Müstehcenliğin kaynakları neler biliyor musunuz?

1-Televizyon: Televizyon yozlaşmayı körüklüyor bize yabancı nesil yetiştiriyor. Kültürü ahlakı öldürüyor. Haberlerle yıkım yapıyor. Gayri meşru ilişkiler, ihanetler, flört övülüyor. Ahlaksızlıklarla hayatını sürdürenler örnek gösteriliyor.
Televizyonun dizileri müstehcen; giyim müstehcen, konu müstehcen, söz müstehcen, filmler müstehcen, bayan sunucular, dansçı kızlar, mankenler, sporcular, bacak bacak üstüne atan iç çamaşırı görünen katılımcılar müstehcenliği çabuk sokağa döküyor, yayılıyor. Bir örnek:
Ankara Yeni Mahalle’de 12 kız çocuğuna sarkıntılık ve tecavüz suçlarından yakalanan 18 yaşındaki sapık A.D. emniyette verdiği ifadede: “Beni televizyonlardaki seyrettiğim müstehcen filmler sapık yaptı. Bu müstehcenliğin etkisinde kalarak bu suçları işledim” demişti.(2.3.1993 Zaman)
* * * * * * *
2-Reklamlar: Reklamların bir ahlakı kalmamıştır. Toplumun değer yargıları gözetilmiyor. Reklâmlarda çıplak, yarı çıplak kadınlar kullanılıyor.
Artık her reklamda kadın görmekten rahatsız olunmaktadır. İlgili ilgisiz her reklamda soyunmuş kadın kullanmak bu milletin değerlerine savaş açmaktır.
Kadın, araç olarak kullanılarak rezalet sergileniyor. Başta ekran kirleniyor seyircilere rahatsızlık veriyor.
Fransız Prof. Dr. Tony Anatrella “Bunalımlı Topluma Hayır” diye bir kitap yazmış, “Çıplaklık Sapıklıktır” başlığının altında özet olarak şöyle demiştir:
Anatrella, “Özellikle son yıllarda yoğunlaşan reklam rekabeti piyasasında, mesaj verme sıkıntısı çeken firmaların ürün tanıtımında vücut teşhirine yönelmeleri, ilkellik ve basitliğin sembolüdür. Müstehcen yerlerin teşhiri, söylenildiğinin aksine tabuları yıkmak veya sanat icra etmek değil, insanın en değerli varlığı olan ruhunu ve şahsiyetini satışa çıkarmasıdır” diyerek reklamcıları topa tuttu. (13.03.1994, Türkiye)
* * * * * * *
3-Gazeteler-Dergiler:
Cinsellik, taciz, tecavüz, çıplak resimler, görüntüler bir numaralı haber, birinci sayfada, kapakta…
Kadın, meta olarak kullanılıyor. Onların çıplak vücundan para kazanılıyor.
Psikolog Prof. Dr. Bekir Grebene: Cinsel anarşi yaşanıyor. Ruhsal ve psikolojik bozuklukların ana faktörü, cinsel sapıklıklardır. Seks dergileri ve televizyonlar bu sapıklığı körüklüyor. Artık Türk mizahı bile müstehcenliğe dayandırılıyor” diyor.(18.12.1992 Zaman?
Bizde müstehcenlik tepki görmüyor.
Amerika’da bir İrlandalı , müstehcen gazete çıkarır…
Amerika’n vatandaşı tepki gösterir, satın almaz. İşi büyütmeyi düşünen İrlandalı, 3. gün gazeteyi çıkaramaz kapatır…
* * * * * * *
4-İnternet 900’lü hatlar şarkılar müstehcenlik içeriyor:
Porno içerikli binlerce site var. Çocuklar tuzağa düşürülüyor.
“Ara beni, bekliyorum” çağrıları yapılıyor, telefon numaraları veriliyor. Dost arkadaş siteleri tuzak olarak kullanılıyor.
Şarkılar müstehcen, Ahlaksızlık sanat oldu.
5-Güzellik yarışmaları:
Kainat güzeli, turizm güzeli, Türkiye güzeli, karpuz güzeli, kabak güzeli, domates kiraz güzeli… Yarışmaları ile bu millete tuzaklar kuruluyor.
Türk ahlakını yıkmak aile yapısını bozmak için iç ve dış düşmanlar tuzaklar kurmaktadır.
İlk güzellik yarışmasını 1930’da Cumhuriyet gazetesi düzenlenmiştir. Naşide Saffet adında bir muallime hanım Türkiye güzeli seçilmiştir. Milli Eğitim Bakanı Esat Bey, Naşide hanımı öğretmenlik mesleğine yakıştıramamış ve görevinden almıştır.
1932’de Kerime Halis dünya güzellik yarışmasına katıldı. Müslüman Türk kadını soyduk, soyunmaya alıştırdık diye sevinç gösterilerinde bulundular.
1920’de Afife Jale dış güçler tarafından birinci seçildi. İngiliz misyoneri Zavimer:” Bir bardak içki bir çıplak dansözün, Muhammed’in dinine uyanlarda yapacağı tahribatı, bin top yapamaz” demiştir. (07.05.1996 Yeni Şafak)
Kerime Halis’i güzel seçen Belçika’lı jüri başkanı şunları söylemiştir.
Sayın juri üyeleri, bugün Avrupa’nın Hıristiyanlığın zaferini kutluyoruz. 1400 senedir dünya üzerinde hâkimiyetini sürdüren İslamiyet artık bitmiştir. Bir zamanlar sokağı bile kafes arkasından seyredebilen Müslüman kadınların temsilcisi Türk Güzeli Keriman, mayo ile aramızdadır. Onu kraliçe seçeceğiz. Ondan daha güzeli varmış, yokmuş bu önemli değil. Bu sene islâm’ı yenmenin zaferini kutluyoruz. Avrupa’nın zaferini kutluyoruz. Bir zamanlar Fransa’da oynanan dansa müdahalede bulunan Kanuni Sultan Süleyman’ın torunu işte mayo ve sutyen ile önümüzdedir. Kendini bizlere beğendirmek istemektedir.” (05.07.1996 Yeni Şafak)
Prof. Gaston Jezz, Türk ailesi hakkında şunları söylüyor: “Dünyanın en sağlam aile ocağı Osmanlı’da doğdu. Bu varlık, Türk Milletinin tarihinde hiçbir zaman görülmemiş bir şekilde umumi hayatı inşa etti. Ben batılı bir aile hukuku profesörü olarak diyorum ki, Türk milletinin aile nizamını elinden alınız, geriye bir şey kalmaz!”
Aile, milletin direği. Aile olmazsa millet olmaz, insanlar sürü haline gelir.
Türk ailelerine ,ailenin en önemli parçası olan kadına neden bu kadar saldırıldığını şimdi anladık mı?


Bu yazıyı 423 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.