ŞİRKE DÜŞMEKTEN KORUNMAK

Günümüzün en önemli konularından biri imanın muhafazasıdır. Din iyi bilinmeyince insanların çoğu, bilerek veye bilmeyerek şirke düşmekten kendilerini alıkoyamıyorlar.

İman yönünden en büyük tehlike şirktir. Çünkü insanımızın okuma ile din ile arası açık. Bir de aldatıcı, kafa karıştırıcı kişiler, yayınlar çok.

Peygamberimiz(as):

-‘Bir zaman gelecek bazıları benim sünnetimden başka yollara tabi olacaklar ve ümmetimi başka yollara götürecekler.’ (Müslim:1847) buyurmuştur.

Çürük baklanın kör alıcısı oluyor. Sapıkları rehber edinenlerin burnu pislikten kurtulmuyor.

Cenab-ı Allah şöyle uyarıyor:

-‘Yeryüzündekilerin çoğuna uyacak olursan seni Allah’ın yolundan sapıtırlar…’(Enam:116)

Bugünün hayat anlayışı şirke, küfre düşmeye daha müsait oluyor.

Şirk, en büyük günahtır. Tevbe edilmediği takdirde Allah’ın bağışlamayacağı bir günahtır. Bu günahtan bilgi ve şirke düşerim endişesi, koruyucu olur.

 

ŞİRK NEDİR?

Şirk, inanç hastalığıdır. Kur’anda 170 yerde geçer.

Şirk, ortaklık demektir. Ortak koşmaktır.

Dinen şirk, Allah’a ve Onun tasarrufunda ortaklık tanımaktır. Allah’tan beklenileni başkasından beklemek, Allah’a yapılanı başkasına yapmaktır. Allah’ın sıfatlarını başkasına yakıştırmaktır.

Peygamberimiz(sav): şirki şöyle tarif ediyor:

-‘Şirk, düz taşta, gece karanlığında karıncanın ayak sesinden daha gizlidir.’ (Ramuz el-Ehadis:215/16)

En basitinden şu ifadelere dikkat edelim:

-Beni koru, kurtar, yardım et!

-Ey falan yetiş, imanla gitmemi sağla!

-Falan bizi görün, halimizi bilin! denmemelidir.

Hocama biri elini öpmüş: ‘Ahirette bana yardım edermisin efendim?’ demişti. Hocam çok sinirlendi: ‘defol, beni de günaha sokma!’ demişti.

-‘Benim işimi falan gördü, o beni kurtardı. Falan olmasaydı halim ne olurdu’ gibi sözlerden kaçınılmalıdır. ‘Falan doktor beni iyileştirdi’ denmez. Doktor vasıtadır.

-‘Allah işime karışmazsa yaparım, gelirim’denmemelidir.

-Allah’tan başka yaratıcı kabul etmek,

-Rızkını onun bunun elinde aramak,

-Ecelini onun bunun elinde aramak,

-Falcıya, büyücüye bir şeyler sormak, ona inanmak,

-Allah’la arada aracı kabul etmek (Arapların putlara bizi Allah’a yakıştırsın diye taptıkları gibi)

-Teslis inancında olduğu gibi Allah’a çocuk isnat etmek,

-Allah’ a yer isnat etmek, şekil belirtmek,

-Allah’tan başkası için ibadet etmek,

-Allah’tan başka tanrı edinmek,

-Gaybı bilirim, biliyor demek,

-Uğur, uğursuzluk aramak,

-Şeytana tapmak,

-Tabiatı yaratıcı kabul etmek, ‘tabiat ana’ demek,

-Darvinizme inanmak,

-Puta tapmak, ateşe tapmak, güneşe tapmak,

-Riya ve gösteriş için ibadet etmek,

-‘Allah gibi’ demek,

-Türbelerden medet beklemek,

-Kişilere, kabirlere kurban kesmek,

Kur’anda:

-‘Fesalli Lirabbike venhar =Namaz kıl, Rabbin için kurban kes’ (Kevser suresi)

-‘Deki Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir.’ (Enam:162)

Bir gün peygamberimiz şöyle dedi:

-‘Bir sinek yüzünden biri cennete, biri cehenneme girdi.’

-‘Ey Allah’ın resulü nasıl oldu?’diye sordular.

