşeğim Müslüman olsa ben olmam “ diyordu. Peygambere teslim oldu kurtuldu. Cennetle müjdelenen 10 kişiden biri oldu.

Eğer Ebu Cehil, Ebu Lehep de Allah Rasûlü’ne tabii olsalardı, belki onlar da cennetle müjdelenenlerden olurdu.

Sahabe Peygambeere uydu. Asr-ı Saadet yaşadı. Uymasyanlar Cahiliye devrinin pisliklerinden kurtulamadı.

Ebu Lehep uymadı, Tebbet suresi nâzil oldu.

Ebu Cehil uymadı, yandı kavruldu.

Salebe ters düştü, cenaze namazı kılınma noktasına geldi.

Selçuklu, Osmanlı, Peygamberin emanetlerine sahip çıktı uzun ömürlü imparatorluk nasip oldu. Huzuru içinde yaşadılar ve yaşattılar. Peygamber (as) dan  uzaklaştık üç kıtayı bırakıp Anadolu’ya sıkıştık. Peygamber unutuldu, cahiliye devrinin kötülükleri geri geldi.

Eğer sünnete itibar etmezsek hayatımız da yer vermez, terk edersek, peygamber (as) bizi tanıyamamış dolayısıyla şefaat etmez. Rabbim bizi peygamber(as) dan yolundan sünnetinden ayırma, şefaatinden mahrum etme.

Açan çiçeklere meyva

Verilmiyor Muhammed’siz

Hak’tan gelen derde devâ

Bulunmuyor Muhammed’siz.

Çok meşgul ol Kur’an ile

Seherlerde figan ile

Son nefeste iman ile.

Hakikattir Cemallullah

Ağlayanlar görür vallah

Çünkü böyle diyor Allah

Gülünmüyor Muhammed’siz.

Irak cennetin yolları

Gider mütteki kulları

Cennette tûba dalları

Eğilmiyor Muhammed’siz.

 


Bu yazıyı 404 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.