Şeytan İnsanı Aldatır

1. ŞEYTANIN GÖREVLERİ :

Şeytanın yaptığı ve yapmaya devam edeceği işleri şöyle sıralayabiliriz.

-Allah’a isyan ettirmek.

-İnançsız hale getirmek, şirke düşürüp, iman ve nikâhtan etmek.

-Bid’atlerle amel ettirmek.

-Büyük günahlar işletmek, bunu yapamazsa küçük günahlarla oyalamak.

-Haram yedirip içirmek için haramı, günahı cazip göstermek.

-Ciddi meseleleri unutturup, boş ve faydasız işler yaptırmak, sevabı az işler işletmek.

-İbadetten alıkoymak, yapılan ibadetlerin sevabını boşa çıkarmak.

Şeytan, Bilal-i Habeşi namaz kılarken onu yatırmış, uyuması için bir çocuk nasıl sallayarak uyutulursa, öylece onu sallayarak uyutmuştur. (Prof. Dr. İ. Canan K. Sitte : 7/370).

-“İbadetler için daha var daha gençsin “ deyip geciktirtmek.

-Zekattan, sadakattan ve yardımdan “cimri olursun, senin malında başkasının ne hakkı var” diyerek alıkoymak.

-Dünyayı sevdirip, ahireti unuttturmak vb…

Cenab-ı Allah: “Şeytan sizi aldatır, ateş ehlinden olmaya çağırır.” (Fatır Sûresi : 6).

“Şeytan Adem’le Havva’yı ayıp yerlerini açarak cennetten çıkardığı gibi sizide şaşırtıp bir belaya düşürmesin…” (A’raf Sûresi : 27). Bu âyetlerle Allah bizi uyarmıştır. Şeytanın hile ve tuzaklarına karşı uyanık olmalıyız. Uyanık olmayanlarla şeytan hep alay eder, dalga geçer. Kendisini hafife alanı da alt eder. Kısaca, şeytanın görevi şeytanlıktır.

 

2-ŞEYTAN İNSANIN DÜŞMANIDIR.

Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de şu ayetler şeytanın insanın düşmanı olduğunu ve insanı saptırdığı bildirilmiştir.

-“Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanların helâl ve temiz olanlarından yiyin, şeytanın peşine düşmeyin; zira şeytan sizin için açık bir düşmanınızdır. O size ancak kötülüğü, çirkini ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder.” (Bakara Sûresi : 168-169).

-“Sakın şeytanın peşinden gitmeyin; çünkü o apaçık düşmanınızdır.” (Bakara Sûresi : 208).

-Ey iman edenler! Şeytanın adımlarını takip etmeyin. Kim şeytanın adımlarını takip ederse, muhakkak ki o, edepsizliği ve kötülüğü emreder”. (Nûr Sûresi : 21).

-“İnsanlardan ihlâsa erdirilmiş kulların bir yana, and olsun hepsini azdıracağım” (Sâd Sûresi : 82-83).

“Kim şeytanı yoldaş edinirse, bilsin ki şeytan, onu saptıracak ve cehennem ateşine sürükleyecekitir.” (Hac Sûresi : 5).

-“Kullarıma söyle sözün en güzelini söylesinler. Sonra şeytan aralarını bozar. Çünkü o, insanın apaçık düşmanıdır.” (İsrâ Sûresi : 53).

-“Şeytan onları etkisi altına aldı da kendilerine Allah’ı anmayı unutturdu. İşte onlar şeytanın yandaşlarıdır. İyi bilin ki şeytanın yandaşları hep kayıptadır.” (Mücadele Sûresi : 19).

-“Şeytanın doğru yoldan alıkoydukları, kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.” (zuhrûf Sûresi : 37)

-“Şeytan sizin düşmanınızdır. Siz de onu düşman bilin. O, kendi taraflarını ancak ateş ehlinden olmaya çağırır.” (Fatır Sûresi : 6).

Bu ayetlere göre şeytan, insanın her zaman kötülüğünü ister, kötülüğe çağırır. Davetine uyanları saptırır, günah işletir.

 

3- ŞEYTAN İNSANI ALDITIR-SAPTIRIR

Cin ve şeytanlar her zaman insanları saptırmaya, aldatmaya yeteneklikdirler. Hz. Adem’le Havva’yı aldattıkları gibi bütün insanları aldatır. Çünkü şeytan aldatma gücüne sahiptir.

Zevk sefayı, nefsin arzularını ve dünyanın güzelliklerini cazip gösterir, haramı, günahı süsler püsler güzel gösterir. Yani kötüyü allar pullar yutturur. Şeytan aldatmaya yeminlidir. Bu onun görevidir. Aldatırken merhametide yoktur. Bugüne kadar bir çok insan, şeytandan zarar görmüştür.

“Şeytana parmağını kaptıran, kolunu kaptırır” derler doğrudur. Şeytan, insanla doğarken uğraşmaya bir başlar, ölüm döşeğine kadar son anda bile hedefi, insanın imanını çalmaktır. Yani ölürken bile insanın imanını çalmaya çalışır.

