Sigara

TÜTÜNÜN TARİHÇESİ

 

Tütün dünyanın en hızlı yayılan salgınıdır. Tütünün ilk vatanı Amerika’dır. Amerika’ya gelen göçmenler, kaşifler tütünü buradan başka ülkelere götürmüşlerdir. 16. yy da dünyaya yayılmıştır. Türkiye’de tütün 1601’de ekilmeye başlanmıştır.

4. Murat, tütünün içilmesine yasak koymuş, nice insanları da cezalandırmıştır.

Daha sonra gelişmiş ülkeler mücadele ederken, az gelişmiş ülkeler Pazar haline gelmiştir.

4. Murat bir yandan sigara içimini suç sayıp ceza koyarken diğer yandan camilerde vaazlar verdirip, tütün aleyhindeki fetvaları camilere astırmıştır. Padişah iki sebepten yasaklamıştır. Başta kötü kokusu, diğeri de sebep olduğu yangınlardır.

Katip Çelebi 4. Murat’ın tütünle mücadelesini şöyle anlatıyor:

“Sultan Muradı Rabi asrının sonlarında kötülüklerin kapılarını kapamak için kahvehaneleri kapattığı gibi yangınlar çıktığı için tütüne de yasak getirmişti. Halk, yasağı dinlemediğinden Hünkar buyruğuna aykırı gitmek suçundan içenleri cezalandırmak gerekti. Giderek kişi yasak nesnenin üzerine daha çok düşer dediklerince, içmeye hırs ve rağbet artıp bu suçtan nice adem yokluk ülkesine gönderildi…” (Bilim ve Teknik Dergisi c.15)

 

AZAR AZAR ÖLÜMÜN ADI SİGARA

 

ÖNSÖZ

İnsan hayatının bir anlam taşıyabilmesi için ilk şart sağlıktır. Sağlık olmadan hiçbir şeyin anlamı olamaz. İnsani görevler yerine getirilemez. Düzenli bir hayat, sağlık kurallarına uymak ve sağlığı korumakla olur. Böylece beden sağlığı korununca, bedenle sıkı bir ilişkisi olan ruh sağlığı da korunmuş olur ki, dengeli bir hayattan ancak o zaman söz edilebilir.

İnsanın hayatında yaptığı davranışlar iyi ve kötü alışkanlıkların tekrarıdır. Hiçbir insan kötü olarak doğmaz. Sonradan kazandığı iradeye bağlı davranışların iyi ve kötü oluşu ile insan iyi ve kötü olur. İradesiz ve dengesiz hayat, iyi alışkanlıkların kazanılmasını güçleştirir. O zaman insan kötülüklerde tatmin yolu arar ki, bu da büyük problemler doğurur.

Denilebilir ki, sigara insan sağlığını tehdit eden kötü alışkanlıkların en başında gelmektedir. Çünkü diğer alışkanlıklara nazaran sigarayı kullananların sayısı daha çok olduğundan tesir sahası da geniştir. Devamlı kullanılan bir madde oluşu ile de zararı diğer alışkanlıklara oranla daha büyüktür.

Sigara alışkanlığı, aslında insan için bir ihtiyaç olmadığı halde kompleks ve problemlerin içinde kötü özentilerle başlar. Ve genç yaşta kazanılan bir alışkanlıktır.

Gençler arasında sigara içmek, büyüklere yakıştırılan bir davranış olarak kabul edilir. Benliği henüz tam gelişmemiş çocuk denecek yaştaki gençler kendilerine duyduğu güvensizlik içinde yapmacık pozlarla büyükler gibi içmek, birini söndürüp diğerini yakmak, filmlerdeki gibi izmariti fırlatmakla büyüklük sevdasına kapılırlar. Dikkati çekmek ve enteresan görünmekle büyüdüklerini ispata çalışırlar.

Erkekler sigara içmeyi erkek olmanın bir şartı olarak görürken, kızlar da hak aldıklarına ve erkeklerle eşit olduklarına inanarak içerler. Sağlıklarına verdikleri zararı hiç düşünmezler. Her şeye rağmen kendilerini alışmaya zorlarlar. İstemediği halde arkadaşlarının zoru veya başkalarına poz yapma arzusu ile eline aldığı sigaranın kısa zamanda esiri olurlar. Çünkü sigara kısa zamanda alışkanlık yapan bir maddedir. Bir doktorun dediği gibi: “Aslında sigaraya başlamak bırakmak kadar zordur.” Bu güçlüğe rağmen gençler kendilerini zorlamakla sigara tiryakisi olur giderler.

Artık bırakmak zordur. Hele genç yaşta kazanılan bir alışkanlık olunca sigaralar, paketler birbirini takip eder. Yaşlandıkça gençlikteki çekilen “Oh”lar “Ah”lara dönüşür. “ Bu son paket olsun” diyenleri, yemin edenleri çok görmüş ve duymuşuzdur. İşte bunlar sigaranın zararlarının fark edilmesidir. Bunun yanında bir de sigaranın zararlarına inanmayanları dinleriz. “ Şu kadar senedir içiyorum, zararını görmedim” diyenler çıkar. Aslında zararlı olmadığına kendileri de inanmazlar. Fakat ne derlerse desinler, nefislerini yenememenin ötesinde kuru bir teselliden öteye gidemezler.

Sigaranın zararsız olduğunu iddia edenlere inanmamak lazımdır. Sigaranın zararı gençlikte fark edilmeyebilir. Sigaranın zararı uzun vadelidir.

 

SİGARAYA NASIL BAŞLANIYOR?

 

Aslında bu alışkanlık zor kazanılabilecek bir alışkanlık. Güzel değil, tatlı değil. Çokları alışabilmek için neler çeker neler. Bulantılara, öksürüklere rağmen alışmaya çalışır.

Başlangıçta yasak ilgiye götürüyor.

Toplumda “Kadın çocuksuz, erkek çubuksuz olmaz” gibi yanlış sözler, gençler üzerinde etkili oluyor. Bazı analar “Oğlum sigarayı telleyip püflemeyince, nara atıp sövmeyince, erkek demem” diyerek gençleri tahrik ediyor. Bunlar olumsuz etkiler yapıyor.

Kendisine sigara ikram edilen reddetmeyi bir eksiklik sayıyor. İçmeyen de evinde, cebinde sigara taşımaya başlıyor. Hele kızlı erkekli guruplarda içmemek eksiklik sayılıyor. Yakarken, tutarken ve izmariti atarken ki pozlar diğer gençleri özendiriyor.

Aile ilgisiz, büyükler kötü örnek oluyor.

Önce şu hususu açıkça belirteyim ki; hiçbir insan sigara alışkanlığına ihtiyaçtan dolayı başlamaz. Bunun için de sigara, içende üstünlük, içmeyende noksanlık değildir.

Bu alışkanlığın başlamasının nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:

–   Sigara daha çok küçük yaşlarda içilmeye başlandığı için ana babaların ilgisizliğini ve arkadaş etkisini ilk başta zikretmek gerekir. Hatta kırsal kesimde bazı ana babaların çocuğunun sigara içmesiyle gurur duyduğunu da söylemek gerekir.

–   Önemli bir husus da günlük hayatımızda sigara, bazılarınca neşe kaynağı, bazılarınca da dert ortağı kabul ediliyor. Yani sevinen içiyor, üzülen içiyor. Hele biraz iradesi zayıf, problemli kişiler sigaraya tutsak olmaktan kendilerini kurtaramıyor.

–   İnsan yanlışı ve hatayı bilmediği için yapar derler. Gençlerde sigara ile büyüme, varlığını ispatlama kanısının yaygın oluşu, sigara alışkanlığının başlamasında büyük etken olmaktadır. Genç, bir sigara yakıp gösteriş yapmayı, caka satmayı ve dumanını savurmayı marifet biliyor. Sigaranın kendini büyüttüğünü sanıyor. Bunu da daha çok sigaranın sağlayacağı iltifata muhtaç gençler yapıyor.

–   Diğer önemli hususlardan biri de ikramcı toplum oluşumuz. Birbiriyle karşılaşan, bir araya gelen insanımız, selamla beraber “ buyur, yak!” diyor. Hemen ikinci sigarayı da karşı taraf ikram ediyor. Zorlanıyor. İçmiyorum, içmeyeceğim demek, içmemek sanki bir eksiklik olarak görülüyor.

–   Büyüklerin kötü örnek olmalarını, gençleri özendirmelerini de unutmamalıyız.

–   Süslü, çekici ambalajlar, aldatıcı reklamlar da insanımızı yanıltıyor. Halbuki insanımıza sağlıklı bilgi verilse, kimse bu illetin pençesine düşmeyecektir.

–   Sigara alışkanlığı daha çok sigara içen ana babalardan doğan, yıllarca onların sigara dumanlarını teneffüs etmiş çocuklar arasında yaygındır. Ve sigaraya böyle çocuklar daha çabuk başlamakta, daha çabuk alışmaktadır.

İşte böyle başlanılan sigara kendisiyle kalmamakta, kısa zamanda içki ve uyuşturucu gibi alışkanlıkları da davet etmektedir.

Ayrıca dağılmış aile çocukları, gençlerdeki bunalım ve cehalet büyük etkendir.

Çocuğun bir defa sigarayı denemesi, başlaması için yeterlidir. Bunun için sokaklarda bedava sigara dağıtılmasının ardında sinsi planlar vardır. Yapılan planlar boşuna değildir. Reklamlarla sigara içmeyi cazip hale getirenlerin sonları şöyle olmuştur:

Marlboro reklamlarında gördüğümüz Wayne Mc Laren 1992 yılında 51 yaşında akciğer kanserinden öldü.

1950’li yıllarda ilk olarak 17 yaşında Lucky Strike sigaralarının reklamlarında daha sonra da Chester Field sigaralarının reklamında baş artist olan Janet Sackman akciğer kanseri olmuştu. Akciğerinin bir kısmıyla sesini büyük ölçüde kaybetmişti.

