Müslüman Hizmet Ehlidir

Olgunluk hizmetle olur. Hizmet olmadan insan olgunluğa erişemez. Her insanın bir meşguliyeti vardır. Müslüman’ın meşguliyeti ve düşüncesi hayırlı işler işlemektir.

Kur’an-da şöyle emredilmiştir:

– “Herkesin yöneldiği bir kıblesi vardır. Ey inandım diyenler, siz hayır işlerinde yarışın. Nerede olursanız olun sonunda Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.” (Bakara: 148) Bu ayete göre Müslüman her zaman hayır düşüncesi taşıyacak ve hayra koşacaktır. Bunu dinimiz emrediyor. Din, hayat olduğuna göre hayır hizmetleri Müslüman’ın hayatını süsleyecektir.

 

Müslüman, şu konulardaki hizmetini her zaman sürdürmelidir:

1. Yaratan, yaşatan Cenab -ı Allah’a hizmet başta gelir. Müslüman’ın Allah’a teşekkür borcu vardır. Allah’ın verdiklerine şükredecektir. Allah’ın kendisini terk etmemesi için Allah’ı her an zikredecektir. Allah’ı sevecek, Allah’tan korkacak, yasaklarından kaçınacaktır. Allah’ın emirlerini yerine getirecektir, Allah’a hizmetin bir yönü de Allah’ın dinini ve adını yaymak için çalışacaktır.

Kur’an-da: “Nerede olursanız olun o sizinle beraberdir” buyrulmuştur. (Hadid: 4) Kul da her zaman her yerde Allah’la olacaktır. Allah’ın gördüğünü, bildiğini ve mutlaka soracağını asla unutmayacaktır.

Müslüman her zaman Allah’a kavuşmaya ve hesap vermeye hazırlıklı olmalıdır. Çünkü ne zaman nerede öleceğini bilemez. Son yıl, son ay, son hafta, son gün, son saat ve son nefes olmadığını kimse bilemez. Onun için her işi kulun, Allah’ın razı olacağı iş olmalıdır.

“Yap iyiliği at denize, balık bilmezse Hâlik bilir” denmiştir. Rabbini hoşnut etmek isteyen, iyilik yapmayı, hayırlı kimse olmayı huy edinmelidir.

2. Peygamber (as)a hizmet etmek, her Müslüman’ın görevidir. Peygamberimiz ne yaptıysa ümmeti için yapmış, ne kadar sıkıntı çektiyse ümmeti için çekmiştir. Kıyamet gününde bile miraçta ümmetini dilediği gibi “ümmetim, ümmetim” diyecek ümmetini dileyecektir. Yalnız o şefaat edecektir.

Her Müslüman Allah’ın “Habibim” dediği Resulünü gönülden sevmelidir. Onu, hayatını ve bize getirdiklerini çok iyi öğrenmelidir.

Allah Kur’an-da O’na salavat getirmemizi emrediyor. Ona salavat getirilmelidir.

Allah, O’na uymamızı emrediyor. Her Müslüman, şefaatini isteyen kimse, peygamberin sünnetine uymalı ve sünnet üzere yaşamalıdır. Sünnetsizler peygamberin şefaatinden istifade edemeyecektir.

3. Din ve ilim öğrendiği kimselere sevgi duymak, saygılı davranmak, “Bir harf öğretenin kölesi olurum” düşüncesiyle vefa göstermek fazilettir. Onlara hizmet etmek kadirşinaslıktır.

4. Ana babaya hizmet, gönüllerini kazanmak evlatlık borcudur. Bir evlat ne yaparsa yapsın ana ve babasına borcunu ödemiş olamaz. “Cennet anaların ayağı altında”, “Allah’ın rızası babanın rızasındadır” denmiştir.

Ana babaya hizmette bıkkınlık olamaz. Allah “of” deme “azarlama” diye emrediyor.

5. Evladına hizmet her ana babanın görevidir. İyi yetiştirilmemiş evladın hesabını Allah, ana babaya soracaktır. Ana baba evladını helal gıda ile besleyecek, dinini öğretecek ve güzel bir şekilde terbiye edecektir. Ölürse yerin, kalırsa elin beğeneceği salih bir kimse olarak yetiştirecektir. Ne ekerse herkes onu biçecek, ne verirse onu alacaktır. Kaktüs yetiştiren, gül koklayamaz.

6. Akraba hizmeti Allah’ın emrettiği, peygamberimizin üzerinde fazlasıyla durduğu bir hizmettir. Çünkü her insan akrabasını gözetemez. İkram ve ihsanda bulunamaz.

7. Müslüman kardeşlerine hizmet de önemlidir. Önce Müslümanlar kardeş bilinecektir. Kardeş gibi sevilecektir. Sevinçleri, üzüntüleri paylaşılacaktır. İhtiyaçları giderilecektir. Yardım istediklerinde yardım edilecektir.

8. İnsanlığa hizmet, Allah’ın rızasını kazandıran bir gayrettir. Yunus: “Yaratılanı severiz yaratandan ötürü” demiştir. Cenab -ı Allah yer yüzünde kim olursa olsun herkese nimetlerini kesmez. İnancımızda dil, din, renk ayrımcılığı yoktur. Müslüman insanlara faydalı olmaya çalışacaktır. Onların hidayetine sebep olmak dünyalara bedeldir. İhtiyaç sahibine vermek, Allah’a vermektir.

