ORUÇ ZEKAT FITIR SADAKASI VE TERAVİH İLE İLGİLİ SORU CEVAP

Bilmeden, doğru bir şekilde yapmadan ibadetler kabul olmaz. İbadetlerle ilgili bilgilere fıkıh, denir. Fıkıh ibadetlerden önce gelir.

İbadetten önce neyi nasıl yapacağımızı, ilmihal kitaplarından öğreniriz. Bu imkan yoksa sorarak öğreniriz.

Sormak ayıp değildir, bilmemek ayıptır. Sormak, gurur meselesi, yapılmamalıdır.

İslam da bilgi, Kur’an’dan, sünnetten, icmadan veya kıyastan elde edilir. Kimse kendi bildiğine göre amel edemez. Hak mezheplerin görüşüne göre amel edilir.

“Soran dağ taş aşar. Sormayan düz yolda şaşar” demişlerdir. Kendi aklına göre hareket eden yanlış yaparsa, vebali kendisinin olur. Eğer fetva makamlarının görüşüne uyarsa, yanlış yaparsa, vebali din işlerinden sorumlu olanlara aittir.

Bazıları her önüne gelene soruyor menfaatine hangisi uygun olursa, onu kabul ediyor. Cenab-ı Allah: “Bilmiyorsanız bilene sorun” diye emrediyor: (Enbiya:7)

Soru herkese sorulmaz itikadı, ameli düzgün olana sorulursa, yanlış yapılmış olmaz.

Ramazan ayı ile ilgili, Hanefi mezhebine göre ilmihallerde yer aldığı şekliyle bazı soruları ve cevaplarını sizlere aktarmaya çalışacağız inşallah faydalı olur.

Sorulan sorulardan bazıları ve cevapları şöyle:

Oruçla ilgili soru ve cevaplar:

Soru : Kaç çeşit oruç vardır?

Cevap: Farz olan oruç: Ramazan orucu. Bunun kazası olur. Kefaret orucu olur.

Vacip olan oruç: Adak oruçları vaciptir.

Nafile oruçlar: Allah rızası için kandillerde pazartesi, Perşembe günleri tutulan oruçlardır.

Soru : Kimler oruç tutar?

Cevap: Buluğ çağına giren her Müslüman oruç tutar. Her Müslümana oruç farzdır.

Ancak hasta olmayan, yolcu olmayan, ay hali olmayan, doğum, düşük yapmayan (Sûresi 40 gündür) oruç tutar. Oruç tutmayan Ramazandan sonra kaza eder.

Mazereti olan, yani oruç tutmaması gereken durumu iyi ise, kefaret verir. Fakir ise tövbe istiğfar eder.

Hata ile oruç bozan o günün orucunu kaza eder.

Tutamayacak kadar ihtiyar, emzikli, hamile kazaya bırakabilir.

Oruçlu iken adet gören oruca hürmeten devam eder. Nasıl olsa bozuldu diye yiyip içmez.

Biraz rahatsız olan veya ağır görevi olan o gün ara verir, sonra kaza eder. Yola giden de böyledir.

****

Soru: Oruç tutmamak insanın imanına zarar verir mi?

Cevap: İman ayrı amel ayrıdır. Oruç tutmayan günaha girer. Orucu inkar eden küfre girer.

****

Soru: Vakit geldi zannı ile veya erken okunan ezan nedeniyle orucunu bozan ne yapar?

Cevap: Hata ile, bilmeyerek oruç bozmuştur. Ramazandan sonra bir gün kaza eder.

****

Soru: Yaraya sürülen ilaç orucu bozar mı?

Cevap: Eğer yara açık ve çatlak ise ilaç vücudun içine giriyor demektir. Değilse yüzeyde kalan krem orucu bozmaz.

İğne vurulması gereken iftardan sonraya bırakır. Acil ise iğne vurulur o orucu sonra kaza eder.

Hz. Aişe (ra): “Vücuda giren orucu bozar, çıkan bozmaz” demiştir.