1981-1987 yılları arasında Winston sigaralarının reklamında başrolü oynayan David Goerlitz 35 yaşında felç oldu. Tatma duygusunu kaybeden sanatçı, vücudunun sol tarafını da kontrol edemez hale geldi.

Camell sigaralarının reklamlarında yer alan Will Thornbury, 1992 yılında 56 yaşında kanserden öldü.

Marlboro reklamlarındaki kovboylardan biri olan David Millar Jr. 1987 yılında sigara kullanmaktan dolayı yakalandığı anfizem hastalığından öldü.

 

SİGARA DÜŞMANDIR

 

Sigaranın maddi manevi hiçbir yönden insana faydası yoktur. Her ne kadar efkar dağıttığı, dert ortağı olduğu söyleniyorsa da ilmin ve ilim adamlarının ifadesine göre sigara insanın dostu değildir.

Sigara daha çok geri kalmış ülkeler ve kırsal kesimde kendisini düşünmeyen, yakınları ile pek ilgilenmeyen kimseler tarafından rağbet görmektedir.

Yıllarca sigara içen, sigaraya bağımlı bir insana sorsak:

– Bunca yıl içtin ne kazandın? Herhangi bir faydasını gördün mü? Başkalarına tavsiye eder misin? desek…

Bize vereceği cevap:

– “Hiç, asla, nesini tavsiye edeyim” olacaktır.

Dünya sağlık teşkilatınca yapılan bir istatistikte, her yıl 5 milyon insan sigaranın sebep olduğu hastalıklar sonucu öldüğü bildirilmiştir. Tespit edilen öldürdüğü insan bu kadar. Ya can çekiştirdikleri…

Ayrıca sebep olduğu hastalıklar, verdiği acılar yanında sigara zayıf ve orta halli aileler için büyük bir ekonomik külfeti de beraberinde getirmektedir.

Sigara sadece içene zarar vermez. Onunla beraber çocuklara, eş, arkadaş, mesai arkadaşlarına ve yol arkadaşlarına da zarar verir. Yani sigaradan, beşikte yatan çocuktan, köşesinde son anlarını yaşayan ihtiyara kadar herkes zarar görür.

Bu bakımdan sigara dost değil, düşmandır.

Bugün zararsız sigara yok. Maddi manevi zarar görmeyen içici de yok. Sigaranın verdiği zararı birine bir başkası verse neler olur neler… işte bu zararı insan kendi kendine veriyor.

Sigara içerken 4 binden fazla kimyasal madde vücuda giriyor. Bunların her biri zehirdir.

Prof. Dr. Saffet Solak: “Yerli yabancı hiçbir ilim adamı sigaranın bir tek faydasını gösteremez. Buna karşılık yüzlerce zararı ispatlanmıştır” demiştir.

Sigaranın parasını el alır, dumanını yel alır, içene de sadece zararı kalır.

Sigara, uyuşturucuya ve alkole götüren en büyük etkendir. Bugün sigara kullanım yaşının iyice düşmesi alkol ve uyuşturucu tehlikesini de beraberinde getirmektedir.

Sigara içenler zararını bizzat çektiği halde, sigaradan eli ayağı doğranmış kütük gibi kalmış insanları gördüğü halde, kanser olanları ve ölenleri yakınan bildiği halde, sigara içmeye devam etmesi ahmaklıktır. Zaten büyüklerimiz sigaraya “ahmak otu” adını takmışlardır.

İnsanımız sigarayı kullanmamaya özen göstermelidir. Üzerinde bile sağlığa zararlı olduğu yazılıdır. Sigara bünyeyi zayıflatır, başka rahatsızlıklara yol açar. Sigara içende iştah olmaz. Sigara sağlığa zararlı olduğu gibi insan karakterine bile zarar verir. Sigara içen kadınlar erkekleşir, biraz yaşlanınca sakalı çıkar, yüzü çabuk kırışır.

Sigara vitamin düşmanıdır. Vücuttaki savunma gücünü azaltır. Zeka geriliğine sebep olur. Beyne normal oksijen gitmediği için beyinde hücreler ölür, felç tehlikesi artar, insan çabuk yaşlanır. Sigara kemik erimesine neden olur.

Sigara içen kadının karnındaki çocuğuna az oksijen gittiği için zeka geriliği olur.

Sigara içenler ömründen kaybediyor. Çünkü öldürücü bir düşmandır.

Bütün bunlara rağmen içenler sigarayı birkaç açıdan savunabiliyor. Sinirlerimi yatıştırıyor. Halbuki sigara sinirleri tahrip eder, uyuşturur. İnsandaki zindeliği, yorgunluğa dönüştürür. Düşüncesinde bulanıklık meydana getirir. Çünkü beyin hücrelerini öldürür. Sigarayı kim savunursa savunsun, sigara onu savunmaz.

Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre; 2000 yılında 5 milyon insanın sigara sebebiyle hayatını kaybettiği belirlenmiş ve sigara içenlerin ölüm yaşı 30’a kadar indiği açıklanmıştır. (25-11-2004 Vakit)

En son sigara ile ilgili haber şöyle idi: “ 42 yaşındaki Ahmet K sigara tiryakiliği yüzünden bir bacağını 23, diğerini ise 37 yaşında kaybetti. Hayatını tekerlekli sandalyede devam ettiren tiryaki, sigara içmeye devam ediyor.” (19-11-2004 Vakit)  E… boşuna ahmak otu dememişler.

 

SİGARADAN İÇMEYEN DE ZARAR GÖRÜR

 

Sigaradan içen kadar içmeyen de zarar görür.

Hamile annelerin sigara içmeleri veya sigara içilen ortamlarda bulunmaları halinde ana karnındaki çocuk zarar görür.

Sigara içen ana baba yalnız kendilerine değil, doğacak çocuklarına ve evdeki küçük yavrularına da zarar vermektedir.

Sigara içen erkeğin spermi de zarar gördüğünden kromozomlar tahrip olur ve genler de bozuluyor, böylece doğacak çocuklarda mutlaka bozukluk oluyor. (23-02-1992, Zaman)

Londra Vellington hastanesinin açıklaması böyle. Hatta erkekte kısırlık yaptığını da ifade etmişlerdir.

Görülüyor ki; ana baba içiyor çocuk çekiyor. Bir doktor hamile kadını muayene ediyor ve:

“Çocuğun sağlığı için sigarayı bırakman lazım” diyor. Kadın:

“Ben sigara içmem” diyor. Doktor:

“Öyleyse evde sigara içen biri var, o bıraksın” diyor.

İş yerlerinde, vasıtalarda, resmi dairelerde, evin içinde içenler varsa, içmeyenler de zarar görmektedir.

Demek ki sigara çevreyi kirletiyor. Çevredekilere de zarar veriyor. İçmediği halde içenlerin dumanından zarar gören pasif içiciler de kansere yakalanabiliyor. Çocuklar düşük doğuyor veya zayıf doğuyor. Dumanla gelen ölümler artıyor.

 

KİMLER İÇİYOR?

 

Sigaranın zararlarını bilmek yetmiyor. Bir doktor, bir sağlıkçı, okumuş bir aydın sigara içebiliyor. Sigaranın zararları konusunda konferans veren, iki çekip ondan sonra kürsüye çıkabiliyor.

Sigarayı sorsan tıp fakültesi öğrencilerine: “ insan sağlığının en tehlikeli düşmanlarından biri” diyecekler, ama diğer fakültedeki arkadaşlarından daha çok içecekler. Burada bir hata var. Sigaranın zararını bilmek yetmiyor. Eksik olan ne? Eğitim.

Türkiye’de reklam, promosyon ve ücretsiz sigara ikramı derken, bu nesil tütüne bağlı hastalıklardan ölüm rekoru kıracaktır.

Sigaranın bir zevk değil, ihtiyaç değil zehir olduğunu anlatmak gerek. Sigaradan zarar görenlerin fotoğraflarını, ölenlerin listesini göstermek gerek.

Sigarayı uyuşturucu kapsamına alan ülkeler, Türkiye’de yayılması için elden geleni yapıyor. Türkiye’yi Pazar haline getirmek istiyor. Genç nesli hastalıklı ve bağımlı hale getirmek istiyor.

Bir düşünürün ifade ettiği gibi; “ alışkanlıklar halata benzer. Her gün birer lifini örmek suretiyle sonunda onu kopması mümkün olmayan bir hale getiririz”.

Sigarayı en çok küçük yaştaki çocuklarımız içiyor. Özeniyor, büyüdüğünü ispata çalışıyor. Merak ediyor, eline kalem kitap yerine, elma şekeri yerine sigara alıyor. Çok küçük yaşta denemeye kalkıyor. İçen arkadaşlarından etkileniyor, onların ikramını alıyor. Çevrenin baskısını görüyor. Sokak çocuğu bali, tiner gibi uçucu madde kullanıyor.

Bugün sigaranın, alkolün hatta uyuşturucunun ilköğretime inmesi ürkütücüdür. Yapılan araştırmalara göre sigara kullanma yaşı 10- 11’e kadar düşmüştür. Böyle olunca alkol, uyuşturucu, cinsel ilişki çabuk geliyor.

Ortaöğretimde yapılan bir araştırmaya göre her 5 öğrenciden birinin sigara, alkol ve uyuşturucu kullandığı ortaya çıkmıştır. Ortaöğretim resmen tiryakidir.

Aile içinde azarlanan, dövülen çocuklar daha çok sigara kullanıyor.

Dizilerde, filmlerde veya büyüklerinin, öğretmeninin içtiğini gören çocuklar atari salonlarında, kafelerde vakit geçiren çocuklar büyüdüklerini ispat için sigara içiyor.

Burada tek yapılacak iş çocukların korunmasıdır. Arkadaşları, çevresi, harçlığını nereye harcadığı dikkat edilmelidir. Çünkü bu alışkanlık “sen de dene”, “bak bir şey olmaz” gibi sözlerden sonra bir tek sigara ile başlar.

