Müslüman Sevaplı İşler Yapmalıdır

İş vardır; sevap kazandırır, hayra vesile olur. Ondan herkes yararlanır. İş sahibinin güzel hayat yaşamasına sebep olur ve cennete girmesini sağlar.

İş vardır; günah kazandırır, şerre sebep olur, o işten başkaları da zarar görür. O işi yapan, sıkıntılı bir hayat yaşar, yaptıkları helakına sebep olur. Pişmanlık verir, sonunda da cehenneme sürüklenmesine neden olur.

Bu dünya imtihan yeri, hayat da imtihan. İnsan isterse imtihanı kazanıp, kurtulmaması için bir engel yoktur. Bu dünyada insan: “eh be!” der, akıllı yaşamazsa, tabi ki imtihanı kaybeder. Hayatın sonunda pişman olur: “Keşke insan olarak yaratılmasaydım, toprak olsaydım” der.

Hayatta iyilikleri, güzellikleri, sevapları görememek için kör olmak, sağır olmak, deli olmak lazımdır. İnsan geri dönmek ister de göndermezler: “Şimdi mi aklın başına geldi?” derler.

Geç kalmamak lazım. Nuh peygamber, isyankar kavmi için son anda dua etmek istiyor da: “Geç kaldın” deniliyor. Vakit varken, fırsat varken uyanmak, kendine gelmek lazım. İş bitmiş, yaş geçmiş ne fayda…

İnsan, iyiliğe de kötülüğe de meyyal yaratılmıştır. İyilik yapmasına da kötülük yapmasına da mani yoktur. Tercih meselesi…

Bu bölümde günahları affettirecek, bol sevap kazandıracak, insanı Allah’ın rızasını kazandıracak, güzel bir hayattan sonra cennetin kapılarını açtıracak sevaplı işlerden bahsedeceğiz.

İslam ahlakı, peygamber ahlakını öğrenip güzel alışkanlıklar nasıl kazanılır, bunu göreceğiz.

Ayrıca günahların karşılığında ne gibi kayıplarımız vardır. Bu konuda örnekler vereceğiz.

İyiliğinde kötülüğün de mutlaka bir karşılığı olduğunu anlatacağız inşallah.

İnsan, imanı ölçüsünde etkilenir. Rabbim alanlardan anlayanlardan ve yaşayıp, yaşatanlardan etsin.

Rabbim doğruları söyletsin, güzel yazdırsın, bu gayretimizin sevabını da versin, tesirini de göstersin.

 

a. Her şeyin karşılığı vardır:

İnancımız, yararlı işler yapmayı, günahlardan, haramlardan ve faydasız şeylerden uzak durmayı gerektirir.

Müslüman’ın görevi, Allah’ın kullarına faydalı olmak, hayırla şerri, faziletlerle rezaletleri birbirine karıştırmamaktır.

Kur’an-da yararlı iş yapmayanların cezalandırıldığı haberleri vardır. Şöyle bildirilir:

– “Onlardan her birini günahı sebebiyle cezalandırdık, kiminin üzerine taşlar savuran rüzgarlar gönderdik. Kimini korkunç bir ses yakaladı. Kimini yerin dibine geçirdik. Kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmetmiyor, onlar kendilerine zulmediyorlardı.” (Ankebut: 10)

Günahın isyanın  cezası dünyada da verilir. Bu, dünyadaki karşılığıdır. İnsanların başına gelenlerin yaptıklarının karşılığı olduğu bildirilmiştir. (Şura: 30)

Bugün herhangi bir şekilde cezalandırmalar veya mahrum bırakılmalar boşuna değildir.

Bir günah işleniyor, o başka bir günaha sürüklüyor. Günaha bulaşmış olmak, onun çirkinliğini göstermiyor.

Yararlı işler yapmak da insanı her yönden mutlu eder. Kötülükleri de ondan yok eder.

