FUHUŞ

Bu bölümde sosya felaketlere, ilâhi uyarılara ve ilâhi cezalara neden olan fuhuş belâsından bahsedeceğim.

Son zamanlarda bekâretle alay edilen, bazı çevrelerde iffetli olmanın kusur sayıldığı bir döneme girdik.

Fazilet, meziyet, iffet, insanlarda sadece isim olarak kaldı.

İnsanın iffet, namus, utanma gibi en kıymetli şeyleri ayaklar altında…

Eskiden yemin eden, iffeti, namusu üzerine söz verir ve bunlar üzerine yemin ederdi. Ve hiçbir yemindende dönülmezdi, yemin bozulmazdı.

Eskiden, eşini korumayana, kıskanmayana “domuz” denirdi.

Eskiden “kadını er değil, ar zapteder” denirdi. Şimdilerde zapdetmiyor, arda zaptedmiyor.

Utanmazlıklar aldı başını gidiyor. Sapıklık gün geçtikçe yayılıyor. Gözü dönmüş kimseler sokak ortalarında nefislerini tatmin ediyor. Çocuklar kaçırılyor, sakatlar tecavüz ediliyor, felçli ninelerin ırzına geçiliyor. Mahkemelerde yiyenine, kızına tecavüz edenler yargılanıyor.

Bizim dışımızdaki ülkelere bakalım : Onlar, bizden daha berbat. Herşey aleni, ayıp, günah diye bir şey kalmamış. İnsanlar felaketlere davetiye çıkarmış, fuhşu eğlencenin bir parçası haline getirmiş. Fuhuş için şişe oyunları oynuyor. Amerika’da fuhuşla mücadele derneği kurulmuş, ikinci yıl yönetimi fahişeler ele geçirmiş.

Hergün haberlerde sokaklardan fahişeler toplanıyor, yetkili ağızlardan hastalık taşıdıkları açıklanıyor. Buna rağmen beyefendi, evdeki tertemiz eşini bırakıyor, harama, pisliğe koşuyor, başkalarının artığından zevk alıyor. Hanımefendi, eski arkadaşlıklarını devam ettiriyor.

Ömer (ra) : “Peygamber bize : “Beş şey vardır ; onlarla imtihan olacağınız zaman, artık toplumda hiçbir hayır kalmamıştır.” dedi ve “birincisi zinadır diye devam etti” der. (K. Sitte 17/557 İ. Canan)

Bugün sanata müstehcenlik sokulmuş, hatta spora bile müstehcenlik girmiştir. Müstehcenliğin sokulmadığı yer hemen hemen kalmadı. Küçücük çocuğun kafasında bile müstehcenlik var.

 

ZİNA NEDİR?

Allah’ın yasakladığı, nikah dışı bir ilişkidir.

Zina, insanı kirleten bir kötülüktür.

Zina, büyük günahlardandır.

Zina, insanı alçaltan çirkin bir iş, insanlık dışı, utanç verici bir ahlâksızlıktır.

Kur’an’da Cenab-ı Allah : “Zinaya yaklaşmayınız” diye emretmiştir.

Hz. Peygamber :

-“Kimin Lut kaviminin sapık işini yaptığını görürseniz failide, mefulude öldürünüz” (K. Sitte : 5/202)

-“Zina fakirlik getirir” (Ramuz : 211/18) buyurarak caydırıcı ifade kullanmıştır.

Hz. Ali (ra) Livata yapan iki şahsı yaktırmıştır. (K. Sitte 5/203)

Zina, âhlakı yıkar, aileyi yıkar, toplumu yıkar, nesli bozar. Zinanın cezasını daha çok çocuklar çekiyor; ya doğmadan öldürülüyorlar ya doğduktan sonra sokağa, cami avlusuna terk ediliyorlar veya biraz büyüyünce, evder ister istemez def ediliyorlar. Bu çocuklar derhal fuhuş kıskacına alınıyor veya kötü işlerde kullanılarak toplumu tehdit etmeye başlıyorlar. İşte böyle ahlâksız, şehvetperest kişilerin cezasını hem çocuklar çekiyor hem de toplum çekiyor. Zina felâkettir, felâket getirir:

-Her zaman zina, cinayete de sebep olmaktadır.

-Zina, zanilerin sağlığına da büyük ölçüde zarar verir. Vücudunda benekler oluşur. Frengi, bel soğuluğu, AIDS gibi hastalıklara yakalanır.

-Irsi sakatlıklara da neden olur. Çocuğun sakat, geri zekalı doğmasına neden olur.

-Peygamberimiz : “Fahişeye çocuğunuzu emzirmeyin” demiştir. Fahişeden emen çocuk, geri zekalı olur.

-Zina yapanların günah kirleri yüzlerine vurur. Zina aklada zarar verdiğinden, zina yapanlar, hayatlarının sonunda çoğu kez cinnet geçirerek ölürler. Yani normal ölümle ölmezler.

 

TARİHTE ZİNA

Geçmişe göz atacak olursak, bu işi hep kötü kimseler yapmış ve sonlarıda hiç iyi olmamıştır.

-Kayıtlara göre; 2. Yezdcerd, öz kızı ile yaşamıştır.

-6. asırda; Behram kız kardeşi ile yaşamıştır.

-Babillerde; kadın kendini Venüs mebedinde başka erkeklere sunmak zorundadır.

-Romada; hür kadının yabancı erkeklerle ilişkisi suç sayılmazdı.

-Avrupa’da; gürbüz çocuk elde edebilmek için kadın, bizzat kocası tarafından başkalarına sunulurdu.

-Çoğu yerde evlilikte ilk hak papaza aitti. Üstelik damattan para alırdı.

-Kadın, çocuk yaşta erkekle evlenebilir. O büyüyünceye kadar başkaları ile yaşardı.

-Araplarda kadına fuhuş yaptırılır, para kazanılırdı.

-Avrupa’da kadının bekaretini kaybetmesinden korkulmazdı, kısır olmasından korkulurdu. Evlenmeden hamile kalmak muteberdi.

Kadının birden fazla kocası olurdu.

Avrupada dün böyleydi, ya bugün nasıl?

Bugünde batıda eş değiştirme, eşini sunma, ev arkadaşlığı, metres, şişe oyunu gibi âdetler kısmen de olsa devam etmektedir. Gazetelerde açık ilânlar yer alır.

Homoseksüellik serbesttir. Erkeğin erkekle kilisede nikâhları kıyılır. Ayrıca fahişeler federasyonu kurulmuştur. Homoseksüeller sokaklarda yürür.

Amerika’da fuhuşla mücadele derneği kurulmuş, dernek seçimlerinde yönetim kuruluna seçimde fahişeler kazanmıştır.

Tarihte Türk toplumunda puta tapılmamış, domuz yenmemiş ve zina görülmemiştir. Çünkü cezası ölümdür.

Ne yazık ki, düşman boşdurmuyor… Güzellik salonları ilân vererek, umumhaneler, eğlence yerlerinde hatta sokaklarda fuhuş almış başını gidiyor. Fuhuş çeşitli yollarla özendiriliyor, teşvik ediliyor.

Hatta bazı dernekler “Bekaret” kontrolüne karşı çıkıyor, sokaklarda yürüyor. “Namus, iffet bekçiliği mi yapacağız?” deniliyor.

 

ZİNANIN CEZASI

Zina bütün dinlerde günah sayılmış ve kesin bir şekilde yasaklanmıştır.

Tevratta : “Kızını fahişe ederek onu murdar etme, taki diyar zina etmesin, diyar alçaklıkla dolmasın” denilmektedir. (Levililer :19/29)

Zina yapanlar yahudilik dininde teşhir edilir, dayak atılır veya yüzleri siyaha boyanıp rezil edilir.