Diğer bir husus okul yöneticilerine ve öğretmenlere düşmektedir.

Gençler sigara içiyor. İlgi çekmek isteyen yani bir sigaralık ilgiye muhtaç olan gençler içiyor. Büyüdüğünü, delikanlı olduğunu ispatlamak isteyen, karşı cinsin ilgisini çekmek, poz atmak isteyenler içiyor.

Sevinçli olanlar, üzüntülü olanlar içiyor. En önemlisi de bunalımlı gençler içiyor. Kişilik gelişimini tamamlayamamış olanlar içiyor.

Liselilerin neredeyse yarısına yakını sigara kullanıyor. Bunun sebebinin de evde ana babaların, okulda öğretmen ve yöneticilerin kötü örnek olmasıdır.

Yeşilay’ın, sağlık kuruluşlarının ve yayın organlarının aleyhteki propagandalarına, ilim adamlarının sigaranın sebep olduğu hastalıkları açık olarak belirtmelerine rağmen, sigara tüketimi gün geçtikçe artmaktadır. Bu tüketime bağlı olarak sigaranın doğrudan sebep olduğu veya yol açtığı hastalıklar da yayılıyor.

Sigara içen küçükler kendilerini büyüttüğünü, büyükler ise çeşitli sıkıntıları giderip, efkar dağıttıklarını zannederek içmektedir. Sigara içenler tarafından yakın arkadaş, dert ortağı sanılır. Gerçekten o da cebimizde bizi hiç terk etmeyen dost gibi görünür. Üzülürüz hemen elimizdedir. Seviniriz yine hemen elimizdedir.

Kimisi sevinçten, kimisi üzüntüden içer. Ama o ne sevinç verir ne de efkar dağıtır. Yani sigara, hiçbir zaman insanın dostu değildir. Ancak dostlarının ikram ettiği bir düşmandır.

Öğrencilerin diğer sigaraya başlama nedenleri şöyledir:

–          Sorunlar

–          Özenti

–          Arkadaş etkisi, arkadaş toplantıları

–          Hava atma

–          Zevk

–          Merak

–          Yasağa, baskıya tepki

–          Ders çalışırken zihin açtığı zannı.

 

Sigara içmeyen öğrencilerin içmeme nedenleri de şunlardır:

–         Sigaranın zarar verdiği kimseleri görmesi, zararını bilmesi

–          Ana babasının içmemesi

–          Arkadaşlarının içmemesi

–          Deneyince rahatsız olması ve bir daha denememesi

–          Ekonomik yönü

–          Spor yapması

–          Kötü kokusu ve dini inancı

–          Sigaralık ilgiye muhtaç olmaması gibi nedenlerdir.

Sigarayı kadınlar içiyor. Bunalımlı, eşitlik sevdalıları ve zenginliği ile mağrur olanlar içiyor.

Alkol alan, tavla konken gibi oyunlarla vakit geçiren, arkadaş toplantılarına katılan kadınlar içiyor.

Okumayan, genel kültürü zayıf, sigaranın verdiği zararları bilmeyen kadınlar içiyor.

İşyerlerinde çalışan kadınlar içiyor.

Huzurlu ve mutlu bir aile yuvası kuramamış, geçimsiz, dayak yiyen kadınlar içiyor.

Genç kızlardan biraz haya duygusunu yitirmiş, karşı cinsle fazla haşır neşir olan, kendinde eksiklik hissine kapılan, bunalımlı, sigarada teselli arayan genç kızlar içiyor.

Bir de kendini çirkin hisseden kızlar içiyor.

Sigarayı en çok az gelişmiş, fakir bölgelerde yaşayanlar içiyor. Avrupa’da eskiden “ Türk gibi kuvvetli” denirmiş. Şimdi “ Türk gibi sigara içer” deyimi yer almış. Bunun sebebi;

–          sigaranın ikram edilen şeyler arasında yer almasıdır.

–          Sigara ile efkar dağıtma alışkanlığıdır.

–          Neşe ve sevinç anında içilmesidir.

–          Evde ve okulda gizli işlenen ilk suç olmasıdır.

–          Göz yaşları ve öksürükler arasında etrafa içmenin gururunu sergilemesi gibi nedenlerdir.

–          Tabi en önemlisi eğitimsizlik, bilgisizliktir.

İyi bir terbiye almış ve eğitim görmüş gençlerin sigaraya ihtiyaçları yoktur. Sigara ile sağlayabilecekleri eksiklikleri yoktur. Sigaraya harcayacakları vakitleri de yoktur, paraları da yoktur.

 

ANNEYE BABAYA DÜŞEN GÖREV

 

Ev yangınlarının üçte birinin sigara yüzünden çıktığı açıklanmıştır.

Ana babalara düşen görevler vardır. Mesela;

–          Ana baba sigara içerek kötü örnek olmamalıdır.

–          Çocuk sigara görmemeli, içeni seyretmemelidir.

–          Çocuk bakkaldan sigara almaya gönderilmemelidir.

–          Arkadaşlarından gelen “ sen de iç, dene, yak” tekliflerini reddedecek eğitim verilmelidir.

–          Sigara içen ana babanın evladı, sigara içmeye her an istekli ve meyilli olur.

–          Elinde sigara evladına öğüt veriyor: “ sakın içme, ben içiyorum sen içme, bu zararlıdır”. Bu öğütlerin hiçbir faydası yoktur.

–          Eğer başlangıçta göz yumulursa, sigaraya ilgisi ve içmesi gülerek seyredilirse, o çocuğun sigarayı içmemesi zordur.

–          Büyükler sigarayı bırakmak için yemin eder, bazıları azaltır, bazıları “son paket” olsun der söz verir ama sigara öldürürken içmeye devam ederse, kötü örnek olursa, sigaranın önüne geçilemez. Çocuklarının içmesini istemeyenler önce kendileri içmemelidir.

Bir önemli husus ta devlet eliyle yapılacak mücadeledir. Bugüne kadar yapılan mücadele yeterli olmamıştır. Açılan kampanyalar, sigarayı bırakma günleri, okullardaki Yeşilay kolunun faaliyetleri, yapılan konuşmalar hepside göstermelik olmuştur.

Sağlıklı toplum için ciddi tedbirler alınmalıdır. Özendiren yayınlara, filmlerde dizilerde özendirici örneklere müsaade edilmemelidir.

Okullarda sıkı tedbirler alınmalıdır. Okul yönetimi ve öğretmenler disiplini bozan, çocuğu isyankar yapan ve diğer kötü alışkanlıklara neden olan sigara alışkanlığının önüne geçmek için çareler aramalıdır. Çocuklukta iyi alışkanlıklarda kazandırılabileceğini eğitimciler ispatlamalıdır.

 

SİGARA EN ÇOK ÇOCUKLARA VE KADINLARA ZARAR VERİR

 

Sigara çocuk doğmasına manidir. Sigarada bulunan zehir, spermdeki irsi hali tahrip eder ve döllenmeyi önler. Florida Üniversitesi uzmanlarından Dr. R. Douperty, erkeklerde kısırlığın sigara yüzünden arttığını açıklamıştır. Aynı zamanda katılım sağlayan genleri bozduğunu, yozlaştırdığını da ilave etmiştir. Sigara tiryakisi babanın spermlerinde meydana gelen genetik arızalar çocukta sakatlık ve karakter bozukluklarına sebep olduğunu söylemiştir.

Çukurova Üniversitesinden Dr. Nurdan Tunalı’nın bildirdiğine göre; “ sigara içen kadının üreme organının iltihaplanması doğuma etki yapmaktadır. Hamile kalma ihtimalini azaltmaktadır. Sigara içen kadının, içmeyenlere oranla hamile kalma ihtimali üç kat daha azdır.

Hamilelik sırasında sigara içilmesi düşüklere ve erken doğuma ve bebek ölümlerine neden olmaktadır. Ayrıca sigara içen kadınlar, içmeyenlere oranla daha erken menopoz dönemine girmektedir. Erken yaşlarda kemik erimesine ve kalp damar rahatsızlıklarına yakalanma riskini artırmaktadır. (30-10-1994 Yeni Asya)

Sigara hamileliğin düşmanıdır. Araştırmalara göre sigara içmeyenlerde kısırlık % 3,8 iken, sigara içenlerde % 41,8 dir. Sigara içen kadınlarda ay hali bozuklukları içmeyenlere oranla üç kat daha fazladır. Menopoz sigara içenlerde 20 kat fazladır. (01-07-1996 Zaman)

“ Sigara akciğer kanseri, damar sertliği, kanser gibi hastalıklara sebep olur. Ayrıca koroner kalp rahatsızlıklarına, felce, ülsere sebep olur. Hamile kadınlarda daha büyük zararlara yol açar. Düşük ihtimali artar. Çocuk doğarsa zayıf doğar.” (Aile sağlığı Ans.2/270)

sigara kadınlar için daha zararlıdır. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Doktoru Celal Karlıkaya’nın yaptığı açıklamaya göre, erkeklere göre ciltlerinin sigara içen kadınların daha çabuk kırıştığı ve bozulduğu, kısırlığa neden olduğu, rahim ağzı kanserine, akciğer kanserinin nedeni, ölü doğumlara, çocukta zeka geriliğine sebep olabileceğini belirtmiştir. (12-08-2003 Yeni Asya) Ayrıca  Karlıkaya “balkonda içilen sigaradan bile bebeğe nikotin geçer” demiştir. (09-08-2003 Vakit)

Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. İ. Afşin: “ Sigara ortamı çocukları hasta eder. Sigara içen anne süt yoluyla çocuğuna nikotin verir. Nikotinli süt içen çocukta ise, huzursuzluk, kalp çarpıntısı, sebebi bilinmeyen kusma ve ishal görülür. Çocuğun sigara içilen ortamda kalması çocuğun ileride bronşite, akciğer kanserine yakalanma riskini büyük ölçüde arttırır” demiştir. (13-07-1995 Zaman)

Hamileyken sigara içen annelerin çocuklarının oksijensiz kalmaları nedeniyle büyüyünce isyankar olduğu belirtilmiştir. Bu açıklamayı Amerikalı Doktor Alan Leshner yapmıştır. (03-09-2000 Vakit)

İngiliz Today Gazetesinin verdiği habere göre; sigara içenlerin çocuklarında sağırlığa çok sık rastlandığı belirtilmiştir. (13-06-1989 Sabah)

Demek ki sigara içen anne ve babalar yalnız kendilerine zarar vermekle kalmıyor, yavrularının sağlığını da tehlikeye atıyor.