Hz. Mevlâna şöyle der : “Ben ölünce vah vah, yazık yazık deme. Eğer şeytanın tuzağına düşersem, vah vah, yazık yazık o zaman denir.” Der.

Hz. Peygamberin ifadesiyle : “Şeytan kanın ulaştığı her noktaya ulaşır, kalplere kötü şeyler atar” (Buhari İ’tikaf : 8)

Bu konu ile ilgili şu âyetleri nakledelim :

-“Şeytanın kötülüğü, çirkini emrettiği” (Bakara : 169).

-“Şeytanın ne varsa güzel ve süslü gösterdiği” (Fussılât : 25) (E’nam: 43).

-“Adımlarını takip edenlere yüzkızartıcı şeyleri ve kötülüğü emrettiği” (Nûr : 21).

-“Saptırmak için insanın önüne geçeceği” (A’raf : 16) “Önlerinden arkalarından, sağlarından, sollarından insanlara yaklaşacağı” (A’raf : 17).

-“Şeytanın insanı azgınlığa sürükleyeceği, sonrada yakalarını bırakmayacağı” (A’raf : 202).

-Adem’le Havva’yı ebedilik ve melek olma vadi ile kandırdığı ve iyiliğinizi düşünüyorum diye yemin ettiği” (A’raf : 20-21).

-“Şeytanın insanın yaptıklarını güzel göstereceği ve yarıyolda bırakıvereceği” (Enfâl : 48) (Nahl : 63) (Neml : 24).

-“Şeytanın aldatmadan başka bir şey vaad etmediği” (İsra : 64).

-Şeytanın, insanları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara boğacağım. Onlara emredeceğim Allah’ın yarattığını değiştirecekler” diye ahdettiği” (Nisâ : 119).

-“Şeytan söz verir, ümitlendirir; halbuki şeytanın onlara söz vermesi, aldatmacadan başka bir şey değildir. “ (Nisâ : 120).

Atalarımız : “Şeytanın arkadaşlığı darağacına kadardır” , “Şeytan insanı aldatır, ama suyunu ısıtıvermez” demişlerdir. Bir de “şeytanla kabak ekenin kabağı başında paralanır” demişler, şeytana kanmamak, aldanmamak gerektiğini ifade etmişlerdir.

Şeytanın vazifesi neymiş? Vad etmek, güzel göstermek ve yüz kızartıcı, mahçup edici şeyleri yaptırmakmış.

 

4- ŞEYTAN İNSANA VESVESE VERİR

Vesvese : Gizli ses, fısıltı, kuşku, evham manalarına gelir.

Mücadele sûresinin 10. ayetinde : “Gizli konuşmalar şeytandandır. Bu, iman edenleri üzmek içindir” buyurmuştur.

Vesvese şeytandandır, onun görevi vesvese vermektir. Şeytan vesvese vererek insanı çileden çıkarır. Amelini de boşa çıkarır. Onun için vesvese, şeytanın en büyük tuzağıdır. Dini hayatı olmayanı ve tam yaşamayını oynatır.

Kur’an-ı Kerim’de : “Her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar…!! (En’âm Sûresi : 112) buyrularak şeytanın vesvese verdiği bildirilmiştir.

Şeytan hangi konularda vesvese verir?

Her şeyden önce imanî konularda vesvese verir. İmanı bütün olanlara, Rabbine tam bir teslimiyetle teslim olanlara vesvese veremez. İmanda eksiklikleri olanları istediği gibi oynatır.

Hz. Peygamber şöyle der :

“Sizden birine şeytan gelir ve içinizden sorar:

-Seni kim yarattı?

-Allah” dersiniz.

-Peki Allahı kim yarattı? Der. Böyle olunca “Ementübillahi ve Rasulihi” dersin. O durmaz kaçar” (Ramuz el Ehadis : 102/8).

Şeytan ikinci olarak abdest, namaz, Allah’a itaat konularında vesvese verir. Abdestin oldu mu, namazın oldu mu? Diye kuşku verir. Allah’ın senin ibadetine, namazına ihtiyacımı var? Der. İbadete gerek yok. Senin çalışman ibadettir, ayrıca namaz kımana ihtiyaç yoktur” der. Eğer ibadetten alıkoyamazsa, ibadete şüphe karıştırır, bunu da tam beceremezse, acele ettirir; ihlâhsız, zevksiz ibadet ettirir.

Kul, şeytana itibar etmez: “Biz ibadet etmekle mükellefiz” der, ibadette ciddi olursa, onun yakasını bırakır.

Şeytan, ölümü, ahireti unutturmak için ölümden sonrası yoktur” der. İnsanı dünyaya yöneltir.

Efendim Allah çok affedicidir veya “Allah seni affetmez” düşüncesini telkin eder. İki halde de günah işletir.

Şeytan, insana eşi hakkında şüphe verir. Cinayet bile işletir. İşi hakkında ve geçimi hakkında vesvese verir.

Şeytanın vesvesesine karşı çare nedir?

