YEMİN ETME HASTALIĞI

Diller alışmış, olur olmaz yere yemin ediliyor İki sözün biri valla billa oluyor. Sözümüzü kuvvetlendirmek için yemin olsun deniliyor.

Gereksiz yere, yemin istenmeden, söze yeminle başlanıyor. Veya karşı tarafa güven azaldığı için “Yemin et” “Yemin eder misin?” deniliyor.

Daha çok dil alışkanlığı olmuş, yemin etmeden duramıyoruz. İstenmeden yemin ediyoruz.

Yemin nedir?

Yemin, and içmek demektir. Yemin, işimize Allah’ı şahit tutmaktır.

Yemin, bir insanın Allah’ın adını veya bir sıfatını zikrederek sözünü kuvvetlendirmektir. Yani yemin eden Allah adına söz vermiş olur. Allah şahidim olsun demiş olur.

Yemin üçe ayrılır:

1-Yemin-i Lağv: Ağız alışkanlığı olarak yapılan yemin. Yemin etme niyeti olmadan yapılan yemin olur.

Bu yemine kefaret gerekmez. Bakana: 225+Maida 89. Ayetlerde böyle yeminden sorumlu olunmayacağı bildirilmiştir.

2-Yemin-i Gamus: Gerçek dışı, yalan yere yemin etmektir.

Bu yemine tövbe gerekir. Bu yeminden zarar gören varsa, zararı gidererek, helalleşmek lazımdır.

3-Yemin-i mün’akide: Bu gelecekle ilgili yemindir. Burada Allah şahit tutulduğu için yapılan yemin, verilen söz mutlaka yerine getirilmesi gerekir. Eğer söz yerine getirilmezse, yemin bozulduktan sonra yemin kefareti gerekir. Yemin bozulmadan  kefaret verilmez.

Yemin Allah adına olur. Vallahi billahi tallahi gibi. “Allah kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz.” (Maida:89)

“Allah sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz. Lakin kasıtlı yaptığınız yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutar…” (Bakara:225)

Bir yerin geleneklerine göre bir söz eğer yemin sayılıyorsa, oda yemin yerine geçer.

Yemin olsun, yemin ederim sözleri de yemin yerine geçer.

Yemin eder misin? Denince “ederim” demek de yemindir.

Açık ifade ile karşı tarafın yemin olarak anladığı ve kabul ettiği şey, yemindir.

Yemin ederken ayağını kaldırmak ve içinden onu kasdetmemek geçerli olmaz.

Kur’an üzere yemin etmemek lazım. Çünkü bozulursa, her harfine kefaret gerekir derler. El basıp yemin etmek çok yanlıştır.

Yemin Allah’tan başkası adına yapılmaz. Araplar Lât, Menât, Uzza üzerine yemin ederlerdi. Peygamber (as): “Kim Lât, Menât ve Uzza üzerine yemin ederse, hemen Lâ ilâhe illallah desin” buyurmuştur. (Buhari, eyman:5)

Bir hadislerinde de

-“İslam dininden başka din üzerine yalan yere yemin eden kimseyi, Allah kıyamet gününde o şeyle azap eder” buyurmuştur. (Nesal, eymen:7)

Neler üzerine yemin olmaz?

Dil alışkanlığı olarak yemin kastı ve niyeti olmadan yemin, yemin sayılmaz. Ama gereksiz yere yemin etmek ve çok yemin etmek doğru bir hareket değildir. Cenab-ı Allah:

Çok yemin edenden sakınılmasını emre diyor ve şöyle buyuruyor.

-“Yemin edip duran kimseye boyun eğme!” (Kalem:10)

-Olmayacak bir şey üzerine yemin olmaz.

-Dine ters yemin olmaz. (Namaz kılmayacağım, oruç tutmayacağım… gibi)

-Haram ve günah olduğu bildirilen bir şey için yemin olmaz. İçki içeceğim, kumar oynayacağım, zina edeceğim… gibi)

-Yalan yere yemin olmaz.

-Allah’tan başkası üzerine yemin edilmez.

Yemin gerçek üzerine olur. Yapılan yeminden sonra dine, gerçeğe aykırı olduğu ortaya çıkarsa, yemin bozulur. Yani hükümsüz sayılır. Mesela; bazı şer güçler örgüte girerken yemin ettiriyor, yeminin bozulmayacağına, bozulsa bile kendiliğinden tekrarlanacağına dair yemin ettirmesine karşı din işleri yüksek kurulu bunun geçerli olmadığına dair fetva vermiştir.

