Namaz

A – NAMAZ HERKESE FARZ OLAN BİR İBADETTİR.

         Hz.Ömer (RA) peygamber (AS)ın şöyle buyurduğunu nakleder.

 

– “İslâm, beş temel üzerine kurulmuştur:

1 –    Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın elçisi ve Rasûlü olduğuna şehadet etmek,

2 –    Namaz kılmak,

3 –    Oruç tutmak,

4 –    Zekât vermek,

5 –    Hacca gitmek.” (Buhari İman:1)

Namaz, farzların en büyüğü ve başta gelenidir. Müslüman olana, büluğ çağına girene ve akıllı olan herkese farz bir ibadettir.

Namaz, miraçta elli vakit olarak emredilmiş, peygamber (AS) ın Cenab-ı Allah’a dua ve niyazı üzerine beş vakte indirilmiştir. Beş vakitte elli vakit sevabı olan bir ibadettir.

Namaz, Müslüman olmanın ilk temel şartıdır. Yani mutlaka istenen bir ibadettir.

Namaz, her Müslüman’a farz olan bir ibadettir. Kur’an’da şöyle buyrulur:

– “Namaz kıl!” (Hud Sûresi:114)

– “Namaz kılın!” (Bakara Sûresi:43)

– “Onlar namaz kılarlar.” (Bakara Sûresi:3)

– “Namaz kılanlar.” (Nisa Sûresi:162)

 

Yunus’un ifadesiyle:

“Müslüman’ım diyen kişi

Şartı nedir bilse gerek

Allah buyruğunu tutup

Beş vakit namaz kılsa gerek.”

 

Kur’an’da: “Allah size ‘Müslüman’ adını verdi, öyle ise namazı kılın.” Buyuruyor. (Hac:78)

Öyle ise “Müslüman’ım” diyen namaz kılacaktır. Müslüman’ın boş vakti olmayacak, beş vakti olacaktır. Cenab-ı Allah şöyle emrediyor: “Bir işten boşaldığın zaman, hemen başka bir işe koyul ve yalnız Rabbi’ne yönel!” (İnşirah:7-8)

Her şey alemlerin Rabbi’ni anarken (Nahl:49) “Cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” (Zariyat:56) buyrulurken, Allah’ın bunca ikramı ve ihsanı ile varlığını sürdüren insanoğluna ne oluyor ki… Allah’ın ikramına, ihsanına cevap vermiyor…

Kur’an’da şöyle buyruluyor:

– “Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi oyun ve eğlence konusu edinenleri ve kafirleri dost edinmeyin. Allah’tan korkun; eğer mü’minler iseniz, namaza çağrıldığınız zaman, onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu onların düşünmeyen kimseler olmalarındandır.” (Maida  Sûresi:57-58)

İnsan, çalışmak da bir ibadettir. Allah’ın ibadete ihtiyacı mı var? Ben temizim, benim ibadete ihtiyacım yok veya ibadete vaktim yok gibi ifadelerle kendini aldatanlardan olmamalıdır.

İbadet, nasip işidir, hidayet işidir. Bir insanın İslâm’dan nasibi yoksa Allah onu huzuruna çağırmaz; onu huzuruna kabul etmez. Allah’ın daveti sevdiği kulunadır.

Cenab-ı Allah, Rahman Sûresi’nde defalarca soruyor: “Rabbinizin hangi nimetini yalanlayabilirsiniz?” diyor.

 

Niçin Namaz Kılınır?

 

–     Namaz, Müslüman olmanın şartıdır.

 

–     Bizi yaratan, yaşatan, rızık veren, öldürecek ve hesap soracak Allah’a minnet borcumuz vardır.

 

–     Kul, ibadet etmek ve şükretmekle mükelleftir.

 

–     Her insanın Allah’ın rızasını kazanmaya ihtiyacı vardır.

 

–     Namaz, bizim Allah’a yaklaşmamızı sağlayacaktır.

 

–     Namaz, bize hayat verecek, huzur sağlayacak ve kurtuluşumuzu gerçekleştirecek bir ibadettir.

