MİRAÇ OLAYI

Miraç, zaman ve mekanın dışında gerçekleşen bir olaydır. İdrakın dışında,iman meselesidir.

Miracın kelime anlamı yükseliş, yüceliş anlamlarına gelir.

Peygamber (as)ın geceleyin Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksa’ya oradan da yüce Allah’ın huzuruna yükselmesine miraç olayı denir. Bu olay sırlarla dolu kutsal bir yolculuktur.

Bu yolculuk, peygamber (as)ın en önemli mucizelerinden biridir.

Miraç olayı Kur’an ayetleri ve Hz. Peygamberin ifadeleriyle sabittir. Miraç olayından şüphe eden veya inkar eden küfre girer.

Bu gecede Cenab-ı Allah mü’minlere ikramlarda bulunmuş, ders almamız için Allah Resulune  bazı cennet ve cehennem manzaralarını göstermiştir. Ayrıca az zamana büyük olaylar, az zamana büyük ibadetler ve sevaplar sığdırılmıştır.

Miraç gecesi, Kadir gecesinden sonra en önemli gece olduğu bildirilmiştir. Çünkü bu gece sevgili peygamberimiz Allah’ın huzuruna davet edilmiştir.

Bu daveti Kur’an-ı kerim şöyle bildirmiştir.

-“Bu gece kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye Muhammed kulunu Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir. O gerçekten işiten,g örendir.” (İsra Suresi:1)

Miraca sebep ne idi:

İnananlar, müşrikler tarafından eza cefaya maruz kalıyorlardı. Akla hayale gelmedik zulüm ve işkenceye tabi tutuldular. Müşriklere karşı miraç bir mucize olarak gerçekleşti.

Diğer bir sebep de Hz. Hatice (ra) ile oğlunun ölümü peygamberimizi çok üzmüştü. Ona teselli için Allah Miracı ona nasip etti. Bununla Allah gücünü Peygamberine göstermek istedi.

Ayrıca kullarına mesaj olsun, uyarı olsun diye Allah peygamberine cennet ve cehennem manzaralarını göstermiştir.

Ayette ifade edildiği gibi Allah, peygamberine gücünü göstermek istemişti.

Necm 16-18. Ayetinde “Rabbinin ayetlerinin en büyüğünü gördü” Meryem 57. Ayetinde de O’nu üstün bir makama yükselttik” buyurarak Allah peygamberinin manevi yücelişini istemiştir.

Miraç mucizesi gerçektir:

Allah Resulü, uyanık iken bizzat bedenen göğe yükselmiştir. Peygamber (as) rüyada değildir. Bizzat uyanıkken, bedenen olmuştur.

Allah Resulü miraç olayını ashabına şöyle anlatmıştır:

-“Ben Kabe’de iken biri geldi. Benim kalbimi temizledi, beni Burak’a bindirdi. Cebrail beni götürdü. Bana:

-Sen Sema’nın ziyaretine davetlisin” dedi.

Birinci katta:

-Gelen kim? dendi.

-Cibril’im

-Yanındaki kim?

-Muhammed

-O na Miraç daveti geldi mi?

-Evet” dedi. Orada Adem’i gördüm. Bana:

-Salih evlat hoş geldin” dedi.

İkinci katta Yahya ve İsa peygamberleri gördüm. Selamlaştık.

Üçüncü katta Yusuf peygamberle selamlaştım.

Dördüncü katta İdris Peygamberi gördüm. Onunla da selamlaştık.

Beşinci katta Harun peygamberle selamlaştık.
Altıncı katta İbrahim Peygamber bana hoş geldin Salih evlat” dedi.

Daha sonra Sitret’ül müntehaya geldik. Orada iri iri meyveler vardı. 4 Nehir gördüm. Bana 50 vakit namaz emrolunda. Musa Peygamber, ümmetin bunu yapamaz diye geri gönderdi, gide gele 50 vakit sevaba denk 5 vakit namaz emrolundu. (Prof. Dr. İbrahim Canan, Hadis Ans:15/259)

Peygamber (as) göğe çıkışını bu şekilde anlatmıştır. Peygamber (as) Allah’a yükselirken dünya kirinden temizlenmiş. Burak’a bindirilmiş Mescid-i Aksa’da peygamberlere namaz kıldırmıştır.