Hıristiyanlıkda da zina yasaktır. İncil’de:“Zina etmeyeceksin” (Matta 19/18)

-“Zina etmeyeceksin denildiğini işittiniz. Ben size derim ki bir kadına şehvetle bakan her adam, yüreğinde onunla zina etmiş olur. Eğer sağ gözün sürçmene sebep oluyorsa onu çıkar ve kendinden at. Çünkü; senin için âzadan birinin yok olması, bütün bedeninin cehenneme atılmasından iyidir” (Matta 5/27-30) ifadeleri yer almıştır.

Tarih boyunca, Türk tarihinde zinanın cezası, ölüm olmuştur. Ayrıca bir kadına tecavüze yeltenenlerin cezası da ölümdür. Zina mahsülü çocuğa da iyi gözle bakılmamıştır, “piç” denmiştir.

Türklerde nikâh kutsal, aile kutsal, iffet, namus kutsal bilinmiştir.

Osmanlıda recim bir defa uygulanmıştır. IV. Murat padişahtır. Hatta padişah orada bulunmuştur. Zina iğrenç bir günah olarak kabul edilmiştir.

Dinimizde zina haramdır. Cezası da çok ağırdır. Kur’an’da :

Nur 2 : “Zina eden kadın ve erkekten herbirine 100 sopa vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın hükümlerini uygularken onlara acıyacağınız tutmasın.”

Furkan : 68-69 :”Allah’ın haskulları zina etmezler. Bunu yapan cezasını bulur. Kıyamet günü cezası, kat kat arttırılır. O azapta alçaltılmış olarak devamlı kalır”

Nisâ 15 : “Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı aranızdan dört şahit getirin. Eğer şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye, yaput Allah onlara bir yol buluncaya kadar evlerde hapsedin”

Bu ayette sokağa bırakmayıp fuhuşun yayılmaması mesajı vardır.

Nisâ 16 : “İçinizden fuhuş yapan her iki tarafa ceza verin. Eğer tevbe eder, uslanırlarsa artık onlara ceza verip eziyet etmekten vazgeçin. Çünkü Allah tevbeleri çok kabul eden ve çok esirgeyendir” buyrulmuştur.

Hz. Peygamber : “Bekârın bekârla zinası için 100 değnek ve bir yıl sürgün, dulun dulla zinası 100 değnek ve recm vardır” Evlilerin zinasının cezası da recimdir. (Aile İlmihali, Prof. Dr. Hamdi Döndüren : 112)

Dinimizde zina, boşanma sebebidir. Sürgün cezası verilir, hapis cezası verilir, tevbe edinceye kadar bırakılmaz.

Zina iftirası, büyük günahtır.

Namuslu kadına iftira eden, ispat edemezse 80 sopa vurulacaktır ve bir daha şahitliği kabul edilmeyecektir. (Nur : 4)

Nur : 23-24 : “Zina iftirasında bulunan kimse dünya ve ahirette lânetlenmişlerdir. Onlar için büyük bir azap vardır”

Zina edenle evlenme konusunda Kur’anda :

Nur 3 : “Zina eden erkek zina eden veya müşrik olan bir kadından başkası ile evlenemez. Zina eden kadınlarda ancak zina eden veya müşrik olan erkekle evlenir. Bu, mü’minlere haram kılınmıştır.”

Maidâ 5 : “Zina etmemiş, gizli dostlar edinmemiş kimselerle evlenecektir.

Nur 26 : “Kötü kadınlar kötü erkeklere, kötü erkekler ise kötü kadınlara; temiz kadınlar, temiz erkeklere temiz erkeklerde temiz kadınlara yaraşır” buyrulmuştur.

Demek ki, evlenirken ta başında Rabbımız bizi uyarıyor. Ahlâkı bozuk biri ile evlenmememizi istiyor. Tertemiz kızımızı, bacımızı inançsız, kötü alışkanlıkları olanlarla evlendirmememizi istiyor.

 

İLAHİ CEZA

Cenab-ı Allah azan her kavmi cezalandırmıştır. Hele zina gibi pis bir işle azanları asla affetmemiştir.

A’raf Sûresinin 80-84 ayetlerinde Lut kavminin bu işi yaptığı ve bu yüzden azgın bir kavim olduğu, üzerlerine azap yağmuru yağdırıldığı bildirilir.

Hud Sûresinin 82. ayetinde de ceza olarak, oturdukları yerin altı üstüne geldiği, üzerlerine taş yağdığı haber verilmektedir.

Rabbim 79 yılında Roma İmparatorluğu’nun en büyük ve en lüks şehri olan Pompei halkını da, işledikleri fuhuş yüzünden cezalandırmıştır. Bir taraftan deprem, bir taraftan kabaran deniz, diğer yandan da püsküren Vezüv yanardağı ile kıyamet sahnelerini andıran cezalarla cezalandırmıştır.

Hem burada insanlar taşlaşmış, hem de Lüt kavminin helâkı sırasında taş yağmış ve Lütun hanımı dahil taşlaşma olayı olmuştur.

Cenab-ı Allah, Tahrim Sûresinin 6. ayetinde kendimizi ve çoluk çocuğumuzu, yakacağı insanlar ve taşlar olan cehennem azabından korumamızı emrediyor.

Allah, azıgın insanları, rahmet olan yağmurla bile cezalandırıyor. Çeşitli şekilde depremle, âfâtla, fırtına ile AIDS gibi hastalıklarla uyarıyor, ikaz ediyor. Rızkımızı daraltıyor, sıkıntılar veriyor.

Hz. Ebu Bekir (ra) : “Fuhuş yapan bir kavme Allah umumi belâ verir” der. Çünkü görevini yapması gerekenler yapmazsa, onlarda cezalandırılır.

Hz. Peygamber : “Bir beldede zina ve faiz yayılırsa o belde halkı Allah’ın gazabına hak kazanmış olur” (Ramuz:53/17)

-“Üç kimsenin lâ ilâhe illallah sözü kabul edilmez :

1.Livata yapan yaptıran erkekler

2.Birbiriyle ilişki kuran lezbiyen kadınlar.

3.Zalim devlet adamı

-“Livata çoğaltığı zaman Allah o toplumdan yardımını keser. Onlara asla yardım etmez.”

-“Dört kişi, Allah kendilerine gazap etmiş olarak günlerini geçirirler :

1-Kadınlara benzeyen erkekler.

2-Erkeklere benzeyen kadınlar

3-Hayvanlarla cinsi temasta bulunanlar

4-Birbirleri ile temasta bulunan erkekler.”

Bir ilâhi ceza da ne ekersen onu biçersin. Sen başkalarının namusunu kirletirsen, senin de namusun kirletilir, sen başkalarını aldatırsan, seni de aldatırlar.

Hz. Peygamber şöyle buyurur :

-“Ana babanıza iyilik edin ihsanda bulunun ki çocuklarınız da size itaat etsin, saygı göstersin. Siz iffetli ve namuslu olur ki, kadınlarınız da iffetli ve namuslu olsun.” (Seçme Hadisler : 143/111)

-Hz. Peygamber : “Zinadan kaçının onda, dört çeşit zarar vardır :

1-Yüzün nurunu alır.

2-Rızkı daraltır.

3-Allahın gazabını çeker.

4-Ebedi cehennemde kalmaya sebep olur. İlâhi cezaya bakın… Bir başka hadiste de

-“Erkek erkekle, kadın kadınla yetinmedikçe kıyamet kopmaz” buyurmuştur.

Dikkat edilecek olursa felaketler, hep günah ortamlarına, günahların işlendiği zamanlar ve günahkârlar üzerine gerçekleşmiştir.

Zinanın hem dün hem de ahirette cezası vardır.