Kur’an-da: “Erkek olsun kadın olsun, mümin olarak iyi işler yapanlara güzel bir hayat yaşatırız. Mükafatlarını yaptıklarının daha güzeli ile veririz” buyruluyor. (Nahl: 97)

Demek ki yararlı iş yapanlara da sevap var, mükafat var, cennet var, bolluk var, bereket var. Çünkü her iyilik sadakadır, belayı def eder.

 

 

 

b. Sevaplı işler nelerdir?

1. Her işe Allah’ın adı ile, besmele ile başlamak.

2. Her nimeti, ihsanı ikramı için Allah’a hamd etmek.

3. Hz. Peygamber (as) a salavat getirmek. Bir hadislerinde Allah resulü: “Bana bir salavat getirene Allah on defa rahmet eder” buyurmuştur.

4. Abdestli bulunmak, abdestli iş yapmak. Bir hadiste abdestli ölene şehit sevabı olduğu bildirilmiştir.

5. İbadetli bir hayat yaşamak.

6. Sünnetleri terk etmemek. Bir sünneti ihya edene yetmiş şehit sevabı var diyor Allah Resulü.

7. İlim öğrenmek. Bir hadiste: “İlminden istifade olunan bir alim, ibadet edenden hayırlıdır” buyruluyor.

8. Kur’an okumak. Kur’an okumak, Allah’la konuşmak gibidir. Yasin suresini devamlı okuyanın şehit olarak öleceği ve Tebareke suresini okuyanın da kabir azabı görmeyeceği bildirilmiştir.

9. Her an Allah’ı anmak. Allah’ı ananı Allah da anar ve onu sever.

10. Hayır işlerinde vesile olmak, yol göstericilik yapmak. Peygamber (as) hayrın işlenmesine sebep olana, o hayrı işleyen kadar sevap verileceğini bildirmiştir.

11. Peygamberimizin hadislerini öğrenmek. Peygamber (as) “Hadislerimi tebliğ eden cennetliktir” “Kırk hadis ezberleyen, yazan, tebliğ eden şefaatime nail olur” müjdesini vermiştir.

12. Dualı bir hayat yaşamak. Dua insanı rahatlatır. Allah’ın rızasını kazandırır. Sevap kazandırır ve günahların affına neden olur.

13. İhtiyaç sahiplerine sadaka vermek. Sadaka ömrü arttırır, cehennem ateşini söndürür. En önemlisi de kötü ölümden korur.

14. Tatlı ve güzel söz söylemek. Çünkü güzel söz, sadakadır.

15. Başkalarının kusurunu örtmek. Başkalarının kusurunu örtenin Allah da kıyamet gününde kusurunu örtecektir.

16. Cimrilikten kaçınmak. Çünkü cimriler, bir şey götürmedikleri için cennete giremezler.

17. Nefse uymamak.

18. Belaya sabretmek.

19. Nimete şükretmemek.

20. Ana babaya hizmet, yaşlılara saygı göstermek. Bu ömrü arttırır, kaza belayı def eder, Allah’ın rızasını kazandırır.

21. Hayırlı evlat yetiştirmek sadakadır. Eşlerin birbirine güler yüzle bakması sadaka olur. Peygamberimiz: “Eşi kendisinden razı olarak ölen kadın cennetliktir” buyurur.

22. Komşuya güven vermek. Bir hadiste: “Komşusu şerrinden emin olmayan cennete giremez” buyrulur.

23. İhtiyaç sahibinin ihtiyacını gidermek. Din kardeşinin ihtiyacını giderene hac ve umre sevabının yazılacağı haber verilmiştir.

24. Merhametli davranmak. Acımayana acınmayacaktır.

25. Hayalı olmak. Edepli davranmak.

26. İşlerinde istişare etmek. İstişare eden yanılmaz ve hata etmez ve zarar da görmez.