 

–     İnsan vücudunun ibadete bil hassa namaz kılmaya ihtiyacı vardır.

 

–     Ahiret saadeti ve cennet için namaz şarttır. Namazsız kurtuluş yoktur. Namazın varsa diğer sorulara geçilecektir.

 

–     Namaz, arınmak ve ruhu olgunlaştırmak için gereklidir.

 

–     Daha düzenli bir hayat için, kötülüklerden, kötü alışkanlıklardan uzak, daha sağlıklı bir ömür için namaz kılmak gerekir.

 

–     Güzel bir ölümle ve imanla bu dünyadan göçmek için namaz yardımcı olacaktır, onun için namaz kılınmalıdır.

 

Müslümanca yaşanırsa ancak o zaman Müslüman olarak can verilecektir. Zira peygamber (AS): “Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz. Nasıl ölürseniz öyle hoşrolunursunuz.” Buyurmuştur.

Kıblesiz geçen ömür, boşuna geçen keşkelerle, pişmanlıklarla dolu bir sonla bitecektir. Dünyada kıbleye dönmediyse camiye ölüsünün getirilmesi, kabirde yüzünün kıbleye çevrilmesi ona ne fayda verecektir?

Yeri geldi mi herkes Müslüman. Biz de Müslümanız. Hatta %99’umuz Müslüman. Ama ezan okunuyor kımıldamıyoruz. Allah çağırıyor gitmiyoruz. Müslümanız! Sorarlar adama:

– Neyinle ve nasıl Müslümansın?

Karnı aç olan bir insan, sakız çiğnese dursa karnı doyar mı? Namaz yok, niyaz yok ağzınla söyle dur. “Ben Müslüman’ım” diye ne faydası olur?

“Müslüman’ım” diyeceksin, Müslüman olmanın şartlarını yerine getirmeyeceksin. “İnandım” diyeceksin inananlar gibi yaşama-yacaksın. İslâm’ın şartı kaç sorusuna, beş diyecek-sin… İşte tam şeytanın aradığı Müslüman tipi…

Bir ramazanda bakanlık müfettişleri geldi. Kapıyı kapattılar çay söylettiler. O arada bir arkadaş sigara ikram etti ve kendi de yaktı.

Müfettiş:

– Siz oruç tutmuyor musunuz diyince:

– Seferiyiz efendim! Dedi.

– Siz burada çalışmıyor musunuz?

Diye sorunca ona:

– Ahiret yolcusuyuz efendim ahiret yolcusu!

Cevabını verdi.

İşte ömrümüz böyle tezatlarla geçiyor…

 

B – NAMAZ EN ÖNEMLİ BİR İBADETTİR.

Namaz, ibadetlerin ilki dinin direği imanın nuru ve mü’mi’nin miracıdır. Elli vakte bedel miraç hediyesidir.

Peygamber (AS) namaz için: “Gözümün nuru namaz” demiştir. Son sözü de bize vasiyet olarak “Namaza dikkat!” olmuştur.

Namaz, Kur’an’da en çok emredilen bir ibadettir. Yetmiş ayette namaz emri vardır.

Namaz, zikirdir. Cenab-ı Allah şöyle buyurur:

– “Beni zikir için namaz kıl!” (Taha:14)

– “Beni zikredin ben de sizi zikredeyim.”

(Bakara:152)

– Kim ki benim zikrimden gafil olursa, onun sıkıntılı bir hayatı olur.” (Taha:124)

 

Peygamber (AS) da: “Amellerin en hayırlısı namazdır.” (B.H.Kulliyatı:1/923)

– “Namazı olmayanın kıyamet günü diğer amellerine bakılmaz.” (Hadis Ans:14/5067)

– “Kıyamet günü kulun ilk bakılacak ameli namazdır. Eğer namazı kabul edilirse geri kalan amellerine bakılır. Eğer namazı kabul edilmezse diğer amellerinin hiç birine bakılmaz. (Age:14/5067) buyurarak namazın ne kadar önemli bir ibadet olduğunu bize bildirmiştir.

