Müslüman; Allah Dostlarını Düşman, Düşmanlarını Dost Edinmez

a. Allah’ın Sevgili Kulları Kimlerdir?

Cenab–ı Allah, peygamber efendimizi diğer peygamberlerden üstün kıldığı gibi insanların da bazısını bazısından üstün kılmıştır. Mesela; Musa peygamberle Firavun, İbrahim Peygamberle Nemrut, Hz. Ebu Bekir’le Ebu Cehil, Hz. Ömer(ra) ile herhangi bir Müslüman nasıl bir değilse, Allah’ın kulları arasında da iman ve amel yönüyle diğer insanlar da asla bir değildir.

Dinimizin bildirdiğine göre bütün kalbiyle Allah’a yönelmiş, imanlı takva sahibi kimseler Allah nezrinde diğer insanlardan daha sevimli ve dereceleri bakımından daha yüksektir. Kur’an-da Allah’ın sevgili kulları hakkında:

“Onlar, iman edip takvaya ermiş olanlardır” (Yunus Suresi: 62) buyrulmaktadır.

İman ettikten sonra kul, ne zaman ki her şeyiyle Allah yolunda ve Allah’ın rızası için hareket ederse, ancak o zaman olgunluk derecesine ulaşır. Kur’an-da ve peygamber efendimizin ifadelerinde Allah’ın sevgili kullarının en bariz vasıflarının iman ve takva olduğu belirtilmiştir. Bu iki vasfı kendinde toplayan ve olgun mümin olanlar Allah’ın sevgili kullarıdır.

Bir gün Ebu Hatem’in kapısı çalınır, içenden:

– Kim o? Der.

– Allah diyen bir kul, cevabını alınca kapıyı açar ayaklarına kapanır:

– Başka Allah diyen var mı? Onun da ayaklarına kapanayım, der.

Said İbni Cübeyr (ra) den nakledildiğine göre, Resulü Ekrem (sav) kendilerine:

– Allah’ın sevgili kulları kimlerdir? Diye sorulduğunda şu cevabı vermiştir:

– Allah’ın sevgili kulları öyle kimselerdir ki; kendilerine bakıldığında Allah (cc) akla gelir.

 

b. Allah’ın Sevgili Kulları Mahzun Olmayacaklardır:

Yüce Allah Kutsal Kitabımız Kur’an-da şöyle buyurur:

Allah inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin ise dostları azgın putlardır. Onları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler. İşte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada temelli kalacaklardır. (Bakara Suresi: 257)

Başka bir ayette de:

“İyi bilin ki, Allah’ın dostlarına korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.” (Yunus Suresi: 62) buyrularak Allah’ın sevgili kullarının mahzun olmayacağı bildirilmiştir.

Allah sevgisi şöyle belli olur:

1. Dilde: Allah’ı seven Allah’ı çok anar. Yalan söylemez, iftira etmez, boş söz söylemez.

2. Kalpte: Allah’ı sevenin kalbinde başka sevgi olmaz.

3. Gözde: Allah’ı seven harama bakmaz her şeye ibret nazarı ile bakar.

4. Midede: Allah’ı seven midesine haram lokma koymaz.

5. Elde: Allah’ı seven elini harama uzatmaz.

6. Ayakta: Allah’ı seven hayırlı işlere koşar. Allah yolunda ayağı tozlanır.

Kuru kuru sevgi olmaz.

 

c. İnsan Dostunun Dini Üzerinedir:

İnsana dost lazımsa, o kimse Allah dostu olmalıdır. Yüce Allah Kur’an-da kendisine inananlardan başkasını dost edinmememizi emretmiştir.

Bu konuda rabbimiz şöyle buyurur:

“Ey iman edenler! Yahudileri de Hıristiyanları da kendinize dost edinmeyin. Onlar ancak birbirlerinin dostlarıdırlar. İçinizden kim onları dost edinirse, o da onlardandır. Allah zulmeden kimseleri doğru yola eriştirmez.” (Maide Suresi: 51)

“Kendi dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden asla hoşnut olmayacaklardır; de ki: “Doğru yol ancak Allah’ın yoludur” Sana gelen ilimden sonra onların heveslerine uyarsan, and olsun ki, Allah’tan sana ne bir dost ve ne de bir yardımcı olur.” (Bakara Suresi: 120)

Peygamberimiz (sav): “Kişi sevdiği ile beraberdir” buyurarak insanın dünyada kimi sevdiyse, kiminle beraber olduysa ahirette de onunla beraber olacağını bildirmiştir.

Diğer bir hadislerinde de: “Kişi sevdiği dostunun dini üzerinedir. O halde her biriniz kime dostluk yapıyor dikkat etsin” buyurmuşlardır.