-Farz kılınan, vacip olan şeyler üzerine de yapıp yapmamak için yemin olmaz. (Zekat vermeyeceğim, kurban kesmeyeceğim)

-Dinin bir emrini yerine getirmeme konusunda veya günah işleme haram yeme konusunda yemin eden ne yapar?

Bu davranış, inancımızla bağdaşmaz. Yani Müslümanım diyene yakışmaz.

Her nasılsa böyle bir yemin eden, yeminini bozar ve kefaret verir. Yemini bozmadan kefaret verilmez.

Yeminden sakınılmalıdır:

Üç vavdan sakınmak gerekir.:

-Vakıf malından,

-Vasinin vasiyetinden

-Vallahi diyerek yeminden.

Atalarımız: “Eline, beline, diline sahip ol!” demişlerdir.

Biri peygamber (as)a!

-Benim için en çok korktuğun şey nedir, ya Resulullah? diyor… Peygamberimiz, eli ile dilini göstererek “Budur” diyor.

Bir hadislerinde de:

-“İki çene arası ile iki bacak arası için garanti verene cennet için kefilim” buyuruyor. (Riz azü’s- Salihın:1513)

Yeminsiz konuşulmalı, yeminsiz iş yapılmalı, kimse yemin etmeye zorlanmamalıdır. Yemin eden de mutlaka yemini yerine getirmelidir. Yemin etmek zorunda kalan da doğruluk için yemin etmelidir. Esas olan, yeminden sakınmaktır. Yemin, dilin kötülüklerinden biridir. Müslüman, ya hayır söylemeli yada susmalıdır.

Peygamber (as)a soruyorlar:

-Müslüman korkak olur mu?

-Olur

-Müslüman cimri olur mu?

-Olur

-Müslüman yalancı olur mu?

-Hayır” cevabını veriyor. (Muvvafta, kelam:19)

Ebu Hureyra (ra)ın anlattığına göre: peygamber (as) hiç yalan söylemediği gibi hiç yeminde etmemiştir. Onun yemini “Estağfurullah” idi.

Biz çocuklarımıza yemini yasakladık. Arkadaşları ile konuşurken, oynarken “Allah bir” derlerdi. Mahallenin çocuklarına da “Allah bir” demeyi öğrettiler.

Müslüman doğruya da olsa yemin etmemelidir.

Yemini daha çok alış verişte yapanlar oluyor. Bu konuda peygamber (as) şöyle buyuruyor:

-“Alış verişte yemin, malın kazancını giderir.” (Riyazüs-Salihın:1753)

Bir hadislerinde de:

-“Bir şeyi satarken yeminden kaçının o her şeyi mahveder” buyurmuştur. (Age:1753)

Doğru konuşan, doğru iş yapan yalan yere yeminden kaçınanlar için Cenab-ı Allah şöyle buyurmuştur:

-“Rableri yanında özü sözü doğru olanlar, şehitlik mertebesine erenlerdir” (Hadid:19)

Doğruluk insanın değerini yükseltir ve cennete girmesine neden olur.

Yalan yere yemin:

Yalan yere yemin, münafık, işidir. Müslüman yemin etmez. Yemini yalancılar eder. Suçlular eder, gerçeği örtbas etmek isteyenler eder.

Şakada olsa yemin edilmez üç şey vardır ki, şakası da ciddidir; Nikâh, talak, yemin bu üç şey hafife alınamaz.

Bir gün peygamber (as) soruyor:

-En büyük günahları size haber vereyim mi?

Oradakiler.

-Evet ya Resulullah: diyor. Allah Resulü:

-Allah’a şirk koşmak

-Ana babaya asi olmak, (Allah Resulü biraz doğrularak) haberiniz olsun, aman yalan sözden yalan yere yeminden sakının” (Bunu birkaç defa tekrar eder)

Yalan yere yeminde hayır yoktur. Yalan yere yemin felaket getirir. Allah Resulü: “Yalan yere yemin memleketleri harabeye çevirir” (Ramuzu’l-Ehadis:115/2) “Yalan yere yemin edene cehennem vacip olur” (Riyazü’s-Salihın:1745)

“Her kim Müslüman bir kimsenin malını üzerine geçirmek için bilerek yalan yere yemin ederse, Allah ona cenneti haram kılar ve onu ateşe atar” diye haber vermiştir. (Buhari Müslim)

Yeminin ne olduğunu bilmeyen birinin yemin etmesi üzerine Peygamber (as): “Yalan yere birinin malını almak için yemin eden, Allah’a gazaplı olduğu halde kavuşur” (Buhari EYmen:17) der ve şu ayeti okur.