Bu olay Cenab-ı Allah’ın kuvvet ve kudretini gösteren bir olaydır. Bizim imanımızı artırması gereken bir olaydır. Bu bir mucizedir. Şüphe ve inkarı küfrü gerektirir. Çünkü hakkında sure ve ayet vardır. Bir de peygamber (as)ın ifadeleri vardır.

Miraç olayını peygamberden dinleyen ashabı O’nu söylüyorsa doğrudur” demiştir. Sıddık ünvanını almıştır.

Ümmü Hâni (ra)da elini peygamberin omuzuna koyarak:

-Ey Allah’ın Resulü bu olayı herkese anlatma, yoksa imanı zayıf olanlar seni yalanlarlar ve seni üzerler” demiştir.

Allah Resulü:

-Allah’a yemin olsun ki ben bu olayı herkese anlatacağım” cevabını vermiştir.

Miraç olayı, Hz. Peygamberin Allah’ın huzuruna kabul olayıdır. Buna, Allah’ın gücü yetmeyecek midir?

Hayatında asla yalan söylemeyen peygamber(as) yalan mı uydurmuştur?

Bu olayı Ebu Cehiller, Ebu Lehepler inanmamıştır. İnanmadıkları için küfür içinde kalmışlardır.

Cenab-ı Allah Musa (as)a Tur Dağında, peygamber (as)a gök yüzünde tecelli etmiştir. O’na Allah “Habibim” demiştir. “Sen olmasaydın alemleri yaratmazdım” demiştir. O’nu âlemlerin efendisi kılmıştır. Cebrail’in “geçemem” dediği sınırı geçmiştir.

Miraçta Allah’ı gördü mü?

Cenab-ı Allah Miraçta Peygamberine tecelli etmiştir. İnsanın göz yapısı O’nu görmeye müsait olmadığı için Allah Resulü Cenab-ı Allah’ı görememiştir.

Daha önce Musa (as)a da tecelli etmiş. O da görmek istemiş fakat görememiştir. Bu olay Kur’an’da şöyle bildirilmiştir:

“Musa tayin edilen zaman da geldi. Rabbi Onunla vasıtasız olarak konuştu. Musa “Ya Rabbi bana cemalini göster seni göreyim” dedi. Kendisine “Sen beni göremezsin. Ama şu dağa bak. Eğer o yerinde durursa, sen beni görürsün” denildi.

Rabbi o dağa tecilli edince, dağ yerle bir oldu. Musa bayıldı. Ayıldığı zaman: “Allah’ım seni tenzih ederim, sana tövbe ettim” dedi. (A’raf:143)

Ayrıca En’am Suresinde “O’na gözler erişemez” buyrularak Allah’ın görülemeyeceği bildirilmiştir. Allah maddi varlık değildir. Onun için dünya da Allah’ı göremeyiz. Allah’ı mü’minler cennette göreceklerdir. Bu Kur’an’da şöyle bildirilmiştir: “O günde yüzler parlak olduğu halde Rabbine bakacaktır. Nice yüzlerde o gün somurtup kararacaktır” (Kıyamet:22-24)

Peygamber (as) miraçtan döndükten sonra

-Allah’ı gördün mü? Diye sorulmuş o da:

-O, bir nurdur nasıl göreyim” cevabını vermiştir. Dolunay halindeki aya bakıp siz cennette bu ayı gördüğünüz gibi göreceksiniz” buyurmuştur. (R. Salihın:1055)

Bir hadislerinde de: “Allah’ı görmek kimseye mümkün ve muvafık değildir” buyurmuştur. (Prof. Dr. İ. Canan Hadis Ans:17/1328)

İmam-ı Azam, peygamberimizin kalp gözü ile gördüğünü ifade etmiştir.

**

Peygamber (as) Allah’la konuştu mu?

Peygamber (as) Allah’la miraçta konuşmuştur. Bunun delili namazlarda okuduğumuz Ettehiyyatü’dür. Huzura çıkınca peygamber (as):

Ettehıyyatü lillahi vessalevatü vettayyübet (Her türlü saygı Allah içindir. Saygıların en yücesi Allah’a yaraşır. Her türlü ibadet de Allah içindir” dedi.