Hz. Peygamber (SAV) şöyle bildirmiştir :

-“Yedi kat gök, yedi kat yer ve dağlar zina eden yaşlılara lânet eder. Zina edenlerin kokusu cehennem halkına eza verir.” (Ramuz : 100/11)

Hz. Peygamber, miraca çıkarken, Cebrail (AS) ile bir yere gelirler. Peygamber der ki :

-“Fırın gibi bir yere geldik, içerden gürültüler ve sesler geliyordu. Gördük ki, içerde bir kısım çıplak kadınlar ve erkekler var. Aşağıdan bir alev yükseliyordu, onları yakıyordu. Alev değdiğinde çığlık koparıyorlardı. Bunlar kimdir” dedim. Cebrail :

-“Zina edenlerdir” dedi. (K.Sitte 3/428)

-Ebu Hureyradan nakledildiğine göre Hz. Peygamber, miraca çıkarken avret yerlerinde bir yama ile hayvanlar gibi otlayan bir topluluğa rastladığını ve Cebrail’in : “Bunlar zina edenlerdir” dediğini nakleder. (K.Sitte : 15/269)

 

ZİNADAN KORUNMAYAN HELÂK OLUR

Görülüyor ki, zinanın her çeşidi dinde haramdır. Cezası da ağırdır. Dinde zina haramdır. Zinaya giden yollar ve zinaya götüren hallerde haramdır.

Zina edenler, Berât gibi, kadir gecesi gibi herkesin af edildiği zamanlarda bile affedilmezler.

Kur’an’da : “Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayasızlıktır ve çok kötü bir yoldur” (İsra : 32)

Mü’minun 5 : “Gerçek mü’minler iffetlerini korur”

Furkan Sûresinin 65. ayetinde : “… gerçek mü’minler Allah’a eş koşmazlar, Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar, zina da etmezler” buyurulur.

Nur 33 : “Evlenme imkânı bulamayanlar, iffetlerini korusunlar. Namuslu olmak isteyenleri fuhşa zorlamayın” Yokluk dahil ne gerekçe ile olursa olsun haram…

Hz. Peygamber : “Kim dilini, cinsel organını haramdan korumaya bana söz verirse, ben de ona cennet için kefil olurum” (R. Salihın 3/1542) demiştir.

Demek ki, zinadan korunanın yeri cennettir.

Atalarımız :”Eline, beline, diline sahip ol” demiyor mu?

Hz. Peygamber şöyle der :

“Erkekler ve kadınlar kendi cinsleri ile yetinirlerse tarumar olurlar.” (K. Sitte : 7/276)

Zinadan korunmayan helâk olur, korunanda kurtulur.

Bir kadın göz koyuduğu bir erkeği ikna edemeyince, annem yatalak , kaldıramadım, yardım edermisin? diyor. İçeriye girince kapıyı kilitliyor. Adam kurtulmak için her yolu deniyor olmuyor, en son kaşını, saçını kazıyor. Kadın :”Defol git” der. Adam : “Şükür kurtuldum Allah’ım!” diyerek Rabbine şükreder.

Peygamberimizin anlattığına göre 3 kişi mağarada sıkışıyor. Biri anababasına olan hizmetini söyleyip dua ediyor, diğeri çalıştırdığı işçinin ücretini koyun aldığını, yıllar sonra sürü teslim ettiğini ifade edip dua ediyor, kaya biraz açılıyor. Üçüncüsü ihtiyacını giderme karşılığı bir kadına zina teklif ettiğini onunla buluşunca kadının titrediğini gördüğünü, sebebini sorunca “Allah’tan korkuyorum” cevabını alınca:

-“Sen bu yoksul halinde Allah’tan korkarsında, bana senden daha çok nimet veren Allah’tan ben niye korkmam” diyor. Zina etmekten vazgeçiyor ve dua ediyor kaya çıkacakları kadar açılıyor. İşte korunmanın, kaçınmanın mükâfatı…

Zinadan Korunma Yolları Nelerdir?

-Boş vakitleri değerlendirmek, ibadetlere sarılmak.

-Tesettüremrine riayet etmek.

-Aile bağlarını kuvvetlendirmek.

-Müstehcenlikten ve fuhuş kokan ortamlardan uzak kalmak.

-İyi insanlarla oturup kalkmak, iyilerle iş yapmak.

-Kadın erkek yalnız kalmamak, karışık oturmamak.

-Dans, öpüşmek, tokalaşmak ve senli benli gibi hallerden uzak kalmak.

-Bekârları evlendirmek, yardımcı olmak.

-Alkol, uyuşturucu kullanmamak.

-Allah’ın cezalandırmasından korkmak.

-Müstehcen film, neşriyattan uzak durmak.

-Gayri meşru ilişkilerden doğan öldürücü hastalıklarla ilgili bilgi edinmek.

 

ZİNA ÇEŞİTLERİ

1.Nikahsız insanların ilişkisine zina diyoruz. Metres hayatı yaşayanların, evli olup eşine ihânet edenlerin ilişkisi zinadır. Nişanlı da olsa iki kişinin ilişkisi zinadır.

2.Mahremi ile zina : Kızı, kız kardeşi, annesi, üvey annesi, yengesi gibi yakınlarla yani evlenmesi haram olanlarla ilişki zinadır. Hem de affedilmeyen bir suçtur.

Hz. Peygamber : “Kim mahremiyle cinsi ilişkide bulunursa onu öldürün” (Büyük Hadis Külliyatı 3/71) buyurur.

-“Mahremi ile cinsi ilişkide bulanan, cennete giremez:” (Age : 3/71)

3.Komşusu ile zina : Hz. Peygamber : “Komşusunun ailesiyle zina edenin Allah yüzüne bakmaz, onu temize çıkarmaz. Kendisine gir cehenneme” denir. (Ramuz 211/17)

4.Boş düşenlerin, hanımı boşayıp beraber yaşayanların ilişkisi zinadır.

5.Dinden çıkan, küfre girenlerin ilişkisi zinadır.

6.Nişanda veya günaha girmeyelim diye gizli nikah kıydırıp terk edilen bacıların evlenselerde ilişkisi zinadır.

7.Kız kaçırarak ilişki kuranların, evlenme niyeti olsada ilişkileri zinadır. Bunlar evlenince günahtan kurtulmazlar.

8.Otobüste, dolmuşta, yolda belde sürtünerek tatmin zinadır.

9.Müstehcen film seyretmek, dansöz seyri zinadır. Fıkıhta bir kural vardır. Harama götüren şeyde haramdır”

10.Bir kadının kokular sürünerek açık saçık kendine baktırması zina hükmündedir.

11.Ay halinde eşi ile ilişki : Bu ilişki, tıbben zararlı, dinen haramdır. Çünkü kadının bu halde mikroplara karşı direnci yoktur. Bu haliyle de rahatsızlık duyar.

Hz. Peygamber : “Hayızlı iken ilişkide bulunmayın siz veya çocuğunuz cüzzamlı olur” diyor. (Tıbbı Nebevi Ans : 1/31)

-“Hayızlı eşine arkadan yaklaşan bana indirileni inkar etmiş olur” (K. Sitte 5/204)

Kur’an’da : “Sana kadınların ay halini sorarlar. O bir rahatsızlıktır. Bu sebeple ay hali olan kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit Allah’ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın şunu iyi bilin ki Allah tevbe edenleri sever” (Bakara : 222) buyruluyor.

Bu temas, erkeğin zorlaması ile olursa erkek, iki taraflı olursa kadın da erkek de günaha girer. Suç işledikleri için maddi ve manevi cezası vardır.

-Tevbe istiğfar ederler.

-Sadaka vermeye güçleri varsa sadaka verirler.

-Verme güçleri varsa çeyrek altın keffaret verirler. (Nevzat Yüksel Gençlik Sorunları : 87)

12.Hayvanla ilişki : Hangi hayvan olursa olsun yasaktır.

