SORULAR CEVAPLAR

Atalarımız : “ Sormak ayıp değil bilmemek ayıptır” demişlerdir.

Sormak öğrenme yollarından biridir. İnsan bilmediğini bir bilene sorar bilmediğini öğrenir.

Bazıları bilmediğinin ortaya çıkmaması için sormaktan çekiniyor. Bazıları da sorduğunu bir daha soruyor, bir başkasına soruyor.

Bazıları : “Falana sordum, sana da sorayım “ diyor,  fitne çıkarma gayesiyle soruyor.

Bazıları gereksiz şeyler soruyor.

Bazıları da ona buna soruyor, kendi menfaatine uygun cevap fetva arıyor. İşlediği günahına kılıf arıyor.

Bazıları kendi bildiğini ortaya koymak, karşı tarafı imtihan etmek için soruyor.

Cenab-ı Allah : “ Bilmiyorsanız, bilenlere sorun “ buyuruyor. (Enbiya:7)

Soru herkese sorulmaz. Bilgisi, inancı, itikadı düzgün olana, söylediğinin sorumluluğunu bilene sorulmalıdır.

Ayet ve peygamber sözü ile sabit olan bir konuda soru sorulmaz, fetvada verilmez ve istenmez.

Peygamberimiz (sav) çok ve lüzumsuz soru sormayı yasaklamıştır.

Bilen kimse de ilmini gizlemeyecek, bilmeyenlere tebliğ görevini yapacaktır.

Bazıları fetva vermenin önemini bilmiyor, ulu-orta konuşuyor. Peygamberimiz (as) :”Kim halka ilmi olmaksızın fetva verirse, yerin ve göğün melekleri ona lânet eder.(Ramuz el Hadis :407/10)

Şimdi dinleyicilerimizin sorularından bazılarını sizlere aktaralım:

1-Soru: Abdest alırken organları peş peşe yıkamayanın abdesti olur mu?

Cevap: Abdest alırken organları ara vermeden yıkamak Hanefi mezhebine göre sünnettir. Ara veren sünneti terk etmiş olur. Özür yoksa ara vermeden yıkamalıdır. Eğer herhangi bir mazeret olursa, abdeste mani değildir.

2-Soru: Abdestli iken ağızdan çıkan kötü söz, sövmek, lânet okumak, beddua etmek abdesti bozar mı?

Cevap: Kötü söz, çirkindir. İnanan insana yakışmaz. Sövmek, gıybet etmek, iftira, lânet bunlar abdesti bozmaz ama abdestlinin yapmaması gereken şeylerdir.

Abdesti vücuttan çıkan; kan, irin, yellenme,  idrar, kurt gibi şeyler bozar. Yatarak dayanarak uyumak, unutmak bozar. Kötü söz abdestte hayır bırakmaz.

3-Soru: Kolonya kullananın abdesti yenilemesi gerekir mi?

Cevap: Alkol yasaklanırken emir; “kullanmayın” şeklindedir. Hz Ali  (ra) “Bir göle bir damla alkol damlasa, o su ile abdest almam. Sular kurusa orada atımı otlatmam “ demiştir.

Alkol yasağı gelince sahabe, küpleri dökmüş, küpleri de kırmışlardır.

Müslüman alkol ve alkol katkılı maddelerden kaçınmalı, takvalı hareket etmelidir.

Kolonya abdesti bozmaz ama takva yönü ile elimize kolonya aldıysak yıkarsak hem şüpheyi gidermiş oluruz, hem de takva ile hareket etmiş oluruz.

4-Soru: Boya abdeste manimi dir?

Cevap: Boya tabaka oluşturuyor, içinde kan, domuz kanı, yağı gibi haram olan şeyler varsa, o boya abdeste, gusle manidir.

Kına renk verir tabaka oluşturmaz yani altına su geçirir.

Saç boyası, kılların diplerine suyun geçmesine mani değilse, abdeste, gusle mani değildir.

Dövme deri üstünde tabaka oluşturuyorsa abdeste gusle manidir.

