A – NAMAZI İLK VAKTİNDE KILMAK

         “Kur’an’da Cenab-ı Allah: “Münafıklar namaza üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah’ı da çok az anarlar.” (Nisa:142) buyurarak münafıkların namazı vaktinde kılmadıklarını, kılsalar da üşenerek kalktıklarını haber veriyor.

 

Birgün peygamber (AS) a soruyorlar:

– Amellerin hangisi daha faziletlidir ya Rasûlallah?

Peygamber (SAV) cevap veriyor:

– “İlk vaktinde kılınan namaz.” Buyuruyor. (Tirmizi Salat:13)

 

İ.Gazali; kalplerin keşfi adlı eserinde şöyle diyor: (Sayfa:371)

– “Namaz için ihmalkar davranan, üşenen ve bazen kılıp bazen kılmayan şöyle cezalandırılır:

         1.Dünyada:

– Hayatında bereket olmaz.

– Yüzünde Müslüman siması olmaz.

– Yaptıklarına tam sevap verilmez.

– Mü’minlerin duasına dahil olmaz.

2. Ölüm anında:

         – Zelil olarak ölür.

– Aç ve susuz gider.

3. Kalbinde:

         – Kabir onu sıkar.

– Azap olunur durur.

– Bir ejderha onu namaz vakitleri ısırır.

4. Kıyamet gününde:

         – Sıkıntılı hesap verir.

– Allah ona kızgın olur.

– Cehennem azabına çarptırılır.

– Alnına: “Bu Allah’ın hakkını zayi etmiştir. Onun gazabına uğramış, merhamet edilme liyâketini yitirmiştir.” Yazılır.

Adam namazlarını vaktinde kılmazmış; ölüyor, amelleri tartılıyor ve günahları fazla çıkıyor. Sürüklenerek cehenneme götürülürken sonunda bir ihtiyar elini tutuyor, onu kurtarıyor.

Adam kendisini son anda kurtaranın kim olduğunu merak ediyor ve:

– “Sen kimsin?” Diyor.

İhtiyar cevap veriyor:

– Ben senin vaktinde kılmadığın namazlarınım. Hani vaktinde kılmadığın namazlarım ben…”

 

B – NAMAZI TERK ETMEK

         Kur’an’da: “Öyle bir nesil geldi ki namazı bıraktılar, nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden sapıklıklarının cezasını çekecekler.” (Meryem Sûresi:59) buyrularak namazı terk etmenin cezayı gerektiren sapıklık olduğu bildirilmiştir.

Peygamber (SAV): “Aleyhinize yaktığınız ateşi namazla söndürün.” (B.H.Külliyatı:1/933) buyurarak namazla günahlardan ve cezasından kurtulmaya davet etmiştir.

Bir hadislerinde de: “Namazı olmayanın kıyamet günü diğer amellerine bakılmaz.” (İ.Canan Hadis Ans:14/5067) buyurarak namazı terk edenlerin düşecekleri acı sona işaret etmiştir.

Cenab-ı Allah Kur’an’da bizi şu ayetle uyarıyor:

– “Ey iman edenler! Allah’ın vadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve o aldatıcı şeytan da sizi kandırmasın.” (Fatır Sûresi:5)

– Şeytanın üzerinde durduğu namazdır. Namazı terk ettirmek için elinden geleni yapar. Eğer terk ettiremiyecek olursa geciktirtir. Mazeretler arattırır.

Bir ömür boyu Cenab-ı Allah’ın ikram ve ihsanlarına “hayır” demeyen insana bir ömür boyu namaz her gün beş vakit nasıl kılınır? Der.

Her gün dünya için canı çıkıncaya kadar çalışan insana: “Bir de namaz mı? Der. Çalışmak da bir ibadettir. Senin ibadete vaktin yok.” Der. İşte onun içindir ki ne işte, ne de kazançta hayır olmuyor.

Peygamber (AS): “Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz.” Diyor. Soruyorum: Azrail canını almaya geldiğinde seni nasıl bulmasını istersin?..

 

Cenab-ı Allah soruyor:

– “Ey insanlar! Seni yaratıp, seni düzgün ve dengeli kılan, her şeyini tam tekmil yapan ihsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir? (İnfitar:6-8)

Beni şeytan aldattı diyenlere: “Aldanmasaydın ben seni uyarmadım mı?” demiyecek mi?

Yaratıcının emrini terk edenler Allah’ın gazabından nasıl kurtulacaktır?

Namazı terk etmenin mazereti yoktur. Kefareti de  yoktur. Namaz için hiçbir mazeret geçerli değildir. Bir insanın iki eli, iki ayağı olmasa, gözü görmese, kulağı duymasa gene de namazdan sorumludur. Namaz kılacaktır. Bütün vücudu felç olsa da göz kapakları ile yine namaz kılacaktır.

 

Padişah vezirine demiş ki: “Bana üç tane mazeret bul ki namaz kılmayayım, namazdan muaf olayım.