Allah resulü şöyle anlattı:

-‘Adamın putu vardı. Ona kurban sunulmasını zorlardı. İki kişi geldi. Onlara da kurban sunmasını istedi. Adam bir şeyinin olmadığını söyledi.

-‘Bir sinek de olsa bir şey sun’denildi. O da bir sinek kurban sundu, cehenneme girdi.

Diğerine ‘sen de sun’ dendi. O adam:

-‘Ben Allah’tan başkasına kurban sunmam’dedi. O da cennete girdi. (Musannef 33028)

Riya şirktir. Amelleri boşa çıkarır. Yapılan bir işin teşhiri, Allah rızasının dışında başka maksatlarla yapılması, insanlar görsün diye yapılması, amele riya karışmış olur.

İnancımıza göre riya karışan amelin mükâfatı da yoktur. Allah ona, kıyamet gününde:

-‘Amelini kimin için yaptıysan, git mükâfatını o versin’diyecektir.

Riyada gösteriş vardır, övünme vardır, imrendirme vardır, yalan vardır. En kötüsü de ortak koşma vardır.

Biri Peygamberimiz’e

-‘Malımızı şöhret için ihtiyaç sahiplerine versek, Allah bize mükâfat verir mi?’diye sorar. O da:

-‘Hayır’der. O zat:

-‘Hem Allah rızası hem de şöhret için versek?’der.

Peygamberimiz ona:

-‘Allah yalnız kendi rızası için yapılan işleri kabul eder’buyurur. (Bunun üzerine Zümer Suresi 2-3 ayetleri nazil olmuştur.)

Bir başkası da Peygamberimiz’e:

-‘Ey Allah’ın elçisi, ben Allah’ın rızası için savaşa katılıyorum, fakat insanlar takdir etsinler de istiyorum, ne dersiniz?’diye sorar. Peygamberimiz ona cevap vermedi. O sırada ayet indi:

-‘Kim Rabbine kavuşmayı arzularsa, doğru dürüst iş işlesin. Rabbine ibadet ederken, hiçbir kimseyi ona ortak tutmasın’ (Kehf:110)

Savaşta ‘Kuzman şehit oldu Ya Resullullah!’ denildi. Peygamberimiz:

-‘Kuzman şehit olmadı. O kahraman desinler diye savaşıyordu’buyurdu.

Bir hususu hatırlatmak istiyorum. Kur’an okunduktan sonra, dualardan sonra ‘şunun için, bunun için, hassaten Allah rızası için Fatiha’denmemelidir. Çünkü bir şey ya Allah içindir ya da başkası içindir. Eğer Allah içinse, başkası için olmaz. Başkası için olursa Allah için olmaz. Olur denirse bu ortaklık olur, paylaştırma olur. Ana baba hakları kitabında Mehmet Zahid Kotku Hazretleri, buna ‘şirktir’der.

Peygamberimiz şöyle demiştir:

-‘Elimden gelse amelimi Kiramen Kâtibi’nden gizlerdim.’

 

İMAN KONUSUNDA ŞİRK

‘La ilahe illallah’ demek, Allah’tan başka tapınılacak ilah yoktur demektir.

Müslüman, ‘Allah birdir, Onun eşi benzeri yoktur. Kimseye muhtaç değildir. O doğrulmamış ve doğmamıştır. Onun hiçbir dengi yoktur.’ (İhlâs suresi) diye inanır.

Peygamberimiz (sav):

-‘ Çocuklarınıza ilk önce La ilahe illallah’ı öğretin. Ölmek üzere olana da La ilahe illallah’ı telkin edin.’ (Müslim Cenaiz:1) buyurur.

Sahabe çocuklarına ‘ Allah’a iman ettim. Tağutu (putu, şeytanı) red ettim’ sözünü öğretirlerdi.

İslam, tek, ortağı olmayan Allah’a teslimiyet ve kulluktur.

Kur’anda: ‘Allah’tan başka ilah edinme’ (İsra:22) diye emredilir.

İmanda şüphe olmaz, noksanlık olmaz. İman esasları aynen noksansız kabul edilirse, ancak o zaman iman edilmiş olur.

 

KUR’ANDA ŞİRK

Şirk konusunda Kur’an bizi uyarıyor.

