PEYGAMBERE KARŞI EDEP VE ADAP NASIL OLMALIDIR?

İnancımızda Cenab-ı Allah’ın gönderdiği bütün peygamberlere iman esastır. Onlar saygı ile anılacak “Hazreti; “aleyhisselam” veya falan peygamber diye anılacaktır. Onlardan birini veya bir kaçını inkar, insanı küfre götürür.

Peygamberlerin sonuncusu bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed’tir. O “Alemlere rahmet olarak gönderilmiştir.” (Enbiya:107) O geldiği zaman insanlık cahiliye devrini yaşıyordu, inananları cahiliye karanlığından kurtarıp, Asr-ı Saadet yaşattı. İnsanları kölelikten, alınıp satılmaktan, kız çocuklarını diri diri toprağa gönülmekten kurtardı. İnsanlık O’nunla başladı, medeniyet onunla ortaya çıktı.

İnsanlık ne öğrendiyse, O’ndan öğrendi. Onun için alemlerin efendisine çok şey borçluyuz.

Cenab-ı Allah ona “Habibim” dedi. Buyurdu ki: “Kendi aranızda birinizi çağırdığınız gibi peygamberi çağırmayın” (Nur:63)

O’nu anarken sadece “Muhammed” dememeliyiz. Hz. Muhammed, Muhammed (as), Muhammed (Sav) şeklinde zikretmeliyiz. Edep budur.

Peygamber (as)ın adını duyanlarında salavat getirmesi  gerekir. Bugün O’nun adını duyup da derlenip toparlanmayan, elini kalbine götürüp salavat getirmeyen çok az insan vardır. Çoğu müslüman, O’nun kutsal emanetlerine, sakalının bir tek teline kurban olur.

  • Peygamber (as)a karşı vazifelerimizden biri de O’na salavat getirmektir. O’na salavat getirmemiz: Cenab-ı Allah emridir. Ahzab:56)
  • Salavat getirene melekler rahmet okur. Ayrıca peygamber (as)ın şefaatine nail olur.

“Esselatü vesselamü aleyke ya Rasülellah” diyerek Peygamber (as)a selam göndermek her müslümanın görevidir.

  • Peygamber (as)a karşı en büyük vazifemiz O’na itaat etmektir. Cenab-ı Allah Kur’an’da: “Kim Rasüle itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur” buyurur. (Nisa:80)

Bir gün: “ Bütün ümmetim cennete girecektir. Yalnız istemeyenler hariç: buyurur. Oradakiler:

  • Kim istemez ya Rasulüllah? Derler.

Peygamber (ab):

-Bana uymayan cenneti istememiş demektir. Buyurur. (R. Salihın:158)

Allah Rasülünün sünnetini yaşamak en büyük hidayettir ve nasip işidir. Çünkü sünnetsiz din olmaz ve yaşanmaz.

Allah Rasulü: “Sünnetime azı dişinizle yapışır gibi yapışınız.” (Ebu Davut-sünneti:15) buyurur.

Her samimi müslüman, Allah Rasulünün sünnetini ölçü alır. O neyi nasıl yaptıysa, öyle yapar.

Bir hadislerinde: “Ümmetimin fesadı zamanında kim sünnetime yapışırsa, şehit sevabı alır” buyurmuştur. (Büyük hadis kulliyatı:1/45)

Sünnet olmadan Kur’an anlaşılmaz ve yaşanmaz. Kur’an: “Fesalli=Namaz kıl” der. Ama ne zaman, nasıl, ne kadar bunu sünnet açıklar.

Sünnet dinde, dört kaynaktan biridir. Sünnet, insanla Kur’an arasında köprüdür.

Sünnetin terki, dini hayata imkan vermez.

Cenab-ı Allah: “Peygamber size ne getirdiyse, alınız, sizi neden men ederse, ondan uzak durunuz.” (Haşr:7)

  • “Allah’a ve Rasulüne itaat edin ki, amelleriniz boşa gitmesin.” (Muhammed:33) diye emretmiştir.

Peygambere itaati eden, sünnetine sarılan ancak Peygamberin şefaat edebileceği vasfı taşır. Sünnetine itaat etmeyene şefaat yoktur.

  • Müslümanın bir görevi de peygamberin ahlakı ile ahlaklanmaktır. Çünkü O’nun ahlakı Kur’an dır. Kur’an Onun için “Muhakkak ki sen yüce bir ahlak üzeresin” (Kalem:4) buyurur.
  • Allah Rasulünün kendi ifadesiyle: “Beni Rabbim edeplendirdi” demişti. Onun için edepte de en güzel örnek Hz. Muhammed’tir.

Peygamberimize karşı bazı edeplerimizde şunlardır:

  • O’nun son peygamber olduğunu ve diğer peygamberlere üstünlüğünü kabul etmek.
  • O’nu sevmeli ve sevdirmeliyiz
  • O’nun bize bıraktığı Kur’an ve sünnet emanetlerine iyi sarılmalı, Kur’an ve sünnet çizgisinden ayrılmamalıyız.
  • O’nun hayatını çok iyi araştırıp öğrenmeli, sünnetleri ile amel etmeli ve O’nun gibi yaşamalıyız.
  • O’nun tebliğ, ettiği şeyleri Muhammed ümmetine ve insanlık alemine örnek olup, tebliğ etmeliyiz.
  • İmkanı olanlar Medine’de O’nu ziyaret etmelidir.
  • Peygamber efendimize ve sünnetine yapılan saldırılara karşı çıkmalıyız.
  • Kur’an’da: “Sen olmasaydın alemleri yaratmazdım” buyruluyor. Her müslümanım diyenin O’nu önder, rehber ve örnek edinmesi gerekir.

Mehmet Akif şöyle demiştir:

“Dünya neye sahipse, O’nun vergisidir hep,

Medyun o’na cemiyet, medyun O’na ferdi.

Medyumdur O masuma bütün beşeriyet.

Ya Rab! Bizi mahşerde bu ikrar ile haşret.”

Peygamberi (as), üzen şeylerden kaçınılmalıdır. Meselâ; Nebilik, Rasullük iddiasında bulunmak. Mehdi olduğunu söylemek, onu istismar etmek gibi.

  • O Arapların peygamberi demek.
  • O’nun görevi bitmiştir, demek.
  • Cebrail (as)ın yanlışlıkla O’na geldiğini söylemek.
  • O’nun adına hadis uydurmak veya hadisler uydurmadır demek.
  • Mucizelerini küçümsemek kabul etmemek.
  • Vazifesinin bittiğini söylemek.
  • Kişileri O’nun önüne geçirmek.
  • O’na iftira atmak, yaptığı bir şeyi beğenmemek.
  • Peygamberi rüyada gördüm istişare ettim deyip O’nu istismar etmek gibi söz ve davranışlardan kaçınılmalıdır.


Bu yazıyı 6 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here