Anne ve babalar siz hala sigara içmeye devam edecek misiniz?

 

ZARARSIZ SİGARA VAR MI?

 

Sigaranın her türlüsü insan sağlığı için zararlıdır. Az zararlı veya zararsız sigara yoktur.

Son zamanlarda yaygınlaşan “muhabbet fokurtusu” denilen nargile, sigara kadar insana zararlıdır. Yani tütünün her kullanım şekli, her dozu ve her miktarı zararlıdır.

Sigaranın insan sağlığına verdiği zararlar asla küçümsenemez. Bilim adamlarının ifadelerine göre sigara insan sağlığını korkunç bir şekilde tahrip etmektedir. Buna rağmen bir çok insanımız hala içiyor. Her gün sigaranın alt ettiği, acı çektirdiği insanları göre göre içmeye devam ediyor.

Benden biraz yaşlı bir dostuma sigarayı içmemesini söylediğimde bana sigaranın hiçbir zararın görmediğini söyledi. Kendisine “sen mi sigarayı bırakacaksın, sigara mı seni?” dedim güldü. “ Biz dostuz, birbirimizi bırakmayız” dedi. İki ay sonra karşılaştığımızda hali perişandı. Gırtlak ve akciğer kanserine yakalanmış, nefes borusunu almışlar, yerine bir hortum takmışlar, artık sigara içmiyordu…

Ne olursa olsun, ne yaparsak yapalım sigaranın zararını önlemenin mümkün olmadığı ilim adamlarının ifadesidir. İnsan sigaranın zararından ancak onu bırakmakla kurtulabilir. Aksi halde, mide, ciğer, böbrek, sinir sistemi, beyin, solunum yolları, ani ölümlere yol açan damar ve kalp hastalıklarında sigara en önde gelen bir risk faktörünü oluşturmaktadır.

Herkesin bildiği gibi sigaranın sebep olduğu hastalıkların başında kanser gelir. En basit ifadeyle sigara dumanı, boğazda tahriş meydana getirerek mikropların yerleşmesine zemin hazırlar. Farenjit denilen iltihaplanma meydana gelir ve kısa zamanda kanser…

İşin diğer düşündürücü yönü de sigara içen ana babalar kendi sağlıkları ile beraber, çok sevdiklerini ifade ettikleri çocuklarının da sağlığını riske atmaktadır. Sigaradan etkilenip hastalanan veya sakat doğan çocukların ömür boyu çekecekleri ıstırabın vebalini aklı başında hangi ana baba üstlenebilir?…

 

SİGARA İMHA SİLAHIDIR

 

Bazı devletler kendi içinde sigara içimini azaltmak için her türlü gayreti gösterirken, başka ülkeler için sigara ihracatını arttırmakta, kovboylara, artistlere reklam yaptırarak imha silahı olarak kullanmaktadır.

“ Sigarayı İslam dünyasına yaymak için cami şeklinde sigara fabrikaları yapmak dahil her yola başvuruldu. Padişahlar ve dini terimler kullanıldı. Sigaraya Mekke adı bile verildi. Ayrıca sigara için İslam alimlerine “ haram” dedirtmemişler “ mekruh” diye fetva verdirtmişlerdir. Sigaraya “Mohammed” “Salem aleikum” adlarını verdiler. Hatta “Besmele” adı ile sigara çıkardılar. Kendileri sigarayı terk ederken İslam ülkelerinde içilmesini sağladılar”. (13-02 Zaman)

batı ülkeleri, bilhassa Amerika sigarada iki tuzak kurmuştur. Birincisi; kendi tütünü ile yaptığı sigarayı silah olarak kullanması, diğeri de sigaranın zararlarından meydana gelen hastalıklar için ilaç ve tedavi aletlerinin satışıdır.

Evet sigara sömürülmeye müsait ülkeler için imha silahı olarak kullanılmaktadır.

 

SİGARANIN ZARARLARI

 

Sigaranın zararlarını saymak ve tartışmak zaman kaybından başka bir şey değildir. Fakat çoğunun bilgisizlikten içmesi nedeniyle ne gibi zararlar verdiğini gözler önüne sermekte fayda vardır.

Bugün içenler zehir içiyor. Sigaranın verdiği zararlar gözler önüne getirilecek olursa, denilebilir ki sigara en tehlikeli salgındır. Sosyal afettir. Sigara ağır çekim intihardır. Tabut çivisidir. İnsanlık için en öldürücü silahtır. Bir çok insanın ölüm sebebidir. İnsanın hayatından yıllarını çalmaktadır. Öldürmediğini de sakat bırakmaktadır.

Sigaranın nikotini 19 saniyede kana karışmaktadır. Anında beyin hücrelerini öldürmektedir. Ölen bu hücrelerin yerine yeni hücrelerin oluşmadığını yapılan araştırmalar ortaya koymuştur. Görülüyor ki, sigara zihin açıcı değildir. Hafızayı zayıflatır, erken bunamaya neden olur. Yani sigara uyuşturucudur.

Sigarayı söndürmeyenlerin sigara hayatını söndürmektedir. Sigara insan sağlığından daha önemli değildir.

Sigaranın maddi yönden de zararı vardır. Bilhassa dar gelirli ailelerde, ekmek almakta zorlanan, çocuğuna simit parası veremeyen ailelerde sigaraya yer olmamalıdır.

Sigaraya giden para, günlük, haftalık, aylık, yıllık ve ömür boyu hesap edilecek olsa, ihtiyaç sahibi bir aileyi rahat yaşatır, kimseye muhtaç etmez. Evsize ev alır. Yani bir tiryaki bir ev parasını duman etmektedir.

Sigaranın hiç mi faydası yok diyenlere Mahzar Osman’ın cevabı “var”olmuş ve saymış:

1-     “Sigara içeni köpek ısırmaz.

2-     Sigara içenin evine hırsız girmez.

3-     Sigara içen ihtiyarlamaz” demiş.

Anlayamadık demişler. Anlatayım demiş, açıklamış: “köpek ısırmaz, bastonla dolaşır. Evine hırsız girmez, sabaha kadar öksürür. İhtiyarlamaz, genç yaşta ölür” demiş.

Evet sigara öldürür, değilse sakat bırakır. Kimse zararını görmüyorum diyemez. Eğer ufak tefek sinyal veriyorsa, geç kalınmış demektir.

 

YEŞİLAY’IN SİGARA RAPORU ADLI KİTABINDAN ALINTILAR

 

– Her türlü uyuşturucular arasında en fazla ölüme ve hastalıklara sebep olan madde sigaradır. (s.12)

– Sigara günümüz insanını tehdit eden önemli bir içtimai afettir ve insan kendisini bundan kurtarmak zorundadır. (s.15)

– Akciğer kanserinin %90’ı sigaradan kaynaklanmaktadır. (s.17)

– Kalp hastalıklarından ölenlerin % 80’i sigara tiryakisidir. (s.17)

– Gırtlak kanserinin % 99’na sigara tiryakiliği sebeptir. (s.17)

– Sigara içen annelerin çocukları, yeterli oksijen alamadığı için geri zekalı olur. (s.18)

– Sigara içenlerin % 42’si kısır olmaktadır. (s.19)

– Erken doğum, düşük yapanların % 80’i sigara tiryakisidir. ( s.19)

– Sigara içen anneler, çocuğunuzu emzirmeyin. (s.21)

– İş kazalarının % 80’ne sigara sebep olmaktadır. (s.21)

– Damar tıkanıklığı olan kişilerin % 90’nın sigara içenlerde olduğu ilmi bir gerçektir. (s.25)

– Çıkan yangınların % 70’nin sebebi sigaradır. (s.27)

– Felcin birinci nedeni sigaradır. 25 yaşından sonra her tiryaki için söz konusudur. (s.59)

– Kalp hastalıklarından korunmak istiyor, canınızın genç yaşta çıkmasını istemiyorsanız, sigara içmeyiniz. (s.63)

– Sigara depresyon ve beyin kanserine neden oluyor. (s.65)

– Yüksek tansiyon ve kolesterolün damar sertliği yapıcı etkileri sigara içen bir kimsede, içmeyene oranla çok daha yüksektir. (s.68)

– Sigara içen eşiniz sizi de kalp hastası yapar. (s.71)

Sigara içen kadınlarda genel olarak görülen en önemli arızaları şöyle özetleyebiliriz:

1-     Adet bozuklukları,

2-     Beslenme bozuklukları,

3-     Deveran bozuklukları,

4-     Erken yaş dönümü,

5-     Kısırlık,

6-     Cinsel ve hormonal bozukluk ve yetersizlikler,

7-     Göğüs, mide, bağırsak ve rahim kanseri (s.77)

Sigara içen hamile kadınları ve bebekleri bekleyen tehlikeler özet olarak:

– Doğum zorlukları,

– Bebekte zeka geriliği,

– Daha fazla düşük,

– Çelimsiz ve zayıf çocuklar,

– Doğumdan önce ve sonraki bebek ölümleri,

– Hastalıklı ve sakat nesillerdir. (s.78)

– İktidarsızlığın % 64’ü sigaradandır. (s.86)

– Kısırlığın önemli sebeplerinden biri sigara alışkanlığıdır. (s.87)

– Gençler ana baba olmak istiyorsanız, alkol ve sigaradan uzak durun. (s.90)

– Sigara içen kızların ruh sağlığı yerinde değildir. Sakın sigara içen kızlarla evlenmeyin. (s.92)

– Sigara içenlerin yüzleri daha çabuk kırışıyor. Sigara kadını çirkinleştiriyor. (s.93)

– Sigara kadını erkekleştirir.