-‘Allah’a ortak koşmayın.’ (Nisa:36)

-‘Allah’a ortak koşanı Allah affetmez. O Allah’a iftira etmiş olur.’ (Nisa:48)

-‘Şirk büyük zülümdür.’ (Lokman:13)

-‘Allah’ı bırakıp size fayda ve zarar vermeyecek şeylere mi tapıyorsunuz?’ (Maide:76)

-‘Allah’la birlikte başka tanrıya tapıp yalvarma!’ (Kasas:88)

-‘Namaz kılın, müşriklerden olmayın.’ (Rum:31)

-‘Allah’a ortak koşarsan işlerin boşa gider.’ (Zümer:65)

-‘Araplar: ‘Melekler Allah’ın çocuklarıdır. ‘Hristiyanlar: ‘İsa Allah’ın oğludur.’ Yahudiler: ‘Üzeyr Allah’ın oğludur.’dediler. Bunlar yalandan başka bir şey değildir.’ (Kehf:5)

-‘Müşrikler necistir, pistir.’ (Tevbe:28)

-‘Allah’la birlikte kimseye yalvarmayın!’ (Cin:18)

Bu ayetlere göre; şirk en büyük günahtır.

Şirk koşanı Allah bağışlamaz.

Şirk koşanın iyi amelleri boşa gider.

Şirk koşan Allah’ın rahmetinden uzak olur.

Şirk, Allah’a iftiradır.

Şirk, zülümdür, sapıklıktır.

Şirk koşan dinden çıkar ve nikâhı düşer. Dönüşü pişmanlık, tevbe ve nikâh yenileme ile olur.

 

ALLAH’A İMANDA ŞİRK

Bir hadiste: ‘Büyük günahların en büyüğü Allah’a ortak koşmaktır.’(B.Hadis külliyatı:4/287) buyrulur.

Kur’an’da da : ‘O Allah’ın eşi ve benzeri yoktur.’ (Şura:11) buyrulur.

Peygamberimiz: ‘Kim Allah’tan başkası adına yemin ederse, şüphesiz o şirk koşmuştur.’ (Tirmizi Nüzür:9)

Allah’tan başkasını yaratıcı kabul etmek şirktir. Kur’anda: ‘ Gökleri ve yeri yaratan Allah’tır.’ (Şura:11)

-Allah’a karşı aracı kabul etmek,

-Allah’a çocuk isnat etmek,

-Allah’a yer, şekil belirlemekten kaçınılmalıdır.

-Allah’tan başkasından bir şey beklenmez, istenmez.

-Allah’tan başkasına ibadet edilmez, dua edilmez. ‘Ey falan yetiş’ denmez.

Allah’tan başka tanrı edinmek şirktir. ‘Allah’ kelimesinin yerine ‘Tanrı’ kullanmak uygun değildir. Çünkü tanrı Allah’ın yerini tutmaz. Allah’ın 99 ismi arasında tanrı yoktur. Tanrı çokluk ifade eder.

Allah’tan başkasının geleceği, gaybı bildiğini söylemek, inanmak şirktir.

Uğur, uğursuzluk için bir şey taşımak, sıra sıra fiiller edinmek, puta tapmaktan farksızdır.

Allah’tan başkasına yapılmayan şeyler vardır.

-Allah’tan başkasına yapılmayan kulluk, ibadet, dua yapılmaz.

-Secde edilmez.

-Yardım istenmez.

-Kurban kesilmez.

-Rızık, ecel başkasının elinde aranmaz.

-Allah’ı gördüğünü, konuştuğunu söylemek şirktir.

-Allah baba, Allah dede denmez.

-Allah’ım görmüyor musun? Duymuyor musun? Neredesin? denilmez.

-Darvinizm, tabiatçılık, tesadüf inanılıp savunulamaz.

Cenab-ı Allah’la ilgili şu konulara dikkat edilmelidir.

-Allah yerine başka bir kelime kullanmamaya,

-Onu bir şekil olarak düşünmemeye,

-Allah’ın adını olur olmaz yerlerde anmamaya,

-Allah’ın adı ile lanet okumamaya,

-Allah’a ve mahlûkata dil uzatmamaya,

-Allah’ın eli uzun dememeye,

-Allah beni unuttu dememeye,

-Allah’ın başka işi kalmadı mı dememeye,

-Allah izin verse de vermese de dememeye,

-Allah işime karışmazsa yaparım, ederim dememeye dikkat etmeliyiz.