Hz. Peygamber  : “Kim bir hayvana temas ederse onu ve hayvanı öldürün. Hayvanın günahı ne? denince “Eti yenmesin, ondan istifade edilmesin” (K. Sitte 5/204) öldürün ifadesi, caydırmak içindir. Dört mezhebe göre cezalandırılır. Hakim ne ceza verirse ceza odur. İmam-ı Şafi’nin bir kavline göre cezası recimdir. (Halil Günenç GMF 2/235)

Kıyamet gününde hayvanlar dirilecek haklarını aynen aldıktan sonra yok olacaklar.

 

ZİNAYI ÖNLEMEK İÇİN İSLÂM HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALMIŞTIR

İslâm, birşeyi yasaklarken ona giden yolları da yasaklamıştır. Zina birden bire oluveren bir olay değildir. Bu konuda dinimiz :

 

1.BAKMAYI YASAKLAMIŞTIR :

Hz. Peygamber şöyle bildirmiştir :

-“Kulakların zinası dinlemek, dilin zinası konuşmak, nefsin zinası arzulamaktır. Gözlerin zinası bakmaktır” (Buhari 7/130)

Göz haramdan korunmazsa, kalp kötülükten korunamaz. Kalp kötü düşünürse, günah işler. Çünkü; büyük yangınlar, küçük kıvılcımlardan meydana gelir. Bakmak, cinsel duyguları harekete geçirir.

Görmekle, bakmak farklı şeylerdir.İslâm’da bakışa bakış eklenmez. Görmekte günah yoktur. Peygamber : “Görmekte günah yoktur, başını hemen çevir” der.

Nur 30. ayete göre mü’min erkekler mü’min kadınlar gözlerini harama bakmaktan sakındıracaklar ve iffetlerini koruyacaklardır.

Evlilik maksadıyla konuşmakta, görmekte, günlük işlerimizde, alışverişlerde yüzün görünmesi ve bakılmasında günah yoktur.

Hz. Peygamber şöyle der :

1.-“Her göz zina eder (Namahreme bakan) bir kadında kokular sürünüp bir topluluğa uğrarsa oda zâniyedir” (Ramuz : 341/6)

2.-“İki göz zina eder, iki el zina eder, iki ayak da zina eder, ferç de zina eder” (Ramuz 224/10)

3.-“Bakmak, iblisin zehirli oklarından bir oktur” (K. Sitte 2/212)

4.-Hz. İsa’nın: “Gözünü kapadığın müddetçe fercin zina etmez” dediği nakledilir. (K. Sitte 2/213)

Kur’an’da karşı cinsle göz göze gelindiğinde gözlerin öne eğilmesi istenmiştir. (Nur 30-31)

Hz. Peygamber : “Bir erkek, kadının güzelliklerine gözü takılınca bakışlarını aşağı eğerse Allah ona tatlılığını kalbinde duyacağı bir kulluğu nasip eder” müjdesini vermiştir.

Kutsi hadisde de : “Kadına kasıtlı bakış iblisin zehirli oklarından bir oktur” uyarısı yapılmıştır.

Hz. Peygamber : “Gözlerin zinası harama bakmaktır” der. (Prof. Dr. Hamdi Döndüren Aile İlmihali : 67)

Bir genç kadın, peygambere soru soruyordu. Fadl B. Abbas’da dikkatlice kadına bakıyordu, peygamber onun başını eliyle çevirdi.

Hz. Peygamber : “Yol kenarında oturmayın” diyor. Oralarda işimizi görüyoruz denince, yolun hakkını verin” diyor. Yolun hakkı nedir? Denince “Gözleri harama bakmaktan sakındırmaktır” cevabını veriyor. (Age :67)

Kadında, erkeğe şehvetle bakmadığı gibi, baktırmayacaktır. Hz. Peygamber : “ Bir kadın koku sürünerek dışarı çıkar ve kokuyu insanlara ulaştırırsa zinaya bir adım atmış olur” demiş.

Peygamber, koku sürünerek kadının camiye bile gitmesini istememiştir. (Age : 58)

Şöyle anlatırlar :

Ağustos sıcağında yayladan mendiline kar koyarak şehre inen dervişin gözü şehirde kadınlara takılınca karlar eriyip damlamaya başlamıştır. Günahsız kalmak zordur… Allah’ın sevdiği kul olarak kalmakta zordur.

Unutmayalım Rabbım bize verdiği hiçbir organı, hiçbir nimeti ve hiçbir fırsatı kötüye kullanmamızı istemez.

Mü’min 19: “Allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir.”

Gözüne sahip olmayan, gönlüne sahip olamaz, kafası hep karışık olur, erken bunama olur, hafıza zayıf olur, gözünün nuru gider, yüzün şekli değişir.

 

2-DOKUNMAK YASAKTIR

Hz. Peygamber : “Birinin başının demirden bir şişle dürtülmesi, onun için namahrem bir kadına dokunmasından daha hayırlıdır” (Bekir Topaloğlu İslâm’da Kadın : 185) demiştir.

El tutmamak taassup değildir. İnançlara saygılı olmak, medeni insanların işidir.

Birde öpüşme âdeti var ki, bu da ne inancımızda ne de örf adetlerimizde vardır…

Bakılması haram olan yere dokunmak, dokunmanın haram olduğu yere bakmak da haramdır.

Bir insan sözlüde olsa, nişanlıda olsa dikkat etmelidir. Söz ve nişan nikah yerine geçmez. Tanımak, arkadaş olmak günahı meşrulaştırmaz. İllâ tokalaşıp, öpüşüp günaha girmeyi gerektirmez.

 

3.BERABER OLMAK YASAKTIR

İslâm’da karışık oturup kalkmalara, arkadaşlıklara, iş hayatında yalnız ortamlarda çalışmaya, gizli dostluklara sınır getirilmiştir.

Hz. Peygamber, âmâ olan ümmü Mektubumun oğlu ile eve gelir, hanımından perde arkasına çekilmesini ister. Hanımı:

-O âmâdır, kördür beni görmez deyince peygamber :

-Sende mi körsün? demiştir.

Bir kadının kaynı ile beraberliğine “ölümdür” cevabını vermiştir. (R. Salihın 3/1659)

“Sakın bir erkek yanında mahremi olmadan yabancı bir kadınla yalnız kalmasın. Çünkü üçüncüsü şeytan olur” (K. Sitte 9/467) buyurmuştur.

-Mânevi babalık, ağabeylik, ablalık olmaz.

-Ders alma, kurs verme hallerinde nice utanç verici olaylar olmuştur.

-Aynı odadaki uygun olmayan işyerlerinde nice yuvalar yıkılmıştır.

 

4. DİNLEMEK :

Ses zinaya basamak olabilir. Kötü şeyler akla getirebilir. Konuşmak, aradaki mesafeyi kapatır.

Bir kadın bugünkü ortamda, iş hayatında karşı cinsle konuşurken şu hususlara dikkat etmelidir.

-Bakışlar kontrol altında tutulmalıdır. Zira Allah “gözlerini haramdan sakındırsınlar” diyor (Nur :31)

-Giyimlerine dikkat etmelidir.

-Ölçülü konuşmalıdır. Allah:”Yabancı erkeklerle çekici bir eda ile konuşmayın. Sonra kalbinde hastalık bulunan kimseler ümide kapılır.” (Ahzap :32) buyuruyor.

-Edep, ciddilik, ağır başlılık ve utanma duygusu ile davranılmalıdır. Sırıtmak, yılışmak karşı tarafı ümitlendirir.

-Yalnız kalınmamalıdır, fitneye yol açacak hallerden uzak durulmalıdır.

-Karşılaşınca ve ayrılırken sarılıp, öpüşülüp, tokalaşılmamalıdır. Bu haller mesafeyi daraltır.

 

5.FLÖRT ETMEK

 

6.MÜSTEHCEN söz, giyim, resim ve görüntü müstehcen olursa, arzu edilmeyen bir çok şeyin önüne geçilemez. Pişman olacağımız şeyler olur.