Veziri: “Peki” demiş ve sıralamış:

1 – “Gayr-i Müslim ol!”

Padişah: “Olur mu?” demiş. Vezir:

– “Öyleyse namaz kılacaksın” diye eklemiş.

 

2 – “Çocuk ol!” Demiş.

Padişah: “Olur mu?” demiş. Vezir:

– “Öyleyse namaz kılacaksın.” Demiş.

 

3 – “Deli ol!” demiş vezir.

Padişah: “Nasıl olur?” demiş. Vezir:

– Öyleyse namaz kılacaksın, senin bir mazeretin yok demiş.

 

İnsan Neden Namazı Terk Eder?

         – Namazın nasıl bir emir, nasıl bir ibadet olduğunu bilmezse namazı terk eder.

– Şeytan; onu, çeşitli bahanelerle aldatıyorsa, Allah’ın affına güvendirmiş veya Allah’ın affından ümit kestirdiyse namaz kılmaz.

– Daha gencim, yaşlanınca, emekli olunca kılarım diye kendini kandırdıysa namaz kılmaz.

– Haram lokma yiyorsa, kötü alışkanlıklar edinmiş, günahlara devam ediyorsa namaz kılmaz.

– Kendisine hidayet nasip olmadıysa namaz kılmaz.

– İnançsızlığı nedeniyle namaza gerek duymuyorsa namaz kılmaz.

“Gelecek, gelecek” deme, çok günler, aylar, yıllar geçti. “Yarın yarın” deme, nice yarınlar geçti. Namazı terk, Allah’a isyandır. Cenab-ı Allah’a itaat etmeyene kendi organları da itaat etmez. Namaz kılmayan, nefsin ve şeytanın elinde oyuncak olur.

Cenab-ı Allah: “Bana dua edin kabul edeyim. Çünkü bana ibadeti bırakıp, büyüklük taslayanlar, aşağılanarak cehenneme gireceklerdir.” Diye haber veriyor. (Mü’min Sûresi:60)

Bir ayette de: “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et!” diye emrediyor. (Hıcır:99)

Hz.Ömer (RA): “Namazı terk edenin İslâm’dan nasibi yoktur.” Demiştir.

N.Fazıl da: “Namazsız ebedi hayat, benim olsa istemem.” Demiştir.

 

Peygamber (SAV) şöyle buyurur:

– “Kim namazı terk ederse, Allah’ın ve peygamberin korumasından çıkmış olur.” (Ramuz el-Ehadis:467/5)

 

Bir başka hadislerinde de:

– “Parça parça edilsen de, ateşlerde yakılsan da sakın Allah’a ortak koşma! Namazı asla terk etme! Namazı bile bile terk esen Allah’ın korumasından çıkmış olur.” Buyurur. (İbn-i Mace, Fiten:23)

 

Sonuç olarak namaz mutlaka istenen bir ibadettir. Acizlik, ihtiyarlık ve hastalık dahil hiçbir özür namaz borcunu düşürmez.

Namaz, kefareti olmayan bir ibadettir. Ama bazılarının görüşüne göre ölenin namaz borçları kabul olunur ümidiyle oruca benzetilerek her vakit için bir oruç fidyesi verilerek kabulü için dua edilir.

 

 

C – NAMAZ KÜFÜRLE ARADA PERDEDİR

         Kasten namazın terki insanın imanına zarar verir. Çünkü; insan, amellerle beslenir ve korunur. Amel olmadan iman nereye kadar korunacak?

 

Kur’an’da Cenab-ı Allah şöyle uyarıyor:

– “Hepiniz Allah’a yönelin; O’na karşı gelmekten sakının, namazı kılın, müşriklerden olmayın.” Buyuruyor. (Rum:31) Demek oluyor ki insan namazı terk ederse, müşriklerden olacaktır.,

 

Namaz kılmayan kimse kafirlere benzemiş olur. Bir büyük zata sormuşlar:

– Namaz kılmayan kafir olur mu?

Cevap vermiş:

– Olmaz. Olmaz ama kafir de namaz kılmaz.” Demiş.

 

Harman yerinde mahsüle el konulup öşür alındığı bir dönemde nüfusu kalabalık olan bir adam gece birkaç çuval buğday aşırmış. Sabahleyin abdest alırken öşür memuru atın üzerinde geçerken adama:

– “Senin yaptığını kafir yapmaz!” demiş geçmiş. Adam çok üzülmüş.

Namazdan sonra gene karşılaşmışlar. Bu sefer adam memura sormuş:

– Neden bana öyle dedin?

Memur:

– Canım senin aldığın abdesti kâfir alır mı? Demiş.

Peygamber (SAV): “Kafirle bizim aramızdaki fark namazdır. Namazı terk eden kafirlere benzemiştir.” Buyurur. (Riyaz Üs-Salihın:1083)

İnsanın niyeti, ne yaptığı ve kime benzediği çok önemlidir. Kime benzerse insan, Allah onu onlarla beraber huzura çağırır.

