DİNDAR NESLE İHTİYAÇ

Aileler için, devlet millet için varlığımızın devamı için dindar nesle ihtiyacımız var. Onun için milli ve manevi değerlerine bağlı yüz akı evlatlar yetiştirmeliyiz.

Bu bir sanattır. Şimdi hayırlı bir nesil nasıl yetişir ona bakalım:

Önce hamur ailede karılır:

Her şeyden önce iyi mahsul elde edebilmek için nasıl toprağın verimli olması aranıyorsa, iyi bir nesil elde edebilmek için de iyi bir eş seçilmelidir. Aslı nesli araştırılmalı, iyi bir terbiye eğitimi görmüş olmasına dikkat edilmeli, en önemlisi de inançlı, iffetli olanlar tercih edilmelidir.

Eş iyi seçilirse, mutlu olunur, iyi ve hayırlı evlatlar yetiştirilir.

Her iş dualı besmeleli olduğu gibi. İşe besmele ile başlanmalıdır. Hayırsız insanlar için “Besmelesiz” tabiri kullanılır. “Besmelesiz işin hayrı olmaz” denmiştir.

Çocuk ana karnında helal gıda ile beslenmelidir. Haramla beslenen vücut hârâmi olur. Ana yediğine içtiğine dikkat etmelidir. Çocuğuna helal süt emzirmelidir. Acil durumlarda meme ucu yıkanıp besmele ile emzirmelidir.

Çocuk ana karnında iken yenilip içilen, dinlenilen müzik, okunan Kur’an, yapılan dualar çocuğa yansır, çocuk bunlardan etkilenir.

Çocuğu etkileyecek hareketlerden ve ilaçlardan kaçınmalıdır. Dikkat edilmezse, engelli doğuma neden olur. Alkol, sigara, uyuşturucu kullanılmamalı, çünkü bunlar çocukta kalıcı olur.

Mecburiyet yoksa, normal doğum tercih edilmelidir. Sezer yanla doğum bir nevi soykırımdır. Çocuğu ömür boyu olumsuz etikler. Çocuk 72 saat kadar sonra ana sütü içebilir. Ana sütü bir aşıdır, çocuğu korur. Normal doğum anne için de çocuk içinde daha faydalıdır. Onun için normal doğul tercih edilmelidir.

Çocuk dünyaya geldikten sonra ilk yapılacak şey sağ kulağına ezan, sol kulağına da kamet getirilir. Bu peygamber efendimizin tavsiyesidir. Kendisi de torunlarına böyle yapmıştır. Okumadan sonra verilen güzel ismi ile üç defa çağrılır.

Çocuğa verilen isim güzel olmalıdır. Ana babanın çocuğa görevlerinden birisi ona güzel bir isim vermeleridir. Çünkü kıyamet günü insanlar isimleri ile çağrılacaklardır.

Yalnız Allah’ın zatına mahsus isimler verilmemelidir. Ancak Abdullah, Abdurrahman şeklinde verilmelidir. Bir de manası kötü isimler verilmemelidir. Peygamberimiz kötü manalı isimleri değiştirmiştir.

Bir hadislerinin de: “Siz kıyamet günü kendi isimlerinizle çağrılacaksınız. Öyleyse güzel isimler koyun buyurmuştur. (Ebu Davut, edep:61)

Çocukların ilk duyduğu şey ezan kamet olmalıdır. İlk söylediği şeylerde Allah ve lailahe, illallah, Muhammed (sav) olmalıdır. Bunu öğretmek zor değildir. Peygamber (as) şöyle buyurur: “Çocuklarınız konuşmaya başladığında ona “Lâilâhe illallah” demeyi öğretin” (Ramuz:33/3)

Çocuğun ilk öğrendiği şeyler onda kalıcı olur. Onun için küçük yaşta dini hayatın içine çekilmelidir. Vakti geçince benimsemez. İlk anlarda İslam fıtratı üzeri yaratıldığı için dine meyyal olur.

7 yaşına geldiği zaman namaz öğretilmeli ana baba ile beraber onunda katılması istenmeli ve sağlanmalıdır.