Nur 19 : “İnananlar arasında çirkin şeylerin yayılmasını arzulayan kimseler için dünayada da, ahirette de çetin bir ceza vardır…” buyrulmuştur.

Küçük görülen bazı günahlar, büyük günahlara götürür. Çünkü; hiçbir günah işlendiği yerde, işlendiği hali ile kalmaz.

MÜSLÜMAN ZİNA ETMEZ

            Bugüne kadar bu konuda erkekle kadın aynı tutulmamıştır. Erkek serbest görülmüş, zina yapması normalmiş gibi görülmüştür. Namus, iffet hep kadında aranmıştır.

Böyle şey yok. Nur Sûresinde 30.uncu ayette erkek harama bakmayacak iffetini ve namusunu koruyaktır.

Mü’minun 5: “Gerçek mü’minler iffetini korur”

Furkan 68 : “Allah’ın has kulları zina etmez”

Nur 26 : “Kötü erkekler namuslu kadınlarla evlenemez”

Erkek zina ederse, oda iffetsizlik etmiş, günah işlemiş olur.

Hz. Peygamber : “Zina eden, mü’min olduğu halde zina etmez” buyurmuştur. (Müslim 1/24)

Hz. Peygamber, şirk koşmamaya, hırsızlık yapmamaya, çocukları öldürmemeye, zina etmemeye dair söz alarak biat etmiştir.” (Ramuz 6/3)

ZİNA SAYILAN DAVRANIŞLAR NELERDİR?

            1.Allah’ın yasakladığı temaslar :

-Bakmak,

-Dokunmak,

-Tokalaşmak,

-Öpmek,

-Adet, nifas hallerinde temas,

-Hastalıklı olan eşle ilişki,

-Nikâh dışı temas,

-Gizli, geçici nikâhla ilişki.

2.El öpme : Dinin emri değildir. Bakmanın haram olduğu kimseye dokunmak da haramdır.

“Hz. Peygamber, hiçbir kadınla tokalaşmadı, eli bir kadın eline değmedi” Hz. Aişe böyle der.

3.Teşhircilik : Çocuk buluğ çağına geldiği andan itibaren örtünecektir.

Kur’an’da : “Habibim kadınlara söyle ziynetlerini ve ziynet yerlerini teşhir etmesinler, örtülerini örtsünler” (Nur :31)

Teşhircilikde tahrik vardır. Bir kötülüğe sebep olan kadında günaha girer, hem de iki kere. Baktırdığının günahını da ona yazarlar.

4.HOMOSEKSÜELLİK (LİVATA-LÛTİLİK)

Hz. Peygamber : “Ümmetim üzerine en çok korktuğum şey, Lut kavminin yaptığı işi yapmalarıdır” (Tıbbi Nevebi Ans. : 2/440) demiştir.

Şuarâ 165-166’da böyle bir ilişki kuranlar için : “Sınırı aşmış”, “Sapıklar” ifadesi kullanılmaktadır.

Hz. Peygamber : “Lut kavminin iğrenç işini yapan mel’undur” (K.Sitte : 5/203) demiştir. Bir hadiste de:

-“Kadına arkadan yanaşan mel’undur” (K.Sitte :5/203)

Bakara 223 : “Kadınlarınıza önden yaklaşın” buyrulur.

Bu lânetli işi yapanlara Allah rahmet nazarı ile bakmaz. Bu işi yapanların manevi yönüde olmaz. Doğan çocukları sakat olur, hayâsız olur. Allah, bu işi yapan Lut kavmini nasıl helâk ettiyse, kıyamete kadar da cezalandıracaktır.

 

5.SEVİCİLİK-LEZBİYENLİK

Hz. Peygamber : “Erkek, erkeğin avret yerine, kadında kadının avret yerine bakmasın. Erkek erkekle, kadında kadınla bir örtü içinde bulunmasın” (Müslim 1/266)

-“Kadın kadına muhabbette bulunursa ikisi de zaniye olur. Erkek erkeğe münasebette bulunursa, onlarda zanidir” (Ramuz 465/13) demiştir.

Hz. Peygamber şöyle buyurur :

“Ümmetim beş şeyi helâl addederek benimserse, tarumar olur”

1.Lânetleşirlerse,

2.İçki içerlerse,

3.Erkekler ipek kullarılarsa,

4.Çalgı ve dansöz edinirlerse,

5.Erkekler ve kadınlar kendi cinsleri ile yetinirlerse. (K.Sitte :7/276)

 

6.İSTİMNA-MASTURBASYON-EL İLE EVLİLİK

Hz. Peygamber : “Elle boşalan lânetlidir.” Buyurmuştur.

Hanefilere göre zinaya düşme tehlikesini önlemek için olursa, değilse haramdır. Dört mezhepdede haram (Halil Günenç GMF 2/235) İbn-i Abidin zevk için istimna haramdır” der.

Hele alışklanlık haline getirilirse vebâli daha da ağırdır. Çünkü; Doktorların ifadesine göre hem ruhi hem de fiziki zararları vardır. Meselâ;

Elle boşalma insanı halsiz yapar, ani boşalmalara sebep olur. Erken inzal olur ki, evlilik hayatında tatminsizlik olur. Erken yaşlarda nefsi ölür, cinsel hayatı sona erer. Kısırlığa neden olur. Sık sık başvurulursa insanı şehvetperest yapar.

Çare; Bir genç, tahrik eden ortamdan kaçınmalı, müstehcenlikten uzak durmalı, iyi arkadaşlar edinmeli, kız erkek arkadaşlıklarında sınırı aşmamalı, en önemlisi de namaz ve oruç gibi ibadetlere sarılmalı, dilinden Allah’ın adını eksik etmemelidir.

TV’nin tahrik edici, müstehcen, akla cinsi ilişkiyi getiren programlardından uzak durmalıdır.

-Müstehcen gazete dergilerden uzak durmak.

-Evine müstehcen resimler asanlar daha çabuk tahrik olurlar.

-Birçok şeyide akla getirmemek en güzel yoldur.

7.Tüp bebekte, yabancı bir erkeğin sperminin alınmasında zina suçu vardır. Çünkü kadın üzerinde de koca üzerinde de olumsuz etkiler yapar. Hatta kocanın spermi ölümünden sonra nakledilse zina anlamı olur. (Aile İlmihali 555, H. Döndüren)

8.Rahme erkek doktorun elinin değmesi ve kadının kokular sürünerek ilgi çekmesi, guslü gerektirir. Çünkü şehvetle baktırmış, günaha girmiş ve başkalarını da günaha sokmuştur. Çünkü; her organın zinası vardır, yıllarca yüzü gülmemiş bir teyzemiz soruyor :

-Tecavüze uğrayan kadının durumu nedir?

Eğer bir kadın zorla tecavüze uğradıysa o, mazlumdur zina suçu aranmaz.

Tecavüzden sonra evlenilsede, nikâh öncesi işlenen günahların cezası kalkmaz.

Eğer, tecavüze uğrayan giyimiyle, konuşmasıyla, davranışıyla, akla getirici, meylettirici ve tahrik edici davrandıysa veya ümit verdiyse oda günaha girer.

Çocuk kalırsa onu düşürmek aldırmak caiz mi?

“Ana karnında çocuk canlandıysa, insan sınıfına girdiyse caiz olmaz. Çocuk 4 ay olunca canlanır. Suçlu ana-babadır. Çocuk değil. Zamanında olmazsa cinayet olur. (H. Günenç 2/294)

Çocuğu ana kabul etmez, ailesi kabul etmez, sonu terk olacaksa 2. aydan önce aldırılabilir. Çünkü bu durumda kan pıhtısı halindedir, şekillenmemiştir.

 

ZİNANIN SEBEPLERİ

            Zina, kendiliğinden olan bir iş değildir. Zinanın öncesi vardır. Zinaya götüren sebepler vardır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz.