Sigara ne yapar?

a.      Tahriş eder.

b.      Felç yapar.

c.      Kanser yapar.

d.      Kansızlık yapar.

e.      Damar sertliği yapar.

f.        Böbrek iltihabı yapar.

g.      Düşük yapar.

h.      Cinsel gücü zayıflatır.

i.        Sinirleri yıpratır.  (s.96)

– Sigara en büyük katildir. (s.140)

Sigarayı bırakanlarda ne gibi değişiklikler olur?

– İştah artar,

– Uyku düzene girer,

– Sindirim normale döner,

– Enfarktüs riski azalacaktır,

– Yorgunluk azalacaktır,

– Kansere tutulma ihtimali azalacaktır,

– Sinirlilik yok olacak, neşe gelecektir,

– Görme kabiliyeti artacaktır,

– Enerji, cinsel güç artacaktır,

– Maddi zarar yok olacaktır. (s.147)

Sigara nasıl bırakılır?

– Kesin kararla ve bıraktığını herkese ilan ederek,

– Birden bırakıp atmakla,

– Sigara ortamından uzak kalarak,

– Sigarayı hatırlatanlardan uzak kalmakla,

– Sigara arzusu uyandıran yiyeceklerden uzak kalarak,

– İbadetlere yönelerek,

– Sigaranın zararlarını ve sigara hakkında dinin hükümlerini düşünerek,

– Günlük sigara parasını bir yoksula ekmek alarak, (s.159)

– Sigara ömrü 18 yıl kısaltıyor. (s.169)

– Tarihin hiçbir döneminde tabii ve patolojik afetlerde dahil, hiçbir felaket insanlığı günümüzdeki sigara, alkol ve uyuşturucu salgını kadar tehdit eden bir sorun haline gelmemiştir. (s.228)

 

SİGARADAN VÜCUDA YİRMİ KÖTÜLÜK

 

1- İştahı keser,

2- Sindirimi güçleştirir,

3- Uykuyu kaçırır,

4- Vereme zemin hazırlar,

5- Bronşit yapar,

6- Vitaminleri öldürür,

7- Boğaz kanserine sebep olur,

8- Dişleri sarartır, ağız kokusu yapar,

9- Ciltte kırışıklıklara sebep olur,

10- Keyif kaçırır,

11- Ağız ve burundaki ince zarları tahriş eder,

12- Hafızayı zayıflatır,

13- Görme bozukluğuna sebep olur,

14- Sinirleri tahrip eder,

15- Cinsel gücü azaltır,

16- İlgiyi daraltır,

17- İradeyi zayıflatır,

18- Kaslara gevşeklik verir, dinamizmi ve çevikliği ortadan kaldırır,

19- Kemiklerin erimesine neden olur,

20- Akciğer kanserine sebep olur.”  (Geliyorum diyen tehlike: 85 Abdülkadir Türk)

Sigaranın zararını tartışmak bile zaman kaybıdır.

Dünya sağlık teşkilatının açıklamalarına göre; sigara gebeliğe engeldir, kısırlık yapar. Florida Üniversitesi Profesörlerinin açıklamalarına göre; erkeklerde sperm miktarını azaltmaktadır.

Anaların çocukta meydana getirdiği genetik arızalar, çocukta sakatlık ve karakter bozukluğuna sebep olmaktadır.

Birkaç gazete haberi ise şöyle:

13-11-1998 Zaman: “Sigara cenin genetiğini bozuyor”.

28-06-0996 Türkiye: “Sigara ve içki kısırlaştırıyor”

“Az içiyorum” diye kimse teselli bulmasın. Sigara ne kadar az içilirse içilsin vücut, sigaranın tahribatından kurtulamaz. Sigara affetmez. Yıllarca Marlboro reklamı yapan kovboy kanserden ölmüştür.

Sigara içkiden de, uyuşturucudan da tehlikelidir. Çünkü ikisinin de başlangıcıdır.

 

ÇEŞİTLİ GAZETE HABER BAŞLIKLARI

 

23-11-1992 Zaman:

– “Sigara asrımızın kronik, müzmin, bulaşıcı, sinsi hastalığı”

“ Tütün canlı dokuyu uyuşturuyor”

– Sigara C vitamini düşmanı.

22-03-1993 Zaman:

– “ Sigara bütün hastalıklara davetiye çıkarıyor. Kalbin, ciğerlerin, damarların en büyük düşmanı olan sigara deride su kaybına sebep olarak cildin çok erken yıpranmasına neden oluyor.

– Sigara üst derideki hücreleri öldürüyor.

– Sigara ilaçların etkisini azaltıyor.

03-12-1992 Zaman:

– Sigara vitamin düşmanı.

23-02-1992 Türkiye:

– Sigara yüz cildini bozuyor.

– Sigara vücudun dengesini bozuyor.

19-05-1991 Zaman:

– Sigara içenlerin cildi daha çabuk kırışıyor.

– Güzelliğin baş düşmanı sigara. Sigara içenler;

* Normalden daha erken yaşlanıyor, saçları daha çabuk dökülüyor.

* Sigara dumanı göz hastalıklarına sebep oluyor.

* Koku alma hissi köreliyor.

* Sigara dumanı cildin gözeneklerini tıkıyor, deride kırışmalara neden oluyor.

– Sigara alan, sağlığını verir. Sigara yakan, kendini yakar.

02-06-1994 Milli Gazete:

– Sigara taksit taksit öldürüyor; sigara her yıl binlerce kişinin parmak, kol ve bacağının kesilmesine neden oluyor.

– Hayatını söndürmeden sigarayı söndür.

03-04-1994 Türkiye:

– Ayağı kesilmiş bir tiryaki Yılmaz Çetin gençlere sigaradan uzak durun tavsiyesinde bulundu. “ İnsan bir başladı mı her şey bitiyor. Her gün bayiden sigara alırdım. Sonunda sigara benim bacağımı aldı”.

09-10-1993 Zaman:

– Sigara yılda 13 milyon ölüme sebep oluyor.

30-05-1994 Türkiye:

– Tek sigara ömrün beş dakikasına bedel.

01-06-1994 Zaman:

– Sigara taksitle öldürüyor.

08-03-1993 Zaman:

– Her dört tiryakiden birinin ölüm sebebi sigara.

28-03-1993 Zaman:

Sigaranın zararları şöyle sıralanmıştır:

1. Dudak, dil, yanak, damak, gırtlak ve akciğer kanserine sebeptir.

2. Kanı pıhtılaştırır, damar sertliğine ve yüksek tansiyona sebep olur.

3. Sinir sistemini tahrip eder.

4. Hücrelere hayat ve enerji veren C ve B vitaminleri başta ilaçların etkisini yok eder.

5. Kronik bronşite sebep olur.

6. Sigara insanı katran küpü haline getirir.

7. Sigara insanın estetiğini bozar, dişlerini, yüzlerini çirkinleştirir.

8. Sesi, ses tellerini bozar.

9. Pis ağız kokusu, boşanmalara, soğumaya götürür.

10. Aile bütçesine zararı vardır.

11. Çocukların sağlığı tehlikeye atılmış olur. Sakatlıklar, ölümler, daha çok sigaranın eseridir.

12. Sigara, içkiye, uyuşturucu alışkanlığına götürür.

31-05-1994 Zaman:

Sigaranın yol açtığı zararlardan şöyle bahsedilmiştir:

1. Akciğer kanserinin % 90’ı, gırtlak kanserinin % 99’u sigara kaynaklıdır.

2. Kalpten ölenlerin % 80’i sigara kullanıcısıdır.

3. Sigara içenlerin vücuduna % 15-33 daha az oksijen girer. Sigara içen annelerin çocuklarında oksijen azlığı nedeniyle zeka geriliği olur.

4. Uyuşturucular arasında en fazla ölüme sebep olan sigaradır. Sigara kullananların dörtte biri sigara yüzünden ölmektedir.

5. Sigara içen kadınlar, içmeyenlerden 10 yaş daha ihtiyar gösterir.

6. Sigara içen kadınlarda kısırlık 10 kat daha fazladır.

7. Erken doğum ve düşüklerin % 80’inin sebebi sigaradır.

10-03-1992 Türkiye:

Dünya sağlık teşkilatının raporunda, sigaranın zararları da şöyle sıralandı:

  • Sigara dumanında bulunan karbonmonoksit, kanda oksijen taşımasını bozar.
  • İştahı keser, sindirimi güçleştirir.
  • Dişleri sarartır, ağız kokusu yapar.
  • Dudak, dil, yemek borusu kanserine yol açar.
  • Öksürük, balgam ve nefes darlığı oluşturur.
  • Akciğer ve gırtlak kanserinin % 90 sebebidir.
  • Damar sertliği ve tıkanıklığı yapar.
  • Beyni besleyen damarların daralmasına bağlı felçler meydana getirir.
  • Kalp kriz sigara içmeyenlere oranla 10 kat daha fazla görülür.
  • Sigara öldürmezse sakat bırakıyor. Uyuşturucular arasında en fazla ölüme ve hastalığa sebep sigara. Sigarayı bırak, sağlıklı yaşa.

24-05-1994 Yeni Asya:

– 83 milyon çocuktan 7 milyonu sigaradan ölecek.

19-02-1994 Zaman:

– Bebekler doğarken ağlamayıp, öksürecek!

23-02-1992 Zaman:

– Sigara içen erkeklerin çocuklarında mutlaka bir arıza oluyor.

– Baba içiyor, çocuk çekiyor.

13-06-1989 Sabah:

– Sigara tiryakilerinin çocukları sağır oluyor.

03-04-1994 Zaman:

– Sigara zeka geriliği yapıyor.

