1- ŞUURLU İSTEYEREK VE ALLAH  RIZASI İÇİN İBADET EDİLİR

Hiçbir  zaman külfetsiz nimet olmaz. İbadetsiz de kurtuluş beklemek olmaz.

İbadetleri yaparken, bilgili ve şuurlu bir şekilde ibadet edilmelidir. Değilse aynı yerde durur dururuz.

Kur’an’da: Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar. Onlar gösteriş yapanlardır. Hayra da mani olurlar.(Mâun Sûresi. 6-7) buyurulur.

Kul, ibadeti Allah rızası için yapmadığı sürece ibadeti kabul olmaz ve Cenab-ı  Allah’a  yükselmez.

 

Sevgili peygamberimiz de:

“Şüphesiz ki Cenab-ı Allah, sadece kendisi için ve sırf kendisinin rızası gözetilerek yapılan amellerden başkasını kabul etmez.” buyurmuştur. (Nisâ; Cihad 24)

Bir de ibadeti, zevk alarak devamlı yapmak gerekir. “İbadetin makbul olanı az da olsa devamlı olanıdır denmiştir.

İnsan ibadetten nasıl ne zaman zevk alır? Ne zamanki nefsin çıkardığı zorluğu ve şeytanın verdiği vesveseyi yenerse işte o zaman zevkle ibadet eder.

İşin bir yönü de; amellerin en sevaplı olanı zahmetli  olanıdır. Nefse ağır gelenidir. Şeytanın vesvesesine rağmen yapılan ibadettir.

İnsanı kurtaran ibadet, Cenab-ı Allah’tan korkarak yapılan ibadettir. İnsanlar uykuda iken yapılan ibadettir. Bir ibadeti bitirirken bir sonraki yapılacak ibadeti düşünmektir. Bir de Allah’ı görüyor gibi yapılan ibadettir. Son ibadetmiş gibi yapılan ibadettir.

 

Bahattin Nakşibend’e Sordular:

-bir kul namazda nasıl huşua erer? O’da cevaben

“Dört şeyle” der

1- Helal lokma,

2- Abdest sırasında gafletten uzak durmak ,

3- İlk tekbiri  alırken kendini huzurda bilmek,

4- Namaz dışında da Hakk’ı asla unutmamak  yani namazdaki huzur, sükun ve masiyetten uzakta halini namazdan sonra da devam ettirebilmek.

En önemli şey de: İbadeti Cenab-ı Allah’a yapmak ve sadece Allah rızası için yapmaktır. İbadet, ne cennet için ne de cehennemden kurtulmak için yapılır. İbadet etmek bizim görevimizdir. Zevk alalım almayalım vesveseden kurtulalım kurtulmayalım ibadet, Allah emrettiği için yapılır. Borcumuz olduğu için yapılır. Biz ibadet etmekle görevliyiz.

İbadeti sadece fayda açısından bakılmaz, mesela, spor olsun diye namaz kılınmaz.

 

2- İBADETLERDE VESVESEDEN KURTULMAK GEREKİR

Şeytan, Allah’a kulluk görevlerimizi yaparken devamlı caydırmak, caydıramazsa sevabını gidermek için kulağa fısıldar, şüphe verir durur. Böylece iman edenleri üzmek ister. Şüphe vermek şeytanın esas görevidir.

Şeytan, tam bir imanla Cenab-ı Allah’a teslim olmuş kimselere kulluk görevini tam yaparak Rabbine sığınıp şüphe ve tereddüt göstermeyenlere vesvese veremez. Ona yaklaşamaz.

 

3- ŞEYTAN, HANGİ KONULARDA VESVESE VERİR

a) Allah’a iman konusunda; Allah var mı? Nerede? Nasıl? O’nu kim yarattı gibi konularda vesvese verir. Böyle olunca “Ementübillah” denmelidir.

b) Abdest, namaz konularında; Abdest oldu mu, namaz oldu mu? Allah’ın senin namazına ihtiyacı var mı? İbadete gerek yok, senin kalbin temiz. Hayat boyu nasıl ibadet edilir? Senin çalışman ibadettir, filozof gibi düşünmen ibadettir, diyerek vesvese verir. Kul, vesveseye itibar etmeyip, “Biz ibadet etmekle mükellefiz” deyip, ibadete devam etmelidir. Şeytana fırsat vermemelidir.

c) Ölümü ahireti unutturmak için vesvese verir.

d) “Allah seni affetmez” der her şeyi bıraktırmak ister ve ya “Allah çok affedicidir, seni affeder” der gevşek davranmayı sağlar. Gevşek davranmayı sağlar ibadet ettirmez.

 

4- VESVESEYİ ÖNLEMEK İÇİN NELER YAPILMALIDIR?

a) Yaptığını güzel ve tam yapmak: Güzel abdest almak, güzel namaz kılmak.

b) Vesveseye itibar etmemek şeytandan geldiğini düşünmek.

c) Kuvvetli, şeksiz şüphesiz bir iman sahibi olmak.

d) Helal lokma yemek.

e) Sağlam bir bilgi edinmek ve şuurlu yaşamak.

f) Allah’a sığınmak, Nâs Sûresi’ni okumak.

g) Herkese her zaman çok soru sormamak.

h) Dini sağlam kaynaktan ve itikadı, inancı düzgün kimselerden öğrenmek.

ı) Vesvese kuvvetli bir iman ve kesin kararlılıkla daha kolay yenilir.


Bu yazıyı 391 kişi okudu.

Araştırmacı Yazar
Mustafa ÖSELMİŞ