1.Herşeyden önce bütün kirliliklerin sebebi ruh kirliliğidir. Ruhu kirletende, mâneviyat yokluğudur. Maneviyat olmayınca zinayı körükleyen sebepler ortaya çıkmaktadır. Fakirlik, yokluk gibi sebepler iddia edildiği gibi ön plânda değil en arkalardadır. Ön planda inançsızlık vardır.

Hz. Peygamber : “Öyle bir zaman gelecek ki, öyle insanlar olacak ki, zinayı, erkeklere ipeği, içkiyi, çalgıyı helâl sayacaklar” diyor. (Buhari 6/243) Yani mübah sayma, normal görme ve nefsi tavizler insanı günaha götürür.

2.İnsanımız ne yazık ki, ağır baskılar altındadır. Her şey insanımızın aleyhinedir. “Sende böyle ol”, “Sende böyle yap” veya “Böyle yapamazsın” şeklinde ağır baskılar vardır.

Dillerde de “O eskidendi”, “Kaçıncı asırdayız” ifadeleri, dini hayat yaşamak isteyene “Olmaz”. Bir sürü engel… Diğer yandan bekâretle alay, zinanın suç olmaktan çıkarılması, flörte, nikâhsız yaşamaya teşvik, bazı çaresiz insanların fuhuş mafyasına kaptırılması ve devletin acizliği. Korumasız çocukların kötü sonu, kadının cinsellik aracı yapılması, dişiliğin ön planda olması ve iki cins arasındaki sınırların kalkması gibi nedenler fuhuşun yayılmasına neden oluyor.

3.Müstehcenlik

Bugün sahiller, sıcak mevsimlerde sokaklar, kırlar, balkonlar sere serpe… Ekranlar, dergiler, gazetelerde örtülecek bir yer kalmamış. Cinsellik reklâm aracı. Her türlü seks filmleri serbest. Evlerin başköşesine TV kurulmuş lâğım kanalı gibi evin içine müstehcenlik akıtıyor. Özelliklede aynı, devletin televizyonuda aynı. Devlet alternatif olması gerekmezmiydi.

İnsanımız, müstehcenlik kıskacında. Giyim müstehcen, söz müstehcen, resim müstehcen, yazı müstehcen, görüntü müstehcen. Nereye böyle? Allah soruyor :

Fe eyne tezhebün : Nereye gidiyorsunuz? Evet nereye gidiyoruz.

Şu anda Peygamber çıksa gelse seni tanıyabilir mi? Kıyamet günü seni tanır, şefaat edebilir mi?

Müstehcenlik, gözümüzün, yüzümüzün nurunu aldıysa, Peygamber nereden tanıyacak?

Peygamber, Esma’dan yüz çevirmiş bizden çevirmez mi?…

4.Açıklık

Tarihte insanlar medenileştikçe örtünmüşlerdir. Medeniyet, kadının çıplak vücudundan doğmamıştır. Yani açıklık, medenilik değildir.

Açınmak hürriyet de değildir. Çünkü; ahlâka zarar veren davranış hürriyet olamaz.

Bugün psikologlara göre teşhircilik, toplumu rahatsız eder duruma gelmiştir.

Avrupa’da tecavüz ve tacizleri önlemek için mayo ile dolaşmak, iç çamaşır giymemek yasaklanmıştır.

İnsanı gıdıklarsanız güler, tahrik ederseniz, nefsi şaha kalkar. Araştırmacılara göre; son zamanlardaki kirlilik, tecavüz olaylarını arttırmıştır.

Amerika’da her 6 saniyede bir kadının tecavüz edildiği, sebebininde kadınların serbest giyimi ve davranışları olduğu açıklanmıştır.

Açıklık tahrik eder, kendisinin de zarar görmesine neden olur.

İzmir’de Kemeraltı’nda bir genç, bir bayanı öpmüş, mahkemede kendime hakim olamadım demişti.

Kayseri’de bir genç, bir bayana laf atmış, mahkemede beni tahrik etti, o günkü kıyafetiyle gelsin demiş, sonraki duruşmada kadını o haliyle gören hakim :”Kızım ben sana nediyeyeyim şimdi” demiştir.

25.05.1980’de sıcaklar bastırınca İngiliz Polisi, genç kızları açık saçık giyinerek erkekleri tahrik etmeleri konusunda uyarmıştır. Bu uyarıya uymayıp tecavüze uğrayanlar için mahkemede tahrik unsuru arayacağını ilân etmişlerdir.

Örtü, kadını korur. Kabuğun meyvayı koruduğu, zarfın mektubu koruduğu gibi korur.

Açıklık, satılık mal gibi teşhirciliktir.

Örtünme, Allah’ımızın emridir. Bu emirde, kadını korumaya yönelik bir emirdir.

Ahzab 33. kadınlara : “Evlerinizde oturun. Cahiliye devrindeki gibi açılıp saçılmayın” ikazı yapılmıştır.

Hz. Peygamber : “Utanmıyorsan dilediğini yap”, “Haya hayır getirir”, “Haya imandandır” buyurur. Evet haya, insan için en gerekli şeydir. Çünkü hayasızlık, insanı hayvanlaştırır, sosyal felâketlere sebep olur. Sosyal yapıyı bozar, aileyi yıkar.

Cenab-ı Allah şöyle uyarıyor :

Ahzab Sûresi 32 : “Ey kadınlar! Çekici bir edâ ile konuşmayın sonra kalbinde hastalık bulunan kimse, ümide kapılır” Açıklık ümit verir, tahrik eder, baktırır laf attırır…

5.Cinsel Özgürlük

Cinselliği hürriyet açısından ele alanlar, iyi niyetli kimseler değildir.

Bazı şeyler, hürriyeti kısıtlayıcı gibi görünsede insanın faydasınadır. Bizim çocukları korumak için sınır koymamız gibi, Cenab-ı Allah’da kullarını korumak için sınır koymuştur.

Zinada hürriyet, özgürlük olmaz. İnsan ve toplum bundan zarar görür.

İnsanına cinsel serbestlik tanıyan Danimarka gibi bazı ülkelerde iffet, bekâret, ardından da aile yok olmuştur.

6.Flört

Flört, iyi niyetli arkadaşlık değildir. Tuzaktır, nicelerini fuhuş tuzağına düşürmüştür.

Flört, nikâhsız hayattır.

Tanımak için, illâ flört gerekmez. Çünkü çoğu flört evliliğe götürmez. Neden? Flört yapanları evlilik sıkar. Eski arkadaşlıkları unutamaz.

Ayrıca flört yapan bazı kimseler, suçluluk hisseder, içine kapanır gider. Bunalıma düşer.

Flört, metres hayatıdır. Bakın sanatçı geçirenlere…

Rabbimiz Mâide Sûresi 5.de gizli dostlar tutulmaması ve zina edilmemesini emrediyor.

Nisâ 25. ayettede gizli dostlar tutulmaması, zina edilmemesi isteniyor.

7.Dans

Dansın temelinde tahrik vardır. Dans yapıldığı yerde kalmaz. İnsanda nefis varsa, hadım değilse, nefsinin uyanmaması mümkün değildir.

Freud : “Dans, cinsi arzuların tabii ifadesidir” der.

J.J. Ruso : “Dans, şeytanın icadıdır. Şeytan bu yolla insanların arasına girer, yaptırdığı cilvelerle onları tahrik eder” der.

Tolstoy : “Dans, genç ruhları şehvetle tutuşturan bir azdırıcıdır. Kızımın bir delikanlının göğsü üzerinde, teni tenine karışmış, teri terine dokunur bir vaziyette, fırıl fırıl döndüğünü gördüğüm zaman, şöyle haykırasım geliyor.

-Çapkın, bırak kızımı. Çünkü ona hangi niyetle saldırıldığını biliyorum.”

