ŞEYTANIN GÖREVİ

“Şey­tan” de­ni­lin­ce kor­ku­lan, in­sa­na mu­sal­lat olup zarar veren, düş­man akla ge­li­yor. Ba­zı­la­rı öyle kor­ku­yor ki adını bile duy­mak is­te­mi­yor, söy­le­mi­yor. 
Şey­tan kor­ku­la­cak değil, ko­ru­nu­la­cak bir var­lıktır. 

Şey­ta­nı­nın gö­re­vi, in­sa­nı Sap­tır­mak­tır. Bunun için ye­min­li­dir. Eğer kor­ku­la­cak olur­sa, gev­şek­lik göste­ri­lip onun ho­şu­na giden bir hayat ya­şa­nır, fır­sat ve­ri­lir­se, şey­tan o zaman in­sa­nın pe­şi­ne düşer. 

Ya­ra­tı­lış se­be­bi

Ce­nab-ı Allah: “Cin­le­ri ve in­san­la­rı bana kul­luk et­sin­ler diye ya­rat­tım” bu­yur­muş­tur. (Za­ri­yat:56)
Demek ki mak­sat, in­san­la­rı ve cin­le­ri şey­tan­la­rı imtihan için ya­rat­mış­tır. “Secde et” em­ri­ne şey­tan uyma­mış­tır. 

Allah: “Sana em­ret­ti­ğim halde seni secde et­mekten alı­ko­yan nedir? De­yin­ce, şey­tan beni ateş­ten Ademi ça­mur­dan ya­rat­tın, ben ondan üs­tü­nüm” ce­va­bı­nı ver­miş­tir. (A’raf:12)

Allah ona: “Ora­dan in. Bü­yük­lük tas­la­ma. Çünkü sen aşa­ğı­lık bi­ri­sin.” (A’raf:13) bu­yu­ra­rak şey­ta­nı huzur­dan kov­muş­tur. 

Allah şey­ta­nı başta kötü ola­rak ya­rat­ma­mış­tır. O kötü ol­ma­yı ken­di­si is­te­miş­tir. 

Şey­tan in­san­la­rı sa­pıt­mak için “İnsan­la­rın tek­rar di­ri­le­cek­le­ri güne kadar müh­let is­te­miş­tir” (A’raf:14)

Allah da ona is­te­di­ği müh­le­ti verdi.” (A’raf:15) Bunun üze­ri­ne şey­tan in­san­la­rı sap­tır­mak için and içti. (A’raf:16) “On­la­ra em­re­de­ce­ğim de Allah’ın ya­rat­tı­ğı­nı de­ğiş­ti­re­cek­ler” dedi. (Nisa:119) Halis kul­la­rın bir yana in­san­la­rı az­dı­ra­ca­ğım” di­ye­rek işe baş­la­dı. (Sad:83)
Ce­nab-ı Allah’da şey­ta­nın hile ve tu­zak­la­rı­na karşı kul­la­rı­nı uyar­mış­tır. 

– “Ey in­san­lar! Şey­ta­nın pe­şi­ne düş­me­yin.” (Baka­ra:168)

– “Ey iman eden­ler! Sakın şey­ta­nın pe­şin­den git-me­yin.” (Ba­ka­ra:169)

– “Şey­ta­na kul­luk et­mek­ten ka­çı­nın.” (Zümer:17)

– “Şey­tan ne kötü ar­ka­daş­tır.” (Nisa:38)

– “Şey­ta­na tap­ma­yın.” (Yasin:60) bu­yu­ra­rak şeyta­na kan­ma­ma­la­rı için insan uya­rıl­mış­tır. 