Peygamber (as):

“Çocuklarımıza 7 yaşında namaz kılmayı öğretin. 10 yaşına geldiğinde namaz kılmalarını sağlayın. Erkek ve kız çocuklarının yataklarını da ayırın” buyurmuştur. (Ebu Davut, salat:26)

Bunlar iyi nesil yetiştirmek isteyen ana babanın vazgeçilmez görevi ve sorumluluğudur.

Bir gün peygamber (as) a bir grup yeni Müslüman olan kişiler geliyor, 20 gün kadar kalıp İslam’ı öğreniyorlar. Ayrılacakları zaman peygamber (as) onlara:

-“Gidin ailelerinize dinlerini öğretin, namazı öğretin” buyuruyor. (Buhari ezan:18)

Cenab-ı Allah’ın Müslüman ana babalara emri de namazın öğretilmesidir. Şöyle buyurur: “Ailene namazı emret; kendinde sabırla namaza devam et…” (Taha:132)

Allah’a kulluk görevleri çocuğa küçük yaşta öğretilmelidir. Bu mermere yazılan yazı gibi kalıcı olur. Sonradan yapılan aşı tutmaz su üstüne yazılan yazı gibi olur. olmuyor, ne yaptıysam olmadı sızlanmaları fayda vermez.

Çocuğun kafasına şu olacak bu olacak yerine güzel insan olacak, cennetlik olacak düşüncesi aşılanmalıdır.

Ana baba çocuğu büyütürken sadece lafla değil, giyimiyle davranışlarıyla iyi örnek iyi model olmalıdır. Peygamber (as)ın tebliğdeki metodunun özü şuydu: “Söyleme yap” “Yapmadığını söyleme” çünkü çocuk önce ana babasını taklit eder.

Cenab-ı Allah Kur’an’da:

“Ey iman edenler! Yapmadığınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmadığınız şeyleri söylemeniz Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.” (Saff:2-3)

Allah soruyor:

“Başkalarına iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz?” (Bakara:44)

O küçük, o çocuk denilip hatalarına göz yumulmamalıdır. Baştan edebi, haramı, günahı , sevabı öğrenirse öyle devam eder. Bir atasözümüz var, “İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de o olur.

Allah emrediyor:
-“Ey iman edenler kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyun.” (Tahrim:6)

Çocuk bir avuç hamur gibi ana babaya teslim edilir. Onu, şekillendirmek ana babanın elindedir. Nasıl istenirse öyle olur. Hiçbir emek boşa gitmez. Nasıl istenirse öyle olur. Küçükken itirazı olmaz.

Çocuğun iyi insan olması için helal gıda, helal süt şarttır. Peygamber(as): “İnsan yediğinden ibarettir” demiştir. Bunun yanında ana baba hayırdua ile büyütmeli, bedduadan, kaba ve çirkin sözlerden sakınmalıdır. Bazı aileler dil alışkanlığı olacak çocuğun  bir hatasını gördüğünde “Gavurun çocuğu” gibi ifadeler kullanıyor. Çocuğa güzel yaklaşmıyor, güzel şeyler öğretmiyor. Kendisi dini bir hayat yaşamıyor. Çocuğunun iyi bir insan olmasını bekliyor. Eğri cetvelin doğru çizgisi olmaz.

Bir ata sözünde: Oğlan babadan öğrenir at çevirmesini, kız anadan öğrenir sofra donatmayı” denmiştir.

Şartlardan biri de ev, Müslüman evi olmalıdır. Günah evi olmamalıdır. Kötü ve kötüyü hatırlatacak bir şey bulunmamalı ve kötülük işlenmemelidir. Çocuk ana baba kavgasına geçimsizliğine şahit olmamalıdır.

Dayak cennetten çıkmadır derler. Dayağın evde yeri yoktur. Çocuk dayakla büyürse kindar yetişir, hatta küçükken yediği dayağı inancı almazsa, büyüyünce iade eder.

Çocuk raflarda dini kitap, duvarlarda dini semboller görmelidir. Çocuğa kabirde, ahirette sorulacak soruların cevabı öğretilmelidir. Değilse Allah’ın huzurunda ana babasının yakasını yapışacak onlardan şikayetçi olacaktır. Bana dinimi öğretmediler, beni iyi terbiye etmediler diyecektir.

Ana baba sırtı pek, karnı tok, beyni aç evlat yetiştirirse ilk acıyı kendisi tadacak ve fayda vermeyen pişmanlık duyacaktır.