Tırnak, dudak boyaları domuz katkılı ve altına su geçirmiyorsa, abdeste, gusle manidir.

Mesleği boyacılık olan kimsenin tırnak kenarlarında kalan boyalar abdeste, gusle mani değildir. İmkan ölçüsünde yıkamalıdır.

5-Soru: Abdest ve gusülden önce niyet etmek unutulunca durum ne olur?

Cevap: Bir şeye başlamadan besmele unutulursa, “Bismillahi  ale evvelihi ve ahirihi “ denir.

Eğer niyet farz değil sünnetse abdest ve gusülde olduğu gibi sünnet terk edilmiş, sünnet işleme sevabından mahrum olunur.

Yalnız Şafi mezhebine göre abdest ve gusülde niyet farzdır. Farzın terki abdeste ve gusüle manidir.

6-Soru: Alkol alanın gusletmesi gerekir mi?

Cevap: Gusül abdesti ne zaman gereklidir?

-Eşi ile ilişkiden sonra,

-Şehvetle meninin gelmesi ile,

-Rüya da ihtilam olunca,

-Kadınların adet ve lahusalıklarından sonra.

Peki alkol alan ne dediğini, ne yaptığını bilir mi? Bilmez. Onun ayılınca abdest alması ve gusletmesi uygundur.

İdrardan sonra gelen meni abdesti bozar guslü gerektirmez.

Sezaryan ile doğum yapan kadın normal doğum yapmış hükmündedir. 40 gün sonra kanın kesilmesi ile gusleder. Eğer kan gelmez, devam etmezse, hemen gusleder. Gusül abdesti alanın ayrıca abdest almayacağına dair rivayetler vardır.

7-Soru: Kusmak orucu bozar mı?

Cevap: İstemeden bir miktar kusmak orucu bozmaz. Ayrıca mideden boğaza gelen tekrar geriye giden şeylerde orucu bozmaz.

Oruç, kişinin isteği ile ağız dolusu  kusması ile bozulur..O orucunu kaza eder.Ağız dolusu kusanın orucum bozuldu diye yiyip içmemesi gerekir.

Hz. Aişe  (ra) :”Vücuda giren orucu bozar. Vücuttan çıkan orucu bozmaz “ demiştir.

Diş çektiren kan yutmadıktan sonra orucu bozulmaz. İğne vurulmadıysa.

Kan verenin orucu bozulmaz.

İnsülin ve iğne yaptıranların iftardan sonra yaptırmaları gerekir.

8-Soru: Tutulamayan oruç ne olur?

Cevap: Düşük yapan kadın kan geldiği müddetçe doğum yapan kadın gibidir. Oruç tutmaz kaza eder.

Yolculuk hastalık gibi nedenlerle tutulamayan oruçlar Ramazandan sonra kaza edilir.

Düşüklerde çocuk insan şeklini almadıysa gelen kan özür kanıdır. Namaz sorumluluğu düşmez.

Astım hastaları için boğaza sıktığı oksijenli su orucu bozmaz. İçine ilaç ilave edilmediyse.

Uykuda ihtilam olanın da orucu bozulmaz ve oruçlarını kaza etmezler.

Boğaza inmeyen damla orucu bozmaz. Kaza gerektirmez.

Oruç tutmaya gücü yetmeyen ihtiyar iyileşmesi mümkün olmayan hasta fidye verir. Ne kadar oruç tutamadıysa. O kadar fidye verir (Fidye o yılın Fıtr sadakası miktarıdır ve ya bir fakiri sabah akşam doyurur.)

Fidye veremeyecek kadar fakir olan, tevbe istiğfar edip affını ister.

Kasten, farz Ramazan orucunu bozan, peş peşe iki ay oruç tutar, bir de kaza 61 gün oruç tutar. Kadının adet halinin dışın da ara verilmez. Bir mazaret nedeniyle ara verilirse 61 gün yeniden başlar.

9-Soru: Mahkeme kararı ile kan parası almak meşrumu?