Allah’tan başkasına sığınılmaz. ‘Gavs’ kelimesi sığınak demektir, insan için kullanılmaz. Allah’tan başkasından yardım umulmaz.

Peygamberimiz zamanında bir zalim vardı. Birkaç mazlum: ‘Gidelim bu zalime karşı peygamberden yardım isteyelim, bunun şerrinden, zulmünden korusun’dediler. Peygambere geldiler. O zalim münafığı şikâyet ettiler, yardım istediler. Peygamber (as) onlara:

-‘Benden yardım istenmez. Yardım ancak Cenab-ı Allah’tandır.’ cevabını verdi.

 

PEYGAMBERE İMANLA İLGİLİ ŞİRK

Peygamberimiz, hayatı boyunca şirkle mücadele etmiş, insanları Allah’ın varlığına, birliğine çağırmıştır.

‘Peygambere uymak şirk’ diyenler oluyor. ‘Hem Allah’a hem de peygambere uyulmaz, Allah’la beraber peygamber sevilmez’ diyorlar.

Peygamberi sevmek ona uymak Allah’ın emridir.

-‘Allah’a itaat edin, Rasulü’ne itaat edin.’ (Maide:92)

-‘Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin, işlerinizi boşa çıkarmayın.’ (Muhammed:33)

Sakal-ı Şerif’i öpmek şirk değildir. Bu saygıdandır. Eğer ondan bir şey istenirse, o zaman şirk olur. Haceril-esved’i peygamber (as) öpmüştür. Onun için öperiz.

Peygamber (as)’a salâvat getirmek, şirk değildir. Bu Allah’ın emridir. ‘Allah ve melekleri peygambere salâvat getirirler. Ey iman edenler, siz de ona salâvat getirin’buyrulmuştur. (Ahzab:56)

Peygamber’den şefaat istemek şirk değildir. Şefaat etme iznini O’na Allah vermiştir. Ümmetine şefaat edecektir. (Taha: 109)

Ezan duası yapmak şirk değildir. Peygamberimiz:

-‘Kim ezan duası yaparsa, ona kıyamet günü şefaatim hak olur.’buyurmuştur.(Buhari ezan: 8)

Peygamber efendimiz Allah’ın izin verdiği kimselere şefaat edecektir.

‘İmdat Ya Muhammed!’ denmemelidir. ‘Kıyamet günü bizi kurtar.’ denmez. Ancak şöyle denebilir. ‘Allah’ım bizi peygamberimizin şefaatinden ayırma.

Şefaatine nail olanlardan eyle!’ çünkü kurtarıcı yalnız Allah’tır.

Peygamber (as) Allah’ın nurundan yaratılmıştır’ denilerek Allah’ın bir parçasıymış gibi göstermek yanlıştır.

Kur’an’da Allah’la peygamberin arasının açılmaması konusunda bir ayet vardır.

-‘Allah ile peygamberi birbirinden ayırmak isteyip ‘Bir kısmına inanır, bir kısmına inanmayız’ diyenler iman ile küfür arasında bir yol tutmak isteyenlerdir. (Nisa:150)

 

İNSANLARLA İLİŞKİLERDE ŞİRK

İnsanın bir başkasından din öğrenmesi, imanına da itikadına da zarar vermez. Bir insanın birilerine bilmediklerini öğretmesi de Allah’la kul arasına girmesi demek değildir.

Günah itirafı, vaftiz, aforoz inancımızda yoktur. İslam’da

-Kula kulluk olmaz. Kul ilahlaştırılmaz.

-Kuldan son anda imanlı gitmemize yardım et. ‘Kabirde, sıratta, mahşer günü yardım et’ denmez. Şirktir.

-‘Halini falana arz et. O Allah’a arz eder’ demek şirktir.

-‘Ey falan, bana yardım et, himmet et’ denmez.

-Kişiye teslimiyet olmaz. Teslimiyetin ölçüsü vardır. Ölünün yıkayıcısına teslim olduğu gibi kişiye teslim olunmaz.

-Kişiye taparcasına aşırı övgü, aşırı saygı gösterilmez. Kendini bilen zaten bundan rahatsız olur. Bir hadiste: ‘İnsanların kendileri için ayakta dikilmelerinden memnun olan cehennemdeki yerini hazırlasın’ buyrulur. (Tirmizi Adap:47)

-Resim karşısında ibadet etmek şirktir.

