Sağlıkla İlgili Hurafeler

İslâm dini sağlığın korunmasına, hastalıklar için derman aranıp tedavi olunmasına büyük önem vermiştir.

Yüce Allah: “Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayınız.” (Bakara:195) diye emrediyor.

 

Peygamber (as): “ Allah ihtiyarlığın dışında her hastalığın şifasını da yaratmıştır. Ey Allah’ın kulları, tedavi olunuz.” buyurur. –Buhari Tıb:1

 

Bir gün uyuz devesine okuyup üfleyen birine, ne yaptığını sormuş oda:

-“ Hasta devemi tedavi ediyorum.” deyince,

–   Üfürüğüne birazda katran karıştır.” demiştir.

Yanındaki Müslümanlara şöyle buyurmuştur:

“Ey Allah’ın kulları tedavi olunuz. Allah hiçbir dert vermemiş ki dermanını yaratmamış olsun.” –Buhari Tıb:1

 

Her hastalığın bir sebebi bir de tedavi yöntemi vardır. Tılsımlı muskalardan medet beklemek yanlıştır. İnanımız açısından da muska yazdırmak ve yazmak büyük günahtır.

Maddi hastalıklar için mutlaka doktora gidilmesi, ilaç kullanılması gerekir. Ruhi olan hastalıklar içinde Kur’an’ın bize rahmet ve şifa kaynağı olduğu unutulmamalıdır. (Bak.:Buhari:1664, Müslim:2186)

 

“Denize düşen yılana sarılır.” hesabı yanlış yollarla tedavi arama, sağlık arama yoluna gidenler oluyor.

 

20 Mayıs 2009 tarihinde Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu son dönemlerde Türkiye’de popüler hale gelen transandantal meditasyon, reiki, yoga gibi gizemli oluşumların temelinde Uzak Doğu dinlerinin yattığını söyleyip, bu yöntemlerin bizi uç noktalara götürebileceği uyarısında bulunmuştur.

 

Bugün Hindistan’da inek idrarı insanların üzerine serpilerek tedavi aranıyor.(22.07.2007, Yeni Şafak) Ayrıca şifa için fare atıkları aranıyor.

 

Kekeme olanlar, kral, padişah sofra artıklarını yağmalıyordu.

Kırıkçılık için sığır pisliği sarma âdetini Anadolu’nun birçok yerinde görmek mümkün.  Öğrenci iken Kayseri’de ev sahibinin kırılan ayağına sardığı hayvan pisliği yüzünden ayağını kaybetmişti.

 

İslâm inancında haramla, necasetle pis şeylerle tedavi yoktur.

 

Çare arayan insanların önlerine yanlış tedavi yolları gösteren istismarılar oluyor veya önüne gelen bir şeyler tavsiye edenler eksik olmuyor.

Hayvan pisliği, kan, domuz yağı, alkol, hayız kanı, yırtıcı hayvan etleri deva değil derttir.

 

–          Sarılık olan çocuğa idrarını tavsiye edenler olur.

–          Şişmeler için sığır gübresi sarılmasını öneriyorlar.

–          Geçimi bozulan kadının eşine hayız kanını içirmesi söyleniyor.

 

Peygamber (sav): “Haramdan şifa olmaz.” buyurmuşlardır.(Müslim, Eşribe:12) haram derdi artırır, hastalığı azdırır.

 

Bu konuda bazı hurafeleri şöyle zikredebiliriz:

–          Gece tırnak kesilmez, aynaya bakılmaz ömür kısalır.

–          Gece ev süpürülürse yoksulluk olur.

–          Cuma günü temizlik yapılırsa meleklerin kanadı kırılır.

–          Ayak altına sabun sürülürse sıratta kayar.

–          Akşamdan sonra sirke, acı biber, turşu sokulmaz, ölüme sebep olur.

–          İçkiyi bırakmak isteyen için camiye bir cumadan diğer cumaya bir şişe su konur, içilirse bırakılır.

–          Dişi ağrıyan mezar taşını ısırırsa ağrısı geçer.

–          Sabun elden ele alınıp verilirse düşmanlık olur.

–          İçilen su bardağına su ilave edilirse rızık azalır. Bunun gibi nice mantıksız şeyler.

 

Hurafeler daha çok İslâm dinini hedef alan dinlerden ve İslâm düşmanları tarafından dindenmiş gibi gösterilmektedir. Meselâ:

 

–          Salı işe başlama sallanır. İstanbul Salı günü fethedilmiştir.

–          Pazar iş yapılmaz. Pazar günü Hristiyanların ibadet günüdür.

–          Cumartesi iş yapılmaz, cumartesi Yahudiler hiçbir iş yapmaz. İşlerini başkalarına gördürürler.

–          Yemin ederken ayağını kaldır, yalan olmaz. Ahlaksızlığa teşviktir.

–          Kısmetinin açılmasını isteyen, gece çeşmeyi açık bırakmalı. İsrafa yöneliktir.

–          Karnına tabak koy, dışarıya çık, senden konuşsunlar, günahını alsınlar. Bu insanı günaha sokma yöntemidir.

–          İki bayram arası nikah olmaz. Peygamber (as) Hz. Âişe ile iki bayram arası nikahlanmıştır.

 

Bir kötülükten korunmak için duvara tahtaya vurmak, kulak çekmek, şeytan kulağına kurşun demek. Bu  itikad bozukluğuna neden olur. Başka bir işe yaramaz. Bazı kitaplar yanlış yazılmış ya da yazdırılmıştır. Meselâ; bir kitapta: 1231 defa “Ya Muğnî” denirse seccadenin altı para ile dolar deniliyor. Bu ifade çalışmaya, rızık aramaya mani bir söz. Tembelliğe teşviktir.

 

Allah (cc) ne diyor:

–          Namazdan sonar yeryüzüne dağılın. Allah’ın lütfundan isteyin…- Cuma:10

–          Bilin ki insan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur. –Necm:39

–          Müslüman, önce Kur’an’a sonra sünnete kulak vermelidir. Yardım sadece Allah’tandır. Dilek, istek yalnızca Cenab-ı Allah’a olur. Trabzon’da ucu görülen bir kaya dilek taşı olarak ilan edilmiş. Geçen yıl vapurla etrafında dolanıp dilek ve istekte bulunan 33 kişi için dilek taşı, ölüm taşı olmuştur.

 

Akif’in ifadesiyle, Taştan, leşten beklenmez. Şu bir gerçektir ki hurafeler kendisine inananlara hep zarar vermiştir. Zarar vermeye de devam edecektir.

 


Bu yazıyı 587 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.