Cevap: İstemeden bir kaza sonucu, birisinin ölümüne sebep olan kimse, ölenin yakınlarının arzusu ve mahkeme kararı ile kan parası öder. Bunu almak meşrudur, helaldir.

10- Soru: Seferilik ne zaman olur?

Cevap: 90 km uzak bir yere giden kimse o şehrin sınırından çıktığı andan itibaren 15 günden az kalacağı yerde ve yolda misafir sayılır. Dört rekatli farz namazlarını 2 rekat kılar. Mesh müddeti 72 saat olur.

Doğup büyüdüğü yerde ana baba, eş evind , malının evinin bulunduğu yerde misafirlik olmaz.

11-Soru: Adetli kadın temizlik yapabilir mi?

Cevap: Adetli, lahusalı kadın tırnak keser, tıraş olur, istenmeyen kılları temizler.

Bazı din alimlerine göre tırnak kesmeden, tıraş olmadan cünüp adetli ve lohusalı kadının gusletmesi gerektiği görüşündedir.

12-Soru: Çocuk ne zaman mükellef olur?

Cevap: Erkek çocuk ihtilam olunca ve ya 15 yaşına girince mükellef olur.

Kız çocukları adet görünce mükellef olur.Artık dini emirlerden sorumluluk başlar.

Erkekler genellikle 12-15 yaşlar arasın da, kızlar ise 9-15 yaş arası büluğa ererler 15 yaş sonunda kan görmeyen , ihtilam olmayan çocuk mükellef sayılır.

Zengin sayılan çocuğun büluğ çağına girmesi ile zekat verir, haçtan, namazdan, oruçtan sorumludur.

Buluğ çağına girmeyen çocuk zekat vermez ama bağ, bahçe, ve tarladan elde edilen mahsülün öşrü (zekatı) verilir.

13- Soru: Doğum yapan adet gören kadın hangi ibadetleri yapabilir?

Cevap: Namaz kılamaz, oruç tutamaz, Kabeyi tavaf edemez, Kur’anı dokunamaz, Kur’anı okuyamaz. Ancak;

-Zikreder

-Kelime-i şehadet getirir

-Dua eder

-Kelime-i tevhid getirir

-Selavat getirir

-Dini öğrenmek için hadis tefsir ve dini kitap okur

-Yapılan duaya Amin diyebilir.

14- Soru: Namazlar cem edilebilir mi?

Cevap: Hacta ve yolculukta öğle ile ikindi, akşam ile yatsı birlikte kılınabilir. Allah kolaylık diler.

Diğer namazlar birleştirilerek aynı anda kılınamaz.

Nafile, sünnet, kaza namazları aynı anda kılmak caiz değildir. Her ibadet ayrıdır. Niyeti ayrı kılınışı ayrıdır. Dinde yeri farklıdır. Peygamberimiz böyle namaz kılmamıştır.

Her şeyden önce insanın içine sinmez. Hiç bir fıkıh kitabında ve mezhepte böyle bir şey yoktur.

15-Soru: Öğle ve yatsı namazlarının son sünnetleri 4 rekat olarak kılınır mı?

Cevap: Bu son sünnetler ikişer rekattır. Ve bunlar sünnettir. İlave edilen 2 rekat nafiledir. Onun için 2 rekattan sonra selam verilmeli, iki rekat daha kılınacaksa, nafile olarak niyetlenilmelidir.

16-Soru: Sıkışık abdestle kılınan namaz kabul olur mu?

Cevap: Sıkışık durum, namazdaki dikkati ve huşuyu bozacağından mekruhtur. Denmiştir.

17-Soru: İkindinin sünneti ile yatsının ilk sünneti terk edilir mi?

Cevap: Bunlar gayr-i müekked sünnetlerdir. Peygamber (as) sıkışık zamanlarda kılmamıştır.

Gayr-i müekked sünnet bağlayıcı değildir. Yapmayınca sorumlu olunmaz.

Mazeret varsa kılınmayabilir. Keyfi terk edilemez. Kılınmadığı zaman sevaptan mahrum olunur.

18-Soru: Namaz da gülenin namazı bozulur mu?