Para kazanalım derken dinlerini öğretmediği çocuğunu sünnet ettirecek ailenin çocuğu biraz korktuğu için şöyle bir soru sormuyor:

-Anne Alman çocukları sünnet olmuyor mu?

-Anne:

-Hayır olmuyor” diyor. Çocuk

-Keşke bende Hıristiyan olsaydım” diyor. İyi bir ana baba olmak gerekiyor. Çocuğa kimlik, kişilik kazandırılmalıdır. Milli manevi değerler kazandırılacak olursa o çocuktan zarar gelmez. Ana baba, büyük anne büyük babasını kumar parası, uyuşturucu parası için öldüren gençler iyi yetiştirilmemiş gençlerdir.

Çocuğa davranışımız nasıl olmalı:

Çocuğa davranış şeklimiz çok önemli. Unutmayalım çocuğa gösterdiğimiz ilgi kadar Müslümanız.

Hem Müslümanız diyeceğiz İslam’ı yaşamayacağız ve çocuğumuza İslam’ı anlatmayacağız, yaşatmayacağız. İslam’ın ne bize ne çocuğa faydası olur.

Üniversite öğrencilerinden gusül abdestini bilmeyen öğrencilerle karşılaşıyorum. İslam ile tanıştırılmamış. Dünya ile ilgili çok şey bilip dinle ilgili bir şey bilmemesi ana babanın ayıbıdır. Dünya ve ahirette yüz karasıdır. Bu evlada yapılacak en büyük kötülüktür. Anasının babasının cenaze namazını kılamayanları görüyoruz. Mezarı başında bir Fatiha üç ihlas okumayanları görüyoruz. Ana baba hangi ünvanı hangi mesleği kazandırmış olursa olsun. Bu önemli değil.

Çocuk sağlıklı olsun diye bütün aşılarını yaptırıyoruz da her hayrın, her iyiliğin kaynağı olan din, ahlak, edep ve merhamet aşılarını unutursak çocuk ruhsuz olacaktır.

Çocuğa sadece sevgi yeterli değildir, her istediğinin alınması da aslında onu mutlu etmez, mutluluğu kısa sürer. Çocuğun karnı kadar ruhunun da doyurulması onun iyi insan, iyi vatandaş olmasını sağlar.

Her çocuğun olumlu yönleri olduğu gibi olumsuz, hatalı yönleri de vardır. Çocuk hatalarından dolayı sürekli tenkit edilmemelidir. Sürekli eleştirilen çocuklar ana babalarından soğur olumlu tarafları görülüp dile getirilirse çocuk üzerinde olumlu etki yapar, iyi yönde gelişmeye devam eder. İsyankar olmaz. Övülen, takdir edilen davranışlarını devam ettirecektir. Olumlu konuşmalar çocuk üzerinde olumlu etkiler yapacaktır.

Hatalı davranışlarını da zamanında alışkanlık haline getirmeden, tatlı dille düzeltirsek, hatalar onun hayatında yer etmeyecektir.

Ana baba çocuklar arasında sevgide, övgüde, mal da asla ayrım yapmamalı, eşit davranmalıdır. Değilse çocuk dışlanır aile içi bağlar zayıflar. Erkek-kız ayrımı da yapılmamalıdır.

Çocukla alay edilmemeli. Kötü lakaplar takılmamalıdır. Haylaz, işe yaramaz, olmaz gibi sözler söylenmemelidir. Nasıl olması isteniyorsa öyle davranılmalıdır. Bu bir yönlendirme olur.

Kaba ve sert bir dil kullanmak çocuğu aşağılamak olur. Çocuğu küçük düşürmek ana baba hayranlığını bitirir, davranışları samimi olmaz, kin besler. Çocuğun gelişimini olumsuz etkiler.

Çocuk şiddet görürse, acıma, merhametle davranma hissi körelir. Katil, cani, zalim biri olur.

Çekingen, pısırık biri olarak yetiştirilirse intikamcı olur. Herkesten hatta hayvanlardan bile intikam alır.

Çocuk ne zaman azarlanacak, ne zaman bir kusuru yüzüne vurulacak beklentisi ile büyümemelidir. Azarlanmamalı tehdit edilmemeli, bir şeyle korkutulmamalıdır. Emir cümleleri kullanılmamalı, bazı şeylerden mahrum bırakılmamalıdır.