Şey­tan in­sa­nın düş­ma­nı­dır kötü şey­le­ri em­re­der:

Şey­tan in­sa­nı Allah’tan uzak­laş­tı­rır, günah iş­leme­si için kış­kır­tır. (Zuh­ruf:36)

Şey­tan in­sa­na ger­çek ol­ma­yan va­ad­ler­de bu­lunur. (Nisa:120)

Şey­tan in­sa­na Allah’ı an­ma­yı unut­tu­rur. (Mü­ca-de­le:19)

Şey­tan in­sa­nı ya­nıl­tır, sa­pı­tır. Rab­bi­nin ya­rat­tığı­nı de­ğiş­ti­rtir. (Nisa.118-119)

Şey­tan in­sa­na kö­tü­lü­ğü em­re­der. (Ba­ka­ra:268)

Şey­tan in­san­la­rı bir­bi­ri­ne dü­şür­mek için iç­ki­yi, ku­ma­rı, zi­na­yı teş­vik eder. (Maida:91)

Şey­tan in­sa­nı Allah’a şük­ret­mek­ten alı­ko­yar. (A’raf:17)

Şey­tan in­sa­nı şüp­he­ye dü­şü­rür. (Sebe:20)

Şey­tan kötü iş­le­ri güzel gös­te­rir (An­ke­but:38)

Şey­tan in­sa­na ves­ve­se verir. (Nus su­re­si)

Şey­tan fakir olur­sun diye kor­ku­ta­rak cim­ri­li­ği em­re­der (Ba­ka­ra:268)

Şey­tan in­san­lar ara­sı­na içki ile, ku­mar­la kin sokar (Maida:91)

Şey­tan sa­pık­lık­la­rı güzel gös­te­rip doğru yol­dan alı­kor. (An­ke­but:58)

Şey­tan in­san­la­rın ara­sı­nı bozar. (İsri:53)

Şey­tan in­san­la­rı ateş eh­lin­den ol­ma­ya ça­ğı­rır. (Fatır:69

* * *

Şey­tan ves­ve­se verir:

Ves­ve­se, gizli ses, fı­sıl­tı de­mek­tir. Ves­ve­se şey­tanın en çok kul­lan­dı­ğı tu­zak­tır. 

Ves­ve­se daha çok iman, iba­det ko­nu­la­rın­da olur. İmanı yok etmek, amel­le­rin se­va­bı­nı gi­der­mek ister. 

Şey­ta­nın ves­ve­se­si­ne karşı Ce­nab-ı Allah kul­la­rını uyar­mış­tır. Şöyle bu­yu­rur:

– “Ger­çek Rab­bin­den ge­len­dir. Öyle ise şüp­he­ciler­den olma!” (Al-i İmran:60)

– Kuş­ku­la­nan­lar­dan olma!” (Ba­ka­ra:147)

Nâs Su­re­sin­de de:

– “Ha­bi­bim de ki:

İnsan­la­rın kalp­le­ri­ne ves­ve­se sokan, insan Allah’ı an­dı­ğın­da pu­su­ya çe­ki­len cin ve insan şey­ta­nın şer­rin­den in­san­la­rın sa­hi­bi olan Rab­bi­ne sı­ğı­nı­rım” bu­yu­ra­rak sı­ğın­ma şek­li­ni öğ­ret­miş­tir. 

Bu ko­nu­da pey­gam­ber (as) da:

– “Şey­tan kalp­le­re kötü şey­ler atar” (Bu­ha­ri, itikaf:8)

– “Siz­den bi­ri­ni­ze şey­tan gelir ve içi­niz­den sorar:

– Seni kim ya­rat­tı?

– Allah der­si­niz.

– Peki Allah’ı kim ya­rat­tı? Der. 

Böyle olun­ca “Emen­tü bil­la­hi ve Ra­su­li­hi” deyin o zaman şey­tan dur­maz kaçar.” (Ramuz’u-l-eha­dis: 102/8)

– “Şey­tan namaz için oku­nan ezanı du­yun­ca kaçar. Sonra gelir ves­ve­se verir. Kamet ge­ti­ri­lir­ken tekrar uzak­la­şır. Sonra tek­rar gelip ves­ve­se verir.” (Age:102/7)

– “Şey­tan Kur’an oku­yan­dan, Kur’an oku­nan yer­den kaçar, ora­lar­da eğ­leş­mez” (Age: 467/10)
– “Şey­tan namaz kı­lan­lar­dan kaçar” be­li­mi kırdın” der, bu­yur­muş şey­ta­nın ves­ve­se ver­me­sin­den kur­tul­ma yo­lu­nu gös­ter­miş­tir. 

Demek ki, Müs­lü­ma­nın şey­ta­na azabı na­maz­la Kur’an’la olu­yor. 