Cevap: Namaz da yanındakilerin duyacağı kadar gülenin abdesti ve namazı bozulur. Kendi duyacağı kadar gülmesi namazı bozar.

19- Soru: Secde de burun yere değmez ise namaz bozulur mu?

Cevap: Secde de 7 organın yere değmesi ile yapılır. Alın ve burun beraber yere değmelidir.Eller yere değmeli dirsekler değmemelidir.Dizler ve ayak parmak uçları yere değmelidir.Burnun değmemesi ayakların havaya kalkması  olmaz.

20- Soru: Namaza niyette türün belirtilmesi gereklimidir?

Cevap: Namaz da niyet farzdır. Namaza duran kişinin niyetine farz, vacip, sünnet, nafile mi olduğunu belirtmesi gerekir.Bu bakımdan aynı niyetle birkaç namaz aynı anda kılınamaz.

21- Soru: Namazdan sonra camide müsafaha yapılır mı?

Cevap: Cami de konuşulmaz. Müsafaha namazın bir parçası haline getirilmemelidir. Konuşmaya meydan vermeden yanındaki ile salevat getirerek müsafahalaşılabilir.

22- Soru: Namaz kılanın önünden geçilebilir mi?

Cevap: Namaz kılan önünden geçilebilecek yere durmamaya çalışmalıdır.

Camide önce çıkacak olanlar ön saflara geçmemelidir. Çıkacaksa, namaza durulmadan çıkılmalıdır.

Çocuğun namaz kılan önünden geçmesi namazı bozmaz. Namaz kılanın her ihtimale karşı önüne sütre koyması uygun olur.

Peygamberimiz (sav) :”Namaz kılanın önünden geçmenin ne olduğu bilinseydi, yüz yıl beklenirdi” diyor.

Maliki mezhebine göre namaz kılanın engel olma hakkı vardır. Eliyle mani olur.

23- Soru: Telefon çalınca namaz bozulur mu?

Cevap: Namazı zorunlu ve mazeret olmadan bozmak günahtır. O da nedir?

-Cana yönelik tehlike

-Mala yönelik tehlike yangın gibi

-Tehlike anın da imdat diye yardım istenin ce

-Camide sünnet ve nafile kılanın farza yetişme arzusu ile namaz bozulur.

Kapı çalmış, telefon çalmış, birisi çağırıyor gibi haller de namaz bozulmaz. Hasta ana baba çağırırsa bozulur.

24- Soru: Farz namazlarının 3 ve 4 rekatların da sure okunursa ne yapılır?

Cevap: Eğer farz namazlarının 3. 4. rekatların da Fatiha’dan sonra sure okunursa, farz olan rüku geciktirilmiş olur. Mesela 2. Rekatın sonunda oturulmayınca ve ya 1.3 rekatların sonunda oturulunca farz olan kıyam geciktirilmiş olur. O zaman sehiv secdesi yapılır.

1.2. rekatta Fatiha’dan sonra sonra sure okumamak durumunda sehiv secdesi yapılır

  1. rekatta oturunca ettehıyyatü’den sonra salli barik, Rabbena okumak da farzı geciktirme halidir. İkindi ve yatsının sünneti hariç.

Vitiri kılarken konut dualarını okumayan da sehiv secdesi yapar.

25- Soru: Namaz da çokça kaşınma hali oluyor 3 defadan fazla kaşınmak namazı bozar mı?

Cevap: Namazda, bir rekatta, rükuda veya secde de namaz dışı, kaşınmak veya elbisesi ile oynamak ekseriyete göre 3 defa olursa, namazı bozar. Görene namaz da değil izlenimi verirse, bu namaz da değil derse namazı bozulur.

26- Soru: Bir vaktin namazını kılarken farz, sünnet ve vacip namazlarının arasında konuşulur mu?

Cevap: Bir vaktin namazları bütünlük arzeder. Aralarında konuşmak bişeyler yapmak veya yiyip içmek doğru değildir. Mecburiyet olmadıkça aralarında başka şeyler yapılmamalıdır. Çünkü namaz da bütünlük bozulur sevaptan mahrum kalınır.