27. Aceleci olmamak. Acele ancak hayırlı işlerde olur.

28. Emanete hainlik etmemek.

29. Dilini muhafaza etmek. Bir hadiste: “Sadakaların en değerlisi, haram sözlerden dili muhafaza etmektir” buyrulmuştur. Dili sövmekten, kaba konuşmaktan, lanet okumaktan, beddua etmekten, gıybet ve iftiradan korumak büyük sevaptır. Yalandan korumak ise cennete götürür.

30. Öfkeyi yenmek.

31. Aşırı dünya sevgisinden uzak durmak, ölümü ve ahireti unutmamak.

Bundan başka ihtiyaç sahibine borç vermek sadakadır. Eş dost ziyareti sadakadır. Çıkacak fitneyi yatıştırmak, kişilerin arasını bulmak sadakadır.

32. Şehit olmak veya şehit sevabı kazandıracak işler yapmak. Hayatı iyi yaşayan ve sevaplı işler işleyenlerin ölümü ona rahmet olur, zahmet olmaz. Ardından lanet okunmaz rahmet okunur.

Allah yolunda ayağı tozlananlara cehennem ateşi haram kılınmıştır. Şehit veya şehit sevabı ile ölenlerin de vücudu toprağa haram kılınmıştır. Bu onların güzel işleri yüzündendir.

Başta Allah’a ve Resulüne itaat edene şehit sevabı vardır. Kur’an-da şöyle buyrulur:

– Kim Allah’a ve Resulüne itaaf ederse, onlar Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salih kimselerle beraber haşrolunacaktır. Bu ne güzel beraberliktir. (Nisa: 69)

Peygamber(as) da: “Ortalık bozulduğu zaman bana itaat edene sünnetimi yaşayana şehit sevabı vardır. Cennete girer.” (Buhari, iltizam: 2) (Ahmet H. Akseki, İslam, Sayfa: 32) demiştir.

Abdestli olarak ölene, ilim öğrenme yolunda ölene, beş vakit namazı düzenli kılana şehit sevabı müjdesi vardır.

Allah yolunda malı ile canı ile hizmet edene büyük sevap vardır. Kur’an-da: “Allah müminlerden mallarını ve canlarını, kendilerine verilecek cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar, Allah yolunda savaşırlar, ölürler, öldürürler” buyrularak Allah yolunda ölene ve öldürene şehit sevabı olduğu bildirilmiştir. (Tövbe: 111)

Peygamberimiz: “Bir kimse aşık olur da iffetine laf getirmezse, harama düşmezse, ölürken şehit olarak ölür” buyuruyor.

Diğer hadislerinde de şöyle buyurur:

– “Doğru sözlü kendine güvenilir satıcı ahirette peygamberler ve şehitlerle beraber olacaktır.” (Tirmizi, Büyü:4)

– “Allah yolunda şehit olmayı gönülden isteyen kimse, şehit olmasa dahi şehitlik sevabına nail olur.” (R. Salihin: 1327)

 

c. Kurtuluş için kuvvetli bir iman ve salih amel gerekir:

Kurtuluş için ilk şart imandır. Ardından imanın şartlarının yerine getirilmesi gelir.

Kur’an-da: “İnsanlar, inandık demeleriyle bırakılıvereceklerini, kendilerinin imtihana çekilmeyeceklerini mi sanırlar!” buyrulur. (Ankebut: 2)

Peygamber (as): “Ölenlerden kimse yoktur ki, sözü ile ameli tartılmasın. Sözü amelinden ağır gelenin ameli kabul olmaz” buyurmuştur. (Ramuz’ul –Ehadis: 397/11)

Amel yoksa iman korunamaz. Amelin ibadetlerle salih amellerle beslenmesi gerekir. Yoksa iman inkara dönüşür.

Kur’an-da imandan sonra hemen amelden bahsedilir. Çünkü insanı amelleri kurtaracaktır. Bugün wc ler bile ücretlidir. Cennete nasıl bedava girilebilir?

