ZEKÂT MALI ARTTIRIR

Zekât, İslam’ın şartlarından malla yapılan bir ibadettir. Kur’an’da 27 yerde namazla beraber zikredilir. Çokca namazla beraber zikredildiği için peygamber (as): ‘Namaz kıldığı halde zekât vermeyenin namazı(nın hayrı) yoktur.’buyurmuştur.

İslam’ın şartlarının sıralanmasında zekât hacdan önce gelir. Zekâtı verilmeyen para ile hacca gidilmez.

Kelime olarak zekât, temizlenmek, çoğalmak manasına gelir. Kur’an’da tam 82 ayette geçer.

Dinde zekât, belirli bir malın, belirli bir kısmının, belirli bir zamanda ihtiyaç sahiplerine verilmesidir.

Hanefi mezhebine göre borç ve asli ihtiyaçların düşüldükten sonra nisap miktarı para, altın, gümüş ve malın kırkta biri ihtiyaç sahiplerine verilir.

-Zekât için niyet şarttır. Alana zekât olduğunun söylenmesi: ‘aldın, kabul ettin mi?’denmesi gerekmez. Bu onur kırıcı olur.

-Zekât İslam’ın temel şartlarından biridir. Cenab-ı Allah maddi yönden insanları farklı yaratmış ve her birini imtihana tabi tutmuştur.

-Zenginin malında fakirin hakkı vardır.

-Zekât veren için de alan için de bilhassa malın sigortasıdır.

-Zekât malı temizler, verilince haktan da arındırır.

-Zekât veren ihtiyacından dolayı günaha girmeyi de engeller.

-Zekâtı verilmeyen mal helal değildir. Allah’ın hakkı, fakirin hakkı verilirse, o mal temizlenir, helalleşir.

 

Kur’an‘da zekât

Cenab-ı Allah: ‘Namaz kılın, zekât verin’ (Bakara:43)

-‘Ey iman edenler! Kazandıklarınızın ve elde ettiğiniz mahsüllerin helal ve iyisinden zekât ve sadaka verin. İşe yaramayanı vermeye kalkmayın.’ (Bakara:267)

-‘Namaz kılan, zekât verenlerin mükâfatı büyüktür.’ (Bakara:277)

-‘Müminler birbirlerinin yardımcılarıdır. İyiliği emreder, fenalıktan alıkorlar. Namazı gereği gibi kılarlar, zekâtı verirler.’ (Tevbe:71)

-‘Altın ve gümüşü biriktirip Allah yolunda harcamayan kimseler için acıklı bir azap vardır.’ (Tevbe:34)

-‘Zekâtı verilmeyen mal kızdırılacak. Kızdırılan altın gümüşle dağlanacak. İşte bu zekâtını vermediğiniz maldır. Acısını tadın denilecek.’ (Tevbe:35)

-‘Onların mallarından zekât al ki, onları temizlemiş ve mallarını artırmış olasın.’ (Tevbe:103)

-‘O müşrikler ki, zekâtı vermezler.’ (Fussilet:7)buyuruyor.

Peygamber’in dilinden zekât;

-‘Malının zekâtını verdiğinde onun şerrini kendisinden gidermiş olursun.’ (Ramuz el Ehadis:26/4)

-‘Malınızı zekâtla koruyunuz.’ (Age:283/1)

-‘Allah zekâtını vermeyene lanet etsin.’ (Age:347/11)

-‘Bir toplum mallarının zekâtını vermezse, rahmetten mahrum edilirler.’ (Age:351/10)

-‘Telef olan mal zekâtı verilmediği için telef olmuştur. Onun için malınızı zekâtla koruyun.’ (Age:189/27)

-‘İslam beş temel üzerine bina edilmiştir. Bunlardan biri zekât vermektir.’ (Buhari, iman:1)

-‘’Zekâtı verilmeyen mal, yılan olarak kişinin boynuna dolanacaktır. ‘Ben senin zekâtını vermediğin malınım’diyecektir.’’ (Buhari, zekât:3)

Zekât, İslam’ın beş temel esasından biridir. Yerine getirildiği zaman hem malı temizler hem de nefsi temizler. Çünkü zenginin malında fakirin hakkı vardır. (Zariyat:19) Fakirin hakkı verilmezse ahrette o mal azap görmeye neden olacaktır.