Şey­tan ba­zı­la­rı­nı tek­rar tek­rar ab­dest al­dı­rır, banyo yap­tı­rır. Eşi hak­kın­da kıs­kanç­lık verir. İmanı zayıf, ameli az ba­zı­la­rı­nı da bu­na­lı­ma sokar. 
Ves­ve­se­yi red, şey­ta­nı red et­mek­tir. İşi şey­ta­nın ves­ve­se ve­re­me­ye­ce­ği şe­kil­de sağ­lam ya­par­sak, şey-tan ümi­di­ni keser. Şey­ta­nın ves­ve­se­si­ne iti­bar et­me­yip Allah’a sı­ğı­nır­sak, şey­tan­dan kur­tul­muş olu­ruz. 
Birde gü­nah­tan, ha­ram­dan kaçıp helal lokma yenir­se, şey­ta­nın ves­ve­se­si­ni sav­mak kolay olur. Kötü dü­şü­nen ve kötü ya­şa­yan­la­ra şey­tan daha çok ves­ve­se verir.

Di­ni­ni az bi­len­le­re şey­tan daha çabuk yak­la­şır. 

Bir ha­dis­te şöyle bil­di­ril­miş­tir:

– “Şey­tan şöyle der: Mal sa­hi­bi şu üç şeyin bi­rinden ben­den kur­tu­la­maz. Ben ona akşam sabah ves­vese ve­ri­rim:

1- Malı helal ol­ma­yan yer­den edin­me­si­ne ça­lı­şı­rım. 

2- Ma­lı­nı helal ol­ma­yan yer­le­re har­cat­maya ça­lı­şı­rım.

3- Mala karşı sevgi ve­ri­rim ki, onu hayra har­ca­ya­maz. (Age:332/3)

En büyük teh­li­ke, şey­ta­nın iba­det­le­ri zor­laş­tı­rıp, iba­det et­mek­ten alı­koy­ma­sı ve ves­ve­se ve­re­rek in­sa­nı şirke dü­şür­me­si­dir. 

Şey­ta­nın ves­ve­se­si­ne karşı;

– Ves­ve­se­ye iti­bar ede­rek şey­tan ümit­len­di­rilme­me­li­dir. 

– Ves­ve­se­nin şey­tan­dan ol­du­ğu­nu, onun gö­re­vine ves­ve­se ver­mek ol­du­ğu­nu bilip, ona fır­sat ve­rilme­me­li­dir. 

Kur’an da şöyle buy­rul­muş­tur:

– “Tak­va­ya eren­ler var ya, on­la­ra şey­tan ves­ve­se ver­di­ğin­de onlar Allah’ın emir ve ya­sak­la­rı­nı ha­tır­layıp hemen ger­çe­ği gö­rür­ler.” (A’raf:201)

– Ves­ve­se ile amel olmaz. Bunun için doğru bilgi edi­nil­me­li, ek­sik­lik­ler için Allah’a sı­ğı­nıp dua edil­me­lidir. 

Kur’an’da: “Eğer şey­ta­nın fit­le­me­si seni dür­ter­se, hemen Allah’a sığın” buy­ru­lur. (A’raf:200)

* * *

Şey­ta­nın işi tuzak kur­mak­tır:

Şey­tan kur­du­ğu tu­zak­ta Adem’le Havva’yı kan­dırıp cen­net­ten çı­ka­rıl­ma­la­rı­na neden ol­muş­tur. 

Pey­gam­ber (as) şey­ta­na sor­muş:

– İnsan­la­rı nasıl tu­za­ğı­na dü­şü­rür­sün?

Şey­tan:

– Üç şeyle avlar, yol­dan çı­ka­ra­rak;

1- İşle­di­ği amel­le­ri gö­zün­de bü­yü­te­rek,

2- Ken­di­ni be­ğen­di­re­rek,

3- Gü­nah­la­rı­nı unut­tu­ra­rak “Ce­va­bı­nı vermiş”

Şey­tan in­sa­na “Senin iyi­li­ği­ni is­ti­yo­rum” di­ye­rek yak­la­şır. Allah’ın ya­sak­la­rı­nı güzel gös­te­rir. İnsanı Allah’ın af­fı­na gü­ven­di­re­rek günah iş­le­tir. Sonra da

Allah seni af­fet­mez di­ye­rek Allah’ın af­fın­dan ümit kes­ti­rir. 