Ameli terk etmek, amelleri emreden Allah’a isyandır. Çünkü amel etmemek insanı imansızlara benzetir. İman ettikten sonra ameller değil, küfür alametleri olan kötülükler ve günahlar terk edilir. Peygamberimiz: “Günahları terk en faziletli hicrettir” buyurur.

 

d. Sevap kazanmak için neler yapılmalıdır:

– Besmelesiz işin hayrı yoktur. Besmele, işi kolaylaştırır, helallaştırır ve nimeti artırır. Besmeleli hayat insanı şeytanın vereceği zarardan korur. Besmelesiz işe şeytan müdahale eder. Besmelesiz evde şeytan eğleşir,besmelesiz sofraya oturur. Besmelesiz çocuğa şeytan müdahale eder. Besmelesiz konulan eşyayı şeytan kullanır.

Besmele çekmek, şeytanı işimizden, aşımızdan ve hayatımızdan kovma yoludur.

 

*        *        *

– Abdest, müminin silahıdır. Musa (as)a şöyle vahyolunmuştur: “Abdestsiz iken başına bir bela gelirse, suçu kendinden başkasında arama.”

Abdestli olanı melekler korur. Bir hadiste şöyle buyrulur: “Ümmetim kıyamet gününde abdest nurlarından yüzleri, el ve ayakları parlak olduğu halde çağrılırlar. Yüzünün parlaklığını arttırmak isteyen çok abdest alsın.” (R. Salihin: 2/362)

*        *        *

– Ezan namaza davettir, kurtuluşa davettir. Ezan dinlenir, salavat getirilir ve davetine uyulursa, peygamberin şefaati vardır.

 

*        *        *

– Camiler Allah’ın evidir. Camiye gitmenin sevabı yirmi yedi derece fazladır. Giderken attığı her adıma sevap verilir. Melekler onun için dua eder.

Camilerin bakımı, imarı ile uğraşanlara cennette köşk vaat edilmiştir. Bir kutsi hadiste Allah:

– “Günahkarları gazab edeceğim zaman; seher vaktinde zikredenleri ve camilerle ilgilenenleri görünce azab etmekten vazgeçerim” buyurmuştur.

 

*        *        *

– Namaz dinin direğidir. En sevaplı ve Allah’a en sevimli amel namazdır. Namaz insanı çirkin ve kötü olan şeylerden alıkoyar.

Namazın terki insanı küfür ehline benzetir. Aynı zamanda münafıklık işidir.

Namazlara devam edenin namazlar arasındaki küçük günahlarının affedileceğine dair müjde vardır. İkindi namazının gayr–i müekket olan sünneti için peygamber (as): “Dünya ve dünyadaki her şeyden hayırlıdır” buyurmuştur.

Peygamber (as)ın son sözü “Namaza dikkat ediniz!” olmuştur.

 

*        *        *

– Nafile namazlarında sevabı büyüktür. Nafilenin önemini belirtmek için peygamber (as) şöyle buyurmuştur:

“Bir insanın kurtuluşu için önce farzlara bakılır. Farzlar yeterli gelmezse, vaciplere bakılır. O da yeterli gelmezse, sünnetlere bakılır, eksiklikler sünnetlerle tamamlanır. Şayet sünnetlerde kurtuluşu için yeterli gelmezse o zaman noksanlık nafile ibadet ve nafile amellerle tamamlanır.” (R. Salihin: 2/398)

Nafile namazlardan kuşluk namazı, evvabın namazı, gece namazı ve teheccüt namazı sevabı bol olan ve kurtuluşu sağlayacak namazlardır.

Peygamberimizin ifadesiyle kuşluk namazı insanın günahlarının affını sağlar. Gece namazı, salih kulların adetidir. Zaman zaman kılınacak tesbih namazı insanın derecesini yükseltir.