27- Soru: Namaz da gizli okunacakken açıktan, açıktan okunacakken gizli içinden okununca ne olur?

Cevap: Sünnetlerde kendi duyaçağı kadar okumak farzlarda sabah, akşam, yatsı da 1. 2. cemaatle dıştan okumak vaciptir.

Tek başına kılan kendi duyacağı kadar okur. İçten okursa kıraat olmaz. Namaz da olmaz. Kıraatin bilerek içten ve dıştan okunması terk edilirse namaz tekrar kılınır, unutulursa sehiv secdesi gerekir.

28- Soru: Cuma günü camiden çıkılmadan kadın öğle namazını kılabilir mi?

Cevap: Üzerine Cuma farz olmayan kadınlar, hasta kimseler, vakit girince öğle namazını kılarlar. Üzerine Cuma farz olup ta gidemeyenler camiden Cuma kılanların çıkmasından sonra öğle namazlarını kılarlar.

29- Soru: Cemaatle namaz kılan ne okur, ne okumaz?

Cevap: Mezhebimize göre cemaat besmele çekmez sübhanekeyi okur. Çünkü imam fatihayı okuyor. Cemaat imamın okumasını takip eder. İmam içinden okuyorsa, cemaat okumaz.

Oturunca Ettehıyyatü, Sallibarik ve Rabbena’yı okur.

Rükudan kalkarken :”Rabbena lekelhamd” der.

30- Soru: Kerahat vakitlerinde neden namaz kılınmaz?

Cevap: Güneş doğarken, batarken, tam zevalde iken kerahat vaktidir namaz kılınmaz, tilavet secdesi yapılmaz. Çünkü bu vakitlerde Mecusiler (Ateşe tapanlar) ibadet ederler. Onlara benzememek için ibadet yapılmaz.

Sabah namazı vaktinde başka namaz kılınmaz.

İkindi ile akşam arası nafile namaz kılınmaz.

31-Soru: Adetli kadın namazlarını kaza eder mi?

Cevap: Adetli, nifaslı kadın namaz kılamaz, oruç tutamaz, Kuranı elleyemez, okuyamaz, cünüp olan fazladan Kur’an’a bakamaz.

Tutamadığı oruçları kaza eder namazları kılmaz.

32- Soru: Gündüz namazlarını imam neden içinden okur ?

Cevap: Peygamberimi (sav) başlangıçta gündüz de dışından okumuştu. O zaman müşrikler Kur’an’a dil uzattılar, indirene dil uzattılar. Peygamberimiz buna meydan vermemek için içinden okudu  ve : “Beni nasıl namaz kılarken gördüyseniz sizde öyle namaz kılınız” (Buhari ezan :18) buyurdu.

33- Soru: Konut dualarını okumadan vitr namazı kılınır mı?

Cevap: Vitr namazında konut dualarını okumak vaciptir. Okumayı unutan veya okumayan sehiv secdesi yapmalıdır.

Konut dualarını okumadan rükuya varan doğrulup konut dualarını okursa secde gerekmez.

34- Soru: Namaz da duraklama oluyor namazı bozar mı?

Cevap: Namaz da duraklama suresi 3 defa “subhanellah” diyecek kadar sürdüyse namaz bozulur, yeniden kılar.

35- Soru: Kuşluk, evvabın, teheccüt gibi nafile namazlarını kılmaz zorundamıyız?

Cevap: Peygamberimiz kılmış, kılın diye de tavsiye etmiştir. Bunlar bol sevabı olan nafile namazlardır. Bir hadiste :” Kul ilk farz namazlardan sorulacaktır. Farz namazlardan eksik varsa nafile namazları var mı bakılır, eksik nafilelerle tamamlanır.” Buyrulur.(Tirmizi, salat 188)

36- Soru: Kimler sandalye de namaz kılabilir?

Cevap: Kıyam, rüku, secde namazın farzlarındandır.

Mezhepler de ve fıkıh kitapların da sandalyede namazdan bahsedilmemiştir.