Zekât verilince mal eksilmez, aksine artar.

 

Zekât Kime Farzdır?

1-Müslüman olana,

2-Aklı başında olana, (deliye farz değildir)

3-Ergenlik çağına girene, (küçükse vasisi verir)

4-Hür olana,

5-Nisap miktarı mala sahip olana, (80.18 g altına sahip olana, bu değerde parası olana farz olur.)

Zekât, kameri aya göre verilir. 355 günde bir verilir.

Zekât malının üzerinden bir yıl geçmesi gerekir. Hanefilere göre bir yıllık zaruri ihtiyaçlar, borçlar düşülür. Zekât ondan sonra hesap edilir.

Zekât mükellefi, zekâta tabi olan; para, altın, gümüş mal ne varsa birleştirerek hesap eder.

Zekât mal olarak verilecekse, en kötüsünden ve en iyisinden değil, ortasından verilir.

Baba oğul birbirine mal devri yaparak, zekâttan kurtulamazlar.

ZEKÂT KİMLERE VERİLİR?

Kur’an’da: ‘Malda yoksullar için bir hak vardır.’buyrulur. (Zariyat:19)

Tevbe Suresi’nin 60. ayetine göre zekat şu kimselere verilir.

1-‘İhtiyaç sahiplerine, yani yoksul olan kimselere’

2-‘Yolda kalanlara’

3-‘Düşkünlere’

4-‘Zekât toplayan memurlara’

5-‘Gönülleri İslam’a ısınacak kimselere’

6-‘Hürriyetine kavuşturulacak kölelere’

7-‘Borçlulara’

8-‘Allah yolunca cihat edenlere’ verilir.

-Dilenciye zekât verilmez. Devamlı el açmaktadır.

-Evi, sofrası ayrı kardeşe, damada, geline, kayınvalideye ihtiyaç sahibi ise zekât verilir.

-Anaya, babaya, dedeye, nineye, eşe, çocuklara, muhtaç olsalar bile zekât verilmez. Bakmak zorundadır.

-Gayri Müslime, meşru olmayan yere (Sigara, alkol, kumar. vb.) harcayacak olana zekât verilmez.

 

Zekât Verecek Olan Şunlara Dikkat Etmelidir.

-Gösteriş yapmamalı,

-Önce yakınlarından, çevresinden başlamalı,

-Onur kırıcı davranmamalı,

-İhtiyacı olana vermeli,

-Zekâtı tam hesaplamalı,

-Haramdan zekât olmaz. Helal maldan verilir.

-Zekâtı verilmemiş malı miras olarak bırakmamalıdır. Çünkü hesabını kendisi verecektir.

-Zekâttan, sadaka-i fıtırdan % alanlar varsa ihtiyaç sahibine değil de bina yapımına, elektrik, su gibi yerlere harcanıyorsa, ziyafet çekiliyor, orada ihtiyacı olmayanlar yiyip içiyorsa, zekât eksik olur, verilmiş sayılmaz. Çünkü yerini bulmamıştır.

-kredi kartı ile

-zarfa katıp göndererek,

-hava kurumuna vermek,

Bunlar karışık işler. (Diyanet İşleri’nin 2.8.1979 tarihli kararına göre Hava Kurumu’na fitre ve zekât olmaz) Camiye fitre, zekât olmaz.

Bir yere zekât, sadaka, kurban gönderirken yerini bulup bulmayacağı iyi bilinmelidir.

 

ZEKÂT NELERDEN VERİLİR NELERDEN VERİLMEZ?

-Oturulan evden zekât verilmez. Kiradaki evden kira gelirleri birikirse ondan verilir.

-Kullanılan eşyadan, aletlerden,

-Binilen arabadan (fazla arabadan verilir)

-Bir yıllık temel ihtiyaçtan,

-Borç alınan veya borca verilecek paradan,

-Fabrikadan, üretim yerinden,

-Çalıntı maldan, yalanla elde edilmiş maldan,

-Maaştan (eğer maaş birikmişse verilir)

-Düğün, hac, ev satın almak için biriktirilen para, nisap miktarına ulaşmış ise zekâtı verilir.