Necip Fazıl Rahmeli: “Siz hiç sarrafın bağırdığını duydunuz mu? kıymetli malı olanlar bağırmazlar” demiştir.  Kullanılan dil çok önemlidir.

Çocuk hak etmediği şekilde övülmemelidir. Şımarık olur. Gurur, kibir hastası olur.

İhtiyacından fazla harçlık rüşvetçi yapar.
Çocuğa yaşına göre davranılırsa daha çok özgüveni olur, şahsiyeti gelişir.

Yaşına göre cinsel ve dini bilgi verilirse iffetli olur.

Çocuğa neler kazandırılmalıdır?

Çocuğun iyi yetişmesi için; çocuk biraz büyüyünce  kendini sorgulamaya başlar o zaman ona doğru bilgi, doğru hedef gösterilmelidir. Çevresinde güzel örnekler görmelidir.

Bir imza günümde 6 yaşında bir çocuğu “Ne olacaksın?” diye sorunca “Güzel insan ve cennetlik” cevabını vermişti.

Çocuğun ilerde başarılı ve dürüst bir insan olabilmesi için ona sorumluluk duygusu kazandırılmalıdır. Yaşına göre sorumluluklar yüklenmelidir.

Çocuğun doğru bir kimse olabilmesi için etrafında yalancı, iftiracı, gıybetçi yani ahlaksız kimseler görmemesi gerekir.

Hak-hukuk, helal-haram, günah, merhamet, haya sevgi, saygı gibi kavramlar çok iyi öğretilmelidir.

Çocuğun sorduğu soruları dinleyip, doğru cevaplar verilmelidir. Sorularını cevaplandırmakta bıkkınlık gösterilmemelidir.

Ana babanın görevi çiçek yetiştirmek değil çocuk yetiştirmektir. Nasıl ağaçlar iyi meyve versin diye aşı yapılıyorsa, çocuğa da güzel şeyler aşılanmalıdır. O zaman güzel, faydacı merhametli insan olur.

Çocuk ana babasını besmeleli, ağzı dualı tatlı dilli güler yüzlü görmelidir. Onlardan selam alıp vermeyi, saygıyı, sevgiyi, hayayı, merhameti öğrenmelidir. Çocukluk yaşı resim çekme dönemidir. Kayıt dönemidir. Her şeyin temeli aile de atılır.

Dinin temeli de ailede atılır. Dini bilgiler ailede kazanılır. Sonraki kazanılanlar o temel üzerine konur. Temel sağlam olmazsa bit’atler, hurafeler ve inançsızlık ortaya çıkar.

Çocuk ilk nasıl ailede şekillendirilirse öyle devam eder.

Peygamber (as) şöyle buyurmuştur.

-“Bir babanın evladına bırakacağı en hayırlı miras güzel terbiyedir” (Tirmizi, Birr:33)

Dindar evlat yetiştiren içinde şöyle buyurmuştur:

-“Kendisine dua eden evladı olan kimsenin amel defterine sevap yazılmaya devam eder” (R. Salihın 1412)

İbrahim (as)ın 112 yaşında yaptığı duayı bizde yapalım:

-“Ey Rabbım! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle; Ey Rabbımız duamı kabul et!” (İbrahim:40)

Çocuk için dua eksik edilmemelidir:

Çocuk sahibi olmak için dualar ederken hayırlı evlatlar istenmelidir. Avuturken, uyuturken hu hu’larla büyüttüğümüz yavrularımızın şeytan evladı olmaması için besmeleyle abdestli emzirmeliyiz.

Bir gün peygamber (as) ashabına “Bir zaman gelecek şeytan çocukları kendi çocuklarla değiştirecek” diyor.

-Bu damı olacak Ya Rasulellah? deniyor.

-Evet olacak” buyuruyor.

-Bunu nasıl anlarız? Diyorlar.

-Merhamet azlığından” buyuruyor.

Çocukların dış görünüşleri gibi ahlaklarının da güzel olması için analar babalar duayı eksik etmemelidir. Çünkü dua çocuğu asıl güzelleştiren süs olacaktır.

