Son Din İslam

            Cebrail (as) Peygamber (as)a soruyor:

-Ya Resulüllah islam nedir?

Allah Resulü cevap veriyor:

-İslam Allah’tan başka ilah olmadığına Muhammedin Allah’ın elçisi olduğuna inanman, namaz kılman, zekat vermen, ramazan orucunu tutman, gücün yeterse hacca gitmendir.”

Bu cevap üzerine Cebrail (as)

-Doğru söyledin der ayrılır. (Buhari, İman:37)

Cenab-ı Allah Kur’an’da İslam’ı din olarak benimseyen kulları için şöyle buyurmuştur.

-“İyilik yaparak Allah’a kendini teslim edip hakka yönelen, Allah’ın dost edindiği İbrahim indinine uyan kimseden din bakımından daha iyi kim olabilir?” (Nisa:125)

İslamı benimseyen için Allah Resulü de şu müjdeyi veriyor:

-“Rab olarak Allah’ı, din olarak İslam’ı, peygamber olarak Muhammed’i seçtim diyen kimse cenneti hak etmiştir.” (Ebu Davut, vitir:26)

İslam fıtrat dinidir. Her doğan tertemiz İslam fıtratı üzerine doğar. Bunu peygamber (as) şöyle ifade etmiştir.

-“Her doğan İslam fıtratı (temiz ve günahsız) üzerine doğar. Daha sonra ana babası onu ya Hıristiyan, ya Yahudi  ya da Mecusi yapar” (Buhari, cenaiz:92)

İslam dininin diğer dinlerden farklı özellikleri şöyledir:

-İslam dini son dindir.

-Allah tarafından Cebrail aracılığı ile peygamber (as)a vahyolunduğu gibi bize kadar bozulmadan gelmiştir.

-İslâm dini kıyamet dinidir. Kıyamete kadar hükmü geçerlidir.

-İslâm dinini Cenab-ı Allah Kur’an’da koruyacağını vaat etmiştir.

-İslâmiyet tevhid dininin son halkasıdır.

-İslam dini evrensel bir dindir, bütün insanlığa inmiştir. Irk, renk ayrımı yapmaz. Herkes Adem’in çocuklarıdır.

-İslam dininde ruh ve beden temizliği esastır. İnsana zararlı olan yasaklanmış, faydalı alan emredilmiştir.

-İslâm da dünya-ahiret dengesini kurmak esastır.

-İslam dini herkese, her çağa hitap eder.

-Kolaylık dinidir. İnananı yapamayacağı şeyden sorumlu tutmaz.

-İslam dini ahlak dinidir. Ahlaklı olmayanın duasını ve ibadetini kabul etmez.

-İslam da şirk koşmak en büyük günahtır.

-Daha önceki kitaplara ve peygamberlere inanmayı esas alır.

-İslam, akıl dinidir. Akla mantığa uymayan bir yönü yoktur. Düşünmeyi emreder. Aklı olmayan dinden sorumlu değildir.

-İslam ilim dinidir. Okumayı öğrenmeyi  emreder.

-İslam da aşırılık yoktur.

-İslam inancına göre Allah’la kul arasına  girilmez.

-İslam inancında insan kutsaldır. İnsana ait ne varsa kutsaldır.

-İslam da inananlar kardeştir.

-İslam peygamberi son peygamberdir fetihlerden sonra görülmemiş bir şekilde af ve müsamaha göstermiştir. Her şeyi kolaylık temeline oturtmuştur. Kur’an’ın emri olan “Dinde zorlama yoktur.” (Bakara 256) emrine uymuş. “Kolaylaştırınız güçleştirmeyiniz müjdeleyiniz nefret ettirmeyiniz.” (Buhari ilim:11) buyurmuştur. Allah kimseye gücünün üstünde bir şeyi yüklememiştir. (Bakara: 286)

İslam’ın gayesi, insanı dünya ve ahiret saadetine kavuşturmaktır. İnsanı olgunlaştırarak mutlu etmektir. İnsanı iyiliğe, hayra yönlendirerek kötülüklerden alıkoymaktır. İbadetlerle insanı ahlaklı kılmaktır.

İslam, aklın alsın almasın inanacaksın demez Kur’an’da birçok defa niye düşünmüyorsunuz, niye akıl etmiyorsunuz diye sorar. İman ederken bile neden, niçin, nasıl sorularından sonra tafsili imanı kabul eder.