İnsan, arkadaşı ile bilinir, arkadaşı ile tanınır. Bunun için Müslüman’ım diyen herkes kiminle dostluk yapıyor dikkat etsin, buyurmuşlardır.

İnsan, arkadaşı ile bilinir, arkadaşı ile tanınır. Bunun için Müslüman’ım diyen herkes kiminle dostluk ettiğine, kime düşman olduğuna dikkat etmelidir. Dost edinilen, düşman bilinen insanlar imanın ölçüsü olduğu unutulmamalıdır. Büyüklerden birine:

– Ümmet –i Muhammed’e dua ediniz.

O da:

– Hay hay Ümmeti Muhammedi siz gösteriniz ben de dua edeyim!

Cevabını vermiştir.

Ashab –ı Kehfin köpeği iyi kimselerin yanında aziz olmuştur. O dostlar sayesinde Kur’an-da zikredilmiştir.

İmam–ı Azam Hz.leri Abbasi Halifesi Mansur’un yaşayış ve icraatının Kur’an ve sünnete uymadığı için onun Şeyhül İslamlık teklifini reddetmiştir. Bunun için hapse atılmış, kanlar içinde kalıncaya kadar dövülmüş, bir müddet sonra da Hakkın rahmetine kavuşmuştur.

Bu konuda Hz. Mevlana şöyle der:

“Aklı Muhammed Mustafa’nın yoluna kurban et!

“Hasbiyallah” de ki; Allah’ım yeter.

Ehli dini, ehli kinden ayrı bil;

Hakla oturanı ara; onunla otur!”

 

d. Allah’ın Dostlarını Bırakıp Düşmanlarını Dost Edinmeyiniz:

Allah’ın dostlarını bırakarak, inananların yerine kafirleri, münafıkları, zalimleri, fesatçıları dost edinen Allah’a isyan etmiş olur. Camide inananlarla olup da, dışarıda gönlünde Allahsızlık yatan kimselerle olmak iman ve İslam ölçülerine sığmaz.

Rabbimiz şöyle buyurur:

“Ey inananlar! Allah’tan korkun, daima doğrularla beraber olun.” (Tevbe Suresi: 119)

“Ey inananlar! Kendilerine sizden önce kitap verilenlerden, dininizi alaya ve eğlenceye alanları ve inkarcıları dost olarak benimsemeyin, inanıyorsanız Allah’tan sakının.” (Maide Suresi: 57)

“Müminler, Müminleri bırakıp kafirleri dost edinmesinler; kim böyle yaparsa Allah katında bir değeri yoktur. Ancak onlardan sakınmanız hali müstesnadır.” (Al –i imran Suresi: 28)

Hz. Ömer, devlet başkanlığı sırasında, bir gün Medine’de camide oturuyordu. Ebu Musa El – Eşari (ra) de O’nun gerisinde oturmuştu. Ebu Musa, Hz. Ömer’e İsfahanın hesaplarını güzel bir yazı ve dürüst bir hesap olarak arzetmişti.

Hz. Ömer, hesabı ve yazıyı beğendi. Ve yazının kime ait olduğunu sordu. Ebu Musa, “benim katibimindir” cevabını verdi. Hz. Ömer, “birini gönder de gelsin, onu bir de ben göreyim” dedi. Kendisine: “O camiye giremez” dendi. Hz. Ömer camiye neden giremeyeceğini sorunca, katibin Hıristiyan olduğunu öğrendi. Bunun üzerine Hz. Ömer, Ebu Musa’nın uyluğuna öyle bir yumruk vurdu ki, Ebu Musa, kemiğinin kırılacağını zannettiğini söyler. Hz. Ömer vurduğu yumruktan sonra acı bir dille Ebu Musa’ya şunları söyler:

– “Sen Allah’ın kitabını okumadın mı? O Yahudileri, Hıristiyanları kendinize dostlar edinmeyiniz; onlar birbirlerinin dostudurlar” buyurmuyor mu?

Nakledilir ki, Hz. Ömer’in bu sertliği ve uyarısından sonra Ebu Musa katibini derhal azletmiştir.

 

e. Allah’ın Dostlarına Düşman Olan Helak Olur:

Allah’ın inanan kullarını bırakarak inançsızları dost edinenler bu dostluklarından büyük zarar görürler. Çünkü herkes bilir ki, yılanla dostluk olmaz. Yılana sarılanı yılan sokar.

