Nikah

EVLİLİĞE HAZIRLIK

Hazırlıksız yapılan işin pek hayrı olmaz. Evlilik de maddi ve manevi hazırlık yapılmadan olmaz.

Öncelikle adayların görevleri ve sorumlulukları açısından evliliğe hazırlanmaları gerekir. Bu hazırlık yapılmazsa, evlilik yükü taşınamaz. Erkek, evin maddi ve manevi yükünü göğüsleyebilecek şekilde yetişmelidir. Herşeyden önce bir mesleği olmalıdır. Meşru iş yapmalı ve helâl para kazanmalıdır.

Kızda ev işleri, bilhassa yemek, çocuk bakımı gibi bilgi ve becerilerle yetiştirilmiş olmalıdır.

Büyüklerimiz, nikâh sırasında bazı dini bilgileri sorar, bilmiyorlarsa, kısaca öğretirler ve nikâhı ondan sonra kıyarlardı. Çünkü dini bilmeden nikâh olmaz, derlerdi. İslâm’ın şartının, imanın şartının ve 32 farzın bilinmesini isterlerdi. Bilmeyenlerden öğrenme sözü alırlardı.

Dinsiz, imansız, ahlâklı, vaziletli ve saygılı olunmaz. Uyum sağlanmaz. Çünkü inançsızlıktan kaynaklanan şeyler birinci derecede boşanma sebebi, huzursuzluk kaynağı olduğu bilinmektedir.

Kişilerin, ailelerin birbirlerini tanıma fırsatı olan nişanlılık devresi, iyi değerlendirilmelidir. Bazı eksikliklerin sonradan giderilmesi, mümkün değildir.

Flörtle evliliğe gidilmemelidir. Flörtte sadece cinsellik vardır. Saygı, sevgi ve bağlılık olmaz. Flörtte insanlar birbirinden çabuk bıkar, gözler başka güzeller aramaya devam eder.

Flört, evliliğe giden yolu tıkadığı ve evlilikten soğuttuğu için gençler “kullanılmış”, “kullanılmamış” ifadelerini kullanarak evlilik kararı veremediklerini söylüyor. Yani flört, iki tarafa da güven vermez. Daha evvelde… Benden başkasıyla da… vesvesesi ile yaşarlar.

Bir hususta “annem istiyor”, “babam istiyor” diyerek evlilik olmaz. Gençler birbirini istemelidir. Tabi anne babanında fikri, görüşü alınmalıdır. Ama istenmeyen birisi ile evlilik yürütülmez.

Anne baba da zorlamamalıdır. Yoksa hayat boyu pişman olunacak bir evlilik yapılmış olur.

Evliliğe hazırlık denilince sadece çeğiz, para ve ev gibi şeyler akla gelmemelidir. Ruh yoksa, terbiye yoksa, çeğiz ne işe yarar, para var maneviyat yoksa, para mutluluk verir mi? Ev var huzur yok, ev bir hapishane olmaz mı?

 

EVLİLİK YAŞI

Evlilik de yaş çok önemlidir. Yaş uygun olmazsa, eşler arası uyum olmaz, denge olmaz, itaat olmaz.

Herşeyin bir tavı ve yaşı vardır. Gençler çocuk denecek yaşta evlendirilmemelidir. Evlendirilirse, çocuksu işler yapıyorlar. Gençler zamanı gelince dengini bulunca evlendirilmelidir.

Hz. Peygamber (SAV) şöyle buyurmuştur : “Üç şey geciktirilmez; vakti gelince namaz, hazır olunca cenaze, dengini bulunca kızın evliliği..” (Müsnet : 1/105)

Bu hadise göre vakti gelince evlilik yaşı geciktirilmeyecektir.

Demek ki, çocuk yaşta evlilik yapılmayacak, evlilik gecitirilmeyecek, arada çok yaş farkı olmayacaktır. İdeal  olanı, erkeğin 2-3-5 yaş büyük olmasıdır. Birde kadın erkekten yaşlı olmayacaktır. Kadının büyük olması, erkeği evden soğutuyor. Aynı yaşta olmaları ise sık sık kavga ettiriyor.

