MÜSLÜMAN MIYIZ?

Müslüman olmak en büyük hidayettir. Hepimiz “Müslümanız elhamdülillah” deyip hamd edip şükrederken, Müslüman işi mi işliyoruz,  kafir işimi işliyoruz, yoksa münafık işi mi işliyoruz. Buna bakmalıyız. Kime benziyoruz buna bakmalıyız.

Müslüman mısın? Sorusuna “ Müslümanım “derken Müslüman nasıl olur? Müslüman olmak neyi gerektirir. Bu halimizle Müslüman olarak can verebilir, güzel ölümle ölebilir miyiz?  Amellerimiz bizi kurtarır mı? Bunları düşünmeliyiz.

Bugünkü ortamda “ Müslüman “ derler deyip hayatımızı şartlar mı düzeliyor, yoksa Kur’an ve sünnet mi düzeliyor, bu çok önemli.

Unutmayalım insanların yanında ne kadar Müslümansak, Allah yanında da o kadar Müslümanız.

Samimi Müslüman olmamız da Müslümanların şehadeti çok önemlidir. Müslüman başkaları için veya ne derler endişesi taşımaz. Olduğu gibi görünür göründüğü gibi olur.

Ayrıca Müslüman her şeyi ve her yönü ile başkalarına örnek olmakla, teşvik etmekle ve tebliğ etmekle yükümlüdür.

 

  1. MÜSLÜMAN KİME DENİR?

Müslümanlık söz değildir. Müslüman olmanın şartları vardır. Bu şartlara ve vasıflara uyan kimseye Müslüman denir.

Mevlana “ Nice insanlar gördüm üzerlerinde elbiseler yok, nice elbiseler gördüm içlerinde insan yok” der. Bu gün nice insanlar vardır. Müslüman olduğunu iddia eder, ama İslam’ı bilmezler, İslam’ı yaşamaz. İslam’ın şartlarının ne olduğunu bilmez. Şartları bilse de yerine getirmez.

Gerçek Müslüman, ilk yaratılışta verdiği sözünde duran ve İslâm’ın beş temel şartını imanın altı esasını eksiksiz, şüphesiz inanıp yerine getiren kimsedir.

Müslüman, Müslüman mısın? Sorusuna cevap veren kimsedir.

  • Neren Müslüman?
  • Ne kadar Müslümansın
  • Müslümanlık hayatının, evinin, işyerinin neresinde?
  • Sen, eşin, çocuğun kime benziyor?
  • Kur’an sünnet hayatının neresinde?
  • Seni gören ne der? Eğer gören : “Birde Müslümanım diyor, birde namaz kılıyor, Müslümanım diyor” derse İslâm senin yüzünden zarar görürse, o Müslümanlık kimseyi kurtarmaz.

Müslüman denince farklı Müslüman akla gelmelidir. Müslümana bakılınca Allah, Peygamber ve Kur’an akla gelmelidir.

 

  1. KUR’AN’A GÖRE MÜSLÜMANIN VASIFLARI
  • Müslüman, namaz kılar zekat verir, sımsıkı Allah’a sarılır. (Hac:78)
  • Bollukta da darlıkta da Allah için harcar öfkesini yutar. İnsanları bağışlar (Al-i İmrcen:134)
  • Boş ve faydasız şeylerden yüz çevirir. İffetini korur, zinaya düşmez. Sözünü yerine getirir.(Mü’minun: 1-11)
  • Namazı devamlı kılar. Malında ihtiyaç sahiplerine hak tanır. Ahirete inanır, cezadan korkar. Doğru söyler. (Meariç:19-35)
  • Yeryüzünde tevazu ile yürür. İsraf ve cimrilik etmezler. Allah’tan başkasına yalvarmazlar. Allah’ın haram kıldığı cana kıymazlar. Zina etmezler, yalan söylemezler. Allah’ın ayetlerine karşı kör ve sağır gibi davranmazlar. ( Fürkan:53-76)