Allah Resulü torunu omuzun da iken şu duayı yapmıştır:

-“Allah’ım ben bunu seviyorum, onu sende sev”

Ana baba çocuğuna bedduadan kaçınmalıdır. Çünkü ana babanın duası red olmaz.

Kur’an’da şöyle dua örnekleri verilmiş ve o şekilde dua etmemiz istenmiştir.

“Rabbimiz! Bize gözünüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takva sahiplerine önder kıl! Derler (Furkan:74)

Peygamberler nesil endişesi içinde olmuşlardır. Bunun için dua etmişlerdir. İbrahim (as):

-“Ey Rabbımız! Bizi sana boyun eğenlerden kıl. Neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar.” (Bakara:128)

-“Rabbim, beni devamlı olarak namazı hakkıyla kılanlardan eyle! Neslimden gelenleri de namazı devamlı kılanlardan eyle!” (İbrahim:40) diye Allah’a yalvarmıştır.

Zekeriya (as):

-“Rabbim! Ne olur bana lütfu kereminden bir yardımcı oğul ihsan eyle!” diye Allah’a dua etmiştir. (Al-i imran:38)

Büyüklerimiz de hayırlı nesil için Allah’a dua etmişlerdir. Şu anda geleceğimizin aydınlığı olacak, yüz akı nesillere ihtiyacımız var.

Korkmayın dindar olsun, kindar olmasın:

Bazılarının “Müslümanım” demekten çekindiği bir devirde yaşıyoruz “Müslüman deyiverirler” endişesi taşıyan oluyor. Bırakın korkuyu bırakın endişeyi Müslüman desinler. Çünkü halkın şehadeti çok önemlidir.

Bir insanın iyiliğinden bahsetmişler. Peygamber (as) vacip oldu ”demiş birinin de kötülüğünden bahsetmişler onun içinde vacip oldu” demiş.

-Ne vacip oldu dediklerinde

-Birine cennet, diğerine cehennem vacip oldu buyurmuşlar.

Biz Müslümansak çocuklarımızın Müslüman olarak yetişmesinden daha normal ne olabilir.

Ekim 2015’te gençlik ve sorunları çayıştayı yapılmıştı. Çayıştay sonunda Kur’an’ın gençlere öğretilmesi, gelecek nesillere Kur’an bilgisinin aktarılması kararı çıkmıştı. Ayrıca çalıştayda günümüzde imanlı gençlere ihtiyaç olduğuna dikkat çekilmişti. Çünkü imanlı nesilden ahlaksızlık olmaz; hainlik olmaz, terörist çıkmaz.

Kendi dini öğretilmeyen gençlerin meslek hayatımda ataist, satanist veya terörist olduklarını gördüm. Haç takanları gördüm.

Dindar ailelerin çocuklarını görüp, keşke bende böyle yetiştirseydim, benim evladımda böyle olsaydı deyip ağlayan velilerle karşılaştım.

İnanç insanı farklı kılar Kur’an insanı değiştirir. Peygamber sevgisi insanı merhametli, şefkatli olmasını sağlar.

Çocuğunu özel okullarda okutan, meslek sahibi yapan babaya “Biraz da yaz Kur’an kurslarına gönder” dedim. Kur’an’ı sonra öğrensin dedi. Bir ikindi namazından sonra onun cenazesiyle karşılaştım. Oğlu cenaze namazı kılınırken kenarda bekliyordu.

Hz. Ömer, Ebu Cehille aynı durumda idi. Kur’an onu değiştirdi. Kur’an’dan uzak kalanlar takımların büyüklüğünü tartışırken Kur’an da ki mesajları alan Allah’ın büyüklüğünü tanır.

Armut ağacından elma toplayan görülmemiştir. Dini öğretilmeyen çocuğun hayırlı insan olacağı beklenmemelidir.

Çocuklar küçük yaştan itibaren ibadete alıştırılmalıdır. Ailecek ibadetler yapılmalı Allah’ın emrettiği şeyler sevdirilmelidir. Ağaç yaşken eğilir. Kulluk bilinci küçük yaşta kazanılır. Erkek çocuklar küçük yaşta camiye götürülmeli, küçükken Kur’an öğretilmeli, Cuma günleri, kandil geceleri, bayram günleri, Ramazan ayı fırsat bilinmelidir. Dini duygular küçük yaşta kazandırılmazsa sonra yaşanmaz.