17-03-1991 Zaman:

– AİDS ile sigara aynı. Sigara AİDS’i hızlandırıyor.

26-04-1994 Milli Gazete:

– Sigara, alkol ve stres, veremi davet ediyor.

– Akciğer kanseri, tiryakilerde 12 misli daha fazla. Sigara kanser tehlikesini arttırıyor.

– Sigara % 90 Akciğer kanseri yapıyor. (10-03-1992 Türkiye)

– Sigara felç tehlikesini arttırıyor.

06-01-1992 Zaman:

– Kalp sektesine üç ana sebep: Sigara, kolesterol, yüksek tansiyon.

1. Sigara hipertansiyona sebep oluyor.

2. Tiryaki kadınlarda sakal çıkıyor.

3. Sigara kadını çirkinleştiriyor.

Dünya Sağlık Teşkilatının raporuna göre:

  • Sigara akciğer, gırtlak, dudak kanseri yapar.
  • İştahı keser, sindirimi güçleştirir.
  • Dişleri sarartır, ağız kokusu yapar.
  • Öksürük, balgam ve nefes darlığı yapar.
  • Damar sertliği ve tıkanıklığı yapar.
  • Beyni besleyen damarların daralmasına ve felce sebep olur.
  • Kalp krizi riski 10 kat fazlalaşır.

Siz hala sigara içmeye devam edecek misiniz?

 

DİN NE DİYOR?

 

İslam bir şeyi yasaklarken bazı ölçüler koymuştur. Mesela İslam beş şeyin korunmasını esas almıştır:

1.      Dinin korunması

2.      Neslin korunması

3.      Malın korunması

4.      Canın korunması

5.      Aklın korunması

Eğer bir şey bunlardan birine zarar veriyor veya verdiriyorsa, o şeyi yasaklamıştır.

İslam insan sağlığına ve insana ait değerlere büyük önem verir. Sağlığın ve insana ait değerlerin korunmasını insana görev olarak vermiştir. Beden ve ruh insana emanettir.

İnancımıza göre insan ve insana ait her şey kutsaldır. Ayrıca insanın görevlerini yerine getirebilmesi için dinimiz insan sağlığına büyük önem vermiştir. Bunun için insan sağlığına zarar veren şeyleri yasaklamıştır. Emirler de fayda ve zararı ölçü almıştır.

Şüphesiz ki; sağlık Allah’ın insana verdiği en büyük nimettir. Beden de bir emanettir. İnsanın görevi, sağlığın kıymetini bilmek ve emanetleri korumaktır. Ölüm ötesinde Allah’a bunların hesabını verecektir.

Dinimiz insan sağlığına olduğu gibi vücut temizliğine de büyük önem verir. Yüce Peygamberimiz: “ Kokmuş ağız, sararmış dişle yanıma gelmeyiniz” buyurarak böyle kimseleri istemediğini belirtmiştir. Ayrıca kül tablası gibi kokan kimselere meleklerin yaklaşmayacağı büyüklerin söylediği bir sözdür.

İnancımız açısından diğer bir husus da israf konusudur. Dinimize göre parayı faydasız, gereksiz yere harcamak israftır. Sigaranın bilinen hiçbir faydası olmadığı için sigaraya verilen para da israftır. İsraf ise dinde haramdır. Hele çoluk çocuğun rızkı söz konusu ise…

İnancımıza göre faydalı olmak esastır. İnsanın kendisine veya başkasına doğrudan veya dolaylı olarak zarar vermesi yasaklanmıştır. Bugün sigara içen bir kimse yalnız kendine zarar vermiyor.

Sigara, insan için zaruri bir ihtiyaç değildir. Açlıktan insanların öldüğü dünyamızda insanın insana karşı elbette sorumlulukları vardır. Sonra Allah’ın bize verdiği nimetlerin yerinde harcanması, sigaraya verilecek paraların insanlığa faydalı yerlerde harcanması, çoluk çocuklarla yenilip içilmesi daha doğru olacaktır.

Din bilginlerine göre sigaraya verilen para israftır. Bazılarına göre sigara haram, bazılarına göre mekruh kabul edilmiştir. Helal diyen olmamıştır.

Henüz zararı bilinmediği zamanlarda tartışılmıştır. Tahrimen haram diyenler olmuş, tenzihen haram diyenler olmuş ama içilebilir diyen olmamıştır.

Sigaranın helal olabilecek yönü yoktur.

İnsanın sigara içmesi hak değildir. İnsan parasını israf edemez, haram da kullanamaz. Sağlığına zarar veremez, başkalarına da zarar veremez.

Kur’an da ve hadislerde sigara yasağı yoktur. Bundan sigaranın yasak olmadığı çıkarılamaz. Bugün bir çok içki türü var ki, Kur’an da geçmiyor. Sigara, vahyin kesilmesinden sonra ortaya çıkmıştır. Böyle durumlarda icma ve kıyasa baş vurulur.

Sigaranın zararları ilim adamları tarafından açıklandıktan sonra sigara hakkındaki görüşler değişmiştir.

Sigara pistir, rahatsızlık verir, kokusu hoş değildir, hastalık sebebidir, içmeyenlere bile zarar verir.

İslam’da zarar vermemek esastır. Bir adamın eşi rahatsız oluyor, kocasının sigara içmesini istemiyorsa, bey sigara içemez.

Tütün ekenler de zarara sebep oldukları için tütün ekmeleri meşru değildir. Çünkü tütün başka bir yerde kullanılmıyor.

Sigara faydasız bir şeydir. Ayrıca başka alışkanlıklara götürür. Bu haliyle dinin sigarayı meşru sayması mümkün değildir.

Cenab-ı Allah Kur’an’da:

– “ Kendinizi öldürmeyin” (Nisa:29)

– “ Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın” (Bakara:195) buyuruyor.

Sigara içen kimsenin zarar görmemesi mümkün değil. Bir ayette de:

– “ Yiyin, için fakat israf etmeyin” (A’raf:31) buyrularak israf yasaklanmıştır. Sigaranın dumanını yel alıyor, parasını el alıyor. İnsan için ihtiyaç ta değil, israftır.

Bu konuda Peygamber (AS) da şöyle buyuruyor:

1. “ Sarhoşluk veren, uyuşturan her şeyden men ediyorum” (Ebu Davut:3/329)

2. “ Soğan, sarımsak yiyen mescidimize gelmesin. İnsanlara eziyet veren meleklere de eziyet verir” (Müslim:5/49)

3. “Kim Müslüman’a eziyet ederse, bana eziyet etmiş olur. Her eziyet eden cehennemdedir.”

4. “Sararmış dişle, kokmuş ağızla yanıma gelmeyiniz” buyurmuştur.

Bu hadislere göre, sigara meşru sayılamaz. Çünkü ilim adamları sigarayı uyuşturucu sınıfına katmışlardır. Sigara başkalarına eziyet veriyor, kül tablası gibi kokuyor.

İslam’da;

– Zarar veren şey,

– Dolaylı zarar veren şey,

– Zarara sebep olan şey,

– Harama götüren şey, helal değildir.

İslam alimlerine göre “sigara içene selam verilmez. Çünkü abesle iştigaldir. Oruçluyken isteyerek sigara dumanını içine çekenin orucu bozulur. Ayrıca sigarayı ikram edilecek bir ihtiyaç görmemişler. Bey hanımın diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılarken, sigarasını temin etmek zorunda değildir” demişlerdir.

İslam alimlerine göre,

1. Küllü Müskirin haramün: Her sekir veren şey  haramdır. Sigara içmeyen bir sigara içse veya biri üst üste iki sigara içse ne olur? Başı döner sarhoş olur.

2. Küllü müsrifin haramün: Her israf haramdır. Sigara ihtiyaç değil israftır.

3. Küllü habisün haramün: Her kötü kokan haramdır. Sigara içenin kokusu iyi koku değildir.

4. Küllü müziin haramün: Her eziyet veren haramdır. Bugün sigaranın verdiği zararı, eziyeti başka bir şey vermiyor.

Bir de yabancı sigaralar yakıldıktan sonra hiç çekilmese de bitinceye kadar sönmüyor. Çünkü alkolle yıkanıyor. Buna göre sigara helaldir denilemez.

Fıkıhçılar ne diyor?:

– “ İnsan sigara içmekle hem israf etmekte, hem vücuda zarar vermekte, hem de başkasına zarar vermektedir. Bu üç zarar gerçekleştiği için buna haram diyoruz. Bir şeye bu hükmü vermek için adının illa da naslarda geçmesi şart değildir. Mesela, eroin de naslarda geçmez. Ama zarar verdiği için haram diyoruz. Aynı şekilde sigaraya da haram diyoruz. Daha önce sigaraya haram demeyenler, ne ölçüde zarar verdiğini bilmedikleri için haram dememiş olsalar gerek” (Prof. Dr. Hayrettin Karaman)

– “Sigara keyif verici ve bağımlılık yapar. Bugün sigaranın zararlı olduğu tespit edilmiştir. Hakkında ayet, hadis yok denemez. Asr-ı saadette afyon da bilinmiyordu. Fıkıhçılar onu şarapla kıyas ettiler. Sigaranın da zararı göz önüne alındığında haramlığı kesindir.” (Prof. Dr. Hamdi Döndüren, İslam ilmihali:661)

– “Tıp ilmi, sigaranın zararını şüphe ve tereddütlü olmaktan çıkarmıştır. Sigara dinen haramdır.” (Türkiye Diyanet Vakfı yayını ilmihal: 2/69)

– “İslam’da başkalarına zarar vermemek esastır. Sigara zararlıdır, israftır, abesle iştigaldir. Allah: “ kendinizi öldürmeyin. Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın” diyor. Sigara şüpheli bile olsa kaçınılmalıdır. Çünkü şüphe harama götürür.” (Prof. Dr. Faruk Beşer, Fıkhın penceresinden sosyal hayatımız s:137)

– “Zararlı bir şeyi yemek içmek haramdır. Müslüman’ın kendisine zarar veren şeyleri kullanması caiz değildir. İsraf ve sağlık açısından sigara haramdır.” (02-06-1996 Zaman Yusuf el Kardavi)

– “Sigaranın sağlığa olan zararı, çocuklarının nafakasının sigaraya verilip onların mağdur edilmesinden dolayı sigara haramdır.” ( Halil Gönenç, G.M Fetvalar 1/229-240)

– “Tütün zararlıdır, haramdır. Allah’ı zikirden alıkoyar, kötü kokusuyla meleklere eziyet verir.” (02-06-1996 Zaman)

– “Nargile içenin imamlığı caiz değildir. Nargile ve sarhoşluk veren şeylerin ticaretini yapmak da caiz değildir.” (Şeyh Halid b. Ahmet Age)

– “Zararı kesine yakın olan haram, zararı hafif ve şüpheli olan ise mekruhtur.” (Fıkhın penceresinden sosyal hayat s:145- Mustafa Zerka)

Evet birkaç fetva böyle.