Cenab-ı Allah da: Êsselamü aleyke eyyuhennebiyyü ve rahmetüllahi ve beraketüh (Ey peygamber selam, rahmet ve bereketim senin üzerine olsun” buyurdu.

Peygamber (as) da: “Allah’ın rahmeti, bereketi bizim ve salih kulların üzerine olsun” diyerek “Niyazda bulundu ve kelime-i şehadet getirdi. Konuşma böyle oldu.

Peygamber (as) vasıtasız Cenab-ı Allah’tan başka emirler de aldı.

Miraçta verilen emirler nelerdi?

-Elli vakit namaz sevabına denk beş vakit namaz.

-Allah’a şirk koşmayana cennet vadi.

-Bakara Suresinin son iki ayeti.

286. ayette: “Allah her şahsı kendi gücünün yettiği kadar sorumlu tutar. Herkesin kazandığı hayır kendine, yapacağı şeyde kendinedir. Rabbimiz unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme Ey Rabbimiz bize gücümüzün yetmiyeceği işlerde yükleme! Bizi af et! Bizi bağışla! Bize acı! Sen bizim mevlamızsın, kafirler topluluğuna karşı bize yardımet!” diye yalvarıp dua etmemiz istenmiştir. Bu ayet için özellikle yatmadan okuyana bu yeter” buyurmuştur.

-İsra Suresi’nin 22. 37. Ayetleri vahyedilmiştir. Bu ayetlerde de emir şu idi:

1-Allah ile beraber başka bir tanrı edin me!

2-Allah’tan başkasına kulluk etme.

3-Ana babaya iyi muamele et “öf” bile deme!

4-Akrabaya, yoksula ve yolda kalana hakkını ver.

5-İsraf edip saçıp savurma

6-Cimrilik etme.

7-Evlatlarınızı fakirlik korkusuyla öldürmeyin.

8-Zinaya yaklaşmayın.

9-Allah’ın haram kıldığı cana kıymayın.

10-Yetim malı yemeyin.

11-Ölçtüğünüz zaman doğru ölçün.

12-Hakkında bilgi sahibi olmadığının ardına düşme.

13-Kibir azametle yürüme.” Özet olarak bunlar emredilmiştir.

-İbrahim (as) miraçta peygamber )as)a: “Ümmetine selam söyle cennete fidanın diksinler” demiş. Peygamber (as) “Nasıl diksinler? Diye sormuş.  İbrahim (as): “Sübhanellahi velhamdüillahi vela ilahe illellahü vallahü ekber. La havle vela kuvvete illa billah” desinler diye cevap vermiştir.

(Bu zikir teşbih namazının tesbihatıdır)

Bazıları Miraca niçin inanmadı?

Peygamber (as) miraç olayını anlatınca inanmadılar. Olmaz öyle şey dediler. İsa Peygamberin göğe çekilişini kabul edenler de inanmadılar.

Müşrikler. Ebu Bekir (ra)a:

-Muhammed gök yüzüne çıktığını söylüyor ne dersin? Dediler. Hz. Ebu Bekir (ra):

-O ne söylüyorsa doğrudur. Ben O’na gökten haber geldiğine inanıyorum” cevabını verdi.

Umduğu cevabı alamayan Ebu Cehil, Hz. Peygambere gelerek:

-Yeni bir haber var mı? dedi.

Peygamber (as) miraca çıktığını anlattı.

Ebu Cehil:

-Ya öylemi demek Mescid-i Aksaya oradan da göğe çıktın, sonra da aramıza geldin öyle mi? dedi.

-İnsanları çağırsam onlara da bunu anlatır mısın? diye sordu. İnsanları çağırdı. Peygamber (as)a Mescid-i Aksa hakkında sorular sordular. Peygamberimiz ne sordularsa cevap verdi. Hatta yoldaki kervan hakkında bilgi istediler. Peygamber (as) Kervan hakkında da bilgiler verdi.

Buna rağmen inanmayanlar gene inanmadılar. İman hidayet işidir, herkese nasip olmaz.

**

Miraç esnasında peygamber (as) neler gördü?

Miraçta kendisine gösterilenleri peygamber (as) şöyle anlatmıştır.

-“Kin tutmayan, büyü yaptırmayan ve tevekkül edenlerin cennetlik olduklarını gördüm.

-Öfkesini yenen ve insanları bağışlayanlar için yüksek köşkler gördüm.