Dans tuzaktır, fuhşa götüren bir tuzaktır.

8.İçki

Cenab-ı Allah, aklı baştan alan, keyif veren, uyuşturan, insanın aklını başından alan herşeyi yasaklamıştır.

Alkol, Kur’an’ın ifadesiyle şeytan işi pisliktir. İnsana pis ve mahçup olacağı işler yaptırır.

Nice kötülüğün ardında alkol vardır…

Allah Rasûlü : “İçki kötülüklerin anasıdır” demiştir.

İçip içip küçük çocuğa, yatalak nineye tecavüz edenler vardır. Karakolda, mahkemede “Sarhoştum, bilmiyorum” şeklinde ifade vermektedirler.

Kendi kızına, yeğenine, kız kardeşine hatta anasına tecavüze yeltenenler, tecavüz edenler olmaktadır. Ayılınca da mahçubiyet ve pişmanlık.

Abdulhamid Han Hazretleri’nin hatıralarında okumuştum. Adam içiyor içiyor, evde anasına saldırıyor. Abdulhamid sarayda iken mânen aldığı “imdat!” çağrısına koşuyor. Arabacısını kapıda bekletip eve girip çıkıyor. Arabacıda aynı gün o kapıdan cenaze çıktığını görünce meseleyi anlıyor.

İçki, aklı baştan alır. Akıl gidince nefis ayağa kalkar yani alkol, fuhşu körükler.

9.Moda

Moda, insanları esir alan bir çılgınlıktır.

Moda, özentidir. Kimliksizliğin kişiliksizliğin ifadesidir. Siyonizmin talimatları arasına :

“Hudutsuz lüks baş döndürücü modalar icadedilmeli çılgınca sarfiyatı teşvik etmeli” denilmektedir.

Modaya teslim olmuş insan, yanlış düşünür, yanlış şeyler yapar ve yanlış bir görünüm sergiler, yanlış mesajlar verir. Bazıları da modayı takip edebilmek için kendini satar.

10.Medya

Medya, sanat diyor, yarışma diyor, turizm diyor, plaj diyor hep fuhuş sergiliyor ve fuhşu körüklüyor. Herşey normal gösterilerek, kötü niyetli insanlara cesaret veriliyor.

TV’lerde, yazılı basında fuhşun yayılması hedeflenip, propaganda yapılıyor. Gençliğe ruh sağlığını bozacak şekilde etki yapılıyor. Küçücük çocuklar olumsuz yönde etkileniyor. Tecavüz ve saldırılar artıyor veya çocuklar aralarında cinsellik konuşuyor, hatta tatbik yolları arıyor.

Bugün medyanın verdiği mesajlar iyi değildir. Sunulan örneklerde iyi değildir. Çocuk bile insani yönünü kaybediyor, feleği şaşırıyor…

Ankara’da küçük kızları aldatıp tecavüz eden genç: “Beni sapık yapan televizyondaki müstehcen filmlerdir” demiştir.

Bu konuda çok şey söylemeye gerek yok…

11.Fuhuş Mafyası

Bir de fuhuş ticaretinin yapılması, bu yolla birilerinin para kazanması, fuhşun yayılmasına neden olmaktadır.

Burada şunu da açıkça ifade edelim ki, fuhuş yolunda kazanılan para haramdır. Bu yolla harcanan parada haramdır.

Zina suçtur. Zina suçu işlemek kadar işlenmesine de sebep olmak aynı suçtur. Ortam hazırlamak da suçtur. Birilerini tuzağa düşürmek de suçtur. Sebep olmak da suçtur, teşvik etmek de suçtur.

Allah:”Başkalarının iffetine dokunmayın ki, kendi hanımlarınız iffetli kalsın” der.

Bu dünya etme bulma dünyasıdır. Başkalarının iffetini, namusunu kirletenlerin çocukları, hanımları veya en yakınları aynı şekilde kirlenmiş veya kirletilmişlerdir.

 

ZİNANIN SEBEP OLDUĞU HASTALIKLAR

            Hz. Peygamber : “Bir toplumda zina ve fuhuş açıktan yapılırsa, o toplumda tâun (vebâ) hastalığı ve daha önce görülmeyen hastalıklar çıkar, yayılır” der. (İbni Mâce Fiten 10/4019)

Zina, sosyal felâketlerin sebebidir.

Zina, alkol, uyuşturucuyu davet eder.

Zina, ölüm getirir, cinayetlere sebep olur.

Zina, insanın akli dengesini bozar, cinnet, delilik hallerine sebep olur.

Zina, bel soğukluğu, frengi hastalıklarına yol açar, en önemlisi de AIDS’i davet eder.

Zina yapan, kendini suçlu hisseder, bilinecek duyulacak korkusu çeker, ruhen, bedenen çöker.

Zina mahsülü çocuklar, ya sakat doğar ya geri zekâlı olur, ya da ahlâken kötü kimseler olur. Atalarımızın : “sütü, sümüğü bozuk” demesi boşuna değildir.

Zina yapanların yüzündeki nur gider, cildi lekelenir, ileri yaşlarda akılları gider, çıldırarak veya zor ölümle ölürler.

Hz. Peygamber (SAV) :

“Utanmıyorsan dilediğini yap” buyurmuştur. Zina eden insanda ar, haya ve utanma duygusu iflas eder. Utanmaz. Utanmadığı için kınanır, seveni olmaz, yakınları bile ondan uzaklaşır.

Bir husus da zina eden insan, “imanlı olarak zina etmez” diyor peygamberimiz. Bir de bu hal üzerine ölecek olursa en büyük zarar, en büyük felâket işte budur.

Zina, yuva yıkar, yapan iki tarafı da rezil eder.

En korkuncu, “kara ölüm”, “kara belâ” denilen AIDS dünyayı tehtit ediyor. BM. Tarafından yapılan istatistiğe göre ünde on binlerce insan AIDS’e yakalanıyor, binlerce kişi de AIDS’ten ölüyor.

25.11.1998 Zamanın açıklamasına göre; “dakikada 11 kişi AIDS oluyor”

Bu arakmlar fuhşun cezasıdır. İlâhi ikazdır.

ÇARE NEDİR?

            Bu hastalık, maneviyatsızlığın sebep olduğu bir hastalıktır.

Çare;

-Fuhuştan, fuhuş yapanlardan uzak durmak,

-Eşi ile yetinmek,

-Önüne gelenle öpüşmemek,

-Flört etmemek,

Çare; fuhşu fuhşa götüren yolları yasaklayan İSLÂM’dır. Müslümanca yaşamaktır.

Çare; Sağlam bir evlilik hayatıdır. Namuslu insanla evlenmektir. Haramı, helâli, günahı, sevabı bilenle evlenmektir.

Çare; Adam gibi namuslu yaşamaktır.

Çare; Bekârları evlendirmek, evlileri de korumak kollamaktır. Ahlâk, maneviyat aşılamaktır.

Çare; ibadetlerdir. Ankebut 45: “Namaz, fuhuştan, hayasızlıktan ve kötülüklerden alıkor” buyurmuş Rabbim.

Çare; Bu pisliğe bulaşanlar için pişmanlık, hemen tevbe ve kesin olarak terktir. Zina edenlerden ders almalıdır.

Hz. Peygamber, bulaşıcı hastalıklara karantina uygulamıştır. Bulaşmaması için oraya yaklaşmayın, hastalarla ilişki kurmayın demiştir.

Cenab-ı Allah : “Öyle bir fitneden sakının ki, o içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (hepinizi perişan eder) (Erfal : 25) buyurmuştur.

Bu ayete göre hepimiz, perişan olmamak için yüce dinimizin yasakladığı zinadan kaçınmak ve kaçındırmak zorundayız. Yoksa toptan ceza görürüz.

Cenab-ı Allah tarihte fuhşu affetmemiş, daha dünyada iken cezalandırmıştır.