BAŞLIK VE MEHİR

Mehirsiz nikâh olmaz. Bu islâm’ın kadına verdiği bir haktır. Kadın, mehir ister ve alır. Eğer mehir belirtilmediyse, o yöredeki geçerli miktar esas alınır. Mehrin dışında kadının birşeyler istemesi ve alması doğru olmaz.

Kur’an’da:

“Kadınlara mehirlerini gönül rızası ile (cömertçe) verin; eğer o kendiliğinden mehrin bir kısmını size bağışlarsa, onu da afiyetle yeyin.” (Nisâ Sûresi:4) buyruluyor.

Mehir vermeyi emreden diğer ayetlerde Nisâ Sûresi 24 ve 25 ayetlerdir.

Mehir nelerden verilir? Paradan, ziynet eşyası olarak, taşınır, taşınmaz maldan verilir. Haram olan şeyden mehir verilmez.

Başlık parası alınıp çeğiz alındıysa kızda bunu mehir olarak kabul ederse, o da geçerlidir.

Kadın evliliği zorlaştıracak, karşı tarafı sıkıntıya sokacak aşırı isteklerden kaçınmalıdır.

Bazı kadınlar ve yakınları mal peşinde oluyor, mehir alınıyor, kısa bir zaman sonra çekip gidiyor, bu helâl olmaz.

Birde öncedenkararlaştırılan mehir eksik verilirse, nikâh batıldır. Eğer bu eksikliğe kız razı olursa, nikâh o zaman geçerli olur. Veya kız eksikliğin sonradan tamamlanmasını da kabul edebilir.

Mehir nikâhın sahih olmasının şartlarından biridir. Mehir önceden verilebileceği gibi sonradan da verilebilir. Mehir kadının hakkıdır. Kadının rızası dışında erkek alıp harcayamaz. Nisâ Sûresinin 20. ayetinde “Bir yük altında vermiş olsanız ondan bir şey almayın” buyrulmuştur.

Peygamberimiz: “Nikâhın en hayırlısı en kolay olanıdır” buyurmuştur. (Ebu Davut Nikâh : 32) Peygamberimiz zamanında evlenen bir sahabe, mehir olarak ezbere bildiği Sûreleri öğretme şartı ile evlenmiştir.

Bugünde bacı, durum iyi olunca beni hacca götüreceksin şartını da mehire ilâve edebilir.

Mehir ile başlık aynı değildir. Mehir kadının hakkıdır. Başlık ise, kızın ailesi tarafından alınan paradır. Başlık mehir sayılmaz. Başlık parası, kıza karşı bir bedel olarak alındığı için kızın ailesine haram olan bir paradır. Çünkü başlık, din alimleri tarafından rüşvet gibi görülmüş, meşru olmadığına hükmedilmiştir. Kızın satışı söz konusudur.

Başlık, evlenmeye, evlilikteki mutluluğa, saygı, sevgi ve muhabbete manidir. Başlık parasının alınıp verildiği yerlerde kadının hiçbir değeri yoktur. Apaçık kadının aşağılanmasıdır. Kutsal olan insanın pazarlanmasıdır.

Ayrıca başlık parası, ağır yük getirdiği için ailelerin uzun yıllar parçalanmasına neden olmaktadır.

Bazı bölgelerde başlık parası çok ağır olduğu için bazı aileler takasa girmektedir. Bu takasta karşı tarafın oğlu yoksa, kız kardeş, kayın babaya verilmektedir. Böylece yaşı küçük kızlar, dedeleri durumundaki kimselerle evlenmek zorunda kalmaktadır. Bu durumda intihar, ihanet ve terk, sık sık görülen olaylardandır.

Mehirde ve çeğizde  önemli bir hususda aşırı gidilmemesidir. Dinimiz israfı haram kılmıştır. İnsanın alınıp satılmasını da herhangi bir şeyle takasınıda haram kılmıştır. İnsanın alınıp satılmasını da herhangi bir şeyle tabakasını da haram kılmıştır.