Bir büyük zat: ‘Elimi öpüp durmayın, çok tevbe etmek durumunda kalıyorum’ demişti.

-Kişilere  ‘Gavs’ , ‘Gavs-ı azam’ , ‘Gavs-ı ekber’ denmez. Sığınılacak tek varlık Cenab-ı Allah’tır.

-‘Falan bizi görür, halimizi bilir’ demek şirktir.

-‘Kişiler ancak vesile kılınabilir.’ (Maide:35) Mesela duası alınabilir. ‘Falanca sevgili kullarının, peygamberimizin hatırına’ denebilir.

-Kul hatasız, günahsız kabul edilmez. Peygamberlerin bile ‘zelle’ denilen hataları olmuştur. Hatasız yalnız Cenab-ı Allah’tır.

-Kuldan yardım istenmez, beklenmez.‘Yardım ancak Allah’tandır.’ (Ali İmran: 126)

İbrahim (as) ateşe atıldığında yardım için gelen Cebrail’den yardım talep etmedi. Yusuf (as) zindanda arkadaşından yardım istedi. Zindanda çok kaldı.

Hintli Mataji geldi:

-‘Bende şifa var. Bendeki enerji ile şifa bulun’dedi. Ayağını yıkadığı su ile şifa arayanlar oldu. Bunlar inancımıza uygun değildir.

-Birilerinin gaybı bildiğini iddia etmek ve ona inanmak, falcıya inanmak gibi şeyler şirktir. Gaybı ancak Allah bilir, O’ndan başkası bilemez. Peygamberimiz bile ‘Ben gaybı bilemem’ demiştir. (Enam:50)

-Dünya’da Allah’ı gördüğünü iddia etmek yanlıştır. Musa peygamber görmek istedi de Allah: ‘Sen beni göremezsin’ dedi.

Kur’an’da: ‘Ona gözler erişemez’ (Enam:103)

Peygamberimiz’e ‘Miraç’ta Allah’ı gördün mü?’ dediler. ‘Onu görmek kimseye mümkün ve muvafık değildir’ cevabını verdi. (Hadis Ans:17/1328)

Rüyada da görülemez. Gördüm diyen yer ve şekil izafe etmiş olur. O da bundan münezzehtir.

-Kişiye secde edilmez. Kurban kesilmez. Kevser Suresi’nde: ‘Rabbin için kurban kes’ buyrulur.

‘Allah’tan başkası adına kesilen hayvan ‘leş’ hükmündedir, yenmez.’ (Maide:3)

-İslam’da insan onuruna dokunan el etek öpülmez, birileri için yerlere kadar eğilinmez. Hacdan gelenin ayağının altı öpülmez, gözü öpülmez.

 

ÖLÜLERLE İLGİLİ ŞİRK

Bazı insanları ne yazık ki ölüler idare ediyor. Bu dinimizi bilmediğimiz için oluyor.

Düşünülürse ölen insanın bu dünya ile ilgisi kalmadığı için dünya ile ilgili tasarrufu bittiği için kendi elimizle gömüyoruz; mezar taşına da ihtiyacı olan ‘Ruhuna Fatiha’ yazdırıyoruz. Ardından hayır yapıp, ruhuna bağışlıyoruz.

Bu durumda bazıları ölen insanlardan bir şeyler bekliyor. Mezardaki bizden beklerken biz ondan bir şeyler bekliyoruz.

Kabirleri, türbeleri dua yeri, istek yeri, mum yakma, çaput bağlama yeri, adak yeri, namaz kılma yeri haline getiriyoruz.

Peygamberimiz (as) ‘Allah’ım kabrimi namaz kılınan, tapınılan yer yapma’ diye dua etmiştir. (Ramuz el ehadis: 187/1)

Bazı insanları kabirlerin yanında, türbenin içinde yatırarak, taşları yalatarak, etrafında döndürülerek şifa arıyoruz.

Evlenmek isteyen, iş isteyen, aş isteyen türbelere koşuyor. Herkesin bir isteği var; çocuk isteyen Zilli Baba’ya gidiyor, etrafında göbek atarak dolaşıyor. ‘Al sana bir göbek ver bana bir bebek’ diyor, ondan çocuk istiyor.