*        *        *

– Allah’ı zikretmek amellerin en faziletlilerindendir. Allah’ı ananı Allah da anar. Kur’an-da: “Beni anın ben de sizi anayım.” (Bakara: 152)

“Allah’ı anmak en büyük şeydir.” (Ankebut: 56) denmiştir.

Peygamber (as) Allah’ı zikredenle zikretmeyenin halini ölü ile diri arasındaki duruma benzetmiştir.

Allah’ı zikretmeyenin sıkıntılı bir hayatı olur. (Taha: 124)

 

*        *        *

– Tövbeyi çok etmek lazım. Peygamber (as) günde yüz defa tövbe ettiğini ifade etmiş ve şöyle buyurmuştur: “Günahlarından dolayı tövbe eden günahsız gibidir.”

Allah Kur’an-da “tövbe edin” diye emrediyor. Buna göre tövbe etmek her kula vaciptir.

Tövbe kurtuluş yoludur.

 

*        *        *

 

– Sevaba nail olabilmek için günahlardan kaçınılması gerekir. Çünkü günahlar kalbi karartır.

Cezası ağır olan kaçınılması gereken günahları peygamber (as) şöyle sıralamıştır:

1. Allah’a şirk koşmak.

2. Ana babaya isyan etmek.

3. Haksız yere adam öldürmek.

4. Namuslu kadına iftira etmek.

5. Zina yapmak.

6. Hizmetten kaçmak.

7. Büyü yapmak.

8. Yetim malı yemek.

9. Haramları işlemekte ileri gitmek.

10. Faiz yemek.

11. Hırsızlık yapmak.

12. İçki içmek.

13. Yalancılık yapmak.

14. Yalan yere yemin etmek.” (Buhari, Vesâyâ: 8 1172)

 

*        *        *

– Peygamber (as)a salavat getirmek Allah’ın emridir. Peygambere salavat getireni Allah rahmet eder. Peygamber de şefaat eder.

Cebrail (as) peygambere “adını duyup da salavat getirmeyenin burnu sürtülsün” demiş, peygamberimiz de “amin” cevabını vermiştir.

 

*        *        *

– Sevabı bol olan bir amelde sabırdır. İnsan yaşadığı müddetçe ondan bela ve imtihan eksik olmaz. Müslüman,

1. Amellere devam da sabır göstermelidir.

2. Nefsinin, şeytanın tuzağına düşmemek için direnip sabır göstermelidir.

3. Günaha girmemek için sabretmelidir.

4. Bela ve musibet anlarında sabır göstermelidir.

Allah sabredenlerle beraberdir.

 

*        *        *

– İnsanlarla ilişkiyi kesmemek büyük sevaplar kazandırır. Akraba ziyareti, ana baba ziyareti, hasta ziyareti ve kabir ziyareti dinde sevaplı işlerdendir.

Bazı dualar red olmaz.

 

*        *        *

– “Oruç ibadetinin sevabını ancak ben veririm” diyor Cenab –ı Allah.

Ramazan orucunun, şevval orucunun ve kandillerde tutulan oruçların sevabı kat kattır. İnsanın bağışlanmasına neden olur.

 

*        *        *

– Zekat ibadeti, insanın malını temizler ve malın artmasına neden olur.

Malda Allah’ın ve ihtiyaç sahiplerinin hakkı vardır. Zekat, insanı bu haklardan kurtarır. Ayrıca salebe gibi helak olmaktan ve azaptan kurtarır.

*        *        *

– Sadaka vermek kaza belayı def eder. Öldükten sonra da sevabı kesilmez.

Yetimlerin bakımını üstlenen, kıyamette peygamberle beraber olacaktır. Dullara, yoksullara yardım eden onlar sebebiyle yardım görecek ve rızıklandırılacaktır.

 

*        *        *

– Kur’an, Allah’cadır. Allah’la konuşmak isteyen bol bol Kur’an okumalıdır.