-Firavun ve adamların çiğnediği faiz yiyen şiş karnı olanlar gördüm.

-Pislik yiyen, hayvanlar gibi otlayan, memelerinden ve bazıları da ayaklarından asılı zina edenleri gördüm.

-Kendi etlerini ve derilerini yiyen dedikodu edenleri gördüm.

-Allah yolunda gayret sarf edenleri gördüm. Hasat yapıyorlardı.

-Başları taşla ezilenleri gördüm. Başları eziliyor tekrar eski haline geliyordu. Cebrail’e bunların kim olduğunu sordum. Namaz kılmayanlar olduğunu söyledi.

-Odun toplayan, topladığı odunları götüremeyenleri gördüm. Onların emanete hainlik edenler olduğunu öğrendim.

-Dil ve dudakları kesilen, tekrar iyileşen ve kesilenleri gördüm. Fitneye sebep olanlar olduğunu öğrendim.

-İri dudaklı kızgın taş yutan hak yiyenleri gördüm.

-Önlerin de güzel yiyecekler olan ama onları değil de pislik yiyenleri gördüm. Helal eşlerini bırakıp harama yönelenler olduğunu öğrendim.

-Miraçta karınları şiş kimseler gördüm. Cebrail’e kim olduklarını sordum. Faiz yeyenler olduğunu söyledi. (Hadis Ans:17/264) (Ramuz:15/6)

-Söylediğini yapmayan ve Kur’an okuyup ona uymayanları gördüm, dudakları ateşten makaslarla kesiliyor, öyle azap görüyorlardı. (Age:15/5)

-O gece bakırdan tırnakları ile yüzlerini ve göğüslerini tırmalayan kimseler gördüm. Cebrail’e sordum. Gıybet eden, insanların şerefleriyle oynayanlar olduğunu söyledi. (Ebu Davut, edep:40)

-Zina edenlerin kızgın fırında çıplak olarak azap gördüklerini gördüm. (Hadis Ans:3/427)

Allah Resulü Miraçta günah tanımayanların haram kılınan işleri işleyenlerin ne şeklide azaba uğradıklarını görmüş ve bunları anlatarak kaçınılmasını istemiştir.

Miraç gecesini nasıl geçirelim?

Böyle mübarek zamanlarda diğer zamanlardan farklı davranılmalı, farklı işler yapılmalıdır.

Böyle zamanları kurtuluş için fırsat bilip günahları af ettirecek ve insanı Allah’a yaklaştıracak işler yapılmalıdır.

Bu gece Allah’ın bize gönderdiği emir ve yasaklar gözden geçirilmeli yapılması gerekenleri yapmaya kaçınılması gerekenlerden de kaçınmaya azmedilmelidir.

-Bu gece namaz gecesi olduğu için evvela namaz borcumuz varsa hesap edilmeli onları ödemek için bir plan yapılmalıdır. Beş vaktin ilk kazaları ödenmeye başlanmalıdır.

-Bu mübarek geceleri oruçla karşılayıp oruçla uğurlama imkanı olan oruç tutmalıdır.

-Günahlarımız, hatalarımız gözden geçirilip bolca tövbe istiğfar edilmeli, günah işlememek için Allah’a söz verilmelidir.

-Şahsımız aile fertleri için ve milletimiz mü’min kardeşlerimiz için özel dua etmeliyiz.

-Bu gece Kur’an okumalıyız.

-Sevgili Peygamberimize selam göndermeliyiz. Salavat getirmeliyiz. Bildiğimiz dua ve zikirler için teşbihi elden bırakmamalıyız.

-Ev halkına yakınlarımıza kutlayıp hediyeler almalıyız. Başkalarını bilhassa yakınlarımızı böyle mübarek zamanların içine çekmeliyiz.

Sonuç olarak;

Miraçta peygamber (as) birçok olaylara şahit olmuştur. Bu olayların her birini gözden geçirerek onların düştüğü durumlara düşmemek için ne lazımsa yapmalıyız. Aynı hayatı yaşayıp yaşamadığımıza bakmalıyız.

Miracınız mübarek olsun okuyucularıma ve bütün İslam alemine hayırlara vesile kılsın Rabbim inşallah.


Bu yazıyı 19 kişi okudu.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.