İnsan helal sı­nı­rı­nı aşar­sa, şey­ta­nı ya­nın­da bulur. Şey­tan ona yar­dım­cı olur. 

Kur’an’da: Şey­ta­na tabi ol­ma­yın. Şey­tan size ancak kö­tü­lü­ğü ve ha­ya­sız­lı­ğı em­re­der” diye insan uyarıl­mış­tır.” (Ba­ka­ra:69)

– “Şey­tan sizi sa­pık­lı­ğa dü­şür­mek ister” (Nisa.60) 

Bir uyarı da şöyle:

– “Ey Ade­mo­ğul­la­rı! Şey­tan ana ba­ba­la­rı­nı­zın elbi­se­le­ri­ni so­ya­rak cen­net­ten çı­kar­dı­ğı gibi sakın sizi de al­dat­ma­sın. Şey­ta­nı inan­ma­yan­la­rın dost­la­rı kıl­dık.” (A’raf:27)

Yahya bin Ze­ke­ri­ya diyor ki:

– “Bir gün şey­tan bana gö­rün­dü. Ya­nın­da bir şey­ler vardı. 

– Bun­lar ne? Dedim. 

– İnsan­la­rı kan­dır­mak için tu­zak­lar dedi. 

– Benim için bir tu­za­ğın var mı? dedim.

– Bir gün çok yedin, na­ma­za üşe­ne­rek kalk­tın.

Senin için gaf­let tu­za­ğı­nı kul­lan­dım” dedi. 

Şey­tan ahi­re­ti unut­tu­rur dün­ya­ya mey­let­tirir.

Şey­tan dünya ile kan­dı­ra­bil­mek için dünya ile ilgi­li ne varsa güzel gös­te­rir. Artık dünya malı, dünya meş­gu­li­ye­ti, oyunu, eğ­len­ce­si cazip gö­rün­me­ye baş­lar. İnsan öle­ce­ği­ni her şeyin he­sa­bı­nı ve­re­ce­ği­ni unu­tur. Allah’a kul­luk etmez olur, şey­ta­na kul­luk eder. Şey­tan, insan ne ya­par­sa güzel gös­te­rir, sonra yarı yolda bı­ra­kı­ve­rir. (Enfal:48-Mahl:63-Neml:24)

Şey­tan in­sa­nı kan­dı­rıp dün­ya­ya meyl et­tir­diy­se o ki­şi­yi emri al­tı­na almış de­mek­tir. Bazen israf et­ti­rir, bazen de cim­ri­lik yap­tı­rır; zekat ver­dirt­mez, sa­da­ka ver­dirt­mez: “Mal senin baş­ka­sı­nın senin malda ne hakkı var” der. O kişi artık fe­la­ke­te sü­rük­le­nir. Mes­cid kuşu Sa­le­be’yi böyle kan­dır­mış­tır. 

Ce­nab-ı Allah “Sakın şey­tan sizi dünya ile kandır­ma­sın” (Lok­man:33)

– “Ey in­san­lar! Sakın dünya ha­ya­tı sizi al­dat­masın. Şey­tan kendi ta­raf­tar­la­rı­nı ancak ateş eh­lin­den ol­ma­ya ça­ğı­rır” (Fatır:5-6)

– “Şey­tan sizi fa­kir­lik­le kor­ku­tur. Size cim­ri­li­ği tel­kin eder” (Ba­ka­ra:268) bu­yu­ra­rak kul­la­rı­nı uyarmış­tır. 

Şey­tan in­sa­nı sap­tı­rır:

Şey­tan ko­vu­lun­ca Allah’ın hu­zu­run­da in­san­la­rı sap­tı­ra­ca­ğı­na yemin et­miş­tir. (A’raf:17)

– Şey­tan Allah’a isyan et­ti­rir. 

– Büyük günah iş­le­tir.

– İnsanı şirke dü­şü­rür. 

– Bid’at iş­le­tir.

– Ha­ra­mı tatlı, gü­na­hı güzel gös­te­rir. 

– Se­va­bı ol­ma­yan fay­da­sız işler yap­tı­rır. 