Analar, doğar doğmaz çeğiz hazırlığına başlıyor, yıllarca göz nuru döküyor. İnce ince iğne ayarları örerken birazda evladını örmek, kilim gibi dokumak, hayırlı kimse olarak yetiştirmek, başta gelen görevleri oluduğu unutulmamalıdır.

Peygamberimizin kızı Hz. Fatıma’nın çeğizinde bakın neler vardı :

1.Seccade

2.Minder

3.Yastık

4.El Değirmeni

5.Su Tulumu, Su Testisi, Su bardağı

6.Un Eleği

7.Baddaniye, havlu, yorgan

8.Divan

9.Sofra bezi, vb. işte bunlarlada mutlu olunabiliyordu.

NİKÂH NEDİR?

Nikâh, evliliği başlatan olaydır. Ayrı cinsler arasında gönül rızasıyla belli bir mehirle Allah adına söz vererek iki insanın beraberce yaşamaya ve birbirinin sorumluluğunu üzerlerine almalarına denir.

Nikâh, dinin geçerli saydığı kimseler arasında olur. Deli ile, cinsiyeti karışık kimse ile ve buluğ çağına gelmemiş kimse ile nikâh olmaz.

Karşı cinsten yararlanmak için nikâh olmaz.

Anlaşırsak, uyuşursak evliliği devam ettiririz. Değilse boşanırız gibi şartlı nikâh geçerli olmaz.

Belirli bir süre şartı ile nikâh olmaz. İslâm’da faydacılık yoktur. Hz. Peygamber : “geçici nikâhı zina sayarım” demiştir.

Nikâh gizlide olmaz. Ana babadan ve toplumdan gizli nikâh olmaz. Ananın babanın müdahale hakkı vardır. Nikâh, herkese ilân edilecektir. Peygamberimiz : “Nikâhı ilân edin” buyurmuştur. Gizli nikâhın altında gizli niyetler yatar. Kadının zarar görmesine neden olur.

Evlilik için, görüşüp konuşmak için, günaha girilmemesi niyetiyle nikâh kıyılmaz.

Ayrıca; ayrılma niyeti taşıyanın nikâhı geçersizdir.

Hileli nikâh geçersizdir. “Ben seni rüyamda gördüm, nikâhımızı falanca kıydı” gibi mânevi baskı ile veya “Allah’ı peygamberi şahit kılıyorum” sözleri ile nikâh geçerli olmaz.

Mehir vermeden nikâh olmaz.

Kaçırarak, zorlama ile nikâh olmaz.

Bir taraf, kiminle evlendiğini tam olarak bilmiyorsa nikâh geçerli olmaz.

Anne babanın söz vermesi ile, beşik kertmesi ile nikâh olmaz. Veya nikâhlı sayılmaz. Nikâh, buluğ çağına gelmiş iki insanın kendi rızaları ile yapılan akidtir.

Nikâh şahitleri, aklı başında, inançlı kimseler olmalıdır. Müslüman olmayanın müslüman üzerinde vekâlet hakkı yoktur.

İnsan hayatında nikâh, önemli bir yer tutar. Nikâhsız ilişkiler toplumu dejenere eder, aile bağlarını yıkar. Nikâh koruyucudur.

Atalarımız : “Nikâhta keramet vardır” demişlerdir. Bazı pürüzler nikâh kerametiyle çözülür.

Nikâh’ın muhafazasız imanın muhafazası kadar zordur. Nikâh imana bağlıdır.

Nikâh, eşleri birbirine bağlayan mukaddes bir bağdır. Lüzumsuz addedilemez. Külfet de sayılamaz.

Bu konuda Peygamberimiz : “Birbirini sevenler için nikâh kadar güzel bir şey yotur. Nikâh benim sünnetimdir. Benim sünnetimi yerine getirmeyen benden değildir” (İbni Mace 1/1846) buyurarak birbirini arzulayan insanlara evlenmeyi tavsiye etmiştir. Evli olmayan kimselerin arasındaki her türlü yakınlık, günahtır ve haramdır.

 

GEÇERLİ NİKÂH NASIL OLUR?