Bir hadiste: “Kim namazı terk ederse Allah’ın ve peygamberin zimmetinden çıkmış olur.” Buyrulmuştur. (Ramuz el-Ehadis:467/5)

Bir hadiste de: “Kişi ile şirk arasında namazın terki vardır.” Buyrulur. (Riyaz üs-Salihın:1082 + Büyük Hadis Kulliyatı:1/983)

Yeni Müslüman olan Sakif kabilesinden bir grup gelir peygambere:

– Bizden öşür alma, bizi cihada çağırma ve namazı bizden isteme!” derler, Müslüman olacaklarını bildirirler. Peygamber (AS) onlara:

– Namaz yoksa din olur mu? Cevabını verir. (Ebu Davut Haraç:25)

Namaz en önemli ibadettir. Dinde ölçü sayılır. Bunu peygamberimiz şöyle ifade etmiştir:

– Namaz dinin direğidir. Küfürle iman arasında bir perdedir. Namazı terk etmek bu perdeyi kaldırmaktadır.” (Riyaz üs-Salıhın:1082)

 

 

D – NAMAZLARIN KAZASI

         İnsanın herhangi bir nedenle kılamadığı namazların kaza edilerek telafisi mümkündür. Başka türlü namaz sorumluluğundan kurtulma imkanı yoktur.

Namaz, vaktinde kılınmadığı zaman kazaya kalmış olur. Namazı, mazeretsiz vaktinde kılmamak tevbe istiğfar gerektiren bir suçtur. Onun için mutlaka edâ edilmelidir.

Peygamber (AS) zamanında, Hendek Savaşı sırasında dört vakit namaz kılınamamış, peygamber (AS) ashabıyla sonra kaza etmiştir.

Bir namazın kılınamamasında mazeret gerekir. Yolculuk, hastalık ve bazı imkansızlıklar namazı kazaya bıraktırır. Bunlar da ilk fırsatta kılınırsa borç ödenmiş olur.

İhmalden, gafletten dolayı kılınmamış namazlar hesap edilip kaza edilmelidir. Namaz borcu ile Allah’ın huzuruna çıkılmamalıdır. Çünkü namaz ahirette de ölçüdür. Bir insanın namazı yoksa veya namazı eksikse diğer işlerin sorgusuna geçilmeyeceği bildirilmiştir. Yani eksik evrakla ortada kalındığı gibi ortada kalınacaktır. Eksiklikleri tamamlamaya sünnetler ve nafileler varsa ne güzel. Onlarla tamamlanır.

Peygamberimiz şöyle bir müjde vermiştir:

– “Kul kıyamet günü önce farz namazlardan hesaba çekilecektir. Kurtuluşu için farzlar yetmezse, nafile namazlarla eksiklik giderilecektir.” (Tirmizi, Salat:188)

İş sahipleri çalışanların namaz kılmalarını sağlamakla mükelleftirler. Men etmeleri ve zorluk çıkarmaları halinde mes’ul olurlar. Çünkü Cenab-ı Allah’ın emrine yasak konamaz. Koyarsa, Allah’la hesaplaşır.

İşçi namaz kılacağını iş sahibine münasip bir dille anlatır. İzin verilmezse, başka iş arayışı içinde olur. Çalışmaya ihtiyacı varsa, başka da iş yoksa o zaman çalışmaya devam eder. Geçen namazlarını eve gelince kaza eder. Cuma namazı kılamadıysa onun yerine öğle namazı kılar.

İşyerinde namaza izin verilirse, işi aksatmaz çok çalışarak telafi eder. Bu aldığı paranın helal olması içindir.

Namazın kazaya kalması için unutmak ve uyuyakalmak mazeret sayılır.

Peygamber (SAV) şöyle diyor:

– “Bir kimse namaz kılmayı unutursa, onu hatırlayınca kılsın. O namaz için bundan başka kefaret yoktur. (Müslim, mesacid:314)

Eğer bir insan sabah namazına uyuyakaldı ve kalkamadıysa, kuşluk sünneti ile beraber kılar.  Diğer namazların sünneti kazaya kalmaz. Kaza kılacağım diye de sünnetler terk edilmez. Hatta Hanefi Mezhebine göre nafileler bile terk edilmez.

Sabah Namazlarına kalkmaya engel olan şeyler özet olarak şunlardır:

– Helal olmayan gıda,

– Çok yiyip içmek,

– Çok uyuma ve kalkma alışkanlığının kazanıl-

maması

– Günaha devam etmek, günahta ısrar etmek,

– Dünya hırsı, dünyaya aşırı meyletmek,

– Zikir alışkanlığının olmaması,

– Çok televizyon seyretmek.

Bunlardan kurtulmak gerekir. Çünkü sık sık veya devamlı sabah namazları terk edilmez. Sabah namazı ölçüdür. Sabah namazı şahittir.


Bu yazıyı 2.582 kişi okudu.

Araştırmacı Yazar
Mustafa ÖSELMİŞ