– Çe­şit­li ba­ha­ne­ler­le iba­det­ten alı­kor.

– Ahi­re­ti unut­tu­rur. 

– Şey­tan in­sa­nı az­dı­rır, Rab­bi­ni ve ni­met­le­ri­ni unut­tu­rur. 

– Ves­ve­se verip in­sa­nın ka­fa­sı­nı ka­rış­tı­rır, denge­si­ni bozar. 

– Ci­na­yet iş­le­tir, in­ti­har et­ti­rir. 

– İnsan­la­rı bir­bi­ri­ne dü­şü­rür. 

– Son anda bile ima­nı­nı çal­ma­ya ça­lı­şır. 

– As­lın­da he­de­fi bütün in­san­lar­dır. Ama daha çok ira­de­si zayıf, ameli az, iti­ka­dı bozuk, nef­si­ne ve dünya ma­lı­na düş­kün, eline, be­li­ne, di­li­ne sahip ol­ma­yan kim­se­le­ri gü­nah­tan gü­na­ha sü­rük­ler.

Kur’an’da: “Şey­ta­nın dost­la­rı­na ge­lin­ce şey­tan on­la­rı az­gın­lı­ğa sü­rük­ler. Sonra da ya­ka­la­rı­nı bı­rakmaz.” (A’raf:202)

– “Şey­ta­nın adım­la­rı­nı takip et­me­yin. Kim şey­tanın adım­la­rı­nı takip eder­se, mu­hak­kak ki o, edep­siz­li­ği ve yü­zü­nü­zün kı­za­ra­ca­ğı kö­tü­lü­ğü em­re­der” (Nur:21) buy­ru­la­rak ina­nan­lar uya­rıl­mış­tır. Şey­tan, biz­den önce nice in­san­la­rı ve mil­let­le­ri az­dır­mış, Allah’a isyan et­tir­miş ve sa­pık­lık­tan sa­pık­lı­ğa sü­rük­le­miş­tir. (Yasin:62)

Bu­gün­de fır­sat bu­lun­ca ken­di­si­ne uyan­la­rı gev-şek bu­lun­ca aynı şe­kil­de sap­tır­mak­ta­dır. 

Ba­zı­la­rı­nı “Bu de­vir­de!” “Her gün beş vakit baş olur mu?” “daha var” “Daha genç­sin” “Allah’ın ih­ti­ya­cı mı var?” “Falan ya­pı­yor da ne olu­yor?” “Din bir örtü ile olmaz, bir namaz demek de­ğil­dir” gibi ba­ha­ne­ler­le in­sa­nı küfür elin­den ol­ma­ya ça­ğı­rır. 

Bir gence öğüt ve­ril­miş­ti: “Şey­tan in­sa­nı kan­dı­rır dik­kat et. “Genç beni kan­dı­ra­maz” de­miş­ti. Bir­ gün şeytan ona gö­rün­dü. Genç ona “beni kan­dı­ra­maz­sın” dedi. Şey­tan: “Ben se­nin­le uğ­raş­mam sen genç­sin daha 80 yıl var diye işi gev­şet­ti. Kısa bir zaman sonra Az­ra­il kar­şı­sı­na di­kil­di. Genç “Şey­tan seni kan­dı­rır” den­miş­ti. İşte kan­dın” deyip ca­nı­nı aldı. 

İnsan şey­ta­na uyar­sa, ken­di­ni yazık etmiş olur. 
Kur’an da: “Kim şey­ta­nı yol­daş edi­nir­se, bil­sin ki şey­tan ken­di­si­ni sa­pı­ta­cak ve alev­li ate­şin aza­bı­na sü­rük­le­ye­cek­tir.” (Hac:4)

A’raf 18. De şey­ta­na uyanı şey­tan­la be­ra­ber cehen­ne­me ko­ya­ca­ğı­nı bil­di­ri­yor Allah. 

* * *

Şey­ta­nın işini ko­lay­laş­tır­ma­mak ge­re­kir:

Şey­ta­na uya­rak ona ümit ver­me­dik­ten sonra durup du­rur­ken şey­tan in­sa­na zarar ve­re­mez. 

Hakkı bı­ra­kıp şey­ta­nın ta­ra­fı­na geç­me­dik­çe insa­nı kö­tü­lük­le­re bu­laş­tı­ra­maz. 