1.Zamanı gelince nikâh geciktirilmez. (Bak Nisa : 6)

2.Adaylar arasında denklik olursa, nikâh olur.

3.İnanan, inançsızla nikâhlanamaz (Bakara Sûresi : 221)

4.Kadının rızası varsa, ana babanın rızası varsa, evlenilir. (Nisâ Sûresi : 25)

5.Kadın namuslu ise, gizli dostları yoksa evlendirilir. (Nisâ Sûresi : 25)

6.Kadına mehri verilerek evlendirilir. (Nisâ Sûresi : 25)

7.Akli durumu bozuk olan, bulaşıcı hastalığı olan ve evliliğin yükünü taşıyamayacak olanlar evlendirilemezler.

8.Evi geçindiremeyecek kadar, çocukları bakamayacak kadar fakir, işi, mesleği olmayanlar evlendirilemezler. Böyle bir evlilik, bazıları için haram olan evlilik bile olabilir.

9.Nikâh gizli tutulmayıp ilân edilecektir.

10.Nikâh şartlı, sınırlı ve hileli olmamalıdır.

11.Birinin malından ve cinsiyetinden istifade etmek için evlenilmez, evlendirilmez.

12.Eğer 2. evlilik ise, hanım görevini yapamıyorsa ve rızası varsa nikâh o zaman geçerli olur.

DİNİNİ BİLMEYENİN NİKÂHI GEÇERLİ OLUR MU?

Dini görevlerini yapabilecek kadar dinini bilmek, her müslümana farzdır.

Eğer dinini bilmeyen için öğrenme imkânı varsa, öğretmeye çalışanlar varsa, o öğrenmiyor, öğrenmek istemiyor, öğrenmemekte direniyorsa, böyle bir insanın dini nikâhı geçersizdir. Çünkü dini nikâh için iman esastır. Nikâh imana bağlıdır. İman giderse nikâh da gider.

Bir insan, dinini ilgisizlikten, ihmâlden veya mahrumiyetten dolayı bilmiyorsa, nikâh geçerlidir. Ama dinini bir an önce öğrenme ve yaşama yoluna gitmelidir.

Bazen soruluyor : “ibadet etmeyenin dini nikâhı geçerlimidir?” diye. Bir insan inkâr etmediği müddetçe geçerlidir.

Şu varki, dini tanımayanı dinde tanımaz.

 

 

RESMİ NİKÂH DİNİ NİKÂH YERİNE GEÇER Mİ?

Nikâh, karşılıklı rıza, şahit ve ilân esasına dayanır. Şartlar yerine geldikten sonra nikâh olur. Bu nikâhı ister resmi görevli, isterse din adamı kıysın.

En uygun olanı, günümüz şartlarına göre resmi nikâhla beraber veya resmi nikâh kıyıldıktan sonra dini nikahın kıyılmasıdır. Çünkü zamanımızda güven ve sorumluluk azaldı. Kanun korkusu, Allah korkusunun önüne geçti.

Resmi nikâh kıyıldıktan sonra evlilik bağlarının kuvvetlenmesi ve manevi bir hava vermesi için dini nikâhın kıylmasında büyük fayda vardır.

Zaman zaman soruluyor :”Dini nikâh yapmayanın nikâhı geçerli olur mu? diye. Olur.

“Dini nikâh kıydırmayan eşine “boş ol, seni boşadım” dese, eşi boş olur mu? olur.

“Kalpten geçirmekle, düşünmekle boşanma olur mu? Olmaz.

“Mahkeme yolu ile boşananların, dini nikâhı gider mi?” Gider.

“Akli dengesi bozuk veya sara hastası olanın bilmeden söylediği sözler geçerli olur mu?” olmaz.

“Sarhoşun söylediği sözler geçerli olur mu?” olur. Çünkü o, içmek zorunda değildir, nikâhı götüren sözlerse, nikâh gider.

GİZLİ NİKÂH OLUR MU?

Herhangi bir nedenle : “Bu beraberliği yaymayalım, kimse bilmesin, eşim duymasın, anam babam duymasın” denilirse, bu gizli nikâhtır. Batıldır. Beraberlik zinadır.