Fetva önemli ama takva daha önemlidir.

****

Soru: Oruç tutmaya izin verilmiyorsa, ne yapılır?

Cevap: Oruç Allah’ın emridir. Müslüman olmanın şartlarındandır. Eğer eş, amir veya işveren izin vermiyorsa, Allah’ın emrine karşı gelmiş olur. Büyük vebal altına girmiş olur.

Kişinin borcudur. Daha sonar tutar.

Dış ülkelerde bile namaza, oruca izin verilirken Müslümanım diyen böyle bir hata işlememelidir.

****

Soru: Ölenin oruç borcunu nasıl ödenir?

Cevap: Ölenin yerine oruç tutulmaz. Ancak oruç tutulur, sevabı bağışlanabilir.

Ölenin malı varsa veya mirasçıların durumu iyi ise orucun kefareti verilir. O yılın fıtır sadakası miktarı üzerinden hesap edilir.

Durum iyi değilse, affı için dua edilir.

****

Soru: Göze, buruna, kulağa damla orucu bozar mı?

Cevap: Mümkünse böyle damlalar iftardan sonra ya bırakılmalıdır. Çünkü bu organların kanalları boğaza iner. Boğaza inen damla veya tadı orucu bozar. Dişe konan karanfilin tadı boğaza giderse, orucu bozar.

****

Soru: Başı açık olan oruç tutar mı?

Cevap: İbadetler başka amellerle takviye edilmelidir. O zaman zevkide, sevabı da başka olur. Başı açık oruç tutan oruç borcunu ödemiştir. Oruca mani olmaz. Oruç ayrı bir baş örtüsü ayrıdır.

**

Soru: Sahurda niyet etmeyi unutanın orucu kabul olur mu?

Cevap: İbadetlerde niyet şarttır. Ama oruçta kuşluk vaktine kadar niyet yapılabilir. Bu da olmazsa, sahura kalkmak da oruç tutma niyeti vardır. Niyet unutulsa bile oruç sahihtir.

****

Soru: Düşük yapan kadın ne yapar?

Cevap: Düşük yapmak da doğum gibidir. Oruçları kaza eder. Namazda kılmaz. Ama çocuk insan şeklini almadıysa, gelen kan özür kanıdır. Namazları da kaza eder.

****

Soru: Oruç borcu olan Ramazandan sonra şevval ayı orucu tutabilir mi?

Cevap: Tabi farz olan borç önce gelir ama peygamber (as) “Altı gün şevval orucu tutan, bir seneyi oruçlu geçirmiş olur” buyurmuştur.

Bayramdan sonra kaza borcu da olsa, kazalara niyetlenirken ya Rabbi, bana şevval orucu sevabını da ver” derse, kaza borcunu tutmuş olur bir de şevval ayı içinde oruçlu olduğu için Allah ona şevval ayı orucunun da sevabını verir inşallah.

****

Soru: Teravih namazı nasıl bir namazdır?

Cevap: Teravih, rahatlamak demektir. Ramazanda yatsı namazından sonra kılınır. Sünnet bir namazdır.

Peygamber (as) farz olur düşüncesiyle değişik rekatlarda kılmış Hz. Ömer zamanında 20 rekat olarak; İki iki, veya dört dört kılınmaya başlanmıştır.

Peygamber (as) sevabının bol olduğuna işaretle şöyle buyurmuştur:

-“Kim inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek teravih namazını kılarsa, geçmiş (küçük) günahları bağışlanır” (Müslim misafirin: 174)

Oruç tutsun tutmasın, her Müslüman için sünnettir. Erkeklere müekked sünnet, kadınlara gayr-ı müekked sünnettir.

Bazıları farz namaz borcu olan teravih kılamaz diyor. Bu, sünnet düşmanlarının ifadesidir. Sanki diğer zamanlarda farz borcunu kılıyor da iş teravihe kaldı. Maksat, Müslümanları peygamberden uzaklaştırmak, sünnet düşmanlığı islam düşmanlarının projesidir.