Amel­de gev­şek­lik gös­ter­mez­se, onun ima­nı­na zarar ve­re­mez. 

Bir Allah dostu: “Allah’ı unut­tu­ğun an yol­da­şın, dos­tun şey­tan olur” de­miş­tir. 

Şey­tan, bes­me­le­siz hayat ya­şa­nır­sa, yal­nız olunur­sa bunu fır­sat bilir. Dini hayat ya­şa­ma­yan için işi iyice ko­lay­la­şır.

Bir in­sa­nın işi düz­gün ol­maz­sa, aşı ka­rı­şık olur­sa, şey­tan o kim­se­yi sap­tır­mak­ta zor­lan­maz. 

Şey­tan koyun kurdu gibi in­sa­nın kur­du­dur. İslam top­lu­mun­dan ay­rı­la­nı kapar. 

Şey­tan fır­sat ver­me­mek için onun ara­dı­ğı tip insan ol­ma­mak ge­re­kir. O ina­nan, ama inan­cı­nı ya­şa­mayan Müs­lü­man tipi ister. 

– Müs­lü­man ol­du­ğu­nu söy­le­yecek Allah’a ve pey­gam­be­re uy­ma­ya­cak, buna çağ­daş­lık di­yecek. 

– Amen­tü­yü oku­ya­cak ama şüp­he­le­ri ola­cak. 

– İsla­mın şartı beş di­yecek fakat namaz kıl­ma­yacak. 

– Yap­tı­ğı iş is­lam­ca ol­ma­ya­cak, Müs­lü­man­la­rın sa­fın­da ol­ma­ya­cak. İşte tam şey­ta­nın sev­di­ği tip­ler bun­lar. 

Eğer Allah’ın is­te­di­ği kul olu­nur­sa, şey­tan­dan kork­ma­ya gerek kal­maz. Şey­tan ondan kor­kar. 

* * *

Müs­lü­ma­na şey­ta­nın ha­ki­mi­ye­ti olmaz:
Şey­tan, in­sa­nı zorla sap­tı­ra­maz, kö­tü­lük yap­tıra­maz ve inkar et­ti­re­mez. İnsan­da akıl var­dır. İrade var­dır. 
İnsan ko­run­maz­sa, ona fır­sat ve­rir­se şey­tan o zaman zarar verir. 

İmam-ı Azam Fıkhi Ekber adlı ese­rin­de: “Şey­tan zorla in­sa­nın ima­nı­nı yok ede­mez. Kul iman­da za­fi­yet gös­ter­me­dik­çe, imanı bı­rak­ma­dık­ça şey­tan onu imandan ede­mez” der. 

İste­yen Allah’a kul­luk eder, is­te­yen şey­ta­na kulluk eder. İste­yen, şey­ta­nın gü­cü­nü kırar, ona fır­sat ver­mez. 

Kur’an’da: “İman edip de yal­nız Rab­bi­ne te­vek-kül eden­ler üze­rin­de şey­ta­nın bir ha­ki­mi­ye­ti yok­tur.” (Nahl:99)

– “Şey­ta­nın ha­ki­mi­ye­ti ancak onu dost edi­nen­le­re ve Allah’a ortak ko­şan­la­ra­dır.” (Nahl:100) 

– “Şey­ta­nın iyi kul­la­rım üze­rin­de hiç­bir nü­fu­zu yok­tur.” (Sebe:21) buy­rul­muş­tur. 

Kı­ya­met gü­nün­de “Beni şey­tan sap­tır­dı di­yen­ler için şey­tan iti­raz edecek “Rab­bim on­la­rı ben sap­tırma­dım. Onlar ken­di­le­ri derin bir sa­pık­lık için­dey­di” di­ye­cek­tir. (Kaf:27)

– “Şüp­he­siz şey­ta­nın hi­le­si za­yıf­tır” (Nisa:76)

– “Biz şey­ta­nı inan­ma­yan­la­rın dost­la­rı kıl­dık” (A’raf:27)

– “Kul­la­rım üze­rin­de şey­ta­nın ha­ki­mi­ye­ti yok­tur. Ancak az­gın­lar­dan Ona uyan­lar müs­tes­na” (Hıcır:42)

Şey­ta­nın tel­kin­den başka bir gücü yok­tur. 
– “Mu­hak­kak ki benim kul­la­rım üze­rin­de senin hiç­bir gücün ol­ma­ya­cak­tır. Gü­ve­nip da­yan­mak için Rab­bin yeter.” (İsra:65)

Şey­ta­nın is­te­di­ği­ne zarar ve­re­ce­ği dü­şü­nül­meme­li­dir. 