-Ticaret için arsadan, evden zekât verilir.

-Finans kurumlarındaki paradan verilir.

-Alacağın zekâtı kesin gelecekse verilir.

-Ancak geçimini temin eden küçük esnaf zekât vermez.

-Zekât mal olarak verilecekse verilen kimsenin o mala ihtiyacı olması gerekir.

-Bankadan alınan faiz zekât olarak verilemez. Haramla ibadet olmaz. Haramdan hayır olmaz.

-Kumardan, faizden, alkolden, fuhuştan gelen para haramdır, zekâtı olmaz.

-Piyangodan kazanılan paranın zekâtı olmaz.

-Devlete verilen vergi zekâttan sayılmaz. Vergiyi devlet ister, zekâtı Allah .(Vergi düşülerek zekât hesaplanır.)

-İnci, elmas, yakut gibi şeylerin zekâtı değeri üzerinden verilir. Gramı üzerinden değil.

-Tarım ürünlerinin zekâtı da şöyle verilir. Buna öşür denir. Kur’an’da ‘Hasat günü ürünün zekâtını verin’ (Enam:141) (Bakara:267) emri vardır.

Mahsulün gelirinden zorunlu masraflar çıkarıldıktan sonra nisab miktarına ulaşırsa zekâtı verilir. (yaklaşık mahsül 653kg olursa) Kendiliğinden sulanan arazide 10da 1, masrafla, emekle sulanan arazide 20de 1 oranında zekât verilir.

Hem yağmur hem de masraflı sulamadan ise 15te 1 zekât vardır. Bir hadiste Peygamber (as) şöyle buyurur: ‘ Yağmur ve nehir sularıyla sulanan toprak mahsüllerinde 10da 1, kova(el emeği) ile sulananlarda 20de 1 verilir.’ (Buhari, zekât:55)

-Elma, armut, domates, biber, patlıcan, bamya gibi dayanıksız meyve ve sebzelerin öşrü olmaz. Ancak gelirinin 1 yıl geçmesi ve nisab miktarına ulaşması halinde zekâtı verilir.

-Tütün ekmek meşru değildir. Öşrü olmaz. Esrar otu gibidir. Esrar için hint kenevirinin zekâtı olur mu?

-Arıların balının öşrü vardır.

-Sütün de öşrü vardır.

Öşrü verilenin bir daha zekatı verilmez.

Mahsüller birleştirilmez. Her mahsül 653kg olunca öşrü verilir.

-Tarla kira ise, kira ile öşür birleşmez. Kazanılan paranın zekâtı verilir.

Hanefi ve Şafi mezheplerine göre öşrü verilmeyen mal helal değildir.

Satılmayan, kullanılmayacak malın verilmesi zekât yerine geçmez.

-Gelmesi ümit edilmeyen alacak zekâttan sayılmaz.

-İbadetlerde niyet şarttır. Zekât vermek de bir ibadettir. Onun için mutlaka niyet edilmeli ve kabulü için Allah’a dua edilmelidir.

-Zekât Kameri aya göre yani 355 güne göre verilir.

-Allah haram kazancın zekâtını kabul etmez. O kazançta helal kısmı varsa ayıklanır. Zekâtı verilir. Kalanı hak sahiplerine verilir. Hak sahipleri bulunamazsa ihtiyaç sahiplerine dağıtılır.

-Eğer miras malının zekâtı verilmediyse, bu sorumluluk vermeyene aittir.

Eğer mirasçı böyle bir malı kullanmak istemezse;

-zekâtı verir, malını temizlemiş olur. Çünkü malın miras malı olması o malı temizlemez. Zekât mala bağlıdır.

-ölenin vasiyeti varsa o yerine getirilmiş olur.

-Ayrıca veren ihtiyaç sahibine hakkını ulaştırdığı için sevap kazanmış olur.

‘Miras helal’deyip üzerine yatılmaz. Yatılırsa o da hayrını görmez.

 

ZEKÂTIN FAYDALARI

-Zekât İslam’ın şartlarından biridir. Veren cezadan kurtarılmış, sevap kazanmış olur.