Peygamber (SAV) : “Nikâhı ilân edin, tef çalın ve nikâhı mescidlerde kıyın” buyurmuştur. (Prof. Dr. İ.Canan, Hadis Ans : c.17, s.199) Buna göre nikâh ilân edilecektir.

Gizlenmek istenen nikâhta bir kusur, bir eksiklik var demek ki, gizlenme ihtiyacı duyuluyor.

Arada denklik yoksa, yaş küçükse, mezheplere göre ana babanın müdahale ve nikâhı iptal hakkı vardır.

Nikâhın ilân edilmesi, kadın açısından çok önemlidir. Nikâh, “aldın mı? aldım, vardın mı?vardım” demekle oluveren basit bir olay değildir. Nikâhla kadının geleceği teminat altına alınacaktır. Kadın mehir hakkını alacaktır. Ortada bırakılıvermeyecektir.

Nikâhda şahitler ve kadına verilen haklar yazı ile tesbit edilecektir. Burada eşlerin sadakati, inanca saygı, ikinci evliliğin yapılmaması, kadına boşanma hakkının verilmesi ve diğer bazı istek ve arzular eşler arasında yazıya dökülebilir. Zaman zamanda bu anlaşma gözden geçirilirse fazla pürüz çıkmayacaktır.

Gizli kıydırılan nikâhlarda kadın çoğu kez terk edilmektedir. Hatta bazıları kucağında çocuk olduğu halde ortada kalmaktadır. Onun için kadın gizli nikâh teklifine asla “evet” dememelidir. Çünkü değil kanun korkusu, Allah korkusu bile kalmamıştır.

Nikâhı şahitler de gizlememelidir.

Nikâh da veli bulunacaktır. Veli yoksa, ekseriyete göre nikâh geçersizdir. (Bak : Prof. Dr. V. Zuhayli İslam Fıkhı Ans:9/66)+(Age:9/154)

Bu konuda peygamber (SAV) şöyle buyurur : “Kadın kadını evlendiremez. Kadın kendi başına da evlenemez. Zani kadın, kendi kendine evlenen kadındır.” (İ. Canan Hadis Ans : 17/197)

Kaçarak veya kaçırılarak evlenmelerde nikâh geçersiz olabilir. Çünkü şâfi mezhebine göre ana babanın onayı şarttır. Hanefi mezhebine göre yaş küçük ve denklik yoksa ana baba nikâha onay vermeyebilir.

Kızı kaçırıp “seni, Allah ve Rasûlünü şahit kılarak nikâhım altına aldım” diyerek kıyılan nikâh bâtıldır. Şahidler insan olacaktır ve hazır olacaktır. Bir de teklif ve kabul, rıza ile olacaktır.

Aynı yerde çalışıyoruz, günaha girmeyelim, aramızda nikâh kıyalım düşüncesiyle kıyılan nikâh da bâtıldır. Her türlü yakınlık zinadır.

 

NİKÂH GEÇİCİ OLUR MU?

Geçici kıyılan nikâha “mutâ” nikâhı denir. Bu nikâh geçerli değildir. Dört mezhebe göre haramdır. Hz. Ömer : “yemin olsun birinizin mutâ nikâhını duyarsam, recm ederim” demiştir. (İbni Mace, Nikâh : 44)

Hz. Ali de : “Rasûlüllah Hayber Gazvesi günü kadınlarla mutâyı ve eşek etinin yenmesini haram kıldı” demiştir.(İ. Canan, Hadis Ans : 15/417)

Hz. Peygamber :”Mutâ nikâhında hayır yoktur” demiştir.

Mutâ nikâhı cahiliye nikâhıdır. Bu metres hayatı yaşamaya ve zinaya kılıftır.

Mutâ nikâhında bir bedelle, geçici bir zaman için cinslerin birbirinden yararlanma durumu vardır. Bağlayıcılık yoktur, sorumluluk yoktur, kadına miras hakkı yoktur.