Ayrıca teravih kılarken kaza namazına da niyetlenir diyenler oluyor. Asla iki namaz birden kılınmaz. Namazların niyetleri ayrı, kılınışları farklı, hatta emredeni ayrıdır. Farz namazı teravih namazı gibi kılsanız namaz bozulur. Hiçbir hak mezhepte böyle bir şey yoktur.

Dikkat edilecek husus teravihte de tadili erkana uyulup sevabının kaçırılmamasıdır.

Mâun Sûresinde: “Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, namazlarını ciddiye almazlar” buyrulmuştur.

Bir hadiste de “Secdesi rüku, kıraati tam olmayan namazlar, eski bir bohça gibi dürülüp kıyamet gününde, al, bunlar senin önem vermediğin namazlar denilerek sahibinin yüzüne çarpılacağı bildirilmiştir.

Bid’attır diyenler oluyor. Peygamber (as) kılmış ve kılın demiştir, neden bid’at olsun? 15 asırdan beni zevkle şevkle kılınmaktadır.

****

Soru: Zekat nasıl bir ibadettir?

Cevap: Zekat, artma, çoğalması, temizlik, bereket, övgü anlamlarına gelir.

Zekat, Müslüman olmanın şartlarındandır. Belirli bir malın, belirli bir zaman da, belirli kimselere, belirli bir miktarının verilmesidir.

Kur’an’da birçok defa “namazı kılın zekatı verin” diye emredilmiştir.

Zekattan sorumlu olmak için:

-Müslüman olmak,

-Akıllı olmak,

-Buluğ çağına girmek.

-Borcunun ve asli ihtiyacının dışında mala sahip olmak gerekir.

-Malın üzerinden bir yıl geçmesi gerekir.

Zekat, ihtiyaç sahibinin hakkıdır. Bakmakla sorumlu olduğu kişiye verilemez. Camiye Kur’an kursuna da verilemez. Öğrenciye verilebilir.

Zekatta niyet şarttır. Verilene söylenmesi gerekmez.

Para ne maksatla biriktirilirse biriktirilsin, borçlar düşürülerek zekat verilir.

Zekat, para altın ve diğer varlıklar birleştirilerek hesap edilir.

Şirketteki hesaptan, ticaret malından zekat verilmesi lazımdır.

Zekat, Müslüman olmayana verilmez.

Evin zekatı olmaz, getirdiği kiranın olur, ev ticarete giriyorsa, evin zekatı vardır. (Satılınca zekat verilir)

Dilenciye, nereye harcayacağı bilinmeyene, sigara, alkol içene, kumar oynayana zekat verilmez. Vergi zekat yerine geçmez. Vergi devletin emri, zekat Allah’ın emridir. Ancak zekat hesap edilirken vergiler düşülür, ondan sonra zekat hesap edilir.

Zekatı verilmeyen miras malı helal, ama zekatı verilirse ölen borçtan, azabtan, kurtarılmış olur. Zekatı verilmezse: zekattan ölen sorumludur. Malı temizlemek ve miras bırakanı kurtarmak için zekat verilirse, daha uygundur.

Dikkat edilecek bir hususta faizden, haram kazançtan kul hakkı olan maldan zekat olmaz. Alkol ticaretinden, kumar, piyango kazançdan, kaçakçılıkla kazançtan zekat olmaz.

**

Soru: Zekatı vermemenin cezası nedir?

Cevap: Malın zekatı verilirse, korunmuş, şerri giderilmiş ve temizlenmiş olur. Sevap da kazanır. Şükrü de edilmiş ve artmış olur.

Zekat verilmezse, Allah rahmeti ile muamele etmez. Mal telef olur. Zekat kıyamet günü yılan şeklinde vermeyenin boynuna dolanacaktır.