Kuzey Amerika Tıp Birliği üyesi Dr. İftehar Hüseyin şöyle der:

– “Sigara, İslam’i ölçüler içerisinde Müslüman’a yakışır bir nesne değildir. Sigara, alkolden daha tehlikelidir. Daha önce sigaranın kesin olarak zararlı olduğu iddia edilemiyordu. Sigaranın faydası yönünde hiçbir emare yok. Ben bir doktor olarak, sigaranın bir çok zararı bulunduğunu gördüm. Bunun için sigara içmeyi bir Müslüman’a yakıştıramıyorum” demiştir.

Şöyle bir soru sorulsa:

– “Sigaraya giden para boşa mı gitmiştir, yoksa hayra mı gitmiştir? Cevap olarak bir Allah’ın kulu çıkıp ta “hayra gitmiştir” diyebilir mi? Öyleyse boşa giden para israf olmuş bir para değil midir?

Buna göre Müslüman’ın cebinde sigara çakmak değil, tespih ve takke bulunması gerekmez mi?

Cenaze yıkayan bir kardeşimiz: “Bir cenaze yıkadım, leş gibi sigara kokuyordu” demişti.

Bir kardeşimiz de: “Babam rüya görmüş Peygamber (AS) ona: “Ben pis kokan insanı sevmiyorum. Sen sigara içiyorsun” demiş, kovmuş diye anlattı.

Bir hadislerinde: “Sararmış dişle, kokmuş ağızla yanıma gelmeyin” buyurmuyor mu?

– Süreyya ağabeyimiz rüya görüyor. Peygamber (SAV) çadır kurmuş. Herkes koşturuyor. İki barikat kurulmuş, birincide cepte sigara var mı bakılıyor, olan geri döndürülüyor. İkincide ağız koklanıyor. Ağzı kokan döndürülüyor, ağzı kokan Allah Resulüne ulaşamıyor.

– Mehmet Amcamız sık sık Allah Resulünü rüyasında görür ve Onun sohbetine katılırmış. Bir gün kapıyı açıp girince Allah Resulü ona “ sen gelme pis kokuyorsun” demiş, kabul etmemiş. Öylece üzüntüsünden uyanıp bir daha uyuyamamış. Sabah namazına gidip gelmiş, kapıdan içeri girince hanımı: “ sen ne pis sigara kokuyorsun, sigara mı içtin” deyince o akşam kahveye gidip orada oturduğu aklına gelmiş.

– İki arkadaş sigarayı tartışa tartışa hacca gider. Vardıklarında zemzem içerler. Biri “Zemzem içtik, bir de sigara iç” der. O “olur mu burada” der. “O zaman senin vücudun da Allah’ın evi, neden kirletiyorsun?” der.

– “İster fakir ol, ister fukara yak yemeğin üstüne bir sigara” sözü muteber bir söz değildir.

 

SİGARA PARASI HAYRA GİTMELİDİR

 

Özgür iradenin kullanılamadığı yaşlarda sigara alışkanlığı başlıyor. Cep harçlığı boşa gidiyor. Maalesef çocuklukta başlayan bu zararlı alışkanlık ömür boyu sürüyor.

Yıllarca hatta ömrü boyunca içenlere sorsak “Ne kazandınız” diye. Bize verecekleri cevap sadece “hiç” olacak ve sigaranın verdiği maddi, manevi zararları saymaya başlayacaklardır. “ Tavsiye eder misiniz” desek, acaba bir kişi çıkıp ta “Ben içiyorum zararını görmedim, tavsiye ediyorum” der mi?

Sigaraya kimsenin ihtiyacı yoktur. Bu yüzden helal değildir. Malımızı, paramızı nerelere harcadığımızı Allah soracak. İnsan isterse kötü alışkanlıklar yerine iyi alışkanlıklar kazanabilir. Parasını da faydalı yerler, yararlı işler için harcayabilir.

Hayat sigarasız çok daha güzeldir. Sigaranın parası israf edilmemeli, para hayra gitmeli, hayır işlerine gitmeli ve sevaplı işlere gitmelidir. Belki bir sigara parası insanın kurtuluşuna vesile olacaktır. Belki bir insanın karnının doymasına, ağrı ve acılarının bitmesine veya bir gencin okumasına sebep olacaktır.

– Sigara parası ile kendimizin, çocuklarımızın ihtiyacını giderebiliriz.

– Sigara parası ile birkaç çocuk sevindirebiliriz.

– Bir hafta sigara içmesek, tüp alamayan bir aileye bir tüp alıp sevindirebiliriz. Bir ay sigaraya verilen para ile bir yoksulu giydirebiliriz.

– Bir aylık sigara parası ile bir genci her ay burs vererek okutabiliriz.

(Ben başlangıçta her gün alınan bir ekmekle okudum. Yoksa okuyamazdım. Adını bilmediğim o kişiyi hep rahmetle anıyorum)

– Evet bir çok alternatif var. Sigara içmemekle her gün bir aileye ekmek alabiliriz. Her gün bir kitap alabiliriz. Bir müspet gazeteye abone, bir güzel dergiye abone olabiliriz.

– Sigara içmekle harcadığımız vakti, fikirle, zikirle, namazla, kaza kılarak geçirebiliriz.

– Sigaraya harcadığımız zamanı hizmet yaparak geçirebiliriz.

– Sigara ile yıprattığımız vücudu Allah’a kullukta, hayır hizmetlerinde kullanabiliriz.

– Sigaranın kül ve duman ettiği parayı sosyal hayır kurumlarına bağışlayarak sadaka-i cariye haline getirebiliriz.

Sigaradan ölen intihar etmiş olur. Kur’an’ın ve Peygamberin uyarılarına isyan etmiş olur.

 

SİGARA NASIL BIRAKILIR?

 

Sigara insan sağlığı açısından son derece zararlıdır. Sigaranın sebep olduğu ölümler, diğer uyuşturuculardan 13 kat daha fazladır. Sigara öyle bir şeydir ki, zararı bırakıldıktan sonra 15 yıl daha devam eder.

Avrupa ülkelerinde sigara içenler farklı muamele görüyor. Hatta farklı ücret alıyor.

Sigarayı bir çoğumuz içiyor ama bu kötü alışkanlığın nelere mal olduğunu, bize, çevremize ne gibi zararlar verdiğini kimse düşünmek istemiyor. Bunun için diyorum ki, bilim adamlarının bunca açıklamasından sonra gelin sigarayı bırakın. Eğer sağlığınızı, geleceğinizi düşünüyor, kendinizi ve yakınlarınızı seviyorsanız sigarayı bırakmalısınız diyorum.

Sigarayı bırakmak için yol gösterenler çok olur. “ Bekara karı boşamak kolaydır” derler. Kim ne derse desin, yılların bıraktığı bir alışkanlık kolay bir şekilde bırakılamaz. Fakat insan isterse bu bir irade işidir. Kim olursa olsun alışırken sarfettiği gayret kadar gayret sarf ederek sigarayı bırakabilir. Evet, yeter ki istesin. İnanıyorum ki insanın başaramayacağı bir iş yoktur.

Bugüne kadar sigaranın zararını görüp veya okuyup “ son paket olsun” diyen, içmemek için yemin eden, söz veren ve bahse giren çok olmuştur. Sigarayı uzun yıllar içmiş, bırakmış bir insan olarak söylüyorum. Hiçbir alışkanlık, insan iradesinin üzerinde değildir. Sonra bunca bırakan insanlar var. Oh kurtulduk diyorlar. Ben bıraktıktan sonra gördüm ki, insan sigarasız da yaşıyormuş, hem de çok daha rahat, çok daha sağlıklı… sigara insan sağlığından daha önemli değildir. Zararın neresinden dönülürse kârdır. Fakat fazla gecikmemek gerekir. Çünkü dönülse de fayda vermeyeceği zaman da vardır.

Azaltayım, şöyle içeyim, böyle içeyim, bunlar laf. Gerçekten sigarayı bırakmak isteyen kimse, “ben kendimi, insanları senden daha çok seviyorum. Ey sigara! Bu yüzden seni bırakıyorum” der o kadar.

İlmin bunca buluş, açıklama ve uyarılarına kulak asmayıp, sigara öldürürken içmeye devam etmek, sigaraya bağımlı kalmak zannederim akıllıca bir iş değildir.

Bir gazete haberinde: “sigara yüzünden organları 38 kez azar azar kesildi. O yine bırakmadı.” (07-01-2004 Zaman)

Sigara zehir rekortmenidir. Sigara içen zararlarını mutlaka bilmelidir ki, bırakabilsin ve zararlarından kurtulsun.