İçkiyi bıraksın diye türbeye su bırakılıyor, o su alkolik birine içiriliyor.

Kabirler ibret alma yeridir.

-Kabirde, türbede kurban, adak kesilmez.

-Kabirden bir istekde bulunulmaz.

-Türbede ayrı bölüm yoksa namaz kılınmaz.

-‘Falan türbeye şunu yaptım, işim oldu veya olmadı’ denmez.

-Türbede mum yakılıp, çaput bağlanmaz.

-Türbenin taşına, toprağına el, yüz sürülmez.

-Türbeye yiyecek, içecek bırakılmaz.

-Makamı, derecesi ne olursa olsun yardım beklenip, şifa istenmez. Şirktir.

Böyle davranışlar, ölülerin kemiklerini sızlatır. Ona da zarar verir.

Kur’an’da:  ‘ Allah’tan başkasına yalvarmayın’ (Cin:18) buyrulur.

Fatiha Suresi’nde : ‘Rabbimiz, ancak sana kulluk eder, yalnız senden yardım umarız’ demiyor muyuz? (Hem de günde 40 defa)

 

İBADETLERDE ŞİRK

İbadeti Cenab-ı Allah emretmiştir. Kulluk borcudur. Ancak Allah’a yapılır.

İbadette gösteriş olmaz, övünme olmaz. Birgün peygamberimiz (sav): ‘Korktuğum gizli şirktir. Mesela kişi kalkar namaz kılar. Namazını kendisine bakanlar sebebiyle güzel kılar, işte bu gizli şirktir.’demiştir. (Hadis Ans:17/619)

Gösteriş için ibadet etmenin sevabı yoktur. Kıyamet günü’nde ona: ‘Kime gösteriş yaptıysan, git sevabını o versin’denileceği bildirilmiştir.

Bir sahabi peygamberimiz’e sorar:

-Malımızı gösteriş olsun diye sadaka olarak versek, Allah bize sevap verir mi?’

Peygamber (as):

-‘Hayır, vermez.’der. O sahabi tekrar sorar:

-‘Hem gösteriş hem de Allah rızası için versek? der. Peygamber (as):

-‘Allah ancak kendi rızası için yapılan işleri kabul eder.’buyurur.

Mesela gösteriş için zekât verilirse, gösteriş için hacca gidilirse, namaz kılınırsa onlar da böyledir.

Gösteriş olsun, başkaları görsün veya menfaat temin etmek için yapılan ibadet şirktir.

Başka zaman yapmayıp da insanların yanında yapılan ibadetin de hayrı yoktur.

Müşrik Araplar, hem putlara tapınır hem de onlar vasıtasıyla Allah’a yaklaşmak isterlerdi.

Peygamberimiz : ‘Eğer amelimi Kiramen Katib-i’nden gizleyebilseydim bunu yapardım.’ demiştir. Bunu unutmayalım!

 

MÜŞRİKLERE BENZEMEK

İnançsıza benzemeyi dinimiz şiddetle men eder.

Kur’an’da: ‘Ey iman edenler! Eğer kâfirlere uyarsanız sizi eski dininize döndürürler de hüsrana uğrayanların durumuna düşersiniz.’ (Ali İmran:149)

Peygamberimiz de: ‘Müşriklere benzemeyin’ (Ramuz el-Ehadis:276/16). ‘Onlarla canınızla, malınızla mücadele edin’ (Age:270/10). ‘Onlara selam vermeyin’ (Age:62/9). ‘Onlardan yardım istemeyin’ (Age:134/7). ‘Onların ikramını almayın’ (Age:135/1) diye emretmiştir.

-‘Menteşebbehe bi gavmin fehüve minhüm=Kim başkalarına benzerse onlardandır’ buyurur.

-‘Kim müşriklerle beraber yaşarsa, müslümanların himayesi ondan uzaklaşmış olur.’

-‘Müşriklerle birlikte yaşamayınız. Onlarla oturup kalkmayınız. Kim onlarla birlikte yaşar veya oturup kalkarsa, bizim sünnetimizi işleyenlerden değildir. Kim müşriklerle yaşarsa onların ahlakı ile ahlaklanırsa, onlar gibi olur.’buyurur. (Tıbb-ı Nebevi: Ans:1/120)

Müşriklere giyimde, yaşayışta, inançta, ibadette benzemeyecektir. Müşriklere benzeyen müşrik işi işlemiş olur.