Zinanın önlenmesi, tecavüz olaylarının bitmesi için bazıları genelevi çare olarak gösteriyor.

GENELEV ÇARE Mİ?

            -İnsan, yeryüzünün en şerefli varlığıdır, metâ değildir. Bir mal gibi kiralanamaz, alınıp satılamaz. Değilse insan alçaltılmış olur.

-Bütün dinlerde, kanunlarda zina yasaktır.

-Bazılarının iddia ettiği gibi genelev sokakları temizlemez, fuhşu önlemez. Aksine daha çok fuhşu körükler, fuhşu meşrulaştırır, kolaylaştırır, devamlı o kötülük kapısını açık tutar.

-Genel evler, hastalık evleridir.

-Birçok aile yuvalarının yıkılmasına neden olmaktadır.

-Genelevlerdeki ilişki de iki taraf için zinadır.

-Fuhşa harcanan parada, fuhuş yolu ile kazanılan para da hayretmez, gayri meşru bir paradır.

KURTULUŞ YOK MU?

            Olmaz mı?, her günahtan, her pislikten kurtulma yolu vardır.

Tevbe kapısı herkese açıktır.

Peygamber zamanında bir kadın “ben zina ettim” diyor pişman oluyor, terk ediyor. Cenaze namazında peygamberimiz: “Her taraf meleklerle doluydu, ayak basacak yer yoktu” demiştir.

Peygamberimiz bir hadislerinde : “Zinaya devam eden kimse putperest gibidir” demiştir. (Ramuz 236/16)

Başka bir hadislerinde de:

“Günahlarından dolayı tevbe eder günahsız gibi olur” buyurur.

Cenab-ı Allah’da şöyle buyurur :

“Allah’a dönülmeyecek tevbe edin”

Allah’ın affı her zaman kulun günahından daha büyüktür. Pişman olup, günahı kesin olarak terk ederek tevbeden kurtulur.

DÜŞMAN OYUNUNA DİKKAT

            Unutmayalım, fuhuşta düşman oyunuda vardır. Bir milleti topla tüfekle belki yıkamazlar, ama ahlâksızlıkla, fuhuşla yıkarlar. Fuhuş nasıl yuvaları yıkıyorsa milletleri de yıkar.

İhânet plânlarında :

Madde 1 : “Aile hayatını yıkınız”

Madde 2 : “Türkleri zinaya, ve diğer ahlâksızlıklara teşvik ediniz” denilerek talimat verilmiştir.

Bugün her pislik, bize. Batının bataklığından, Amerika’nın çöplüğünden, siyonizmin sinsi plânlarından gelmiştir.

 

ÖZÜN ÖZÜ

            Bugüne kadar ahlâken çöken toplumlar helâk olmuş, zinanın girdiği aileler yıkılmış, çocukları acı çekmiş, eşler birbirini orakla, balta ile doğramış, bıçakla delik deşik etmiş; biri mezara, biri hapse boylarken çocuklar sokaklara düşmüştür.

İffetsizlik yoluna düşen toplumlar, önce ar, haya duygularını kaybetmiş sonra da aile yuvalarını kaybetmişlerdir.

Huzur arıyorsak, geleceğimizi düşünüyorsak, çocuklarımızı, ailemizi düşünüyorsak, asla zinayı düşünmememiz lâzım. Ve :

-Dindar olmaya, dindar yaşamaya mecburuz.

-Haram, helâli tanımak, günahı sevabı öğrenmek, genç nesle de öğretmek zorundayız.

-Allah’ın koyduğu kurallara uyan, Allah’ın dinine göre yaşayan pişman olmaz, yüzü kızarmaz.

Son günlerde neden herşey istediğimiz gibi olmuyor, neden insanımızda beklenen iyileşme ve düzelme olmuyor, dersiniz? Şunun için olmuyor:

-Önce atalarımız : “Eline, beline,diline sahip ol” demiş.

-İnsanımıza haram tatlı ve cazip geliyor.

-İnsanımızın yediği haram içtiği haram.

-Gençler isyankâr, “haram yiyenin haramı evladı oluyor”

-İşlenen günahların üzerimizde etkileri olup, işimize düşüncemize,hayatımıza yansıyor, kalbimizi karartıyor.

-Günahları yüzünden çoklarımız cezalandırılmış.

-Bazılarımız Allah’ın has, halis kullarının yazıldığı defterden silinmiş, müslümana benzemiyor, müslüman gibi yaşamıyoruz. Nasıl düzgün olalım, nasıl işlerimiz düzgün olsun?

Sonuç olarak, bir başka açıdan konuya dikkatinizi çekmek istiyorum.

Kur’an’da zina edenlerin alçaltılmış olarak sürekli azap görecekleri bildirilmiştir. Ancak pişman olan zinayı terk edip Allah’a tevbe edenler hariçtir denmektedir.

Zina eden Mâiz’e Allah Rasûlü : Dokunmuş, öpmüş olmayasın” diye açık kapı bırakmış, infaz anında kaçmak istediğini duyunca da :”bıraksaydınız belki tevbe eder Allah’da af ederdi” demiştir. “Maiz helâk oldu” diyenlere : “Maiz öyle bir tevbe etti, Allah’ın hükmüne razı oldu ki, bu tevbe bir ümmete pay edilseydi yeterdi” demiştir.

Yine zina suçunu ikrar eden Gamid’li kadının cenaze namazını bizzat peygamber kıldırmış, itiraz eden Hz. Ömer’e : “O öyle bir tevbe ettiki, Medine halkından yetmiş kişiye paylaştırılsa onlara yetecek tevbe etti” demiştir. (Aile İlmihali:117 H. Döndüren.)

İslâm’ın dört şahit istemesi de düşündürücüdür. Bu duruma ancak fahişeler düşebilir.

Buradan anlıyoruz ki, islâm’da iffet çok önemli. Namuslu kadına iftira atılmayacak, namus üzerine dedikodu yapılmayacaktır. Nur sûresinin 4. ayetinde namuslu kadına iftira atan kimse 80 değnek kurulması. Onların ebediyyen şahitliklerinin kabul edilmemesi emredilir. Ayrıca onlar fasık olarak nitelendirilir.

Eğer kadına kocası iftira ederse, kadına boşanma hakkı tanınmıştır. Ashaptan biri hanımına zina isradında bulunmuş, isbat edememiş Nur sûresinin 6-9 ayetleri rezil olmuş ve yalancılardan sayılmış Allah’ın lâneti üzerine olsun denmiştir.

Unutmayalım büyük günahlardan biri zina, biri de iffetli kimseye iftara etmektir.

Kur’an’da “Mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler, şüphesiz bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir” (Ahzab : 58) buyrulmuştur.

Kur’an, bir de bizim bilmediğimiz şeylerin peşine düşmememizi emrediyor : (Hucürat : 12)de şöyle buyruluyor :

“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir. Çok esirgeyicidir”

Günahları, günah sahibininde, başkalarının da gizlemesi esastır. Bir günahı ifşa etmek onun yayılmasına neden olur. Bu da günahtır. Bir günahı anlatmak, işlemek kadar günahtır.

Rabbim hepinize müslüman olarak yaşamak, müslümanlar olarak can vermek ve müslümanlar olarak haşrolmak nasip etsin.

Rabbim hepinizi tevbe eden tevbesi kabul olan kimselerden etsin.

Hepiniz, Allah’ın salih, Halis kullar defterine yazdığı kimselerden olun inşallah.

Rabbim sizleri, bilhassa genç kardeşlerimi günahın, haramın her çeşidinden, bilhassa zina belâsından korusun inşallah.

Allah’ın rahmeti, bereketi, ihsanı, ikramı ve selamı üzerinize olsun. Allah sizlerden razı olsun.


Bu yazıyı 2.196 kişi okudu.

Araştırmacı Yazar
Mustafa ÖSELMİŞ