 

Namazın önemini anlatan olay şöyledir:

Biri peygamber (AS) a gelerek:

– Ya Rasûlallah! Bana faydalı ve özlü bir şey öğret.” Dedi.

Peygamber (AS) ona:

– Namaza durduğun zaman dünyayı veda eder gibi kıl!” (İbni Mace, Zühd:15) buyurdu.

 

Bir olay da şöyle:

Sahabeden Kab b.Eşlem (RA): “Gece Allah Rasûlüne su getirdim. Bir gün Allah Rasûlü:

– Benden bir dileğin var mı? Dedi. Ben de:

– Cennette seninle beraber olmayı dilerim.”

Dedim.

Rasûlallah bana:

– Öyleyse çokça secde ederek nefsine karşı bana yardımcı ol!” buyurdu. (Müslim, Salat:226)

Peygamber (AS) namaza çok önem verirdi. Hz.Aişe (RA): “Secdede öldüğünü zannettim.”, “Ayakları şişinceye kadar namaz kılardı.” Demiştir.

Peygamber (AS) ın bu hali karşısında bir gün ona şöyle demiştir:

– Ya Rasûlallah! Allah senin gelmiş geçmiş bütün günahlarını affettiği halde neden böyle yapıyorsun?

Bunun üzerine Rasulallah’ın şöyle cevap verdiğini naleder:

– “Şükreden bir kulda mı olmayayım ya Aişe!” (Müslim Münafıkun:80)

Önem verilmeden kılınan namaz, Cenab-ı Allah’a yükselmez. Namaz nefse ağır gelen bir ibadettir. Namaz, Allah rızası için kılınmıyorsa, Allah yanında o namazın bir değeri yoktur.

Namaz da gevşeklik göstermek, ezan okunduğunda namazı ilk vaktinde kılmamak, ibadetsizliği sevmek, bazen kılıp bazen kılmamak, ibadet bilgisi edinmemek, ibadet arzusu ve ibadet aşkı taşımamak bir kul için en büyük cezadır.

 

 

C – NAMAZ DİNİN DİREĞİDİR.

İslâm, namazla yaşanır, namaz dinin direğidir. Namaz olmadan din olmaz.

Son zamanlarda manzara Allah’ın ve Rasûlünün istediği gibi değil. Onlar bize nasıl bir Müslüman tipi istediklerini hadislerde ve ayetlerde bildirmiştir.

– Çoğumuzun hadisten, ayetten haberimiz yok.

– Kur’an okunuyor, gırtlaktan aşağı geçmiyor.

– Allah ve Rasûlü bize ne emrediyor, neyi yasak-lıyor ve bizden neler istiyor bilinmiyor.

– Oruç, perhiz ve zayıflama arzusu ile tutuluyor.

– Haç, turistik seyahate dönüştü.

– Namaz kılanların sayısı %5. Namazlarından zevk alanların sayısını Allah bilir…

Ne olacak Müslümanların hali?..

 

Namaz, Müslüman olmanın beş temel şartından biridir. Hem de ilkidir.

 

Peygamber (AS) zamanından şöyle bir olayı hatırlayalım:

Sakif Kabilesi’nden yeni Müslüman olacak bir grup peygamber (AS) a gelir ve Müslüman olmak istediklerini bildirirler. Ama şartları vardır, şöyle derler:

– “Bizden öşür alma, bizi cihada çağırma ve namaz bize farz olmasın, biz namaz kılmayalım.”

Peygamber (AS) onlara şu cevabı verir:

– Namaz olmayınca din olur mu? Müslümanlık olur mu? (Ebu Davut Haraç:25)

 

Zannederim bu cevap güzel bir mesaj olur. İnşallah…

 

Kur’an’da insanın yaratılış ve var oluş sebebini şöyle açıklıyor Cenab-ı Allah:

– “İnsanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” (Zariyat Sûresi:56)

 

Bir ayette de insanın kullukla değer kazandığını şöyle ifade ediyor:

– “Rasulüm de ki: Kulluğunuz ve yalvarmanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin?” (Furkan Sûresi:77)

 

 

D – NAMAZ MÜ’MİNİN MİRACIDIR.