Yemede içmede yatıp kalkmada sünnetler öğretilmelidir. Ölçülü, düzenli yaşamak öğretilmelidir. Dinini itikadı düzgün kişilerden ve doğru kaynaklardan öğrenmesi sağlanmalıdır. Her gün evde okuma saati olmalıdır. Yoksa nasıl ateşten korunacaktır.

Çocuklara geçmiş kavimlerden bahsedilmeli, işledikleri günahlar yüzünden başlarına gelenler anlatılmalıdır. Zamanımızdaki yaramaz, ahlaksızların sevilmediği ona örnek olarak gösterilmelidir. İyi insanlar örnek gösterilmelidir. Kötülüklerden, kötü alışkanlıklardan korunmayı çocuklarımıza öğretmezsek onları kaybederiz.

Osman Gazioğlu Orhan Gazi’ye son ikazları şöyle olmuştur:

“Oğul, Allah buyruğundan başka iş işleme! Bilmediğini ehlinden sorup öğren!

Oğul, din işlerini her şeyden öne al! Alimlere hürmet et! Dini gayreti olmayanları ve sefih hayat yaşayanları devlet ve millet işlerine yaklaştırma! Zira yaratandan korkmayan yaratılanlara merhamet etmez”

Yakın zamana kadar bu millet dini gayreti olmayanlar tarafından yönetilmiştir. Kur’an yasak kitaptır, ezanlar susmuş, camiler ahır, meyhane yapılmış veya satılmıştır. Çeşmelerdeki besmeleler kazınmıştır. Allah demek, inşallah demek yasaktır.

Dini kitapların basımı, okunması yasaktır. Diyanet işleri başkan yardımcısı Ahmet Hamdi Akseki Peygamberimizin hayatını anlatan bir kitap yazmış, Matbuat Genel Müdürlüğü’ne göndermiştir. Uzun süre cevap alamayınca  ne durumda olduğunu sormuştur. Gençliği dindarlığa yönlendireceği gerekçesiyle basılmamış, Genel Müdür Nedim Tör şu cevabı vermiştir. Yıl 1943 “Dindar bir neslin yetişmesine taraftar değiliz”

Elhamdülillah bu millet cahiliye devrinden kurtulmuştur. 1950li yıllarda ezan aslına dönünce ezan okuyan ağlaya ağlaya ezanı uzun sürede okumuş, ezanı duyan halk caminin önüne toplanıp göz yaşları ile ezanı dinlemiştir.

Eğer bugün böyle bir ortamda din öğrenilmez ve öğretilmezse vebal ağırdır.

Çocuklarımızı kaybetmeyelim:

Çocuklar bizim geleceğimizdir. Çocuklarımızı ihmal edersek geleceğimizi ihmal etmiş oluruz. Geleceğimiz olmaz, onları kaybederiz. Dünyaları da olmaz ahiretleri de olmaz.

Çocuklar gözümüzün nurudur. Onlar Allah’ın bize verdiği bir nimettir, emanettir.

Çocuklarını iyi yetiştirmeyenler yarınlarına güvenle bakamaz. “Benim evladım ardımdan dua eder” benim için, sadaka-i caniye olur” diyemez. Evlat, insanın ya cenneti olur yada cehennemi olur.

Haberlere bakacak olursak bir çok ana baba evlatlarını koruyamıyor, iyi bir insan olarak yetiştiremiyor. Her türlü pislik her türlü ahlaksızlık vicdansızlık sergileniyor. Tacizler, tecavüzler ve cinayetler utandırıyor.

Dini duygu, Allah korkusu olmayanların hallerinden ana babaları sorumludur. Allah ana babaları çocuklarından dolayı sorumlu tutmuştur. Evladı kurtulmayan ana baba kurtulamaz. Evlatların kusurlarından kötülüklerinden önce babaları kusuru kendisinde aramalıdır. Çünkü onlar ana babalarının eseridir.

Ana baba ne yaptıysam olmuyor, söz dinlemiyor diye kendini temize çıkaramaz. Soruyorum, hangi ana baba evladına ne vermiştir de evladı kabul etmemiştir.

Çocuğun hakkı var mıdır?

Hep ana baba hakkından bahsedilir. Doğru ana baba hak sahibidir. Ama çocukların hakkı yok mudur? Onlar hak sahibi değil midir?