Diğer bazı ayetlerde de şu vasıflara yer verilmiştir:

  • Yalnız Allah’a güvenip dayanırlar.
  • Yalnız Allah’a ibadet ederler.
  • Allah anılınca kalpleri titrer.
  • Namazı dosdoğru kılarlar.
  • İyiliği emrederler, kötülükten menederler.
  • Sabrederler, şükrederler.
  • Peygambere itaat ederler.
  • Yalana, günaha, harama bulaşmazlar.
  • Boş şeylerden yüz çevirirler.
  • Namuslarını korurlar.
  • Emanete ihanet etmezler.
  • Allah’ı çok anarlar. İbadette gevşeklik göstermezler.
  • Doğrularla beraber olurlar.
  1. HZ PEYGAMBERİN HADİSLERİNE GÖRE MÜSLÜMANIN VASIFLARI

Peygamber(as) Müslümanı şöyle tarif etmiştir.

-“ Müslüman, elinden, dilinden Müslümanların emin olduğu kimsedir.” (Tirmizi İman:12)

-“ Hayırlı Müslüman, ömrü uzun, ameli güzel olandır.” (Müslim, zühd:21)

-“ Mü’minin her işi faydalıdır. Onunla iş yaparsın sana faysa verir.” ( Ramuz el ehadis:231/7)

-“ Müslümanın her şeyi hayırdır: Sevinir, şükreder, üzülür, sabreder ki halde de sevap kazanır.”(Age:314/12)

Diğer bazı hadislerde de Müslümanın vasıflarından şöyle söz edilmiştir:

  • Güvenilir kimsedir.
  • Kul hakkı yemez.
  • Her işinde Allah rızası güder.
  • İyi bir kuldur.
  • Her şeyin hayırlısını diler.
  • Bid’at ve hurafelerden kaçar.
  • Her zaman hesap vermeye hazırdır.
  • İşine, sözüne sadıktır.
  • Örnek kimsedir.
  • Helal yiyip içer.
  • Haya sahibidir, ırzını korur.
  • Küfürden günahtan kaçınır.
  • Gurur kibir bilmez.
  • Boş ve manasız şeylerden uzak durur.
  • Kusur bulucu değildir.
  • Hoşgörü sahibidir.

 

  1. MÜSLÜMAN NASIL OLUR?

Müslüman, İslâm’ı kabul eden ve kurtulan kimse demektir.

Cenab-ı Allah insanı İslâm’ı kabul etmeye ölünceye, kadar. İslâm ile yaşamayı ve Müslüman olarak can vermeye davet eder.

Müslüman zaman zaman kendi kendine:

  • Ben Müslüman mıyım?
  • Bende münafıklık alameti var mı?
  • Ben kime benziyorum? Demelidir.
  • Zaman zaman aynaya bakıp, günahlarım yüzünden yüzüm karardı mı? Demelidir.

Müslüman, sözde değil özde Müslüman olmalıdır. Müslüman olmanın getirdiği sorumluluklar vardır. İnsanın sözüne değil, ameline bakılır.

Peygamber (as) :

-“Allah sizin kalıbınıza ve görünüşünüze bakmaz. Kalbinize bakar” buyurur.( R.salihın:7)

Müslümanın en belirgin özelliği şunlardır:

  • İmandan sonra amel etmesidir.
  • Eline, beline, diline sahip olmasıdır.
  • İyi niyet taşımasıdır.
  • İman ettikten sonra imandan taviz vermemesidir.

Peygamber(as) dininden davasından hiçbir zaman taviz vermedi. En kritik anda bile.

  • “Güneş’i sağ elime, ayı sol elime verseler vallahi bu davadan vazgeçmem” cevabını verdi.

Müşrikler bazı şeylerden muaf tutulurlarsa Müslüman olacaklarını söyleyince hiç birine taviz vermedi.