-Önce sağlam bilgi, sağlam iman, düzgün bir itikat ve kusursuz abdest, namaz.

Namazda : “Allah’ın huzurundayım, sağ tarafımda cennet, sol tarafımda cehennem var” diye düşünülürse, isnan kendini musalla taşında veya kabirde gibi hissederse, vesveseye düşmez.

“Vazifem ibadet etmektir. Kabul edilip edilmemesini Cenab-ı Alah bilir” denir, gevşeklik gösterilmezse, şeytan onun peşini bırakır.

-Helâl lokma, vesveseyi önler.

-En önemli hususlardan biri de dinî bilgileri kaynağından ve ehil kimselerden öğrenmektir. Bilgi eksikliği giderilmezse, yanlışlıklar düzeltilmezse vesveseden kurtulunamaz.

Kur’an’da :

-“Gerçek olan, Rabbından gelendir. O halde kuşkulananlardan olma” (Bakara Sûresi : 147).

-“Gerçek, rabbinden gelendir. Öyle ise şüphecilerden olma” (Âl-i İmran Sûresi : 60).

-“Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah’a sığın…” (Fussılet Sûresi : 36).

-“Eğer şeytanın fitlemesi seni dürterse, hemen Allah’a sığın.” “Takvaya erenler var ya, onlara şeytandan bir vesvese dokunduğunda Allah’ın emir ve yasaklarını hatırlayıp hemen gerçeği görürler.” (A’raf Sûresi : 200-201).

-“De ki : İnsanların kalplerine vesvese sokan, insan Allah’ı andığında pusuya çekilen, cin ve insan şeytanının şerrinden insanların mutlak sahip ve hâkimine ve insanların ilâhına sığınırım!” (Nâs Sûresi : 1-6).

Demek ki, şeytanın vesvesesinden kurtulmak için :

-Kuşku ve şüphe terk edilecektir.

-Bir vesvese gelirse hemen Allah’a sığınılacaktır. “Rabbim şeytanın vesvesesinden sana sığınırım” diye de dua edilecektir.

-Vesveseye meydan verecek iş yapmamaktır. İşi sağlam yapmaktır.

-Vesveseye itibar edilmeyecek üzerinde durulmayacaktır, şeytanın oyununa gelmemektir. Vesveseye önem vermek şeytanı ümitlendirir, işini kolaylaştırır.

 

5-ALLAH ŞEYTANA KARŞI KULLARINI UYARMIŞTIR.

İnsan şeytana, şeytan da insana çok yakındır. Hz. Peygamber :

“Şeytan insanoğlunun damarlarında kan gibi dolaşır, peşini bırakmaz” buyurmuştur. (Ramuz el-Ehadis : 102/1).

Bu insan düşmanına karşı Cenab-ı Allah bizi şöyle uyarmıştır :

-“Şeytanın peşine düşmeyin. Zira o sizin açık düşmanınızdır. O size ancak kötülüğü çikrini, Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri emreder:”(Bakara Sûresi : 168-169).

-“Ey iman edenler! Sakın şeytanın peşinden gitmeyin” (Bakara : 208).

-“Ey iman edenler! Şeytanın adımlarını takip etmeyin. O size yüzünüzün kızaracağı şeyleri emreder.” (Nur : 21).

-“Şeytanlar dostlarına, sizinle uğraşmaları için telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız, Allah’a ortak koşanlardan olursunuz.” (En’âm Sûresi : 121).

-“Sakın sizi şeytan Allah’ın affına güvendirerek kandırmasın, dünya ile sizi aldatmasın.” (Lokman Sûresi : 33).

-“Ey insanlar! Allah’ın vadi gerçektir, sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve o aldatıcı şeytan da Allah hakkında sizi kandırmasın”. “Çünkü şeytan, sizin düşmanınızdır, sizde onu düşman sayın. O kendi taraflarını ancak ateş ehlinden olmaya çağırır.” (Fatır Sûresi : 5-6).

Bu ayetlerden anlaşıldığına göre açık bir şekilde bizi yaratan, yaşatan, öldürecek, son anda diriltecek olan ve hesaba çekecek olan Cenab-ı Allah uyarmıştır.

Kıyamet günü hesaba çekince :

-“Beni şeytan kandırdı” diyene Cenab-ı Allah :

-“Ben seni uyarmadım mı, kanmasaydın!” diyecektir, “aldanmasaydın” diyecektir. Yasin sûresinde ifade edildiği gibi :

“Ey Ademoğulları! Size şeytana tapmayın, çünkü o sizin apaçık bir düşmanınızdır” demedim mi? Denilecektir. (Âyet :60)

Netice olarak; şeytanın zarar vermesinden korunabilmek için Allah’ın ve Rasülünün uyarılarına kulak vermek lâzımdır. Uyanık olana, şeytanı tanıyana, hilelerini, tuzaklarını bilene şeytan asla zarar veremez. Çünkü o tehlikeyi bildiği için oyuna gelmez, kolay kolay aldanmaz.


Bu yazıyı 3.530 kişi okudu.

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.