Namaz, insanın derecesini yükseltir. İnsanı günahlardan arındırarak alemlerin Rab’bı olan Allah’a yükseltir. Peygamber (AS): “Namaz, Mü’minin miracıdır.”buyurmuştur. (İbni Mace:1/313)

 

Namaz, Allah’la olmaktır:

Cenab-ı Allah: “Secde et, yaklaş” buyuruyor. (Alak Sûresi:19)

 

Rasûlullah (SAV): “Kulun Rabbine en yakın olduğu hal, secde halidir. İşte bu sebeple secdede çok dua etmeye bakın!” tavsiyesinde bulunmuştur. (Müslim, Salat:215)

Secde hali kulun gururdan, kibirden arınıp, dünya meşguliyetini bir kenara bırakarak Rabbine teslim olduğu andır.

Cenab-ı Allah, sevdiği kulunu secdeye kabul eder. Sevdiği kulu ile namazda konuşur.Neden namaz insanı yükseltir? Çünkü namaz insanı arındırır. Namaz kılmadan iyi ve temiz olunmaz.’’Benim kalbim temiz’’ gerekçesi ile namazdan uzaklaşmak şeytanın aldatmasıdır.

Namaz insanı kötülüklerden uzaklaştırır. Kibirden, gururdan, riya ve gösterişten alıkor. İhtirastan, kin ve bencillikten kurtarır.

Bir insanın hem namaz kılması hem de içki içmesi, kumar oynaması, zina etmesi, hak yemesi düşünülemez.

 

Bir gün peygamber (AS) ashabına şöyle der:

– Sizden birinin evinin önünde günde beş defa yıkandığı bir nehir olsa, o kişi de kirden, pastan bir iz kalır mı?

Ashab cevap verir:

– Hayır! Kalmaz.

Bunun üzerine peygamber (AS) şöyle buyurur:

– İşte beş vakit namaz budur. Cenab-ı Allah beş vakit namazla hataları temizler.” (Müslim, Mesacid:283)

 

Cenab-ı Allah Kur’an’da şöyle bildiriyor:

– “O arınmak isteyenler, gabya inanırlar, namaz kılarlar ve kendilerine verdiğimiz mallardan Allah yolunda harcarlar.” (Bakara:3)

 

Bir ayette de:

– “Sana vahyedilen kitabı oku! Namaz kıl! Muhakkak ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten arındırır ve alıkor.” (Ankebut:45) buyuruyor.

 

Bir genç peygamber (AS) ın ardında namaz kılar, aynı zamanda bazı kötülükleri de yapardı. Durum peygamber (AS) a anlatılınca peygamber (AS):

– “Onun namazı onu kötülüklerden vazgeçirecektir.” Buyurdular. Kısa zaman sonra gencin tevbe edip iyi hal sahibi olduğu haberi geldi.

Bir Müslüman’ın en önde gelen sorumluluğu çekileceği hesaba hazırlanmaktır.

 

Şöyle bir düşünelim:

– Bu halimizle ölmeye hazır mıyız?

– Ölüp de Allah’ın huzuruna çıkmaya hazır mıyız?

– Çıkıp da Allah’a hesap vermeye hazır mıyız?

– Duyuyor muyuz, her şey bize ne diyor? “ÖLECEKSİN” demiyor mu? Öyleyse ne diye oyun, oynaştayız?

 

 

E – NAMAZ DİRİLMEKTİR

“Namaz, Mü’minin nurudur” diyor peygamber (AS). (Ramuz el – Ehadis:202/17)

Namaz, temizlenmedir, nurlanmadır, arınmadır.

Namaz, kıyamıyla rükûsuyla, secdesiyle Cenab-ı Allah’a yönelmedir.

Namaz, mâsivayı (Allah’tan gayriyi) terk edip Allah’la olmadır.

Namaz, gaflet uykusunu terk edip uyanmadır, dirilmedir.

Namaz, insana hayat veren bir ibadettir. Namaz kılanla kılmayanın misali, ölü ile diri gibidir.

Namaz, insanı nefse, şeytana ve dünyaya, kula kulluktan kurtarır. Namazla insan Allah’a kul olma noktasına erişir. Namaz, insanı insan eder, insanı faydalı hale getirir.