Müslüman olmak için koşulan şartları reddetti.

Namazdan muaf tutulmalarını istediler Peygamberimiz: “Namazsız din mi olur?” Dedi.

Zekattan, cihattan muaf tutulmalarını istediler. Peygamber(as) cennete ne ile girilecek? Dedi. Putlarını kırmalarını içki küplerini dökmelerini ve her kötülüğü terk etmelerini söyledi. Onlardan biat alınırken şartlar koştu ve “ elimden geldiği kadar o şartlara uyacaklarına dair söz aldı.”

İnancından taviz verenler, ahireti bırakıp dünyaya meyledenler, hep kaybedenlerden olmuşlardır. Mescid kuşu Salebe bunun en güzel örneğidir. Sonunda keşke demişler ama ne fayda!..

Son nefes, kabir, sırat, mahşer, cennet, cehennem unutulmamalıdır. Müslümanın hedefi, dünya vasıtasıyla ebedi ahiret saadetini elde etmek olmalıdır.

Müslüman günaha girmek için, haram yemek için kılıf aramaz, bahane, uydurmaz Cenab-ı Allah ne emrettiyse, Rasulü ne buyurduysa onun için her şey odur.

Müslüman asla:

  • Şartlar bunu gerektiriyor.
  • Bu devirde böyle
  • Başkaları ne der …” demez. Allah ne der? Diye düşünür. Allah Rasulü’nün hayat ölçüleri, Müslümanın ölçüleridir.

Müslüman, azan, sapan, günaha dalan ve kendilerinden başka din icat edenleri ölçü almaz, örnek almaz.

Allah Rasulü’nün tebliğinin özü : “ Müslüman ol kurtul” olmuştur. İnsan iman ettikten sonra İslâm’ı yaşarsa kurtuluş o zamandır.

Zorla yapılan evlilik gibi Müslümanlık olunmaz.

Şeytanın istediği Müslüman tipi ne dikkat etmek gerekir.

İslam düşmanları bugün inan, hürsün. Ama yaşama yani inanan ama İslâm’ı yaşamayan Müslüman tipi.

Peygamber(as)’den koparıp İslâm’ı Hıristiyanlığa, Yahudiliğe benzetmek için sünnetsiz Müslüman isteniyor.

Hıristiyanlıkta İsa peygamberden kalan bir şey yoktur. Yahudilikte Musa peygamberden kalan bir şey yoktur. Peygamberinin mezarının nerede olduğunu bile bilmezler. Peygamberlerinin âsâsına bile sahip değillerdir.

Sünnetsiz peygambersiz din olmaz. Müslüman, nefsine ve düşmana aldanmayacak kadar peygamber aşığı kimsedir.

Gerçek Müslümanın Kur’an’a ve sünnete teslimiyeti tamdır. Peygamber (as) :

-“ Kim sünnetimden yüz çevirirse, o benim yolumu terk etmiştir. O benden değildir” buyurmuştur. (Buhari, nikah: 1)

Unutmayalım, Peygamber(as)’ın sünnetini terk eden, onun yolundan sapmıştır. O’nun şefaatinden mahrum olur. Onun için sünneti terk, şeytan oyunudur.

Peygamberin sünnetine uymak Cenab-ı Allah’ın emridir. İnsan sünnetten de sorumludur. Müslümanın sorumlu olduğu işlerin üçüncüsü sünnettir. İslâm’ın dört kaynağından ikincisi sünnettir.

Müslüman, pusuda duran fırsat kollayan şeytanı düşman bilir onun tuzağına düşmez.

Şeytanın hileleri çoktur. Amelde gevşeklik ister. Azıcık amele güvendirir. Önce Allah’ın affına güvendirir, sonrada Allah’ın rahmetinden ümit kestirir. İnsanın helakına sebep olur.