-“Allah’a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlerin ahirette bir payı yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır.” (Al-i İmran:77)

Soruyorum bu ayet ve hadisleri duyduktan sonra yalan yere yemin etmeye kim cesaret edebilir?

Yeminini yerine getirmeyenin cezası:

Önce bir Müslümanın yalanla yeminle ilgisinin olmaması lazım. Eğer yemin etmek durumun da kaldıysa, mutlaka yeminine sadık kalması, niçin yemin ettiyse onu yerine getirmesi gerekir.

Yeminin gereğini  yapmayan, yeminine sadık kalmayan günaha girer. O zaman tövbe etmesi ve yemin kefareti vermesi gerekir.

Çok yemin eden Kur’an’da kınanmıştır. Şöyle buyrulur:

-“Çok yemin eden aşağılık ve değersiz kişiye itaat etme!” (Kalem:10)

Mâida Suresi 89. Ayette yapılan yeminlerden dolayı Cenab-ı Allah’ın sorumlu tutacağı bildirilmiştir.

Allah yemin edenin yeminini bozmasını istemez. Kur’an’da:

-“Anlaşma yaptığınızda Allah’ı şahit tutarak yemin ettiğinizde yemininizi bozmayın” (Nahl:91) buyrulmuştur.

Yemin ne zaman bozulur?

Yemin eden yanlış bir şey için yemin ettiğini anlarsa, yeminini bozar tövbe edip kefaret öder.

Bir de yemin eden, yemin ettiği şeyden daha iyi ve hayırlısını görürse, öğrenişe, ettiği yemini bozar, tövbe edip kefaret öder.

Peygamber (as) şöyle buyurur:

-“Bir kimse bir şey için yemin eder, sonra da ondan daha hayırlısını görürse, yeminini bozsun ve kefaret versin” (Müslim, Eyman:15-16)

Yemin kefareti nedir nasıl verilir?

Evvela yemin bozulmadan kefaret verilmez.

Ne şekilde olursa olsun yeminini bozan kimse, ceza olarak kefaret verir.

Yeminini bozan kimse;

1-On fakiri sabah akşam doyurur veya giydirir. Giydirme orta halli olur.

2-Veya bir köle azat eder.

3-Veya bunları yapamazsa, üç gün ard arda oruç tutar. (Maida:89)

(Fakir doyurma veya giydirme yeminini bozanın maddi durumuna göredir)

Yemin Vallahi billahi tallahi olabileceği gibi yemin olsun, yemin ederim bir de karşı tarafın yemin olarak kabul ettiği söz, yemin sayılır. Allah şahit demek, şunu yaparsam kafir olayım, şunu yiyip içmek bana haram olsun, Kur’an üzere yemin olsun, Kur’an çarpsın, ekmek çarpsın, anam avradım olsun gibi ifadelerde yemindir.

Dil alışkanlığı olarak da olsa yemin etmemeye çalışılmalıdır. İnancınızda yemin etmenin iyi olmadığı ve peygamber (as)ın hiç yemin etmediği, yeminin bağlayıcılığı ve kefareti düşünülerek yeminden uzak durulabilir.

Yalanını, ayıbını örtmek için yalan söyleyenlerden olmamak gerekir. Doğru dürüst iş yapılırsa yalana ihtiyaç duyulmaz.

Bugüne kadar yemin edip yeminini yerine getirmeyenlerin yemin kefareti vermesi gerekir.

Ölenlerin yemin kefareti varsa onlarda verilmeli ölen borçtan kurtarılmalıdır.

Bir de ölmek üzere olanlara vasiyeti, borcu, yemin kefareti borcu, oruç borcunun olup olmadığı sorulmalıdır. Namazın kefareti yoktur.

Sonuç olarak yemin güzel amellerin sevabını azaltır veya yok eder. Konumuzu Allah Resulünün bir hadisi ile bitirelim: Allah Resulü buyuruyor ki:

“Beş şey abdeste ve ibadetlerde hayır bırakmaz.”

1-Yalan söylemek,

2-Gıybet etmek,

3-Söz taşımak,

4-Şehvet nazarı ile harama bakmak,

5-Yalan yere yemin etmek” Ramazu’l-ehadis:279/7)

Rabbim bunlar ve bunlar gibi haramlardan günahlardan konuşur.


Bu yazıyı 4 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.