Adem’in elifi kıyamdır, dalı rukûdur, mimi secdedir. Kıyamı, rükûsu ve secdesi olmayana adem demezler.

Namazı olmayana Allah hiçbir değer vermez. (Furkan:77)

Aslında insan namaz ve diğer ibadetlere meyyal olarak yaratılmıştır. Bir çocuğun oruç tutanı görüp oruç tutmak istemesi, namaz kılanı görüp yanına durması bundandır.

Müslüman olanların çoğu: “Namazla dirildim.” “Namazla hayat buldun.” “Namaz, hayatıma tat kattı.” Gibi ifadeler kullanmışlardır. Namaza başlayanlar namaz öncesi hayata dönmek istemezler. Yeniden doğmuş gibi olurlar.

Namaz, insanı boş ve manasız şeylerden el çektirir. Düzenli hayat yaşamasını sağlar, insanı güzel ahlak sahibi yapar. İnsana huzur verir, sıkıntılı bir hayat yaşamaktan kurtarır. İnsanı cennetlik yapar.

Namaz; eşitliği, birliği, beraberliği sağlar. Acıma, yardımlaşma duygularını geliştirir.

Namaz, bedene güç verir, ruha huzur verir. Ruhu en çok tatmin eden şey namazdır.

 

Peygamber (AS) sıkıntılı bir anında Hz.Bilal’e:

– Ya Bilal! Ezan oku da bizi namazla rahatlat demiştir. (Ebu Davut Edep:78)

 

İbn Hacer Askalâni, şartlarına uygun olarak kılınan namazın insana sağlayacağı özellikleri şöyle şekiz maddede toplamaktadır:

1 – Bedene sıhhat,

2 – Hâneye bereket,

3 – Rabb’a muhabbet,

4 – Beladan  sıyânet,

5 – Simâya nûraniyet ve letâfet,

6 – Kalbe rikkat,

7 – Sıratta selâmet,

8 – Azaptan necât ve ebedî saadet.

 

Kul namazda Fatiha’yı okurken: “Rabbim! Ancak sana ibadet eder, ancak senden yardım umarım” deyince Cenab-ı Allah kulun bu isteğini yerine getirecektir.

İ.Gazali’nin naklettiği bir hadiste peygamber (SAV) şöyle buyurur: “Namaz, şeytanın yüzünü karartır. Sadaka, belini kırar. Allah için secdeye varmak onu kahreder.”

Namaz, insan için insan sağlığı için çok gerekli bir ibadettir. Namazda insanın oynamayan bir eklem yeri yoktur. Namaz kılanlar kılmayanlara göre çok daha dinç ve sağlıklıdır. “İbadet dirisi” denmesi bundandır.

Namaz kılmayan dinini ayakta tutamaz.

Namaz, insanın hayatını güzelleştirir. En önemlisi de ölümünü ve ahiretini güzelleştirir.

 

 

F – NAMAZLA KURTULMAK

Namaz insanı korur.

         Namaz kılanları Allah korur, melekler korur.

Namaz kılandan, şeytan uzaklaşır.

Namaz kılandan, kötü niyetli kimse de uzaklaşır.

Namaz kılana, Cenab-ı Allah yardım eder. Çünkü namaz Allah’a yalvarmadır. Allah’tan yardım istemektir.

Kur’an’da şöyle buyurur:

– “Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Sabır ve namaz Allah’a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelir.” (Bakara Sûresi:45)

Bir başka ayette de şöyle buyrulur:

– “Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile Allah’tan yardım isteyin. Çünkü; Allah, sabredenlerle beraberdir.” (Bakara Sûresi:153)

Peygamber (AS) da:

– “Allah, bu ümmete zayıfların duası, namazları ve yaşlıları sebebiyle yardım eder.” Buyurmuştur. (Nesei, Cihad:43)

Bu ayet ve hadislere göre namaz, Allah’tan yardım görmeye neden olur.

Atalarımız boşuna dememiş: “Namaz, yolda komaz.” Diye.