Bilindiği gibi Allah’ın düşmanları, inananların da düşmanlarıdır. İnananları sapıtmak, onları dinlerinden döndürmek, Allah yolundan alıkoymak isterler. Buna dikkat etmeyenlerin ölüm ötesindeki halini ve duyacakları pişmanlıkları Allah şöyle haber vermiştir:

“O gün zalim kimse ellerini ısırıp; “Keşke Peygamberle beraber bir yol tutsaydım. Vay başıma gelenlere. Keşke falancayı dost edinmeseydim. O beni, bana gelen Kur’an-dan saptırdı. Şeytan insanı yalnız ve yardımcısız bırakıyor” der.” (Furkan Suresi: 27 – 29)

İnsanlara yol gösterici olarak gönderilen Kutsal Kitabımız Kur’an-ın başka ayetlerinde de Rabbimiz:

“Ey inananlar! İnkar edenlere itaat ederseniz, sizi gerisin geriye döndürürler de kayba uğrarsınız.” ;(Al –i imran Suresi: 149)

“Ey inananlar! Kendi din kardeşlerinizden başkasını dost edinmeyin. Çünkü onlar sizi şaşırtmaktan geri durmazlar. Sizin sıkıntıya düşmenizi isterler.” (Al –i imran Suresi: 118)

“Ey inananlar! Babalarınızı, kardeşlerinizi –küfrü imana tercih ediyorlarsa- dost edinmeyin. Sizden onları kim dost edinirse, doğrusu kendine yazık etmiş olur.” (Tevbe suresi: 23)

“Sakın Allah’a inanmayan ve heva hevesine uyan kimseler seni ahiret inancından alıkoymasın, sonra helak olursun.” (Ta-Ha Suresi: 16) buyurarak biz Müslümanları uyarmış, inananlardan başkasını dost edindiğimiz taktirde helak olacağımızı bildirmiştir.

Dinimize göre Müslüman, Müslüman’ı terk etmeyecek, onu yalnız bırakmayacak ve ona zulmetmeyecektir. Bize bildirildiğine göre Allah’a inananlara sataşan kendini Allah’ın gazabından kurtaramaz.

Haccac’ın Allah dostlarına yaptığı zulümlerle adı, zalime çıkmıştı. En son inananlardan Said bin Cübeyr’i suçsuz yere idam ettirdikten sonra bir daha ölünceye kadar uyuyamamıştı. Tam uyuyacağı sırada biri gelip ayaklarından asmak ister, o da derhal uyanırdı. Hayatının son on beş gününü böyle azap içinde geçirmiştir.

 

f. Dostluk da Düşmanlık da Allah içindir:

Müslüman, Müslümanların sevdiği, kafirlerin ve münafıkların buğzettiği kimsedir. Hz. Ali (ra) şöyle demiştir:

“Allah’a yemin ederim ki, beni yalnız Müslüman sever, münafık buğzeder.” Buna göre Müslümanlara düşmanlık edip, buğzeden kimse İslami ölçülere göre münafıktır.

Dikkat edelim, dostluk da, düşmanlık da, sevgi de buğuz da Allah için olmadıkça hiçbir kimse Allah’ın rızasını kazanamaz. Bir Kutsi Hadiste belirtildiği gibi, iyiler sevilmeden, onlarla beraber olunmadan cennete girilemez. Kafirlere buğzedilmeden cehennemden uzaklaşılamaz.

Bir gün Müslümanlardan biri Muaza:

– Ben seni Allah için seviyorum, der.

Bunun üzerine Muaz ona:

– Seni müjdelerim. Zira peygamber Efendimizden şöyle buyurduğunu işittim.

“Kıyamet gününde bir grup insana rahat edecekleri yerler hazırlanır. Bunların yüzü ayın on dördü gibidir. İnsanlar dehşete kapılır, onlar kapılmazlar. İnsanlar korkuya düşer, onlar düşmezler. İşte onlar, Allah’ın sevgili kullarıdır ki: onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.”

– “Ya Resulüllah! Onlar kimlerdir? Diye sorulduğunda Peygamberimiz şöyle buyurdular:

– Onlar, Allah için birbirlerini seven kimselerdir.”

Allah Musa Peygambere şöyle vahyetmiştir:

“Ey Musa! Zalimlerin evlerine varma, dünyaya bağlı olanları sevme, bunların hastalarına ziyaret etme, öldüklerinde cenazelerine gitme. Zira onlar benim düşmanımdır.”

Eğer inanıyorsak yaptığımız her şeyi Allah rızası için yapmalı, vazgeçtiğimiz şeylerden de sırf Allah rızası için vazgeçmeliyiz. Yani bütün gayemiz Allah’ın rızasını kazanmak olmalıdır.

 


Bu yazıyı 2.990 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here