9. Yaratılan canlılara hizmet edilecek rahmetle muamele edilecek, şefkatle davranılacaktır. Dili söylemeyen hayvanlara iyi davranılacak, aç susuz bırakılmayacak, zulmedilmeyecektir. Etrafımızı yeşillendiren ağaçların dikimine bakımına özen gösterilecektir.

Hizmetin en önemli kısmını yöneticilerin halka yaptığı hizmetle, okuyan gençlere yapılan hizmet teşkil eder. Yönetici adil, eşit davranacak, “imdat!” diyenlerin feryadını duyacak, zayıfların, yoksulların hamisi olacaktır. Hz. Ömer (ra) yoksulun ihtiyacını sırtında taşımış, asayişi temin için geceleri dolaşmış, kervan beklemiştir.

Şeyh-ülislam Molla Fenari Bursa kadısı iken biri bir at satın alır, atın hasta olduğunu farkedince kadıya gider. O sırada kadı görev yerinde yoktur. Şikayet ertesi güne kalır. Fakat gece at ölür. Adam sabah kadıya gelir durumu anlatır ve ne yapması gerektiğini sorar. Molla Fenari şu cevabı verir:

– Senin zararını ben ödeyeceğim. Adam hayretle:

– Niçin siz ödeyeceksiniz? Deyince Molla Fenari’nin cevabı şu olur:

– Benim ilgim yok görünüyor ama aslında ben kusurluyum. Eğer dün geldiğinde beni yerimde bulsaydın, olaya müdahale edip atı geri verdirmemi sağlayacaktın. Böylelikle paranı geri almış, at ise sahibinin elinde ölmüş olacaktı. Senin bu şekilde mağdur olmana sebep, benim yerimde bulunmayışım olmuştur. Şimdi bu imkan ortadan kalkmıştır. Bu yüzden zararını benim tazmin etmem gerekir, der ve atın bedelini öder.

İslam’da öğrenci zekat verilenler arasında geçer. Okuyan öğrenciye hizmet diğer hizmetlerden farklıdır. Çünkü o, hizmet edecek kimse olacaktır.

Kur’an-da hizmet edenden şöyle bahsedilir:

– “Onlar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler. Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz, sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz derler.” (İnsan: 8 – 9)

Her koyun kendi bacağından asılır diye bir şey yok. Asılsa da kokusu herkesi rahatsız eder. Kötülüğe göz yumulamaz artan kötülükten herkes sorumludur.

Müslüman, iyiliği emredecek, kötülükten sakındıracak, iyiliğe çağıracak, iyi örnek olacak ve tebliğ görevini yerine getirecektir. (Bak: Al –i İmran: 104 – 110 – 114)

İnsan, hizmetten geri durur ve kaçarsa, bazı şeyler ona nasip olmaz, geri bırakılır. Kur’an-da:

– “Hayır da önde olanlar, ecirde de öndedirler.” (Vakıa: 10) buyrulmuştur.

Hizmetten kaçmaya mazeret yok. Sıcak diye geri duranlara Allah: “Cehennem ateşi daha sıcaktır!” diye uyarmıştır. (Tevbe: 81)

İnsan hizmet eden olmalıdır. Hizmet edilen değil. Hizmet, herkese şamil olmalıdır. Kötülere de hizmet edilir. Zararı def ve kalpleri İslam’a ısındırmak için peygamber (as) kafire bile pay ayırmıştır.

25 yıl Molla Fenari’den ders almış talebesi bir gün 40 yıl hocasına hizmet etmiş hizmetçisinin kim olduğunu hocasına sormuş, hemen de ilave etmiş “Bu şeytandır” diye. Şeytan:

– Tüh gene tanındık, diyerek bırakmış gitmiş.

Talebesinin bu münasebetsizliği üzerine Molla Fenari:

– Şimdi yaptığın işi beğendin mi? Ben onun şeytan olduğunu bildiğim için 40 yıldır hizmetimde kullanarak hem ondan faydalanıyor ve hem de zararsız, etkisiz halde tutuyordum. Artık kaç Müslüman’ın canını yakacak kim bilir, senin yüzünden!.. demiştir.

Müslüman, diğer Müslümanlara kardeş gözü ile bakacaktır ve kardeş hizmeti verecektir. Müslüman Müslüman’la çekişmeyecektir. (Enfal: 46) Müslümanlar kardeştir. (Hücurat: 10)

Peygamberimizin ifadelerine göre:

– “Ey Müslümanlar, kardeş olun.” (Buhari, nikah: 45)

– “Kendiniz için istediğinizi Müslüman kardeşleriniz için istemedikçe mümin olamazsınız.” (Buhari, iman: 7)

– “Müslüman kardeşini hor görmesi, kişiye kötülük olarak yeter.” (Müslim, Birr: 32)

Cami dışında da kıbleler bir olacak. Çünkü birlikte rahmet vardır. Mezhep, tarikat farklılığı ayrılık sebebi olmayacaktır.

 

 


Bu yazıyı 155 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.