Cenab-ı Allah’ın razı olacağı bir hayat ve keşkesiz bir hayat ancak Allah’a kullukla ve bilhassa namazla mümkün olacaktır.

İnsanın, iki cihan saadetini tatması için Cenab-ı Allah şöyle emrediyor:

– “Ey iman edenler! Rükû edin; secde edin, Rabbinize ibadet edin; hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.” (Hac:77)

– “Namaz kılın; zekatı verin; peygambere itaat edin ki, merhamet göresiniz.” (Nur:56)

– “Gündüzün iki ucunda, gecenin ilk saatlerinde namaz kılın. Çünkü; iyilikler, günahları giderir. Bu öğüt almak isteyenlere bir hatırlatmdır.” (Hud:114)

– “Allah’ın kitabını okuyanlar, namaz kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah için gizli ve açık sarf edenler, asla zarara uğramayacak bir kazanç umabilirler.” (Fatır:29)

Bu ayetlerde namazın bir kurtarıcı ve günahları affettirici güzel bir kazanç olduğu bildirilmiştir.

Peygamber (AS) ın haber verdiğine göre: “Namaz vakti bir melek: ‘Gelin! Kendi aleyhinize yaktığınız ateşi kalkın namazla söndürün!’ diye nida eder.” (B.H.Külliyatı:1/933)

Namaz insanın işlediği günahlara kefarettir. Peygamber (AS): “Beş vakit namaz sebebiyle Allah hataları affeder.” (Ramuz el-Ehadis:219/4) buyurmuş, namazın günahların bağışlanmasına neden olduğunu haber vermiştir.

Beş vakit namazda okunan ayetler, sûreler, dualar, tekbirler, salevatlar ve tesbihler az değildir. İnsana vereceği maddi manevi fayda da az değildir. Onun için namaz kılmayan mutlaka namaz kılmalı, namaz kılan dört elle namaza sarılmalı. Çünkü; namaz, Kur’an’da 70 defa emredilmiştir. Peygamber Efendimizin son sözleri: “Namaza, namaza dikkat edin!” olmuştur.

Namazı terk sıkıntılara sebep olur.

Büyüklerden biri çarşıda ihtiyaç gidermek için tuvalete girer. Çıkarken parası olmadığı için döverler: “Paran yoktu niye girdin?” derler, itip kakarlar. Bu arada düşer bayılır.

– Neden bayıldığını soranlara şu cevabı verir:

– Parasız tuvalete bile sokmuyorlar. Amelsiz cennete nasıl girilir? Diye aklıma geldi, ondan bayıldım.” Der.

Namaz kılmayanlar ahirette secdeye davet edilecekler bu olay Kur’an’da şöyle haber veriliyor:

– “O gün hakikat perdesi açılır ve secdeye davet edilirler, fakat güç yetiremezler. Gözleri horluktan aşağı düşmüş bir halde kendilerini zillet bürür. Halbuki onlar sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı. Fakat yine secde etmiyorlardı.” (Kalem Sûresi:42-43)

         Namazı terk dünyada da ahirette de sıkıntıya sebep olacaktır. Bir ayette cehenneme girenlerin giriş sebebi şöyle ifade ediliyor:

“Cennettekiler, cehennemdekilere uzaktan sorarlar:

– Sizi cehenneme sokan nedir?

Onlar şöyle cevap verirler:

– Biz dünyada namaz kılanlardan değildik.” (Müddessir Sûresi:40-43)

Namaz, cennetin kapılarını açan bir ibadettir. Çünkü; namaz, isyandan, küfürden korur. Namaz kılan, Allah’ın korumasına girer.

Kısacası, İslâm kimlikli olabilmek için namaz şarttır.

– İmanla ölmek için namaz şarttır.

– Kabrin, cennet bahçesi olabilmesi için namaz gereklidir.

–  Sırattan kolay geçmek ve kayıp düşmemek için namaz yardımcı olacaktır.

–  Ahirette hesap görülürken diğer sorulara geçilebilmesi için namazların kılınmış olması gerekir.

–  Peygamber (AS) ın tanıyıp şefaat edebilmesi için secde nuru gerekir.

