Ölçülü Olmak

Yapmadığını yaptım diyerek atıp tutuluyor. Büyük vebal altına giriliyor. Atıyorum diye söze başlanıyor, desteksiz, mesnetsiz atılıyor.

Atalarımız: “Düşünmeden konuşan insan, nişan almadan ateş eden avcı gibidir,” demişlerdir.

Konuşmada da bir ölçü olmalıdır, doğruluk olmalıdır.

Şair: “Laf ile verir dünyaya nizamât
Bin türlü teseyyüp bulunur hanelerinde” demiştir.

Adam konuşuyor, söyledikleri güzel ama adamın hayatına, ailesine bakıyorsun, o söylediklerini bulamıyorsun.

Kur’an uyarıyor:

  • “Gerçekleri bile bile insanlarla iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz?” (Bakara:44),
  • “Ey iman edenler! Yapmadığınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?” (Saff:2)
  • “Yapmadığınız şeyleri söylemeniz Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.” (Saff:3)

*              *              *

        Yapılanın teşhirinden, ona buna gösteriş yapmaktan kendimizi alıkoyamıyoruz. Herkes görsün, herkes duysun istiyoruz.

Bir yumurta yumurtlayan tavuğun mahalleyi ayağa kaldırdığı gibi herkese yaptığımızı duyurmaya çalışıyoruz.

Riya, övünmedir, imrendirmedir, gururlanmadır. Riya şirke götürebilir. Kur’an’da:

  • “O riyakârlar, işlediklerinden hiçbir şey kazanmazlar.” (Bakara:264)
  • “Münafıklar, amelleri ile halka gösteriş yaparlar.” (R.Salihin:1616-1619)

Peygamberimiz: “Amelimi kiramen kâtibinden saklama gücüm olsaydı, saklardır,” demiştir.

Ancak bazı amelleri örnek olsun, başkaları da yapsın niyetiyle göstermekte bir sakınca yoktur.

*              *              *

        Esnaftan bazıları insanlara dindar görünmeye çalışıyor. Tesbihi ile takası ile veya göstere göstere camiye gitmesi ile insanları kandırmaya, daha çok para kazanmaya çalışıyor.

Ayrıca hacılığı malzeme yaparak, dindarlık mesajı vermeye çalışanlar oluyor.

Dindarlık kula karşı olmaz, dindarlık Allah’a karşı olur. Din alıp, din satanın kazancı meşru değildir.

Maun suresinde gösteriş yapanlara: “Yazıklar olsun!” denmiştir.

Peygamber (as)’ın ifadesiyle:

  • “İnsanlara başka başka yüzle yaklaşan, insanların en şerlisidir.” (Buhari, Menakıb:1)
  • “Gösteriş için ibadet yapmak şirktir.” (Ramuz el-Ehadis:428/1)

*              *              *

        Kendini büyük, başkalarını küçük görme, yani hakir görme alışkanlığı var.

        Büyüklük ölçüsü gurur kibir değildir. Mal, mülk de değildir, ırk da değildir. Güzellik hiç değildir. Bunlar boş şeylerdir.

Peygamberimiz: “İnsana günah olarak, Müslüman kardeşini küçük görmesi yeter,” buyurur. (Müslim, Birr:32)

Allah: “İnsanları arkadan çekiştirip, kaş göz işaretleriyle eğlenmeyi adet haline getirenlerin vay haline!” (Hümeze:1) diyor.

Kusur araştırmak, alay etmek, kınamak, hak tecavüzüdür. Bir hadiste: “Kim bir Müslüman kardeşini kınarsa, o hal onun başına gelmeden ölmez,” buyrulur.

*              *              *

        Çabuk karar verme, acele davranma, trafikte sürat yapma hatasına düşülüyor.

Peygamber (as) arefe günü Arafat’tan dönerken bazıları acele ederek bağırıp çağırıyor, develeri dövüyorlardır. Onlara:

  • “Yavaş olun, acelecilikle sevap kazanılmaz,” dedi.

Bir hadislerinde de: “Acele şeytandandır,” demiştir.

Atalarımız: “Acele işe şeytan karışır,” demişlerdir.

Trafikte kırmızı ışıkta geçiliyor, hız yapılıyor, yarış yapılıyor, büyük zarar veriyor ve görülüyor. Ne derler: “Acele giden; ecele gider.”

*              *              *

        Olanla yetinmeyen, var olduğu halde başkasının emeğini yiyen, hatta fakirin hakkını dilenerek gasp edenler oluyor.

        Kendini fakir, sakat göstererek yalan söylemiş oluyorlar. İhtiyacı olmadan dilenen kul hakkını çiğnemiş oluyor.

Sürekli dilenen, başka ihtiyaç sahiplerinin hakkını topladığı için, topladıkları helal ve meşru değildir.

İhtiyaç sahibi olan, ancak o günkü ihtiyacı kadar dilenebilir.

“Allah rıza için” diyerek merhamet duygularını istismar edenlere fırsat vermemek gerekir.

*              *              *

        Bazı insanlar eften püften meselelerden dolayı insanlara küsüyor. Ortada bazen bir mesele olmuyor. Varsayımlar üzerine hareket ediliyor.

Darılarak münasebetleri kesmek zayıflıktır. Adama yanlışını söyle darılıyor, doğrusunu söyle darılıyor. Bir beklentisi oluyor, cevap alamayıp darılıyor. İyilik ediliyor, iyiliğe layık olmadığı için kırılıyor.

Bir hadiste: “Bir müslümanın Müslüman kardeşini üç günden fazla terk edip küsmesi helal olmaz.” (Ebu Davut, Edep:47) buyruluyor.

Kin gütmek, intikam almak İslam’ın hoş görmediği bir iştir.

*              *              *

        Öfke yenilemiyor, öfkeyle kalkan zararla oturuyor. Durup dururken kavga ediliyor. Cinayet işleniyor. Anlık öfke her şeyi mahvediyor. Öfkeyle kalkan zararla oturuyor.

Bir sahabe peygambere:

  • “Bana öğüt ver,” diyor. Peygamber (as) ona:
  • “Kızma!” diyor. Bunu üç defa tekrar ediyor.

Kur’an’da affedip bağışlamanın büyüklerin işi olduğu bildirilir. (Şura:43) Hiddetini yenenlere cennet vaat ediliyor. (Ali İmran:134) İyiliklerin kötülükleri götüreceği haber verilmiştir. (Hud:114)

Peygamberimiz de şöyle buyuruyor:

  • “Birinizin Allah rızası için öfkesini yenmesinden daha büyük bir amel yoktur.” (Seçme Hadisler:122/83)
  • “Kim başka birinin ayıbını örterse kıyamet günü Allah da onun ayıbını örter.” (R.Salihin:239)
  • “Sizden biri ayakta iken öfkelenirse, hemen otursun. Rahatlamaz, öfkesi geçmezse, uzanıp yatsın.” (Ebu Davut, Edep:4)
  • “Öfke şeytandandır. Şeytan ateşten yaratılmıştır. Ateş ise ancak su ile söndürülür. Bunun için biriniz kızdığı zaman abdest alsın.” (Age:4784)

 


Bu yazıyı 200 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.