İslam, önceki dinlerin hükmünü kaldırmıştır. Allah İslam’ı üstün kılmıştır. Kur’an’da:

-“Müşrikler istemese de kendi dinini bütün dinlere üstün kılmak için Resulünü hidayet ve hak din ile gönderdi” buyrulur. (Saff:9+Tevbe:33)

İnsanlık İslam’a muhtaçtır. Kim İslam’a gönül verdiyse mutlu olmuştur. İslam’a gönül verenler cahiliye devrinin bütün olumsuzluklarından kurtulmuş asr-ı saadet yaşamıştır.

İslam her ortamda yaşanabilir bir dindir. Yapılamayacak bir emir yoktur. Ayrıca yapıp da zarar görülecek bir emri de yoktur. Bir de yapıp da fayda sağlanabilecek bir yasak da yoktur. Emir ve yasaklarda ölçü fayda ve zarar temeline dayanır.

Bu bakımdan İslam benimsenen bir dindir. Yeryüzünde yayılan tek dindir. Bir gün gelecek Allah’ın izniyle İslam dünya dini olacaktır.

Allah nezdinde din islamdır:

İslam’dan başka dinde olup da faydalı iş yapanların yaptıkları kendilerine ahirette fayda vermeyecektir. (Şuara:88-89)

Peygamber (as),

-“Her işin başı İslam’dır” (Tirmizi, İman:8)

-“Sözlerin en güzeli Allah’ın kitabı Kur’an’dır. Yolların en doğrusu Muhammed’in yoludur. (Müslim, Cuma:43)

-“Rab olarak Allah’ı, din olarak İslam’ı ve Peygamber olarak Muhammed’i seçip beğendim diyen kimse cenneti hak etmiştir.” (Ebu Davut, Vitrr:26) buyurmuştur.

Kur’an’da da Cenab-ı Allah İslam’dan başka bir dini kabul etmeyeceğini bildirmiştir.

-“Allah nezdinde hak din İslam’dır.” (Al-i İmran:19)

-“Kim İslam’dan başka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden böyle bir din asla kabul edilmeyecek ve o kimse ahirette ziyan edenlerden olacaktır.” (Age:85)

-“Sizin için İslamı beğenip seçtim” (Maida:3) buyurmuştur.

İslam son dindir bugüne kadar hiçbir değişikliğe uğramamış bundan sonra onu değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.

İslam değişmez:

İslam, bugüne kadar değişmemiş, değiştirilememiştir. Kıyamete kadar da değişmeyecektir. Kur’an korunmuş bir kitaptır. Önceki kitaplar tahrif olmuştur.

Yahudi ve Hıristiyanlar kendi anlayışlarına göre din oluşturmuşlardır.

İslam kendini yenileyen bir dindir. Denilebilir ki, çağlar ötesi bir dindir. İslam’da bir mesele Kur’an’a bakılır. Orda bir açıklık yoksa, sünnete bakılır Onda da bir açıklık yoksa icmanın görüşlerine baş vurulur. Böyle bir sonuca varılamazsa yetkili kimselerin önceki delillerle kıyas yapılır. Böylece İslam her devirde yaşanır din olduğu görülecektir.

İslam’ın reforma ihtiyacı yoktur. Çünkü deforme olmamıştır. Modası geçen bir hükmü de yoktur.

Bazılarının iddia ettiği gibi İslam’ın prensiplerinin yenilenmeye ihtiyacı da yoktur. Her zaman her yerde yaşanır bir dindir.

Yanlış gibi görünen Müslümanların anlayışları ve yaşayışlarıdır. Bazı Müslümanlar İslam’a uymuyor, dinin emirlerini kendine uyduruyor.

Diğer yandan dini hurafelerden temizleyeceğiz diye yola çıkan bazı din düşmanları yanlış yollara sapıyor. Bazı ayetleri tartışmaya açıyorlar. Hatta şu kadar ayeti çıkaralım diyebiliyorlar. Şu ayeti aklım almadı diyen sapıklar alabiliyor. Bunlar dinin içini boşaltıp çağdaş hurafeler üretiyor. Dine inan ama yaşamasan da olur” demeye kadar gidiyor.