-Zekât, önemli bir ibadet olduğu için kulu Allah’a yaklaştırır.

-Zekât, malı temizler, haktan arındırır.

-Zekât, dünya hırsını kırar.

-Zekât, malı korur, telef olmasını önler.

-Zekât, zenginle fakiri birbirine yaklaştırır.

-Zekât, malı eksiltmez, artmasına neden olur.

-Zekât, yokluk nedeniyle suç işlenmesini önler.

-Zekât, toplumda sosyal dengenin kurulmasını sağlar.

-Zekât, malın sigortasıdır. Verenin, alanın sigortasıdır.

Tevbe 103.ayette ‘Onların mallarından zekât al. Zira zekât malı temizler’buyrulur.

Bir hadiste:’Malın zekâtı verildiğinde onun şerrini gidermiş olursun’ (Ramuz el-Ehadis:26/4)

-‘Mallarınızı zekât ile koruyun’ (Age:283/1)buyrulur.

Zekât vermekle kul, Cenab-ı Allah’ın nimetlerinin kapılarını açar. Kul verdikçe Allah ona daha fazlasını verir. Bire ondan bire yedi yüz misline kadar verir.

Kur’an’da: ‘İyilikler kötülükleri yok eder’ (Hud:114)

-‘Sen ver ben sana vereyim’ (Sebe:39)buyrulur.

 

ZEKÂT VERMEMENİN CEZASI

Zekât vermeyen İslam’ın şartlarından birini yerine getirmemiş ve Allah’a isyan etmiş olur.

Kur’an’da: Altını, gümüşü biriktirip Allah yolunda harcamayan kimseler için acıklı bir azap vardır.’ (Tevbe:34)

-‘’Zekâtı verilmeyen mal kızdırılarak sahibi onunla dağlanacak. ‘İşte bu zekâtını vermediğin maldır, acısını tat’denilecek ‘’(Tevbe:35)

-‘Mallarınızda muhtaç ve yoksullar için hak vardır.’ (Zariyat: 19)

-‘O inançsızlar zekâtı vermezler. İşte onlar ahreti inkâr edenlerin ta kendileridir.’ (Fussılat:7)

Şükrü eda edilmeyen malda hayır yoktur.

Peygamberimiz, çocuğunun kolundaki iki bileziğin zekâtını Yemenli kadına sormuş, zekâtını vermediğini öğrenince: ‘Kıyamet gününde bu iki bileziğin ateşten bilezik olarak takılmasını ister misin?’demiştir.

‘Ahirette azap çekene:

-‘Şu kadar çok malın olsa bu azaptan kurtulmak için onları verirmiydin? denir. (Ramuz el-Ehadis:94/5)

-‘Evet, verirdim’cevabını alınca:

-‘Dünyada senden çok azını istemiştik’denilir.

-‘Zekatı verilmeyen mal Kıyamet Günü’nde zehirli yılan olup boynuna dolanacak: ‘Ben senin zekatını vermediğin malınım’diyecek (Buhari, zekat:3)

-‘Şeytan en kuvvetli adamlarını malını hayra sarfeden kimselere musallat eder.’ (Ramuz el Ehadis:111/1)

-‘Zekâtını vermeyenler rahmetten mahrum edilir.’ (Age:351/10)

-‘Onlar için namaz aşikâre oldu, onu kabul ettiler. Zekât gizli oldu, onu yediler. İşte bunlar münafıklardır.’ (Age:314/7)buyurur.

İbni Abbas (ra) şöyle anlatır:

-‘Zekât vermeyen biri için beş ayrı mezar kazıldı, hepsinden yılan çıktı. Beşinci mezara yılanla beraber gömüldü’der. Adam ölüyor. O kadar uğraşmalara rağmen adam Kelime-i Şehadet getiremiyor. Adamı gömüp geliyorlar. Eşine:

-Çok uğraştık Kelime-i Şehadet getirtemedik. Bunun sebebi ne olabilir? diyorlar.

Eşi:

-‘Malının zekâtını vermezdi’diyor.