– “Kim Rab­bi­ni zik­ret­mek­ten gafil olur­sa, ya­nından ay­rıl­ma­yan şey­ta­nı ona mu­sal­lat ede­riz.” (Zuh-ruf:36)

– “Şey­tan Allah’ın izni ol­ma­dık­ça mü’min­le­re hiç­bir zarar ve­re­mez” (Mü­ca­de­le:10)

Rab­bi­mi­zin vaadi hak­tır. Onun için ge­rek­siz yere şey­tan kor­ku­su ta­şı­mak an­lam­sız­dır. 

* * *

Şey­tan­dan ko­run­ma nasıl olur?

Şey­ta­na sö­ve­rek veya şey­tan­dan kor­ka­rak şeyta­nın şer­rin­den ko­runulmaz. 

Şey­tan lâ­net­len­di­ğin­de “Ben zaten lâ­net­li­yim” der. Söv­mek­le de şey­ta­nın sa­yı­sı artar. 

Mü’min şey­tan­dan Allah’a sı­ğı­na­cak olur­sa, şeytan­dan emin olur. 

Kul, Euzu-bes­me­le çekip lâ­hav­le velâ kuv­ve­te illa­bil­la­hil aliy­yil azım” derse, işte bu is­ti­aze (sı­ğın­ma duası)dır. 

Hoca ta­le­be­si­ne sorar. 

– Şey­tan seni bir kö­tü­lü­ğe dü­şün­mek is­ter­se ne ya­par­sın?

– Onun­la mü­ca­de­le ede­rim. 

– Bu uzun sürer. Peki sen bir koyun sü­rü­sü­nün ya­nın­dan ge­çer­ken köpek sana sal­dır­sa ne ya­par­sın?

– Onu taş ata­rım, ken­di­me yak­laş­tır­mam. 

– Bu da uzun sürer. Hal­bu­ki sen sü­rü­nün sa­hi­bi-ne ses­len­sen onun bu­lun­du­ğu ta­ra­fa git­sen, kö­pek­ten daha çabuk kur­tul­maz mısın? Der. 

Şey­ta­nın bi­zim­le uğ­raş­ma­sı­nı ön­le­mek is­ti­yor-sak;

– Kuv­vet­li iman, 

– İhlas­lı ve de­vam­lı amel,

– Bes­me­le­li hayat,

– Helal lokma. 

– Kur’an ve sün­ne­te bağ­lı­lık.

– Ciddi iş­ler­le meş­gul olmak ge­re­kir. 

Pey­gam­ber (as): “Eğer için­den şerre davet eden bir ses du­yar­san, o şey­ta­nın da­ve­ti­dir. Onun şer­rin­den hemen Allah’a sığın” (Tir­mi­zi, Tef­sir:2)

Kur’an’da da: “Eğer şey­tan­dan gelen kötü dü­şün­ce­si­ni dür­tecek olur­sa; hemen Allah’a sığın” (Fus-Sı­lat:36) buy­rul­muş­tur. 

Ayete’l-Kür­si, Felak ve Nâs su­re­le­ri de şey­ta­nın şer­rin­den Allah’a sı­ğın­mak için et­ki­li ola­cak­tır. 
Sonuç ola­rak; Şey­ta­nın is­te­di­ği gibi dü­şü­nen, iste­di­ği ha­ya­tı ya­şa­yan, tel­kin­le­ri­ne kulak asan, şey­ta­nın zarar ver­me­sin­den ken­di­ni ko­ru­ya­maz. 

Ce­nab-ı Allah’ın uya­rı­la­rı­na kulak asıp şey­ta­nı düş­man bilen, tel­ki­ni­ne, ves­ve­se­si­ne al­dır­ma­yan şey-tan­dan emin olur. 


Bu yazıyı 6 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.