Peygamber (as) şöyle buyuruyor:

“Bir evde Kur’an okununca melekler hazır olur. Şeytan çekilir. Ev halkına genişlik hasıl olur. Hayır çoğalır, şer azalır. Bir evde Kur’an okunmazsa; o evde şeytanlar hazır olur, şer çoğalır.” (Ramuz u’l –Ehadis: 196/2)

“Kur’an okuyun. Zira Kur’an, kıyamet günü okuyana şefaatçi olacaktır.” (R. Salihin: 2/338)

“En hayırlınız, Kur’an-ı öğrenen ve öğretendir.” (Age: 339)

 

*        *        *

– Allah rızasını gözetmek ve Allah yolunda olmak, mükafata nail olmaktır.

Peygamberimizin bildirdiğine göre;

– “Kim Allah yolunda bir harcamada bulunursa, kendisine yedi yüz misli harcama yapmış gibi sevap yazılır.”

– “Allah yolunda ayağı tozlananlara cehennem ateşi dokunmaz.” (R. Salihin: 2/543)

– “Allah korkusundan ağlayan gözü cehennem ateşi yakmaz.” (Age: 544)

 

*        *        *

– İyi örnek olmak, iyiliğe çığır açmak, o iyilik devam ettiği müddetçe sevap kazandırır.

Peygamberimiz Hz. Ali’ye şöyle demiştir: “Ya Ali! Allah’ın senin vasıtanla bir adamı hidayete ulaştırması, dünya ve dünyadakilerden daha hayırlıdır.”

 

*        *        *

– Doğrularla olmak, iyi huylu kimseleri dost edinmek ve hayırlı kimselerle evlenmek, insanı kötülüklerden korur ve sevap kazandırır.

Ne edelim diye soran birine peygamberimiz:

– Şükreden kalp, zikreden dil, ve ahiret işlerinizde yardımcı olacak eş edinin, diyor. Dünyada saliha kadandan başka daha üstün bir servet yoktur, diye ilave ediyor.

 

*        *        *

– Helal kazanç peşinde koşmak, sevaplı bir iştir. Peygamberimiz doğru ve güvenilir satıcının kıyamet gününde peygamberlerle ve şehitlerle beraber olacağını haber vermiştir. Kazancın haram olması, insanın ibadetlerinin kabul olmamasına neden olur. Onun için helal kazanç peşinde olmak, insana ibadet sevabı kazandırır.

*        *        *

 

– Cenneti talep etmek insanı cennetlik yapar. Peygamberimiz: “Sabah ve akşam namazından sonra yedişer defa “Allahümme ecirna minennar” diyene cehennemden kurtuluş beratı yazılır” buyurmuştur.

Bir başka hadislerinde de: “Kim üç kere Allah’tan cennet isterse cennet: “Ya Rabbi! Şu adamı cennete sok” diye niyaz eder. Kim de üç kere cehennemden sığınırsa, cehennem de: “Ya Rabbi! Şu adamı ateşten kurtar” diye yalvarır” buyuruyor.

Cennetlik iş yapıp, cenneti arzulayan cennete gider. Cehennemlik iş yapan da cehennemi arzulamış olur ki, o da cehennem ehlinden olur.

 

*        *        *

– Sevap kazanmanın yollarından biri de güzel ahlak sahibi olmaktır. Ahlak kötü olursa, insanın yaptığı işlerde ve ibadetlerde sevap bırakmaz bütün geceleri kılsada gündüzleri oruç tutsa da bir sevap alamaz. Allah kötü ahlaklının amelini kabul etmez.

Özet olarak insan isterse, sevap kazanmanın yolları çoktur. Sıkıntıları, üzüntüleri, bela ve musibetleri bile sevaba dönüştürebilir. Sızlanmaz, şikayet etmez, sabreder, şükreder sevap kazanır.

Günah kazanmak da insanın elindedir.

Derler ki, iyilik yapma fırsatı insanın eline çok az geçer. Kötü olma ve kötülük yapma fırsatı ise her an geçer.

 


Bu yazıyı 727 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.