Hz.Ebubekir (ra): ‘Zekât vermeyenlerle namazlarını kılmayanlarla savaşla emrolundum’demiştir. (Hadis Ans:6/368)

Peygamberimiz zamanında Mescid kuşu Salebe:

-Ya Resülallah biraz mal istiyorum dua ediver. Fakirlikten bıktım, fakirlere yardımcı olayım’der.

Allah Resulü ona:

-‘Ey Salabe! Haline şükret. Şükrünü eda ettiğin az mal şükrünü eda edemediğin çok maldan hayırlıdır.’cevabını verir.

Salabe ısrar etti. İsteğini tekrarladı. Peygamberimiz dua etti. Salabe zengin oldu. Vakit namazlarına, ardından Cuma namazlarına gelmemeye başladı. Peygamberimiz (sav):

-‘Salabe’yi göremiyorum’diye sordu.

-O çok zengin oldu dediler. Peygamberimiz çok üzüldü ve:

-‘Yazık oldu Salabe’ye’dedi.

Zekât ayeti nazil olunca kendisinden zekât istendi.

-‘Muhammed benden haraç mı istiyor?’dedi. Peygamberimiz tekrar:

-‘Yazık oldu Salabe’ye’dedi.

Salabe’ye biri zekât ayetinden bahsedince, Salabe zekâtı getirdi. Peygamberimiz almadı. Daha sonra halifeler de: ‘Peygamberin almadığını bizde almayız’dediler. Yazık oldu Salabe’ye…

Bazıları: ‘Mal benim onu ben kazandım. O bana babamdan kaldı’diyor. Mal ne senin ne babamızın ne de evladımızın. Mal bize emanet. İmtihan için bize verilmiş. Malın, mülkün sahibi Cenab-ı Allah’tır. Mülk Allah’ındır. Yunus der ki:

 

‘Mal sahibi mülk sahibi

Hani bunun ilk sahibi

O da yalan bu da yalan

Var sen de biraz oyalan.’

 

Mal hırsı, mal fitnesi insanın helakına sebep olur.

Her şey para pul değildir, mal mülk değildir.

Allah’ın nimetlerine teşekkür gerekir. Bugün su parasını yatırmayınca nasıl su kesiliyor, ceza geliyorsa, allah’ın nimetine şükretmeyince de Allah’ın lütfu, rahmeti kesilir. İhsanı kesilir.

Malın şükrünü eda etmeyen, zekâtını vermeyen için Allah: ‘Cehennem çukuruna düşünce onu malı kurtarmayacak’diyor. (Leyl:11)

Hep dünya kaygısı değil, biraz da ahret endişesi taşımalıyız. Çünkü birgün Azrail bizi teslim alacak, her şeyin iğneden ipliğe hesabı sorulacak. Bazıları ‘keşke yaşamasaydım, keşke ben de toprak olsaydım, keşke dünyada o mallara sahip olmasaydım’diyecek. Keşke ‘zekâtımı, sadakamı verseydim’diyecek.

Allah ‘keşke’diyenlerden etmesin.

Cenab-ı Allah malı bize imtihan için vermiştir. Bakalım onunla ne yapacak diye sınamaktadır.

Zekât, arınmadır, temizlenmedir. Allah’ın emrini yerine getirmektir.

Kendisi zekâtını hesap edemeyen, güvendiği iki kişiye: ‘benim malım şu, borcum şu, alacağım şu, giderlerim şu’diyerek zekâtını hesap ettirebilir.

Zekâttan kaçırılan mal, kızdırılarak vermeyenin boynuna dolanacaktır. Yılan olacaktır.

Zekât verecek olan zekâtı ihtiyaç sahibine kendi eliyle veya iyice güvendiği biri vasıtasıyla vermelidir.

Zekât parası başka paralarla karıştırılmaz. Para ne maksatla verildiyse o şekilde harcanır. Başka yerlere harcandıysa zekât verilmemiş olur. Yerinde kullanmayan da mes’ul olur.

Rabbim her ibadetinizi kabul etsin. Sevabını da bol bol versin inşallah.

Sonunda ‘keşke’diyenlerden etmesin.

 


Bu yazıyı 1.173 kişi okudu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.