Ailesinden uzakta çalışan bazıları, zina edip günaha girmeyelem diye nikâh kıydırıyor. Bu nikâh geçersizdir.

Bir de kolay iş bulma maksadıyla evlenmeler oluyor ki, bu nikâhda geçersizdir.

Aynı yerde çalışanlar, günahtan kaçalım diye nikâh kıydırıyor bu nikâhda geçersizdir.

“Anlaşırsak, uyuşursak devam ettiririz diye kıyılan nikâhda geçersizdir.”

Ne maksatla olursa olsun şartlı, hileli, geçici, menfaate dayalı nikâh olmaz. O zaman ailenin, evliliğin kutsallığı zedelenir. Allah’ın emri, peygamberin sünneti olan evlilik basit emellere ve dünyevi çıkarlara âlet edilmiş olur.

Nikâhta açıklık dürüstlük ve iyi niyet esastır. Yalan, aldatma olmaz. Efendim “falan büyüğümüz manevi âlemde nikâhımızı kıydı” veya “ben rüya” gördüm diyerek manevi baskı ile nikâh olmaz.

Nikâhta herhangi bir zorlama nikâhı geçersiz kılar. Manevi baskı altına almak da zorlamadır.

Eğer herhangi bir yalan ve aldatma varsa, nikâh geçersizdir. Beraberlik zinadır.

NİKÂH TAZELEMEK VE YENİLEMEK

Bazı bölgelerde Perşembe günü akşamları camide yatsı namazından sonra nikâh tazeleme âdeti vardır. Hoca efendi, tevbe istiğfar eder, dua eder, camiye gelen cemaat da “âmin” der. Burada dua, tevbe istiğfar güzel bir şey ama; nikâh tazeleme tek taraflı olmaz. Ne zaman olur? Kadında varsa veya vekil gönderdiyse o zaman olur.

Peki nikâh gittiyse, dua ve istifarla nikâh geri gelmez yeniden nikâh kıyılması lâzımdır. Nikâhın gitmesi halinde veya şüphe halinde durumu eşine bildirip, eğer eşi razı olursa, yeniden nikâh kıyılır.

Zaman zaman şüphesi olan kimse vicdanen rahatlaması ve eşini rahatlatması açısından şöyle yapmalıdır. Aile fertlerinden de olsa iki şahidin yanında : “Ben seni eş olarak kabul ediyorum, sende beni eş olarak kabul ediyor musun? der. Hanımı da “evet” deyince ilâna, yaygaraya gerek kalmadan şüphe giderilmiş olacaktır.

Nikâh tazelemeyi onur meselesi yapanlar oluyor. Bu durumda bir yakınına vekalet verir, o şekildi nikâh tazelenmiş olur.

Bazı küfürbaz, diline sahip olamayan beylerin eşleri “nikâhsız yaşamak gücümüze gidiyor” diyor. Böyle durumda bacılar yuva yıkacakları yerde böyle bir yolla biraz rahatlayacaklardır. Günümüzde inanç bozuklukları var, küfre götüren haller çok. Allah’ın emirlerine karşı ihmalkârlık ileri safhada, işlenen günahlar herkesin boyunu aşıyor. İman duruyor mu, gitti mi onu bilen, düşünen çok az insan var. Onun için günümüzde iman yenilemeye, nikâh tazelemeye ihtiyaç vardır. Faydası olur, zararı olmaz.

Bilerek veya bilmeyerek yapılan hatalar sonunda vesveseyi yenmek ve şüpheyi gidermek için, aile bağlarını güçlendirmek ve bazı hataları önlemek için nikâh tazelemeliyiz.

Şu hallerde de nikah yenilemeliyiz :

1.Dinden çıkma, küfre girme halinde kelime-i şehadet getirerek dine dönülüğünde

2.Birinci ve ikinci defa boşama durumunda nikâh yenilemeden eşler bir araya gelemez.

Nikâh yenilemede kadının rızası şarttır.

Bir müddet evinden uzak kalıp evine dönenin nikâh tazelemesi gerekmez.

3.Nikâhta şüphe varsa, nikâh tazelenir.


Bu yazıyı 2.101 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here