Sigara bırakıldığı andan itibaren 20 dakika sonra tansiyon, nabız normale iner, 8 saat sonra kandaki oksijen normal düzeye çıkar, 24 saat sonra kalp krizi riski % 25 azalır. 8 saat sonra sinir uçları yenilenmeye başlar. 15 gün sonra akciğer fonksiyonu % 30 iyileşiyor. Üç ay sonra ciltteki bozukluklar düzeliyor. Bir yıldan sonra halsizlik, öksürük azalıyor, akciğer temizlenmeye başlıyor. Kalp, akciğerden ölme riski yarı yarıya azalıyor. Bu açıklamalar bile sigarayı bırakmaya yetecek nedenler olabilir.

Sigarayı bırakmak bazıları için zor olabilir ama imkansız değildir. Hani ne derler “ eğer torununu görmek istiyorsan sigara içme, dedene kavuşmak istiyorsan sigara iç.”

Gelelim sigaranın nasıl bırakıldığına:

– En etkili güç inançtır. Dinen haram kılınması inanan için başka neden bırakmaz.

– Sigara şartlı bırakılmaz. Ani kararla birden bırakılır. İfade “ sigarayı bıraktım” olmalıdır.

– Sigara ihtiyaç değildir. Faydalı yönü yoktur. İnsan sigaraya mahkum da değildir.

– Sigarasız gün ilan ediliyor. 31 Mayıs sigarayı bırakma günü veya ramazan ayı sigarayı bırakmak için büyük fırsattır.

– Dünyada açlıktan ölen insanlar göz önüne getirilebilir.

– Sigaranın zararları, sigaradan zarar görenler göz önüne getirilmelidir. Sigarayı bırakmayanı, sigara bırakacaktır. Hem de acılar, üzüntüler ve pişmanlıklar vererek bırakacaktır.

– Sigarayı bırakan, bıraktığını etrafına söylemelidir. Nefsine yenik düşmemesi için dua etmelidir. En önemlisi sigara içenlerden, ikram edenlerden uzak durmalıdır.

– Sigara içmek boş iştir. Sigarayı bırakan faydalı işlerle meşgul olmalıdır. Spor yapma, kitap okuma, ibadet etme gibi…

– Kahve içmek, kahveye gitmek eğer sigara istetiyorsa, kahve içmemek, kahveye gitmemek gerekir.

– Bırakmadan önce günlük içilen sigaradan daha fazla sigara içerek tiksinti, isteksizlik meydana getirmek faydalıdır.

– İnsanın kendini telkin etmesi ve kendine güvenmesi şarttır. Sigara bırakılmaz değil, bir çok insan bırakıyor. Herkes bırakabilir.

– Sigara bırakılınca sağlık yönü ile, zaman yönü ile ve para yönü ile kazançlar düşünülebilir.

– Başka bağımlılarla beraber hareket etmenin de faydası olacaktır. Sigaranın zararlarını başkalarına anlatmak, bıraktığını söylemek dönüşü zorlaştıracaktır.

– Sigarayı bırakmanın etkili bir yolu da Allah’a söz vermek, sevdiğiniz kimselere söz vermektir.

– İnanan bir insan için sigara almaktan, sigarayı elinde, cebinde taşımaktan ve içmekten daha önemli ve daha kutsal yapılacak işler vardır.

Sigara hayatı duman ediyor. Vücuttaki vitaminlerin düşmanı. Sigara alınan ilaçların etkisini yok ediyor. Çünkü sigara 4 binden fazla zararlı madde ihtiva ediyor. Sigara sağlık düşmanıdır.

Sigara efkar dağıtmaz, acı verir, üzüntü verir.

Sigara bırakıldığı andan itibaren insan faydasını görmeye başlayacaktır. Yani bir dertten, bir hastalıktan sağlığına kavuşması gibi tekrar sağlığını elde edecektir.

Sigara içmeyen başlamamalı, içen de hemen bırakmalıdır. İnsan gibi kutsal varlığın kendine zarar vermesi aczinin ifadesidir.

 

SONUÇ

Katip Çelebi, 1632’de sigarayla mücadele ile ömrünü noktalayan Cerrah İbrahim Efendi’den bahseder. “Çok gayret  sarfetti, boşuna zahmetler çekti. O söyledikçe alem halkı daha çok içip direndi” der.

“ Konuş konuş, kendin dinle” diye bir söz var. Bazılarına ne söylenirse söylensin, aldırış etmiyor. Halbuki bu güne kadar hiçbir düşman insana sigara kadar zarar vermemiştir.

Sigara içen zararını peşin olarak kabullenmiş olur. Ama kendisi ile beraber başkalarını da zehirliyor. Kimsenin buna hakkı yoktur.

Bir doktor “sigara içeni tedavi etmem” demiş. “ Neden?” demişler. “Çünkü o zaten ölmek istiyor, ne diye vakit kaybedeyim” cevabını vermiş.

Bugün sigaradan doğan hastalıklarla nasıl mücadele ediliyorsa, esas sigara ile mücadele edilmelidir. Yani bataklık kurutulmalıdır. Devlet tütün ekimini ve sigara üretimini durdurmalıdır. Sigaraya verilen paradan çok, sigaranın sebep olduğu hastalıkların tedavisine para harcanıyor.

Bugün çalışma hayatına giren sigara içmese de, kısa zamanda kadın erkek sigara içiyor. Sağlık ve zararının ötesinde zaman kaybına neden oluyor, yangınlara sebep oluyor. Bunun için iş sahipleri sigara içmeyen eleman almalı ve işyerinde sigara içilmesine müsaade etmemelidir.

Sigaraya tutsak olmuş kimseleri, kendi hallerine bırakmak olmaz. İçeni, ,içecek olanı ve içenlerden zarar göreni kurtarmak, korumak bazılarının görevidir. Bu konuda ana babaya, öğretmene, ilim adamına ve bilhassa devlete büyük görevler düşmektedir.

– Sigaranın zararları, sebep olduğu hastalıklar konusunda insanımız yeterince aydınlatılmalıdır.

– Her an, her yerde sorumsuzca içilmesi önlenmelidir. Medeni bir insanın evde, işyerinde, otobüste ve diğer kapalı yerlerde sigara içerek başkalarına zarar vermemesi gerektiği anlatılmalıdır.

– Özendirici davranışlara, reklamlara müsaade edilmemelidir.

– Sigara paketleri üzerine yazılan “zararlıdır” yazısı, bazı yerlere asılan “sigara içmek yasaktır” levhaları yeterli değildir. Zannederim bunlara aldıran bile yoktur. Devlet eliyle köklü tedbirler alınmalıdır. Diğer insanları korumak için zorlayıcı da olsa bazı kurallar konmalıdır. Böylece içenlerin başkalarına zarar vermesi önlenmelidir.

– Bilim adamlarımızın ağzından radyoda, televizyonda ciddi uyarılar yapılmalıdır. İş ciddiye alınmazsa olmaz. Devlet eliyle reklam yapılıyorsa, doktor sigarayı kürsünün dibinde söndürüp, sonra da çıkar zararlarını anlatırsa, baba elinde sigara ile öğüt verirse bunların hiçbir faydası olmaz.

– Sigarada kar ve döviz hesabı yapılıyorsa devlet insanını ve insan sağlığını hesap etmiyor demektir. Salgın hastalıklarla nasıl mücadele ediliyorsa, uyuşturucu nasıl takip ediliyorsa, insan sağlığını tehdit eden ve uyuşturucuyu davet eden sigara ile de aynı savaş sürdürülmelidir.

Sonuç olarak ben şöyle bir davette bulunmak istiyorum: “Sayın sigara tiryakileri ve içme çağında olan genç kardeşlerim, kendinizi, insanları seviyorsanız gelin sigarayı bırakın. Sigara sizi bırakmadan siz sigarayı bırakın. Sigaranın bir çeşit intihar yolu olduğunu bilin. Göreceksiniz iki ay gibi kısa bir zamanda organların çalışması normale dönecek, içiniz, dışınız temizlenecek, yeniden dünyaya geldiğinizi hissedeceksiniz.

 

 

Cemal Şirin’in bir şiiriyle konuyu bitirelim:

 

Gençliğe güvenip içme sigara,

Açar bedeninde onulmaz yara,

Ummadık bir anda düşürür dara,

İçmeyin dostlarım, içmen sigara.

 

Tarlada yeşildir, pakette sarı,

Her yudumda alır sanki efkarı,

Ne sağlık bırakır, ne alın teri,

İçmeyin dostlarım, içmen sigara.

 

Açta pakete bak, tam yirmi adet,

Zehirden bekleme bir nebze medet,

Kalbe zarar verir, kansere davet,

İçmeyin dostlarım, içmen sigara.

 

Köşeye sıkışmış sakin, biçare,

Ne dosta benziyor, ne sadık yare,

Yokluğunda yalvarttırır düşmana,

İçmeyin dostlarım, içmen sigara.

 

İlk zamanlar varamazsın farkına,

Öyle taş koyar ki hayat çarkına,

Hasret bıraktırır ev ve barkına,

İçmeyin dostlarım, içmen sigara.

 

Gerçeği gör artık, yok onun tadı,

Gönlünden silinsin sigara adı,

Bir zamanlar dosttu, o çirkef cadı,

İçmeyin dostlarım, içmen sigara.

 

O kadar içtim de görmedim fayda,

Düzenim bozuldu, ok çıktı yayda,

Vücut harap oldu, gönül hayhayda,

İçmeyin dostlarım, içmen sigara.

 

Söz, nasihat değil arif olana,

Aklı ile doğru yolu bulana,

Kem sözüm olamaz bana gülene,

İçmeyin dostlarım, içmen sigara.


Bu yazıyı 1.995 kişi okudu.

1 Yorum

  1. Sigara ile ilgili en büyük sorun içmeyenlerin aşırı derecede müsamahakar olmasıdır. Kapalı mekanda göz göre göre yasa ihlal ediliyor, bir tane sigara içmeyen buna itiraz etmiyor. Bilakis, adamlarla beraber aynı masada hiç rahatsız olmadan oturuyor. Sigara içmeyenler bu pisliğe tepki vermedikçe, hakkını korumadıkça devlet ancak kendi çalar, kendi oynar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here