Müslüman, şeytanla iş yapmaz. Şeytani davranışlardan, düşüncelerden uzak durur. “ Şeytan beni aldattı, şeytana uydum “deme ahmaklığını göstermez.

Cenab-ı Allah Kurân’da : “ Kim Rabbine kavuşmayı arzu ediyorsa, salih amel işlesin “ (Kehf: 110) buyurarak kurtuluş yoluna davet eder.

Allah insanı günde beş defa “ haydin namaza, haydin kurtuluşa diye çağırır. Her sabah “ namaz uykudan hayırlıdır” diye uyarır.

Hesap günü bu davete uyup uymadığı her mü’mine sorulacaktır.

Müslüman faydacı, paylaşmacı ve yararlı iş yapan insandır. Elinden dilinden kimse zarar görmez.

Kur’an’da : “ İnanıp yararlı iş yapanlara kesintisiz ecir vardır.” Buyrulur. (inşikak:25)

-“ İnandıktan sonra iyi işler işleyenlere hoş bir hayat yaşatacağız. Yaptıklarının karşılığını da daha güzeli ile ödeyeceğiz .” (Nahl:95) müjdesi vardır.

İnsan, iyi ve faydalı şeylerle meşgul olmazsa, şeytan ona öyle meşguliyetler bulur ki, başını kaldıramaz. Canından bezer.

Müslüman, inandığı gibi yalar. Yaşadığı gibi inanmaz. İnsanın inancını yaşaması Allah’ın ona lütfudur. İnancını yaşamaması ise ona bir cezadır. Hem de ağır bir cezadır.

İnsanın inancı yaşaması imanın kuvvetli, bilgisinin sağlam olmasına bağlıdır. Müslümanlığımız levha Müslümanlığından ileri gitmez.

Adam haçta ibadetlere pek önem vermezmiş ona : “ Bu fırsat bir daha ele geçmez, bir şeyler yapsana” demişler. Adam :” Buraya geldik yapsan da hacı diyecekler yapmasan da hacı diyecekler” demiş.

Mehmet Akif, bazı Müslümanlara bakıp şöyle demiş:

Kaç hakiki Müslüman gördüm ise hepsi makberdedir. Müslümanlık bilmem ama galiba göklerdedir.

İslam, insanı değiştirir. Diğer insanlardan farklı kılar Hz. Ömer(ra) Müslüman olmadan önce : “ Eşeğim Müslüman olsa ben Müslüman olmam” diyordu. Kız kardeşinin evinde gördüğü birkaç ayet onu yumuşattı. Ne zaman peygamber (as)’ın yanına gelip Müslüman oldu, bütün inadı, kabalıkları onda yok oldu. Böylece Ömer (ra) değişti ve değiştirdi. İslam onu yüceltti. Aşere-i mübeşşere ( cennetle müjdelenen on Müslümandan ) oldu. Allah Rasulü’ne halife oldu. Allah Rasulü ile hicret etti.

Müslüman muhacirdir. Küfürden imana hicret etmiştir. Bütün kötülüklerden de hicret edecektir.

Müslüman, İslâm fıtratı üzerine doğmuştur, o fıtrat üzere, tertemiz Allah’a göç etmelidir.

Peygamber (as) şöyle buyurur:

-“ Rab olarak Allah’ı, din olarak İslâm’ıgöndermiştir. Peygamber olarak Muhammed’i seçtim diyen cenneti hak etmiştir. Buyurur.”  Müslümanın menfaatine göre uydurduğu ikinci bir din olamaz.

Kur’an’da : “ Kim İslâm’dan başka bir din ararsa, bilsin ki, o din asla kabul edilmez” buyrulur. (Al-i İmran:85)

Müslüman her zaman Allah’a yürümeye hazırdır. Şunu bir Müslüman olarak diyebilir miyiz? “ Rabbim hayatımı senin için yaşadım. Hep rızanı gözettim. Sana yürümeye hazırım.