İşin bir gerçeği de şu; Kur’an’ı bugüne göre yorumlamaya kalkışılmasıdır. Hal bu ki din, asırlar öncesinde de vardı, kıyamete kadar da var olacaktır.

Müslümanların bir kısmı Kur’an’daki, hadislerdeki İslam’ı bilmiyor ve yaşamıyor. Yeni Müslüman olanlar Müslümanlara bakarak Müslüman olmuyor. İslam’ı inceliyor, Kur’an’ı inceliyor, kendi dini ile İslam’ı karşılaştırıyor, Müslüman oluyor.

Yeni Müslüman olan bir ilim adamı şöyle diyor:

“Müslümanlara baktım iğrendim. İslam’a baktım imrendim. 50 yıl geç Müslüman oldum bunun vebali Müslümanlarındır.”

İnsanımız İslam’ı temsil etmiyor, yaşayışıyla tebliğ etmiyor. Müslüman önce İslam’ı doğru kaynaktan, itikadı düzgün kimselerden öğrenmeli, sonrada yaşamalıdır. “inandım” demekle kalmayacak, şekilde, söz de Müslüman olmayacak, haliyle hareketiyle ve amelleri ile örnek olacaktır. Böylece İslam yaşatılacaktır.

Türk genci ile evlenen Alman gelin Müslüman oluyor. İslam’ı öğreniyor tesettüre giriyor ve eşi ile Türkiye’ye tatile geliyor. Kaynana bir gelinine bakıyor, bir de yıllarca emek sarf edip büyüttüğü kızlarına bakıyor kendini tutamayıp utancından ağlıyor.

Bazılarına sorsak

-Müslüman mısın?

-Evet

-Ne kadar Müslümansın?

-…

-Neren Müslüman?

-…

Sanki ona İslam lazım değil!

Din samimiyettir. Teslimiyettir:

İnanan bir kimse, samimiyet isterse önce kendisi samimi olmalıdır.

Peygamber (as)I “Din samimiyettir” buyurmuştur. (Muslim, iman:95)

Samimiyet, insanın özünün sözünün bir olmasıdır. Din de samimiyet olursa mükafat vardır. Din de samimiyetsiz sözler ve işler boşunadır. Çünkü ameller, niyete göredir.

Ameller gösterişten, riyadan uzak olursa makbuldür. Yapılmayan bir şey söylenmeyecektir. İşlerin Allah’ın rızasına uygun olmasına dikkat edilecektir.

İslam’da ki teslimiyeti, İslam’ı teslim alma şeklinde anlaşılırsa, o zaman İslam inancı yaşanmaz.

Cenabı Allah Kur’an’da uyarıyor.

-“Rabbinize yönelin; Azap size gelmeden önce O’na teslim olun sonra yardım görmezsiniz.” (Zümer: 54)

-“Kim İslam’dan başka bir din ararsa, O din kabul edilmeyecektir. O ahirette de kaybedenlerden olacaktır.” (Al-i İmran: 85)

İslam’ın manası teslim olmak demektir. İslam, insanlığın problemlerini çözüp, insanlığa hayat verecek bir dindir. Arayış içinde olan insanı dünya ve ahiret mutluluğuna eriştirecek bir dindir.

Diğer dinler ve ideolojiler bugün insanı mutlu etmediği ve edemeyeceği anlaşılmıştır.

Bunun için yeryüzünde yayılan takdir İslam’dır. Diğer dinler tatmin etmiyor.
İslam, din düşmanlarının gayretlerine, haçlı misyonerlerin çabalarına, ırkçıların saldırılarına rağmen yayılıyor.

Rusya’nın  70 yıllık zulmü ve açtığı Allahsızlık okulları İslam’ı yok edememiştir.

Merhum Mehmet Akif’in ifadesiyle:

“Ölüler dini değil sen de bilirsin ki, bu din

 Diri doğmuş, duracak dip diri; Durdukça zemin”

İslam barış ve güvenlik dinidir. Kardeşlik dinidir. Müslümanları kardeş ilan etmiştir. Hangi grup, hangi mezhepten olursa olsun, alevisinin de sünnisinin de dini İslam, kitabı Kur’an dır.

Cenabı-ı Allah mü’minleri birliğe beraberliğe ve kardeşliğe davet ediyor:

-“Ey iman edenler! Topluca barışa girin” (Bakara:208) diye emrediyor.