Hülasa kurtulanlardan olmak için namazın şefaati gereklidir.

 

Peygamber (AS) ın verdiği müjdeye göre;

– Sabah namazını kılanın ölümü kolay olur.

– Öğle namazını kılanın mizanı ağır olur.

– İkindi namazını kılan, sıratı kolay geçer.

– Akşam namazını kılanın kabri geniş olur.

– Yatsı namazını kılanın suali kolay olur.

 

– Namaz konusunda gevşek davranan, ölürken kelime-i şehadeti zor getirir.

– Sabah namazını terk edene melek: “Ey facir! (büyük günah işleyen) der.

– Öğle namazını terk edene melek: “Ey hâsir! (hüsrana uğrayan) der.

– İkindi namazını terk edene melek: “Ey asi! (isyan eden) der.

– Akşam namazını terk edene melek: “Ey kaybeden! Der.

– Yatsı namazını terk edene melek: “Ey nankör!” der.

 

– Namaz nuru olmadan peygamber (AS) tanıyamaz.

– İnsanın derecesi namazla yükselir.

– Allah’a itaat etmeyene organları, evladı itaat etmez.

– Şeytanın kovulup lanetlenme sebebi “Secde et!” emrine uymamasıdır.

 

Şeytan zayıf bulduğu, söz geçirebileceği insana şunları telkin eder:

– Kıla kıla biter mi? Senin işin çok zor.

–  Daha gençsin, vaktin var, sonra kılarsın.

– Senin kalbin temiz, senin namaza ihtiyacın yok.

– Allah’ın senin namazına ihtiyacı mı var?

İmanı zayıf olan da bu telkinlere uyar. Namaz kılmaz.

 

 

G – KULLUK EN GÜZEL NAMAZLA OLUR.

         Cenab-ı Allah insanları kendisine kulluk etsinler diye yarattığını bildiriyor. Kur’an’da canlı cansız yerde ve gökte ne varsa Allah’ı andığı, zikrettiği haber veriliyor.

Düşünelim; hayvanlar, Allah’ı zikrediyor. Bitkiler, Allah’ı zikrediyor. Melekler, Allah’ı zikrediyor. Ne varsa Allah’ı zikrediyor… Ya insan?… İnsan ne yapıyor?…

Namaz kılıp ibadet etmek, Allah’ın nimetlerine şükürdür. Namaz, kulluğun gereğidir. İnsana kulluk nasip edilmesi ve huzura çağrılması sevildiğini gösterir.

İnsan, neyine güvenir ki kulluk etmez, itaat etmez? Nasıl hesap verecek? Nasıl kurtulacak? Düşünmez mi ki?.. Firavun, Nemrut, Ebu Cehiller ve daha niceleri direnmişti ne oldu?..

Peygamber (AS) kendisine “Kul Muhammed” denmesinden hoşlanırdı. Bir hadislerinde: “Allah’a kulluk görevini yapanla yapmayanın misali diri ile ölünün misali gibidir.” Buyurmuştur. (Tec.Sar. Terc:2160)

 

Cenab-ı Allah, kesin olarak şöyle emrediyor:

– “Muhakkak ki ben, yalnızca ben Allah’ım. Benden başka ilah yoktur. Bana kulluk et. Beni anmak için namaz kıl.” (Taha:14) Bu ayete göre Rabbine inanan ve O’na kul olmak isteyen namaz kılacaktır.

Bu emre itaat etmeyenler için de onların sonlarını şöyle haber veriyor:

– “Kim benim zikrimden, namazdan yüz çevirirse, onun sıkıntılı bir hayatı olacak ve biz onu kıyamet gününde kör olarak haşredeceğiz. O: Rabbim beni kör yarattın. Halbuki ben dünyada görüyordum.” Diyecek.

Cenab-ı Allah ona: “Sana ayetlerimiz geldi ama sen onlardan yüz çevirdin, onları unuttun. Bu gün de sen aynı şekilde unutuluyorsun.” Diyecek. (Taha Sûresi:124-126)

 


Bu yazıyı 1.418 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.