 

ŞİRKE NASIL DÜŞÜLÜR?

Araplar Allah’a inanıyordu. Putları aracı sayıyordu. Nemrut Allah’a inanıyordu ama O’na gökte diyordu.

Bilmemezlik mazeret değildir. Her Müslüman imanına zarar veren şeyleri bilmek, öğrenmek zorundadır. Ayrıca inancımıza göre bazı şeylerin şakası olmaz.

İnsan bazı hallerde bilerek veya bilmeyerek şirke düşer. Mesela;

-Allah’a yapılanı başkasına yaparsa,

-Allah’tan beklenileni başkasından beklerse,

-Allah’ın sıfatlarını başkasına yakıştırırsa,

-Allah’ı şekil olarak düşünürse,

-Teslis’e inanırsa, Allah baba, Allah dede derse,

-Başkasından kurtuluş beklerse,

-İşine, ibadetine riya karıştırırsa,

-Başkasını Allah’a benzetir, Allah gibi derse,

-Allah’tan beklenileni ölülerden beklerse,

-Allah’tan başkasını yaratıcı kabul ederse,

-Allah’tan başkası için kurban keserse,

-Kendisinin veya başkasının gaybı bildiğine inanırsa, Allah korusun şirke düşer.

-Derecesi ne olursa olsun ‘himmet et ey falan’ derse şirke düşer.

 

ŞİRKİN CEZASI NEDİR?

Her günahın, her hatanın bir cezası vardır. Şirk en büyük günah olduğu için şirkin cezası da ağırdır.

Kur’an’da: ‘Yeryüzünü gezip dolaşın, daha önceki müşriklerin akıbetlerinin ne olduğunu görün.’ (Rum:42)

-‘Allah kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz.’ (Nisa:48)

-‘Meryemoğlu Mesih Allah’tır’ diyenler kâfir olmuşlardır… Kim Allah’a ortak koşarsa Allah ona cenneti haram kılar. Artık onun yeri ateştir ve zalimler için yardımcı yoktur.’ (Maide:72)

-‘Ey oğul Allah’a ortak koşma. Doğrusu şirk en büyük zulümdür.’ (Lokman(as)’ın oğluna böyle dediği bildirilir.) (Lokman:13)

Bir kudsi hadiste: ‘Kulum bana şirk koşmadıkça, bana dünya dolusu günahla gelse onu dünya dolusu rahmetimle karşılarım.’ (HH. Erdem İlahi Hadisler:5) buyrulmuştur.

Peygamber (as): ‘Allah’a şirk koşarak ölen cehenneme girer.’(Buhari:1/634)diyor.

-‘Büyük günahların en büyüğünü size haber vereyim mi?’ Oradakiler:

-‘Evet’ dediler. Peygamberimiz:

-‘Allah’a ortak koşmaktır.’buyurur. (BH.Kulliyatı:4/288)

-‘Yedi helak edici günahtan sakının.’

1-Allah’a şirk koşmaktır.

2-Sihir, büyü yapmak.

3-Haksız yere cana kıymak.

4-Yetim malı yemek.

5-Zina etmek.

6-Namuslu kadına iftira atmak.

7-Düşmanla mücadeleden kaçınmak. (Age:4/286)

Eğer şirk koşan pişman olup tövbe etmezse,

-Dinden çıkar. İman gittiği gibi nikâh da gider.

-Güzel amelleri ve savapları gider, günahları kalır.

-Şirk koşanın ve bu hali ile ölenin yeri cehennemdir.

-Şirk koşarak ölenin cenaze namazı kılınmaz. Onun için dua edip affı istenmez. (Tevbe suresi: 80-84-113,Münafıkun:6)

-Mirascı olunmaz. (müslümana)

-Kestiği hayvanın eti yenmez.

Eğer pişman olup dönmek isterse;

-Boy abdesti alır.

-Kelime-i şehadet getirir.

-Tevbe istiğfar eder.

-Evli ise nikâh tazeler. (Çünkü nikâh imana bağlıdır.)

Cenab-ı Allah şirke düşmekten, amellerimizin boşa gitmesinden bizleri korusun. İmanla ruhunu teslim edenlerden etsin. ÂMİN

Allah’ın selamı üzerinize olsun.


Bu yazıyı 891 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.