Yere oturabilen sandalyede namazı kılamaz. Ancak yere oturamıyor, ayaklarını uzatamıyorsa o zaman yüksek bir yere oturur namazını kılar.

 

37- Soru: Başı açık çalışıyorum kazancım helal olur mu?

Cevap: Cenab-ı Allah kadınlara başlarını örtmelerini emrediyor. Açma mecburiyeti varsa, kadın da çalışmaya mecbursa başka iş buluncaya kadar orada çalışır. Vebal yasağı koyanındır.

Örtünme serbest ise kadın örtülü olarak çalışır. Eğer ötünmezse, örtünmemenin günahına girer. Aldığı para haram olur denemez. Çünkü emeğinin karşılığını almıştır.

38-Soru: İslam da el öpmek varmıdır?

Cevap: El öpülmesine dair herhangi bir emir yoktur. Dinde mahreme bakmak yasak dokunmakta yasaktır.

Peygamberimiz hiçbir kimseye el öptürmemiş ve her hangi bir kadının eli eline değmemiştir. İslam da anne baba, büyük anne büyük babanın saygı yönüyle çok yaşlının müsait ise hocanın eli öpülebilir.

39- Soru: Oruç tutmayan teravih kılar mı?

Cevap: Oruç ayrı teravih ayrıdır. Teravih Ramazanın sünnetidir.

40-Soru: Zekat sadaka kime verilir?

Cevap: İhtiyaç sahibine verilir. Araştırmadan verilmemelidir. Yerini bulamazsa verilmiş olmaz.

Kurban da dikkat edilmelidir. Zekat, sadaka, fıtr ve kurban verilecek kişi ve kurumlar çok iyi araştırılmalıdır. Ne yaptığına nereye harcadığına iyi bakılmalıdır. Senin paran ne parası oluyor ona bakılmalıdır.

Hak hukuka pek dikkat edilmiyor.

-Bir bacı: İftar vereceğiz önemli kişileri davet edeceğiz. ”Zekatını ver de malzeme alalım “ dediler. Vereyim mi diye sordu.

Zekat fakirlere verilir. Davet edilenler arasındakiler fakir değilse , “Efendim buyurun”, “müdürüm buyurun” deniliyorsa, zekat parası ile malzeme alınıyorsa zekat olmaz.

X                                 X                                X

-Allah’tan korkmaz olduk.

Hastanede bir bacı anlattı: “ Bir kır gezisine davet edildim. Bol bol etleri kızartıp kızartıp yedirdiler. Şüphelendim yemin vererek sordum. “Bu etler kurban etimi değil mi? Bana kurban eti! , dediler ailemi alıp oradan uzaklaştım.

Verilen bir yardımın, zekatın, sadakanın yerinde kullanılması lazım. Bir şey ne maksatla verildiyse, orası için kullanılır. Kullanmayan günaha girer, zekat da verilmemiş olur.

X                                 X                                X

Bir kardeşimizin 10 000 lira alacağı varmış, bir türlü ödemiyormuş. Vermiş mafyaya o gün ödemiş. Allah’tan korkmuyoruz…

X                                 X                                X

Bir çalışan bir aylık ücretini alamamış. En son kovulmuş. Bana durumu anlattı. Ödemeyen de vatan millet kurtaranlardan. Dedim ki ben savcılığa şikayet edeceğim de ayrıl.

Aynen yapıyor merdivenlerden çağırıp ödüyor. Allah’tan korkmuyoruz.

X                                 X                                X

Bir kuruluşta çalışan benim alacağımı vermedi.” Biz onu vakfettik” dedi.

Benim rızam olmadan mı? Dedim. Sırıttı…

Ertesi gün canım sıkıldı telefon ettim. Ben sizi şikayet edeceğim” dedim. İki saat sonra :”Borcumuzu hesap ettik gelin alın” diye telefon ettiler.

Allah korkusu olmadığı için haklar çiğneniyor.

-“Kork, Allah’tan korkmayandan”.

-“Allah’ı olmayanın ahlakı olmaz”.

 


Bu yazıyı 379 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here