Çocuklarına ilgi göstermeyen bir bedeviye peygamber (as) “Allah sizin kalbinizden merhamet duygusunu çıkarıp almışsa ben ne yapayım” demiştir. (Buhari Edep.18)

Bir hadislerinde de: “Çocukların terbiyesini güzel yapın” buyurmuştur. (İbn-i Mace, Edep.3)

“Kişinin öldükten sonra geri de bıraktıklarının en hayırlısı, kendisine dua eden salih bir evlattır.” (Müslim, vasiyet:14) buyurmuştur.

Tabii salih evlat yetiştirmek salih ana babaların işidir. Sorumluluk hisseden ana babalar salih, sadaka-i cariye olacak evlat yetiştirirler.

Bir hadislerinde de Allah Resulü:

-“Bir kimse evladını rezil etmek için “Bu benim evladım değildir” derse Allah da onu kıyamet gününde rezil eder” buyurmuştur. (Ramuz:410/4)

Çocuğun ana babası üzerinde vazgeçilmez hakları vardır. Çocuklar Allah’ın emanetidir. İslam fıtratı üzerine teslim edilen evlatlar kirletilmeyecektir.

Peygamber (as): “Çocuk İslam fıtrat üzere tertemiz doğar ana baba önce Hıristiyan ya da Mecusi yapar” buyurarak, ana babanın elindeki fırsatı ve gücü ifade etmiştir.

Ana baba çocuğun sahibi değil emanetçidir. Onu en güzel şekilde yetiştirmek sorumluluğunu taşır.

İmam-ı Malik’e bir baba evladından şikayet ediyor. Ona:

-Oğluna hiç lanet okudun mu? Diye soruyor.

Adam:

-Okumaz olur muyum. Beni dinlemedi. Kötü davrandı bastım bedduayı “deyince imam-ı malik:

-Oğlunu sen kötü etmişsin” cevabını veriyor.

Ana baba hayır dualarla, sevgi ile şefkat ile evladını yetiştirecektir. Çocuk o zaman hayırlı evlat olur.

Bir babada Halife Hz. Ömer’e gelerek

-Evladım beni dövüyor” der şikayet eder.

Hz. Ömer, çocuğu çağırır, baban senden şikayetçi. Onu dinlemiyor, kötü davranıyormuşsun. Babanın senin üzerinde hakları var, iyi davranmalısın diye nasihat ediyor.

Çocuk Hz. Ömer’e:

-“Ana’nın babanın çocuk üzerinde hakları vardır. Çocuğun ana babası üzerinde hiç hakkı yok mu? Diyor.

-Hz. Ömer: “Olmaz olur mu? Diyor ve sıralıyor: anasını iyi seçecek, güzel ad koyacak, dinini öğretecek ve iyi terbiye edecek” diyor.

Çocuk:

-“Babam anamı iyi aileden seçmemiş, bana kara böcek adını vermiş, bana dinimi öğretmedi, beni terbiye etmedi” deyince Hz. Ömer çocuğun babasına:

-“Çocuğun böyle böyle dedi, doğru mu?” der.

Adam:

“Evet” deyince ona:

“Evladın iyi ki başını yarmamış” der.

Bir hadislerinde de şöyle buyurur:

-“Çocuğun avretine dikkat edin. Onun avreti, büyüğün avreti gibidir. Allah avret yerlerini açana rahmet nazarı ile bakmaz” (Ramuz’ul e Hadis:321/6)

-Çocuğuna küçükken bazı güzel alışkanlıklar kazandırılmazsa, büyüyünce düzeltilemez.

Peygamberimizin yanına baldızı Esma, ince ve dar bir elbise ile gelmişti. Peygamberimiz ondan yüzünü çevirerek:

-“Ey Esma ince ve dar elbise giymemelisin” demiş, ona sitem etmiştir.

Peygamber (as) evlatlarını torunlarını en güzel bir şekilde yetiştirmiştir.

Hz. Aişe evlendikten sonra bile sabahları kapısını çalar “Namaza kalkmayacak mısınız?” derdi.

Tahvim Suresinin 6. Ayeti: “Ey iman edenler! Kendinizi ve aile fertlerini yakacağı insanlar ve taşlardan cehennem ateşinden koruyun!” nazil olduğunda Ashabı:

-Kendimizi koruyabiliriz, ya aile fertlerini nasıl koyacağız? Diye Allah Resulüne sordu.