Birliğin, kardeşliğin bozulmaması için de şu uyarıyı yapmıştır:

-Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlar var ya senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonunda da onlara yaptıklarını bildirecektir.” (En’am:159)

İslam’dan neden korkuyorlar?

Atalarımız: “İnsan bilmediğinin düşmanıdır?  Demişlerdir.

Peygamber (as)a Peygamberlik gelince bazıları O’na inanmadılar. Çünkü bilmiyorlardı. Mesela Ömer; eşeğim Müslüman olsa ben Müslüman olmam” demişti. Ama ne zaman ki gördü, öğrendi kendisi gelip Müslüman oldu.

Bazıları da İslam yaşayışlarına menfaatlerine uymadığı için Müslüman olmamıştı.

Bugünde bu iki sebep geçerli olmakla beraber. Kendi dinlerinin yok olması, insanların İslam’a yönelmeleridir. Bugün dışarda camilere yapılan saldırılar, Müslümanların katledilmesi bunun delilidir.

Kapitalist batı varlığını sürdürebilmek için İslam ve Müslüman korkusunu ortaya atmıştır.

Batı, İslam’ı irtica ve terör dini ilan ederek Hıristiyanlığın ve kilesinin varlığını sürdürmeye çalışmaktadır. Batı insanını İslam’dan ve Müslümanlardan uzak tutuyor ki, Hıristiyanlığın tatmin etmediği kimseler Müslüman olmasın, İslam yayılmasın.

Ayrıca İslam ülkelerini çeşitli sebeplerle bölüyor, birbirine düşürüyor ve meşgul ediyor ki, Müslümanlar güçlenmesin.

Batının bu tutumunu oraya giden Müslümanların İslam’ı iyi temsil etmemesi ve tebliğ görevini yapmamaları güçlendirmektedir.

İslam’ın irtica ile terörle ilgisi yoktur:

İslam’ı karalamak isteyenler irtica ile İslam’ı ilgilendirmektedir. İrtica Müslümanlar acısından rahatsız edici bir kelimedir.

İslam iki günü bir olanı zararda kabul eder, çalışmayı ibadet sayar.

İrtica kelimesi büyük bir iftiradır. İslam peygamberi: “Bugünün işini yarına bırakanlar helak oldular” demiştir.

Müslümanlar dine sarıldıkları devirlerde dünyaya nizam vermişlerdir. Batı neye sahipse İslam’a ve Müslümanlara borçludur.

Batının bir iftirası da İslam’ı terörle özdeştirerek batı insanını İslam’dan uzak tutmak gayretidir.

Terör, insanlık suçudur. İslam teröre asla izin vermez. İslam merhamet dinidir. İnsanı incitmemek vaciptir.

Peygamber (as)ın ifadesiyle: “Kendisi için istediğini başkası için istemedikçe, kendisi için istemediğini başkası için de istemedikçe gerçek mü’min olunmaz.” (Buhari, İman:1/10)

Terörle İslam’ı yan yana getirmek yanlıştır. İslam terörü ve teröristi lânetler İslam, insanların en hayırlısını, insanlara en çok faydalı olanı olarak kabul eder. Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.

İslam bir insanı öldürmeyi bütün insanları öldürmek kadar günah saymıştır. İnsan öldürmek cinayettir. Bu da en büyük günahlardandır. Müslümanlar tarihte katliam yapmamışlardır. Fethettikleri yerlerin halkına zulmetmemişlerdir.

İslam’da cinayet işleyen Allah’ın affından istifade edemez. İslam da “Benden sana zarar gelmez mesajı vardır.

“Yanlışlıkla olması dışında insanın öldürülmesi caiz değildir. (Nisa:92+93+94)

“kim bir canı haksız yere kıyarsa, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kimde bir canı kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış gibi olur.” (Maida:32) buyrulmuştur.

İnanan bir Müslüman cinayet işlemez. İslam barış dinidir. Barış içinde yaşaması Kur’an’ın emridir. (bakara: 208) Çünkü Müslüman ırk, renk, inanç ayrımı yapmaz İslam hoşgörü dinidir. Din teröre sebep olan her şeyi yasaklamıştır.

Terörün panzehiri İslam’dır. Terörü İslam önler.


Bu yazıyı 8 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.