İnsan hayatında en önemli şey Allah’a kul Muhammed(as)’a ümmet olmak ve kelime-i şahadetle ömrü noktalamaktır. Dünya ve ahiret saadeti ancak böyle elde edilir.

İslâm, ferdi kurtuluşu, kurtuluş saymaz, insan kendini kurtaracak, eşini evladını ve etrafını kurtarmakla mükelleftir. İnsanın eşi, evladı ve etrafı kurtulmadıktan sonra insanın kurtuluşu zordur.

Kurtuluş için geç kalmamak gerekir. Firavun geç kaldı, kurtulamadı. Ebu Talip “ ne derler “dedi kurtulamadı. Ebu Cehil inat etti, kurtulamadı. Ebu Lehep istemedi, kurtulamadı.

Şeytan demiş ki, “ Son anda kelime-i şahadet getiririm bende kurtulurum” Peygamberimiz üzülmüş. Cenab-ı Allah “üzülme son anda onun şehadet getirmesini unuttururuz”  diye vahyetmiş.

Peygamber (as) diyor ki:

  • Nasıl yaşarsanız, öyle ölürsünüz. Nasıl ölürseniz öyle haşrolursunuz.”

Mutlu son ancak iman etmek, imandan sonra güzel bir hayat yaşamakla elde edilir.

İnsan dünyaya ağlaya ağlaya gelir. Hedef ağlata ağlata gitmek olmalıdır.

Hayatta insan hangi yola düşerse, o yolun sonuna varır. Hangi kapıyı çalarsa o kapı ona açılır. Yol nereye? Cennetin mi cehennemin mi kapısını çalıyoruz?

 

  1. MÜSLÜMAN GÜZEL AHLAK VE HAY SAHİBİDİR

Allah Rasulü:

-“ Hayâ, imandandır.”

-“ Hayâ hayır getirir.”

-“ Utanmıyorsan dilediğini yap” diyor.

İnsanda hayâ sıyrılıp giderse, insanda ve insanın yaptığı işte hayır kalmaz.

Bir hadislerinde de:

-“ Kötülük bir yerde bulunursa, onu mutlaka çirkinleştirir. Hayâ bir yerde bulunursa, onu mutlaka güzelleştirir.” Buyurmuştur.

Müslümanda şu kötü huylar bulunmaz:

  • Kimsenin kötülüğünü istemez.
  • Günahtan korkar, kaçınır.
  • Haram yemez.
  • Hak yemez.
  • Yalan söylemez.
  • Yemin etmez.
  • İftira atmaz.
  • Gıybet etmez.
  • Suizanda bulunmaz.
  • İki yüzlülük yapmaz. Hainlik etmez.
  • Koğuculuk etmez.
  • Haset etmez.
  • Fala bakmaz, büyü yapmaz.
  • Hırsızlık etmez.
  • Kin gütmez.
  • Alay etmez. Lakap takmaz.
  • Lânet okumaz, sövmez, beddua etmez.
  • İsraf etmez, cimrilik etmez.
  • Fitneye sebep olmaz.
  • Gururlanmaz riyakârlık yapmaz.
  • Zina etmez, içki içmez, kumar oynamaz.
  • Kötü örnek olmaz.

Müslüman kendisini günaha sokacak şeylerden kaçar.

  • Sevaplı işler işler.
  • Hayır dua eder, hayır dua alır.
  • Hayır işler, hayra vesile olur.
  • Toplumda faydacı, yapıcı ve paylaşmacı olur.
  • Hayırlı evlat yetiştirir.
  • Hayâlı, edepli olur. Kimse ondan zarar görmez. Başkaları ondan emin olur.

Ne mutlu böyle olana… İyi Müslüman iyi vatandaş olarak yaşayana!

Ne mutlu Müslüman olarak can verene!

Rabbim bizleri de salih kulların arasına dahil et.


Bu yazıyı 785 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here