Kur’an’da bildirildiğine göre zekatı verilmeyen mal kızdırılacak sahipleri onunla dağlanacak, onlara işte bu zekatını vermediğiniz mallardır. Acısını tadın denilecek.” (Tövbe: 35)

Peygamber (as)ın ifadesiyle:

-“Malın zekatını verdiğinde onun şerrini gidermiş olursun. (Ramazu’l-Ehadis:26/4)

-“Zekatını vermeyenler rahmetten mahrum edilir.” (Age:351/10)

-“Zekatı verilmeyen mal kıyamet gününde sahibinin boynuna geçirilecektir” (Buhari, zekat:3)

Cenab-ı Allah: “Altını gümüşü biriktirip Allah yolunda harcamayan kimseler için açıklı bir azap vardır. (Tövbe 34) diye haber vermiştir.

Şeytan: “Mal senin, başkasının ne hakkı olur, sonra fakir düşersin” diye vesvese verir. Zekat, malı eksiltmez, arttırır. Allah’a borç vermektir. Allah karşılığını verecektir.

Hiçbir Müslüman, mescit kuşu Sal Ebe’nin durumuna düşmemelidir.

****

Soru: Zekat nelerden verilir?

Cevap: İhtiyaç dışı 82,18 gr. Altını olan (12 ayardan düşük ise zekat vermez)

-560 gr. Gümüşten

-Nakit paradan, ticaret malından.

-Hayvanlardan (koyun keçiden 40 ta 1 tane

-Sığır, mandadan 30 da 1 tane

-Deveden 5 adet olunca biri

-Toprak mahsullerinden 653 kiloya ulaşınca onda bir öşür verilir.

-Biriktirilen paradan.

-Finans kurumlarındaki paradan ve artıştan 40 ta 1 zekat verilir.

-Zekat para olarak da, mal olarak da verilir. Malın orta hallisinden verilir. Mal için karşı tarafın ona ihtiyacı olmalıdır.

Zekatta niyet şarttır.

Zekat yerini bulursa zekat olur.

****

Soru: Fitre ne demektir?

Cevap: Fitre daha çok fıtır sadakası olarak bilinir. Ramazan ayı içerisinde imkanı olan her Müslümanın bayram namazından önce vermesi vacip olan sadakadır.

Miktarı bir kişinin bir günlük normal ihtiyacı olarak hesaplanır. Verenin bir günlük yediği ve durumu göz önünde bulundurularak miktar tespit edilir.

Fıtır, bir ibadettir. Bedenin zekatıdır. Ramazana kavuşturan Allah’a şükürdür. Sağlık için verilir. Onun için çocuğun malı olmasa bile ana baba çocukları içinde verirse, güzel olur. “Başın gözün sadakası” derler.

Ramazan içinde verilmesi unutulduysa bayramda da verilebilir.

Verirken ihtiyaç sahibi olması, meşru yere harcaması gibi hususlar iyi araştırılmalıdır. Hayır kurumlarına, hava kurumuna verilmez. Bir de bakmak zorunda olduğu kimselere verilmez.

Fitre veren fitreye niyet eder, ama alana belirtmesine, tasdik ettirmesine gerek yoktur.

Fitreyi oruç tutanda verir, tutmayan da verir. Fitre kaza belayı def eden bir sadakadır. Bazı olaylardan sonra “verilmiş sadakan varmış” denir.

Arife günü doğan çocuğun da fitresi verilir.

****

Soru: Ücret karşılığı hatim okutulabilir mi?

Cevap: Kur’an-ı Kerim her hangi bir menfaat ve ücret karşılığı öğretilmez ve okunmaz. Ölenlerin ruhuna bağışlanmaz. Ticareti yapılmaz. Bakara 41. Ayette ayetleri az bir paha ile satmayın” uyarısı yapılmıştır.

Bir ayette de: “Az bir paha ile ayetlerimizi değiştirenlerin yiyip de karınlarını doldurdukları, ateşten başka bir şey değildir. Allah kıyamette onlarla konuşmaz. Onları temize çıkarmaz. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.” (Bakara:174) buyrulur. Yasin hatim satın alınmaz. Ne yapılır? Kendin bilmiyorsan “3 ihlas bir fatiha okunur onlar için dua edilir.


Bu yazıyı 1 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.