Allah Resulü şu cevabı verdi:

-Onlara Allah’a kul olmayı, itaat etmeyi ve ibadet etmeyi emrediniz. Allah’a isyan etmekten ve günah işlemekten neh yediniz. İşte böyle koruya bilirsiniz”

Ana babanın çocuğuna görevlerini kısaca ifade edecek olursak:

-Çocuk dünyaya gelince güzel bir ad vermek sağ kulağına ezan sol kulağına kamet getirmek.

-Helal gıda, helal sütle beslemek.

-Varlıklı ise akika kurbanı kesmek.

-Küçük yaştan itibaren güzel terbiye ve ahlak üzere yetiştirmek,

-Yaşına göre dinini öğretmek

-İyi örnek, iyi model olmak.

-okutmak, meslek sahibi yapmak

-İyi bir aile yuvası kurmasında yardımcı olmak,

-İyi insan, iyi vatandaş, iyi Müslüman olarak yetiştirmek diye özetlenebilir.

Çocuklar ana babaya emanettir:

Cenab-ı Allah çocukların hesabını ana babalardan soracaktır. Kur’an’da: “Diri diri toprağa gömülen kıza hangi günah sebebiyle öldürüldüğü sorulacaktır” (Tekvir:8-9) buyrularak çocuğun hayatını mahvedenlerin sorguya çekileceği bildirilmiştir.

Cahiliye devrinde çocuğun dünya hayatına zarar veriliyordu. Şimdi dinsiz imansız yetiştiren ana babalar hem dünya hayatını hem de ahiret hayatını zehir ediyor. Bu durumun hesabını, evladını ihmal eden, emanete ihanet eden her ana baba verecektir.

Kimse çocuk benim değil mi istediğim gibi davranırım diyemez. Ona Allah’ın emaneti olarak davranmak mecburiyetindedir.

Ana babanın evladına olan sorumluluğunu ihmal edilecek veya başkasına devredilecek sorumluluk değildir. Ana babanın sorumluluğu sadece yedirip, içirip büyütmek değildir. Kalırsa elin, ölürse yerin beğeneceği, Allah’ını tanıyan, itaat eden bir kul olarak yetiştirmektir.

Allah çocuklarla ana babaları imtihan eder:

İnancımıza göre insan sadece kendisinden sorumlu değildir. Kendi yükü ile beraber başkalarının yükünü de taşır.

İnsan için en ağır imtihan, sorumlu olduğu kimseler için olan imtihandır. Sorumluluklarını tam olarak yerine getirip imtihanı kazanmak onurlu bir iştir. Hayırlı evladın mükafatı da hem çok güzel hem de devamlıdır.

Bazı ana babalar, Nuh (as) gibi hayırlı bir netice alamayabilir. Önemli olan sorumluluklarını en güzel şekilde yerine getirmektir.

İnsan, dünya nimetleriyle imtihan olunur. Çocuklarıyla imtihan olunur. Ana baba eş ile diğer insanlarla imtihana tabi tutulur. İmtihanların en çetini çocuklarıyla imtihandır.

Allah Resulü (sav) şöyle buyurmuştur:

-“Hepiniz çobansınız. Hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Erkek ailesinin çobanıdır. Onlardan sorumludur. Kadın, evinin çobanıdır oda güttüğü sürüsünden sorumludur.” (Buhari, Ahkam:1)

Sorumsuz Müslüman olmaz. Cenab-ı Allah Kur’an’da:

“Ailene namazı emret; kendinde ona sabırla devam et” (Tâ-Hâ-132)diye emrediyor.

“Mallarınız, çocuklarınız sizin için bir imtihandır. Büyük mükafat ise Allah yanındadır” (Teğabün.15)

-Biliniz ki, mallarınız çocuklarınız birer imtihan sebebidir. Büyük mükafat Allah’ın katındadır.” (enfal:28)

“Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanlardır.” (Münafıkun:9)

“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun” (Tahrim:6) buyurarak ana babalara uyarılarda bulunmuştur.

İstenirse evlat insanın kurtuluşuna vesile olur; değilse he lakına sebep olur.


Bu yazıyı 4 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.